TÜAD’ın Düzenlediği 21. Araştırma Zirvesi’nin Teması: “Derin Etki”

 İstanbul, 13 Mart 2018 – Türkiye Araştırmacılar Derneği’nin (TÜAD) düzenlediği 21. Araştırma Zirvesi, 27-28 Mart 2018 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek. “Derin Etki” ana temasıyla düzenlenecek zirvede seçkin konuşmacılar, pazarlama araştırmalarının derinlerdeki bilgiye ulaşabilme açısından önemi ve etkileriyle ilgili son bulguları ve deneyimlerini paylaşacak.

21. Araştırma Zirvesi’nin ilk gününde, TÜAD Başkanı Handan Esmer’in açılış konuşmasının ardından “Derin Etki” teması çerçevesindeki ilk konuşmayı İngiltere’nin sektör kuruluşu Market Research Society’nin CEO’su Jane Frost gerçekleştirecek. Günün devamında ise aralarında Çaytaş Yönetim Kurulu Üyesi ve Başkan Yardımcısı Yavuz Sütlüoğlu, Facebook Türkiye Ülke Direktörü Derya Matraş, Gemius Türkiye Ülke Müdürü İdil Kesten, Nielsen Medya Genel Müdürü Erdem Tolon ve ThinkNeuro CEO’su Yener Girişken’in de yer aldığı uzman ve yöneticiler konuşma yapacak.

Zirvenin ikinci gününün ilk konuşmacısı ise Avrupa Düşünce ve Pazarlama Araştırmaları Birliği ESOMAR’ın Genel Direktörü Finn Raben olacak. Raben’in ardından CarrefourSa Genel Müdürü Hakan Ergin, Mindshare Türkiye CEO’su Bülent Yar ve Sia Insight Kurucu Ortağı Didem Okumuşoğlu’nun aralarında bulunduğu konuşmacılar sahnede yer alacak. İkinci günün konuşmacıları arasında ünlü oyuncu, yapımcı ve sunucu Kadir Çöpdemir, “Rotasız Seyyah” Mehmet Genç ve “Yemeklere Fısıldayan Kadın” Sedef İybar da bulunacak.

Araştırma sektörünün yanı sıra pazarlama, iletişim ve reklam dünyasından profesyonelleri bir araya getiren zirvenin moderatörlüğünü bu yıl da gazeteci, yazar Fatoş Karahasan yapacak. Çaykur ana sponsorluğunda hayata geçirilen 21. Araştırma Zirvesi’nde konuşmaların yanı sıra çeşitli performanslar ve ödül takdimleri de gerçekleştirilecek.

Conrad Otel’de düzenlenecek zirveyle ilgili ayrıntılı bilgi www.arastirmazirvesi.com adresindeki web sitesinden alınabiliyor.

İletişim için: Şahika Algan / 0212 347 03 30 / sahika@artipr.com.tr

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Araştırmacılar Derneği’nden Siyasi Araştırmalarla İlgili Önemli Uyarı

Türkiye 24 Haziran’da milletvekilleri ve cumhurbaşkanını seçmek için sandık başına gitmeye hazırlanırken, Türkiye Araştırmacılar Derneği (TÜAD) basın ve medyada yer alan siyasi araştırmalarla ilgili inceleme başlattığını duyurdu.

TÜAD tarafından yapılan açıklamada, seçim zamanı ortaya çıkan ve araştırmaları siyasi propaganda malzemesi olarak kullanan şirketlerin yayınladığı sonuçların dikkate alınmaması gerektiği vurgulandı. Açıklamada TÜAD’ın bilimsellik, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine inancının tam olduğunun, araştırma merkezlerinin hukuki ve idari yapıları, insan ve mali kaynakları gibi konuların; araştırmayı yapan, talep eden ve beraberinde kamuoyuna açıklayan taraflar için geleceğe yönelik önerilerde bulunmak adına hayati değer taşıdığının altı çizildi.

Açıklamada özellikle siyasi propaganda amacı ile ortaya çıkan bazı şirketlerin araştırma içeriklerinin yazılı ve görsel basında yer almaları ve tartışmalı yorumlara açık yapıda olmaları nedeniyle sektörün itibarının zarar gördüğü belirtildi. TÜAD tarafından benzeri sıkıntıların tüm taraflar açısından kontrol altına alınabilmesi adına Medya ve Reklamda Araştırma Kullanımı Kılavuzu’nun hazırlandığına dikkat çekilen açıklamada, TÜAD Yönetim Kurulu’nun TÜAD tüzel üyeleri ve TÜAD’ın tüzel üyesi olmayan firmaların kamuoyu ile paylaştıkları seçim tahminlerinin incelenmesi amacıyla bir inceleme komitesinin oluşturulduğu duyuruldu.

