Starbucks’tan Trump’a tepki: 10 bin mülteci işe alınıyor

ABD’li kahve devi Starbucks, Başkan Donald Trump’ın mülteci ve göçmenlere ilişkin kararının ardından faaliyet gösterdikleri 75 ülkede 5 yıl içinde 10 bin mülteciyi istihdam edeceğini açıkladı.

Starbucks, Suriyeli mültecilerin ABD’ye girişini askıya alan ve 7 Müslüman ülkeden vatandaşların ülkeye girişine 90 gün yasak getiren başkanlık kararnamesinin ardından, faaliyet gösterdiği 75 ülkede 5 yıl içinde 10 bin mülteciyi istihdam edeceğini duyurdu.Starbucks CEO’su Howard Schultz, şirket çalışanlarına gönderdiği mektupta, ‘Amerikan Rüyası’nın vaad ettiği değerlerin sorgulandığı eşi benzeri görülmemiş bir zaman’ yaşandığına dikkati çekti.

Starbucks’ın savaş, şiddet, zulüm ve ayrımcılıktan kaçanları istihdam etmek için çabalarını iki katına çıkaracağını aktaran Schultz, “Önümüzdeki beş yıl içinde dünya genelinde 10 bin mülteci istihdam edeceğiz” ifadesini kullandı.

Schultz, şirketin Meksika’da yatırım yapmaya devam edeceğini de belirtti.

AIRBNB DE HAREKETE GEÇTİ

Evini kiralayanlar ile gezginleri internette buluşturan AirBnb platformunun CEO’su Brian Chesky ise ABD Başkanı Donald Trump’ın tartışma yaratan ‘ülkeye giriş yasağı’ kararına karşı, şirketinin yasaktan etkilenenlere ücretsiz kalacak yer sağlayacağını açıkladı.

Facebook hesabından açıklama yapan Chesky, “3 milyondan fazla evimiz var. Yasaktan etkilenenlere kesinlikle yer bulabiliriz” dedi. Şirket CEO’su, olaydan etkilenen ve kalacak yeri olmayan herkese kendisine şahsen e-posta gönderme çağrısı yaptı.

Şirketin ayrıca afetlerden etkilenen şehirlere yardım kapsamında hazırda tuttuğu kalacak yer imkânları bulunuyor. İtalya depreminde ve Şili’deki yangında bu evler afetzedelere açılmıştı. Chesky, gerekirse bu evlerin de seyahat yasağından etkilenenlere açılabileceğini belirtti.

AirBnb’nin dışında; Netflix ve Twitter şirketleri de ABD’nin göçmenler tarafından kurulduğuna dikkat çekerek, nereden gelirlerse gelsinler göçmenlerin yanındayız mesajı verdi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

Google’a Sorulan Ünlüler Hakkındaki Soruların Cevaplarını Artık Bizzat Onlardan Alacağız!

Bitmek tükenmek bilmez her türlü sorumuzun cevap kaynağı Google, ünlüler hakkında öğrenmek istediklerimizi bizzat ünlülerin kendilerinin yanıtladığı bir sistem ile geliyor.

Magazin haberlerinden görüp “gerçekten mi?” diye sorduğumuz tüm o soruların cevaplarının direkt kaynağından taze taze “selfie stili videolar” sayesinde alabileceğiz.

Şimdilerde sadece Amerika Birleşik Devletleri’nde test edilmeye başlanan bu özellik, sonrasında tüm ülkelere doğru genişler ve bizde yakın zamanda görebilir miyiz henüz belli değil ancak “kişisel, özgün ve eğlenceli cevapların verildiği” selfie videoların amacı hem çok bildiğimiz hem de yükselen yıldızlar hakkında öğrenmek istediklerimizi kendilerinden öğrenmemiz için, mobil sayfalar özelinde bir altyapı oluşturmak.

