Steve Jobs’un Apple’dan Kovulmasının Sebebi Neydi?

Teknoloji devi Apple ile ilgili bugüne kadarki en önemli hikayelerden biri, şirketin kurucu ortaklarından biri olan Steve Jobs‘un 1980’li yılların ortalarında şirketten kovulmasına dair hikayedir. Bu hikaye yıllar boyunca değişik şekillerde aktarıldı. Bunların çoğu ise Steve Jobs’un, dönemin Apple CEO’su olan John Sculley ya da yönetim kurulu tarafından kovulduğuna işaret ediyordu.

Hikayeye göre, her şey Steve Jobs’un pazarlama bütçesini Apple II’den Macintosh Office’e kaydırma planının yönetim kurulu tarafından reddedilmesiyle başladı. Daha sonra ise Jobs, Macintosh ekibinin liderliği görevinden mahrum bırakıldı ve şirketten ayrılmaya zorlandı. Başka bir deyişle, Jobs kendi isteğiyle şirketten ayrılmış gibi gözükse de, bunun kovulmaktan bir farkı yoktu.

Üzerinden 30 yılı aşkın bir zaman geçen olay, bu zamana kadar genel olarak bu şekilde aktarıldı. Ancak o dönemdeki Apple CEO’su John Sculley, daha önce pek çok defa bu olayın perde arkasında yaşananları anlattı. Gelin, şimdi onun söylediklerine kulak verelim.

Macintosh Office Fiyaskosu

John Sculley bu olay ile ilgili olarak yaptığı açıklamada, kendisi ve Steve Jobs arasındaki anlaşmazlığın odak noktasının Macintosh Office olduğunu ifade etti. Sculley’nin belirttiğine göre, 1985 yılında piyasaya sürülen Macintosh Office başarısız bir ürün olmuş ve Macintosh’un başarısızlığından sonra, Steve Jobs duygusal olarak bir çöküntü yaşamıştı. Üstelik Jobs bunun, Sculley’nin hatası olduğunu düşünüyormuş. Zira Sculley, Jobs’u Macintosh’un fiyatını yüksek tutmaya zorlamış.

Steve Jobs ve Dönemin Apple CEO’su John Sculley

Bu olayların ardından Jobs, Sculley’ye Macintosh Office’ın fiyatını düşürmek ve pazarlama bütçesinin büyük bir kısmını Apple II’den Macintosh’a taşımak istediğini, böylece satışları artırabileceklerini ifade etmiş. Sculley ise ona, bunların hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini, çünkü Macintosh’un satmamasının nedeninin fiyatla ya da reklamla alakası olmadığını söylemiş. Çünkü Sculley’nin anlattıklarına göre, Macintosh Office yeterince güçlü bir bilgisayar değildi ve satmamasının nedeni buydu.

Steve Jobs ise dönemin CEO’su John Sculley ile aynı fikirde değilmiş. Bunun üzerine Sculley, bu konuyu yönetim kuruluna taşımış. 7-8 gün süren toplantıların ardından Sculley haklı bulunmuş ve yönetim kurulu, Steve Jobs’tan Macintosh departmanını yönetmeyi bırakmasını istemiş. Yani Steve Jobs şirketten tamamen kovulmamış, yönetim kurulunda hala söz hakkına sahipmiş. Ancak Steve Jobs gibi bir adamı işlerin bu kadar dışarısında bırakmanın, kovmaktan çok da farklı olmadığı konusunda sanırım hepimiz hemfikiriz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon İçerik Editörü

Bir Cevap Yazın

İş Yerinde Yapılmaması Gereken 10 Hata

1- İş hayatında yeterli tecrübeye sahip olduğunuzu düşünmek

Geçmiş iş tecrübeleriniz  ve şuanda çalıştığınız iş yerinde edindiğiniz bilgilerle yeterli tecrübeye sahip olduğunuzu asla düşünmemelisiniz. Her zaman kurum içinde veya dışında yapılan eğitimlere ve seminerlere katılmalısınız. Böylece yeni bilgiler edinecek ve kendinizi geliştirebileceksiniz.

 ” İş hayatında yeniliğe açık olmak ve gerekli eğitimlere katılmak kariyer adına önemli bir adımdır” Cheryl E. Palmer

2- İşe geç kalmak

Başarılı bir iş hayatı için alarmınızı ertelememeye çalışın. İşe geç gitmeniz patronunuzun gözünde sizin sorumluluk sahibi biri olmadığınızı düşündürür. Emin olun kariyerinizde dakik olmak sizi başarıya götürecek önemli bir adım olacaktır.

3- Takım ruhuna önem vermemek

Hayallerinize ve hedeflerinize ulaşmak için tek başınıza çalışmayın. Ekip halinde olmak daha planlı ve kolay bir iş hayatına sahip olmanıza yardımcı olacaktır.

4-Toplantılara hazırlıksız katılmak

Toplantıya katılacak kişileri önceden öğrenin ve çalışmalarınızı bunu göz önünde bulundurarak yapın. Toplantının içeriğine ve amacına uygun çalışmalar hazırlayın. Son olarak konuya hakim olduğunuzu herkese gösterin.

