Teknoloji Dünyasındaki Eşitsizlikle Mücadele Eden 5 Kadın

Teknoloji dünyasının en büyük fuarlarından biri olan Tüketici Elektroniği Fuarı CES, geçtiğimiz yıllarda önemli kadın konuşmacıların sahne aldığı bir etkinlikti. Bunların arasında IBM CEO’su Ginny Rometty, General Motors CEO’su Mary Barra ve Yahoo eski CEO’su Marissa Mayer gibi önemli mevkilerdeki kadınlar yer almıştı. Ancak CES’in bu yılki programında, sürpriz şekilde yalnızca üç kadın yönetici yer alıyor ve sahneyi beş erkek yöneticiyle paylaşıyorlar.

Beklendiği üzere, CES’in bu erkek egemen programına geniş çevreler tarafından tepki gösterildi. Pek çok yönetici organizasyonu alenen eleştirdi.

CES’in bu tutumu, teknoloji dünyasında var olan cinsiyet eşitsizliği sorununun küçük bir temsili durumunda. Girls Who Code’a göre, geçtiğimiz yıl bilgisayar bilimi diploması alan erkek sayısı 30 bin iken, yalnızca 7 bin kadın bu diplomayı almış. Mezuniyetten sonraki durumu gösteren istatistikler de iyi görünmüyor. Harvard Business Review’ın araştırmasına göre teknoloji alanında kendi startup’ını kuran kadın girişimci oranı yalnızca %9.

Hal böyleyken statükodan memnun olmayıp teknoloji sektöründeki bu erkek egemen oyunu değiştirmeyi, diğer kadınlara alanda fırsat yaratmayı amaçlayan önemli kadınlar da var. İşte bu kadınlardan 5 tanesi:

1. Kriti Sharma, Sage’de Yapay Zeka İkinci Başkanı

Yapay zeka son zamanlarda en çok duyduğumuz kavramlardan biri ve Sharma’ya göre bu alanda da cinsiyet eşitsizliği büyük. Apple’ın Siri’si, Amazon’un Alexa’sı gibi varsayılan seçenek olarak belirlenmiş kadın yapay zeka asistanları, cinsiyet stereotiplerini güçlendiriyor. Bu kadın asistanlar, basit soruları cevaplayan birer “yardımcı” görevinde kullanılırken (örneğin Siri, yarın hava nasıl olacak?), bu asistanların erkek denkleri örneğin IBM’in Watson’u, Salesforce’un Einstein’ı ve Samsung’un Bixby’si; bir markanın CRM sistemine girmek ve geçmişteki hareketlere bakarak hangi satışların daha yüksek potansiyele sahip olduğunu belirlemek gibi daha karmaşık görevlerde kullanılıyor.

Sharma daha cinsiyete göre tarafsız bir sektör yaratmak istiyor. Sage’deki iki gün süren “BotCamp” atölyelerinde öğrenciler, kendilerine ait chatbot’lar yaratmayı öğrenme fırsatı buluyor.

2. Allison Jones, Code2040’da Pazarlama ve İletişim Direktörü

Code2040’ın amacı siyahi ve latin kökenli kadın ve erkeklerin teknoloji dünyasında saygı görmesini sağlamak. Bunu başarabilmek için bilgisayar bilimi öğrencilerine Spotify, Goldman Sachs, The New York Times gibi büyük kuruluşlarda staj imkanı yaratıyor. Bilgisayar bilimi bölümünden mezun siyahi ve Latin kökenli oranı %20, iş gücündeki oranıysa yalnızca %5. 2040 yılındaysa Latin ve siyahilerin tüm ABD nüfusundaki oranı %40 olacak.

3. Reshma Saujani, Girls Who Code Kurucusu ve CEO’su

Eski bir avukat olan Saujani’nin 6 yıl önce kurduğu Girls Who Code, şimdiye dek 53 bin genç kadına sertifika verdi ve 2018 sonunda bu sayının 100 bini bulması hedefleniyor.

Saujani’ye göre teknik pozisyonlar için istihdam talebi artarken, programlama görevlerindeki kadın yüzdesi azalıyor. Girls Who Code’un kendi araştırmasına göre 1995’te bilgisayar uzmanı kadınların oranı %37 iken 2017’de bu oran %24’e düşmüş. 2027’de bu oranın %22’ye kadar gerilemesi bekleniyor.

4. Neha Murarka, Smoogs.io’nun Kurucu Ortağı ve CEO’su

Teknoloji sektörü erkeklerin hakim olduğu bir sektörse, bitcoin erkeklerin takıldığı bir lokal gibi düşünülebilir. “Nişin de nişi” diyor Murarka bitcoin için. Beş kişiden oluşan startup Smoogs’un CEO’su olarak kadınların bu alanı anlamasına yardımcı olmaya çalışıyor.