Deneme serisinde selfieleri ile Google’a katkı sağlayan yıldızlar from Priyanka Chopra, Will Ferrell, Tracee Ellis Ross, Gina Rodriguez, Kenan Thompson, Allison Williams, Nick Jonas, Mark Wahlberg, James Franco, Seth MacFarlane, Jonathan Yeo and Dominique Ansel olmuş. Yani Nick Jonas’ın hayatını değiştiren filmi, Priyanka Chopra’nın nerede büyüdüğünü, Will Ferrel’ın gerçekten de bateri çalıp çalmadığını bizzat kendilerinden kısa video klipler yardımı ile öğrenebileceğiz.

Şimdilerde ünlü sayısı nispeten az olsa da Google gelecek aylarda halk tarafından çok ilgi gören yıldızların da bu furyaya ekleneceğini duyurdu.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Starbucks’ta Neden Sıra Bekliyoruz?

“Müşteri deneyimi tasarlamak”, “müşteri deneyimi sunmak” bunlar son zamanlarda en çok duyduğumuz cümleler arasında. Markalar başarının insanlarda marka algısı oluşturmaktan geldiğini ve sadece reklamlarla bu algıları yönetmenin neredeyse imkansız olduğunu anladığından beri müşteri deneyimi sunmanın peşine düştüler. Hele ki önümüzde Apple, Starbucks gibi başarılı temsilciler olunca müşteri deneyiminin önemini inkar etmeye kimse cesaret edemiyor.

2.dalga kahve anlayışı da denilen, kahvenin bir ürün olmaktan çıkıp bir deneyime dönüşmesini sağlayan şey Starbucks’ın doğuşu ve global arenaya çıkışıdır. Daha önce “Üçüncü Dalga Kahve Anlayışının Yansımaları” yazımızda bundan bahsetmiştik. Starbucks ürün değil deneyim satan bir marka. Starbucks aslında kahve satmıyor; sütünüzü, şurubunuzu, bardak boyunuzu seçtiğiniz, kahvenizin yapılışını izlediğiniz ve eliniz yanmasın diye geliştirilen kartonları isminizin yazılı olduğu özel tasarım karton kahve bardaklarına geçirdiğiniz bir deneyim sunuyor size.

Starbucks ile ilgili ortaya atılan iddialardan birisi kahvelerine bağımlılık yapan bir madde koyduklarıydı ancak aslında gerçek markanın sunduğu deneyimin bağımlılık yapması. Starbucks’a gidip “Soya sütlü misto, ekstra vanilya şurubu lütfen…” demek için sabırsızlanıyoruz.

Starbucks’ın pazarlama stratejilerinden başka bir tanesi daha bir dönem çok konuşulmuştu. Starbucks çalışanları karton bardaklara isimlerimizi bilerek mi yanlış yazıyorlardı? Amaçları insanların sürekli starbucks bardaklarını sosyal medyada paylaşmaları mıydı?

Öyle ki Starbucks şirkette çalışan baristaların yavaşlamasını istediğini duyurmuştu. Tüm çalışanlarına “yavaşla” direktifi vermişti. Plan şöyleydi; baristalar kahveden hemen sonra, kahveleri yeniden öğütecek ve süt sürahilerini yıkayıp, temizleyeceklerdi. Bu yeni hız tümseği operasyonu arkasında yatan neden gayet basit; Starbucks, bize kahve satmıyor… Şirket, müşterilerine kahve deneyimi satıyor.

Bir fast food şirketi olmadığını vurgulamak amacıyla Starbucks çalışanları arka arkaya 15-20 kahve yapabileceği sürede uzun uzun oyalanarak 3-4 kahve yapıyor ki müşteriler kahve deneyimini sonuna kadar yaşayabilsin. Çünkü, “Starbucks için kahve deneyiminiz kahvenizden ilk yudumu aldığınız an başlamaz, Starbucks’a girdiğiniz an başlar.”

Bu yeni kuraldan önce, Starbucks müşterileri, kafede yaşadıkları deneyimi “sıradan” ve “ortalama” olarak nitelendiriyordu. Baristalara verdikleri “yavaşla” emriyle geri kredibilitelerini ve markanın güvenirliliğini yeniden kazanmaya çalıştılar.

Starbucks’ın kurnazca pazarlama stratejileri konusunda siz neler düşünüyorsunuz?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link