Sosyal Medyada Mesleki Memnuniyetsizlik

Sebepler değişse de sosyal medya üzerinde genel olarak bir mutsuzluk hakim. Kimi işinden kimi eşinden şikayetçiyken kimisi  düzeni sorgulayandan kimisi de sorgulamayandan dert yanıyor.

Ancak hepsinin ortak bir noktası var ki “eleştiri ve memnuniyetsizlik”

Artık sosyal medya ve gerçek hayat birlikteliğini sorgulamadan kabul ettiğimiz bir dönemdeyiz. Nerede, ne zaman, kiminle neler yaptığımızı payaşmak hayatımızın sıradan bir parçası haline geldi. Öyle ki her sabah paylaşılan #work fotoğrafı #hatemonday‘ler#happyfriday‘ler havada uçuşur halde. Bugün sadece #hate etiketi ile paylaşılmış11.369.498 fotoğraf bulunmakta.

Memnuniyetsizlik hastalığı sosyal medyayı oldukça derinden etkiliyor. Peki iş hayatımızda tehlikenin gerçekten farkında mıyız?

1

Sürekli sosyal medya hesapları üzerinden olumsuz paylaşımlar yapmak kisinin psikolojisinin nasıl olduğunu gösterir?

Psikoloji bilimine göre insanlar, bilinçte durdukça kendini rahatsız edecek düşünceleri bilinç dışına atmaya çabalar. Bu bir çeşit savunma mekanizmasıdır. Ancak bu mekanizma bastırmada bir sorun yaşadığında rahatsız edici düşünceler gün yüzüne çıkar ve kimi insan için de bundan kurtulma yolu memnuniyetsizliğini dile getirmektir. Yani aslında içten içe bir yardım çağrısıdır. Sosyal medya hesapları üzerinden sürekli iş ve iş şikayeti temalı fotoğraf paylaşan bu kişiler aslında her paylaşımlarında “Benimle ilgilenin!” mesajı veriyor farkında olmadan.

Kişi neden memnuniyetsizliğini bu kadar vurgulama ve paylaşma ihtiyacı hisseder?

Bir diğer ihtimal ise kişinin duygusal açıdan yoksunluk çektiği ve bunu ilgiyle tatmin etmek istediği için, gerçekten bir olumsuz durum yaşamayıp ilgi toplamak ismesidir. Bu kişileri etrafınızda ayırt etmek hiç de zor olmaz. Genellikle “yine geldik” metinleri geçen check-in’ler, asık suratlı iş fotoğrafları, çalışırken yazılan şikayet dolu iletiler ile bu kişiler her kullanıcının dikkatini çeker.

2

Gerçekten öyle düşünülmeyen bir memnuniyetsizliği dile getirirken zamanla düşünceler de değişir mi?

Düşüncelerimiz ve davranışlarımız iki arkadaş gibi kol kola yürürler ve birbirlerini etkileyebilirler. Mesela mutsuz iken birileri bizi güldürdüğünde mutsuz düşüncelerimizde hafifleme olur. Yani gülme davranışı mutsuzluk düşüncemizi etkiler. Günümüzde istediği mesleği seçmiş olduğunu düşünen kişiler dahi tehlikenin farkında olmadan bu tür davranışları gösterebilmekte.

Sürekli işinden şikayet eden kişilerin sosyal hayatları bu durumdan nasıl etkilenir?

İnsan psikolojisi farkında olmadan sağlıklı ve mutlu kalabilmenin yollarını arar. İnsanların genel olarak işlerinden memnun olmadıkları en az bir sebep vardır ama çoğu zaman bunu bastırır ve dile getirmezler. Başka bir kişi bu memnuniyetsizliği dile getirdiği zaman bastırmaya çalışılan şeyler bilince çıkar ve bu da bizi rahatsız eder. Bu sebeple kişi sosyal çevresinde zamanla korku ve umutsuzluk nesnesi haline gelir. Reel hayatta sık görüşmemeyi tercih ettiğimiz bu kişiler ile de sanal hayatta da iletişimimizi sınırlandırır veya koparırız. Gün içerisinde biraz eğlenmek ve arkadaşlarından haberdar olmak için sosyal medya hesaplarını kullanan kişiler, bu kişilerden takiplerini çekmeyi ya da gönderileri engellemeyi tercih ederler.

3

Bu bir rahatsızlık mıdır? Başa çıkmak için neler yapmak gerekir?

Bu noktada esas önemli soru sürekli işinden mi memnun olmuyor yoksa tüm hayatından mı? Eğer tüm hayatından memnun değil ve bu ruh hali en az 6 aydır sürekli seyrediyorsa bu durumda durum tıbbi bir boyuttadır. Fakat kişi sadece iş hayatından memnun değilse bunun sebeplerini bulmaya çalışmalıdır. Sorunun kaynağı bulunduğu anda sorun zaten hafiflemeye başlayacaktır. Bu süreçte sanal arkadaşlarını zamanla kaybedecek olan kişi, sosyal hayatında da aksaklıklar yaşacaktır.

Yani kısaca sosyal medya hesapları üzerinden sürekli mesleki tatminsizliklerini dile getiren kişiler, mesleki ve sosyal açıdan yaşadıkları tatminsizlikleri bu yollarla gidermeye çalışırlar. Ancak bu durum zamanla sandığımızdan daha tehlikeli bir boyut alabilir.

Değerli katkılarından dolayı Psikolog İzel Çınar’a teşekkürler…

 

CEVAPLA