Seçim zamanı ortaya çıkan ve araştırmaları siyasi propaganda malzemesi yapan kişi ve şirketlerin araştırma sektörüne ve mesleğe verdiği zarardan duyulan rahatsızlığın altının çizildiği açıklamada, araştırma sonuçlarının incelenmesi konusunda işbirliğinin ise gönüllülük esasına dayalı ve firmaların tercihine bağlı olduğu belirtildi.

TÜAD tarafından başlatılan inceleme, seçim tahminlerinin dayandığı araştırmaların finansmanını yapan kuruluş, örneklem planı, araştırma proje ekibi, saha çalışmasının zamanı, saha çalışması uygulama sistemi ve saha çalışması verilerinin kontrolü gibi temel araştırma süreçlerinin ESOMAR (European Society for Opinion and Marketing Research) profesyonel standartları ve TÜAD’ın Güvenilir Araştırma Belgesi kuralları çerçevesinde değerlendirilmesine dayanacak. İşbirliği yapan firmalar ve denetim sonuçları da kamuoyu ile paylaşılacak.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Lüks Otomobil Savaşları: BMW vs Mercedes-Benz

  • “Marka Savaşları” serisimizin bu haftaki bölümünde, Almanya’nın iki lüks otomobil markası BMW ve Mercedes-Benz’i karşılaştırdık.
  • 2017 yılında BMW, araç satışlarını bir önceki yıla göre %4,2 oranında artırarak toplamda 2,09 milyon araç sattı. Mercedes-Benz ise %9,9 oranında bir artışla toplamda 2,29 milyon araç satışı gerçekleştirdi.
  • 2,29 milyon araç satış rakamına ulaşan Mercedes-Benz, 2016 yılının ardından 2017 yılında da dünyada en çok lüks araç satan otomobil markası oldu.
  • 2017 yılında dünyanın en değerli otomobil markaları sıralamasında, 24,56 milyar dolarlık marka değeriyle BMW ikinci sırada yer alırken Mercedes-Benz ise 23,51 milyar dolarlık marka değeriyle üçüncü sırada yer alıyor.
  • İlgili Yazı: Spor Giyim Savaşları: Nike vs Adidas

Otomotiv sektörü söz konusu olduğunda akla gelen ilk ülkelerden biri hiç şüphesiz Almanya. Zira kendileri, dünyanın en iyi araçlarını üreten ülkelerin başında geliyor. Mühendislikteki başarısını otomotiv sektörüne yansıtan Almanya’nın BMW, Mercedes-Benz, Audi, Volkswagen, Opel ve Porsche gibi önemli otomobil markaları bulunuyor. Ve bu markalar arasında en çok BMW ve Mercedes-Benz arasındaki rekabet dikkat çekiyor.

Bu iki büyük otomobil markasının arasındaki rekabete, geçtiğimiz yılki araç satış rakamlarına göz atarak bir giriş yapalım. Londra merkezli haber ajansı Reuters’ın paylaştığı bilgilere göre, 2017 yılında BMW, araç satışlarını bir önceki yıla göre %4,2 oranında artırarak toplamda 2,09 milyon araç sattı. Buna karşılık Mercedes-Benz ise %9,9 oranında bir artışla toplamda 2,29 milyon araç satışı gerçekleştirdi ve bu rakamla birlikte, 2016 yılından ardından ikinci kez üst üste dünyada en çok lüks araç satan otomobil markası oldu. 2016 yılından önce ise BMW, yaklaşık olarak 10 yıl boyunca global lüks araç satışları kategorisinde zirvede yer alıyordu.

İki otomobil markasının arasındaki rekabetle ilgili olarak istatistik platformu Statista’nın yayımladığı birkaç istatistiği de sizlerle paylaşalım. Bu istatistiklerden ilki, otomobil markalanın sağladığı müşteri memnuniyetiyle alakalı. 2017 yılında ABD’de, belirli otomobil ve hafif araç markaları için yapılan müşteri memnuniyeti araştırmasında, BMW 82 puan alırken Mercedes-Benz ise 84 puan aldı. Bu arada ortalama puanın 81 olduğunuda belirtelim.