“Lisans ve lisans eğitimim boyunca bölümümdeki tek kadın öğrenci bendim” diyor Murarka, “Londra’da ikinci işimde çalışırken, 22 yazılımcı arasındaki tek kadın yine bendim.”

5. Katharine Zaleski, PowerToFly Kurucu Ortağı ve Başkanı

Yıllar boyunca The Huffington Post, The Washington Post ve NowThis News’te çalışmış olan Zaleski, 2014 yılında, toplumun kadınlar ve çalışma hayatı üzerine söylemlerinin değişmesi gerektiğini düşünmeye başlıyor. Böylece Milena Berry’yle birlikte PowerToFly’ı kuruyorlar.

PowerToFly kadınlarla şirketler arasında köprü vazifesi görüyor; kullanıcıların tamamının kadın olduğu bir LinkedIn versiyonunu düşünün. PowerToFly kullanıcı sayısı 3 yıl içinde 1 milyona ulaşmış durumda.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

Lucky Strike Satışlarını Arttırmak İçin Kadınlara Yapılan Yeşil Propagandası

Günümüzün standart haline gelmiş modern pazarlama yaklaşımı, hedeflenen kitlenin bilinçdışı arzularına hitap etmek; kitleleri sunulan ürün ya da hizmeti istediğine ve hatta buna ihtiyaç duyduğuna inandırmak üzerine kuruludur. Ancak 1920’lere dek, tüketici için gerçekten var olmayan bir isteği veya ihtiyacı yaratmak diye bir konsept söz konusu değildi. İşte pazarlama alanına, seri üretim mallarını tüketicinin bilinçdışı arzularıyla ilişkilendiren bu manipülatif yaklaşımı sokan kişi; “Halkla İlişkilerin Babası”, Edward Bernays’tır. Bernays’ın psikanalizin kurucusu Sigmund Freud’un özbeöz yeğeni olması da tesadüf olmasa gerek.

Edward Bernays (1891-1995)

1922’de New York’ta ilk halkla ilişkiler dersini veren, 1923 yılında Cyristallizing Public Opinion adlı kitabıyla da ilk halkla ilişkiler kitabını yazan Bernays’ın en bilindik çalışmalarından biri kadınları sigara içmeye ikna etmesidir. Kadınların sigara içmesinin uygunsuz görüldüğü bir dönemde, bir grup kadının ellerine sigara vererek yaptırdığı yürüyüş halkla ilişkiler dünyasında efsane olmuş bir eylemdir. Bu eylemle birlikte sigara ateşi “özgürlük meşalesi” olarak anılmaya başlamış, kadınlara sigara satışı artmıştır.

Sayısız başarılı halkla ilişkiler kampanyasının arkasındaki isim olan Bernays’ın en ünlü işlerinden bir diğeri de Lucky Strike için yürüttüğü yeşil kampanyasıdır. American Tobacco’nun en önemli markası olan Lucky Strike’ın satışları iyi gitmemektedir. Şirketin sahibi George W. Hill, yaptırdığı bir anketin sonucunda kadınların Lucky Strike’ı tercih etmediklerini, bunun sebebininse sigara paketlerinin rengi olan yeşilin kadınların kıyafetleriyle uygun olmaması olduğunu fark eder. Evet, Lucky Strike şirketi, elinde milyonlarca paket sigarayı bir renk yüzünden satamamaktadır.

George Hill, bu sorunu çözebilmesi için Bernays’la görüşür ve  paketlerin renginin değiştirmelerinin mümkün olmadığını en başından belirtir. Bernays şu cevabı verir : “Paketin rengini değiştiremiyorsak, biz de moda olan rengi değiştiririz.”

Böylece “yeşil kampanyası” ortaya çıkar. Kampanyanın esas amacı kadınların yeşil giymesini sağlamaktır. Bernays öncelikle yeşil rengi üzerine bir araştırma yapar ve Language of Color isimli kitapta yeşilin; umut, zafer ve bolluk anlamına gelen pozitif bir renk olduğunu görür. Sıradaki adımı, New York sosyetesinden fikir öncüsü olabilecek kadınlara yeşil rengini giydirmektir. Onlar yeşil giyinirlerse, diğer kadınlar da yeşil giyinecektir. Moda editörleri ikinci hedefidir, yeşil rengiyle ilgili teşvik edici hikayeler yazacaklardır. Bernays, 1934’te Waldorf Astoria’da yüksek sosyetenin katılacağı çok özel bir balonun düzenlenmesine önayak olur. Balonun tema rengi yeşil olacaktır; katılımcıların yeşil elbise giyme zorunluluğu vardır. Vogue, Harper’s Bazaar gibi önde gelen dergilerin bu etkinliğe gösterdiği ilgi sonucu, Barney’s hedefine ulaşır ve o yıl yeşil, gerçekten de moda renk haline gelir. Ve sonuç olarak bu durum kadınların sigara satın alırkenki tercihlerini etkiler ve yeşil renkli Lucky Strike paketlerinin satışında beklenen artış yakalanır.