5- Sektörünüzdeki gelişmeleri yakından takip etmemek

Başarılı bir iş hayatı için sektördeki gelişmeleri yakından takip etmeli ve gerektiğinde bu gelişmelere de yön vermelisiniz. Daima aktif olmak sizin bir adım önde olmanızı sağlayacaktır.

6- Yazılan e-postayı göndermeden önce bir kez daha kontrol etmemek

Yazdığınız e-postayı gönderirken bir kez daha kontrol etmeyi unutmayın. Alıcının e-posta adresi, ismi ve göndereceğiniz içerik yanlış olabilir. Bu yüzden son defa kontrol etmekte fayda var.

7- Hata ve başarısızlıklardan ders çıkarmamak

“Hiç hata yapmamış bir insan, yeni bir şey denememiş demektir.” Einstein!

İş hayatında herkes hata yapabilir. Önemli olan hatalardan ders çıkarmayı öğrenmektir. Hata yapmaktan korkmamalısınız. Bunun yerine  hatalarınızın farkına vararak aynı engellere takılmamayı öğrenmelisiniz.

8- Verilen sözleri tutmamak 

İş yerinde en önemli davranışlardan biride, güvenilirliğinizi korumaktır. Eğer bir iş konusunda söz veriyorsanız kesinlikle yerine getirmeniz gerekir. Yoksa sözüne güvenilmez biri olarak görülürsünüz.

9- Çözüm üretmek yerine çıkan sorunlardan şikayetçi olmak

İş yerinizde herhangi bir problemle karşılaştığınızda bundan şikayetçi olmayın. Bu sizin ve etrafınızdaki insanların daha fazla stres yaşamalarına neden olacaktır. Bunun yerine çözüm üretmeye ve etrafınızdakileri sakinleştirmeye çalışın. Bu problemi daha kolay bir şekilde halletmenizi sağlayacaktır.

10- İşten ayrılırken köprüleri yıkmak

Ne olursa olsun iş yerinizden ayrılırken çalıştığınız kişilerle aranızın iyi olmasına dikkat edin. Kötü bir şekilde ayrılmak sizlere hiç bir fayda sağlamayacaktır. Aksine iyi bir şekilde ayrılırsanız gereken durumlarda yardım isteyebilir veya iyi bir referansa sahip olabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Türkiye’de Her 5 Yöneticiden 1’i Kadın

Türkiye’de her 5 yöneticiden 1’inin kadın olduğu tespit edilirken, bu rakamın özel sektördeki üst düzey yöneticilerin yüzde 17,9’una tekabül ettiği belirlendi.

Medya takibinin öncü kurumu Ajans Press, iş yaşamındaki cinsiyet oranlarını ve aralarındaki maaş ücret farklarını inceledi. Ajans Pressin, ABD merkezli Korn Ferry’den ve medya yansımalarından derlediği bilgilere göre, Türkiye’de, özel sektör şirketlerindeki üst düzey yöneticilerin yüzde 82,1’i erkek iken, yüzde 17,9’unun kadın olduğu belirlendi. Böylelikle, Türkiye’de her 5 üst düzey yöneticiden 1’ini kadınların oluşturduğu görüldü. 33 ülkenin yer aldığı ve üst düzey erkek ile kadın yöneticilerin dâhil edildiği araştırmada, kadınların aldığı pay bazında Türkiye 16. sıraya yerleşti.

Birinci Sırada Vietnam Var

ITS Medya ve Ajans Press’in gerçekleştirdiği medya incelemesine göre, “çalışma hayatında kadın” başlığıyla ilgili 3 bin 982 haber yansıması tespit edildi. Medyaya yansıyan haber başlıklarında,kadınların özellikle son yıllarda istihdama yaptığı katkı geniş yansıma bulurken, Türkiye’de üst düzey yöneticilerin yüzde 17,9’unun kadın olduğu belirlenen araştırmada, bu oranın Almanya, İtalya, İspanya ve Hollanda gibi birçok Avrupa ülkesinden daha yüksek olduğu bilgisi dikkat çekti. Listenin birinci sırasına oturan ülke ise yüzde 31,2’lik dilimle Vietnam oldu. İsveç, Norveç, Finlandiya gibi İskandinavya ülkelerinin yanı sıra; Rusya, Birleşik Krallık ve Brezilya gibi ülkelerde kadın yönetici istihdamının diğerlerine kıyasla daha yüksek olduğu görüldü. Listenin son sırasında ise yüzde 0,7 gibi düşük bir oranla Suudi Arabistan yer aldı. Araştırmada elde edilen bir diğer sonuç ise, maaş ücretlerinde kadın ile erkek farkı oldu. Bu bağlamda kadın çalışanların erkek çalışanlara göre yüzde 18 daha düşük ücret aldığı ortaya çıktı. Türkiye’ye bakıldığında da özel sektör şirketlerinde çalışan kadınların, erkeklere göre yüzde 11 daha düşük ücretle çalıştığı görüldü. 33 ülke içerisinde, kadın ile erkek ücret farkının en yüksek olduğu ülke yüzde 32 ile Çek Cumhuriyeti olurken, Meksika’da bu fark yüzde 31, Brezilya’da yüzde 30, İngiltere’de yüzde 29 olarak belirlendi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link