Statistic: Consumer satisfaction with selected automobile and light vehicle brands in the United States in 2017 (index score) | Statista
2017 Yılında, ABD’de Otomobil ve Hafif Araç Markaları İçin Oluşturulan Müşteri Memnuniyeti İndeksi (100 Üzerinden)

Statista’nın paylaştığı bir diğer istatistik ise marka değerleriyle alakalı. Statista’nın yaptığı araştırmaya göre, 2017 yılı itibarıyla dünya genelinde otomotiv sektörü içerisindeki en değerli markalar sıralamasının zirvesinde 28,7 milyar dolarlık marka değeriyle Japon otomotiv devi Toyota yer alıyor. Listenin ikincisi sırasında 24,56 milyar dolarlık marka değeriyle BMW, üçüncü sırada ise 23,51 milyar dolarlık marka değeriyle Mercedes-Benz bulunuyor.

Statistic: Most valuable brands within the automotive sector worldwide as of 2017, by brand value (in billion U.S. dollars) | Statista
2017 Yılında Dünyanın En Değerli Otomobil Markaları

Tüketiciler İçin Hangisi Daha İyi?

U.S. News isimli internet sitesi geçtiğimiz yılın mayıs ayında yayımladığı yazıda, bu iki otomobil devini güvenilirlik, güvenlik, performans ve iç kısım gibi çeşitli kriterlere göre karşılaştırmış ve her bir kriterde hangi markanın daha iyi olduğuna karar vermiş.

Güvenilirlik: Mercedes-Benz

Bir global pazar araştırma şirketi olan J.D. Power and Associates, her yıl bir marka güvenilirlik çalışması yayımlar. Şirketin yaptığı sıralama, her otomobil markasının sahip olduğu 100 araç başına düşen sorun sayısını baz almaktadır. Mercedes-Benz, 2017 çalışmasında 100 araç başına 131 sorunla ilk beşe girdi. BMW ise 100 araç başına 139 sorunla Mercedes-Benz’in iki sıra altında yer aldı.

Güvenlik: BMW

Mayıs 2017 itibarıyla bir güvenlik derecelendirmesine sahip olan Mercedes-Benz modelleri C sınıfı (10 üzerinden 9,3 puan), GLE (10 üzerinden 9,7 puan) ve E sınıfı (10 üzerinden 10 puan) idi. BMW’nin ise 2 serisi ve X1, güvenlik derecelendirmesinde 10 üzerinden 10 puan aldı. Bununla birlikte i3, 9,9 ve X3 ise 9,7 güvenlik puanına sahip.

Performans: BMW

Son yıllarda BMW, konfora daha fazla önem veriyor. Mercedes-Benz ise performans konusunda yeni atılımlar yapıyor. Ancak puanlar, BMW’nin hala performans konusunda daha iyi olduğuna işaret ediyor.

BMW X4 ve 3 serisinin ikisi de 8,8’lik bir performans puanına sahip. X6 ve 2 serisi 8,9 performans puanı alırken X5 ve 4 serisi tam 9 puan alıyor. 5 serisi ise sahip olduğu 9,1 puan ile performans açısından en iyi BMW modeli olma özelliği taşıyor.

Gelelim Mercedes-Benz’e. Mercedes-Benz için S serisi, 9,2 performans puanıyla bu alanda zirvede yer alırken onu 8,9 puan ile SL ve CLS takip ediyor. Bütün bu BMW ve Mercedes-Benz modelleri arasında en yüksek performans puanına S serisi sahip olsa da, BMW yüksek performans puanına sahip çok fazla araç modeline sahip olması nedeniyle ön plana çıkıyor.

İç Kısım: Mercedes-Benz

Aracın iç ortamı söz konusu olduğunda, burada Mercedes-Benz’in BMW’ye karşı bir üstünlüğü bulunmaktadır. Özellikle Mercedes-Benz’in S serisi ve E serisine göz attığınızda, kabin konforunda ve tarzında ustalık sınıfı bir tasarım görürsünüz. Ki bu tasarım da S serisinin bu alanda 9,2, E serisinin ise 8,9 puana sahip olmasını sağlıyor.

BMW’ye gelecek olursak, markanın tüm modelleri 7,5 ile 8,4 arasında bir puana sahip. Mercedes-Benz tarafında ise SL, GLS, GLE, GLC ve C sınıfının tamamı 8,5 ya da daha üstü bir puana sahip. Bunların yanı sıra şaşırtıcı sayılabilecek bir şekilde, küçük araç sınıfındaki CLA sadece 6,7 puana sahip.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link