İstediği sonuçları başarıyla elde edebilen, ilk kez Bernays tarafından kullanılan bu propaganda teknikleri günümüz reklam kampanyalarında hala kullanılıyor. Acaba hangilerine kanıyoruz, hangilerinin farkındayız?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Türkiye’nin İnternet Kullanım Alışkanlıkları Açıklandı

TÜİK’in bugün yayımladığı Hanehalkı Bilişim Teknolojileri (BT) Kullanım Araştırması’na göre, bilgisayar ve internet kullanımı 2018 yılında 16-74 yaş grubundaki bireylerde sırasıyla yüzde 59,6 ve yüzde 72,9 oldu. Bu oranlar 2017 yılında sırasıyla yüzde 56,6 ve yüzde 66,8 idi.

Bilgisayar ve internet kullanım oranları 16-74 yaş grubundaki erkeklerde yüzde 68,6 ve yüzde 80,4 iken, kadınlarda  yüzde 50,6 ve yüzde 65,5 oldu.

Rapora göre, 2018 yılı Nisan ayında hanelerin yüzde 83,8’i evden internete erişim imkânına sahip oldu. Bu oran 2017 yılının aynı ayında yüzde 80,7 idi.

Genişbant ile İnternete erişim sağlayan hanelerin oranı 2018 yılı Nisan ayında yüzde 82,5 oldu. Buna göre hanelerin yüzde 44,5’i sabit genişbant bağlantı (ADSL, kablolu İnternet, fiber vb.) ile internete erişim sağlarken, yüzde 79,4’ü mobil genişbant bağlantı ile internete erişim sağladı. Genişbant İnternet erişim imkânına sahip hanelerin oranı önceki yıl yüzde 78,3’tü.

E-devlet kullanımı yüzde 46 oldu

Kişisel amaçla kamu kurum/kuruluşları ile iletişime geçmek veya kamu hizmetlerinden yararlanmak için 2017 yılı Nisan ayı ile 2018 yılı Mart aylarını kapsayan on iki aylık dönemde interneti kullanan bireylerin   16-74 yaş grubu bireyler içerisindeki oranı yüzde 45,6 oldu. Bu oran önceki yılın aynı döneminde (2016 Nisan-2017 Mart) yüzde 42,4’tü. Kullanım amaçları arasında kamu kuruluşlarına ait internet sitelerinden bilgi edinme yüzde 41,7 ile ilk sırayı aldı.

Nüfusun yüzde 30’u internetten alışveriş yapıyor

İnternet üzerinden kişisel kullanım amacıyla mal veya hizmet siparişi veren ya da satın alan 16-74 yaş grubundaki bireylerin oranı, 2017 yılı Nisan ayı ile 2018 yılı Mart aylarını kapsayan on iki aylık dönemde yüzde 29,3 oldu. Önceki yılın aynı döneminde (2016 Nisan- 2017 Mart), bu oran yüzde 24,9 olarak gözlendi.

Cinsiyete göre internet üzerinden alışveriş yapma oranı erkeklerde yüzde 33,6 olarak gerçekleşirken kadınlarda yüzde 25 oldu. Bu oranlar bir önceki yılın aynı döneminde sırası ile yüzde 29 ve yüzde 20,9 idi.

İnternetten en çok giyim ve spor malzemesi satın aldık

İnternet üzerinden alışveriş yapan bireylerin yüzde 65,2’si giyim ve spor malzemesi satın aldı. Bunu yüzde 31,9 ile seyahat bileti, araç kiralama vb. yüzde 26,8 ile ev eşyası (mobilya, oyuncak, beyaz eşya, vb; tüketici elektroniği hariç), yüzde 22,1 ile gıda maddeleri veya günlük gereksinimler ve yüzde 20,6 ile kitap, dergi, gazete (e-kitap dâhil)  takip etti.

Giyim ve spor malzemeleri hem erkekler hem de kadınlar tarafından sırasıyla yüzde 55,9 ve yüzde 77,3 ile internet üzerinden en çok satın alınan ürün grubu oldu. Cinsiyete göre en az satın alınan ürün grubu ise erkeklerde yüzde 4,6 ile ilaç olurken, kadınlarda yüzde 2,8 ile oyun yazılımı, diğer bilgisayar yazılımı ve yazılım güncellemeleri oldu.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link