Gururla Anlatacağınız Bir Kariyere Nasıl Ulaşırsınız?

Sektörden bağımsız olarak hemen hemen hepimiz bir kariyere başlarken asgari beklenti ile yola koyuluyoruz; kariyer tatmini, maddi bağımsızlık, düzenli bir gelir…

Zaman geçtikçe bu beklentiler derinleşse de basit anlamda aynı kalıyor hayatımızda. Derinleştikçe beklentilerimiz, kariyerimizin bizi tatmin edip etmediğini gururla anlatıp anlatamadığımız noktasına getiriyor. İşte size birileri “hayatınızı nasıl kazanıyorsunuz?” sorusunu yönelttiğinde gururla cevaplayabilmeniz için değerli ipuçları:

1. Hoşlanmadığınız İşte Durmayın

Evet tabi ki kiranızı ödemek, evinize ekmek götürmek zorundasınız. Yaşamak için de tabi ki paraya ihtiyacınız var, ancak sırf bu nedenle mutlu olmayacağınızı düşündüğünüz bir iş fırsatını da kabul etmek zorunda değilsiniz. Özellikle günü kurtarmak amacıyla verilen yanlış ve ani kararlar, uzun vadede size ve kariyerinize zarar verecektir.

Tabi ki söylemesi yapmaktan kolay olacaktır. Ancak kariyer yolunuzu belirlemek için, kısa vadeli düşünmek yerine uzun vadede sizi beklediğiniz yola sokacak bir kariyer fırsatının peşinden gitmeniz gerekir. Fırsatları iyi değerlendirip, sizi mutlu edecek olanı seçmeniz uzun vadede mutluluk sağlayacak bir hareket olacaktır.

2. Her İşinizden İyi Ayrılın

İşten ayrılmak eylemi başlı başına kötü bir eylem gibi dursa da aksine her zaman kötü değildir. Siz kendi hayatınızı yaşamaktasınız ve unutmayın ayrıldığınız şirket siz olmasanız da bir şekilde eksik ya da fazla devam edecektir iş hayatına. Mühim olan işinizden ayrılırken sergileyeceğiniz tutumdur. İyi ilişkiler sizi gururlandıracak ikinci adımdır. Çünkü unutmayın, eski çalışma arkadaşlarınızın, patronlarınızın hayatınızın/kariyerinizin neresinde sizinle kesişecek bir yola sahip olduğu hiç de belli olmaz. İşten ayrılmayı yanlış bir strateji ile mahvetmeyin, ileride gururunuzu kıracak konuma getirmeyin.

3. Kılavuz Bulun

Mentor dediğimiz kılavuz kişiler sizin kariyerinizi yönlendirecek en önemli kişiler olacaktır. Sizi yanlış yaptığınızda düzeltebilecek, başarı merdivenlerinde doğru basamakları kullanmanızı sağlayacak ve en önemlisi çoğu konuda destekleyecek kişileri bulduğunuzda onlardan iyi faydalanmaya, onların tecrübelerini kendi kariyerinize/hayatınıza iyi örnek almaya çalışın. Bazen iş değiştirmeniz gerektiğinde de onların benzer tecrübeleri sayesinde yanlış ya da eksik bir karar vermekten uzaklaşabilmeniz için bu tarz kişileri ihmal etmeyin.

4. Tutkunuzu Takip Edin

Tutku bir işi başarabilmenizdeki en büyük etkendir aslında. Tutkunuzu kaybettiğiniz zaman yeni şeyleri görmek daha da zorlaşır ve başarı sizden uzaklaşır. Gururunuzu kıracak bir hale getirebilir tutkunuzu kaybetmeniz. Tutku ile çalışmak için de bu yönünüzü sürekli açık ve ateşli tutacak bir kariyer  yolu seçebilmeniz önemlidir. Bir başka departmanda çok daha başarılı ve tutkulu çalışabilecekken, kendinizi başka bir departmanda tıkalı bırakmayın. Bunu yapabilmek için de tabi ki kendinizi iyi tanıyıp, yetenek ve ilginize göre bir kariyer yolu çizmeniz önemlidir.

5. Unutulmaz Olun

Yıllarca işinize gidip size verilen görevleri başarılı bir şekilde yerine getirdiniz, teslim tarihlerine hep riayet ettiniz; ancak bu sizi unutulmaz kılar mı? Hiç yoğun ve stresli bir toplantı sırasında, iş arkadaşlarınızı güldürecek bir espri patlattınız mı? Hiç departmanınıza, şirketinize tasarruf ettirecek yeni fikirlerle müdürünüzün karşısına çıktınız mı? Unutulmaz olmak sizi gururlandıracak şeylerden birisidir iş hayatında. Siz şirketten ayrıldıktan sonra bile sizi yaşatacak bir çalışmaya imza atmak, çalışanlara hayatları boyunca unutmayacakları bir değer katmak sizi unutulmaz kılacaktır. Unutulmaz olmak ve unutulmaz işler yapmak, sizi geriye dönüp baktığınızda gururla anlatacak bir hikaye sağlayacaktır.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

ODTÜ İşletme Bölümü mezunu olan Cemil Hayri Durgun, 2012 yılından bu yana Pazarlamasyon'da yazar hayatını sürdürmekte. Bunun yanı sıra 2013 yazından beri PTV direktörlüğü ve yönetim kurulu üyeliği sorumluluklarını yerine getirmektedir. Profesyonel yaşamına PepsiCo bünyesinde pazarlama ve yeni ürün süreçlerini yönetme gibi kritik bir görevde başlayan Cemil, şimdi ise kıdemli marka müdür yardımcısı olarak İçim kahvaltılık kategorisi ekibinde görev almaktadır.

Bir Cevap Yazın

L’Oréal’den Başparmağınıza Sığacak UV Işığı Takip Cihazı

Giyilebilir teknoloji tüm sektörlerin kıskacı altında. Peki, neden kozmetiğin de olmasın ki? L’Oréal ilk giyilebilir teknoloji ürününü piyasa sunmaya hazırlanıyor: kişilerin ne kadar güneşe maruz kaldığını göstererek onları güneş koruyu kullanmaya teşvik etmeyi amaçlayan minik bir cihaz!

Ürünün 2018 Tüketici Elektroniği Fuarı’nda (CES) ilk defa tanıtımını yapan şirket, giyilebilir teknoloji sektörüne resmi olarak adımını attığı bu cihazın bataryasız ilk UV sensörünün bu ürün olacağını açıkladı.

Parmağa yapılan bir oje kadar minik bu cihaz onu takan kişiye gerçek zamanlı UV ışınlarına ne kadar maruz kaldığı ile ilgili veri sağlıyor. Bununla beraber kişiye 3 aylık kapsamlı bir bilgi sağlayarak hangi vakitlerde ne kadar sıklıkla güneşe maruz kaldığına dair geniş çaplı bir gözlem verisi sağlıyor.

Tabii UV ışınları ile L’Oréal’in yaptığı ilk çalışma bu değil.Şirket 2016 yılında My UV Patch isimli yapıştırılabilir cihaz ile de bu zararlı ışınlara ne kadar maruz kaldığımızı ölçmeyi hedefliyordu.

Piyasaya sürülmesinden bu yana L’Oréal’ sahibi olduğu La-Roche Posay markası ile 37 ülkeye yaklaşık 1 milyon UV giyilebilir cihazı sürmüş durumda. Akabinde yaptığı tüketici araştırmaları ise bu cihazın kişilerde “güneşten korunma“ davranışı geliştirmesi konusunda yardımcı olabileceğine işaret ediyor. Böylelikle güneş kreminin daha doğru zamanlarda doğru bir şekilde uygulanacağını düşünen marka cihazın hem iş hem de insan hayatını değiştirmek konusunda olumlu yönleri olduğunu düşünüyor.

Ağır ve kullanışsız giyilebilir teknoloji ürünlerine kıyasla bu cihazı “ giyilebilir teknolojinin geleceği” olarak gören L’Oréal, tırnağa yerleştirilerek kullanılabilen cihazın topladığı 3 aylık dataları “anonim” veriler olarak kullanacağını açıkladı.

Bu yıl Amerika Birleşik Devletleri’nde pilot olarak uygulanması planlanan UV cihazının 2019’da müşteri lansmanının yapılacağı ifade ediliyor.

Ne dersiniz, siz böyle bir cihazı kullanır mıydınız?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Dijital İlaç Çağı: Hiperaktivite Video Oyunla Tedavi Edilebilir mi?

Video oyunlar hakkında hepimizin bildiği bir şey var. Sağlığımız için zararlı, özellikle beyin için. Şimdi bilgisayar, tablet ya da akıllı telefon başına geçip tüm gün oyun oynayan çocuklarımızı düşündükçe eminim hepimizin içini kasvet basıyordur. Peki oyun oynayarak sizi daha yaratıcı hale getirecek, iyi bir şeyler yapabileceğimiz aklınıza gelir miydi?

Boston menşeli Akili Interactive Labs isminde bir sağlık girişimi, hiperaktivite bozukluğu olan çocukların dikkatlerini toplamaları konusunda yardım edebilecek yeni bir video oyun hazırladıklarını açıkladı.

İddialarını yaşları 8 ila 12 arasında değişen ve dikkat eksikliği bulunan 348 çocuk üzerinde yaptıkları deneye dayandıran Akili, bir ay boyunca tablette kendileri tarafından geliştirilen oyunu oynayan çocukların dikkatlerini daha fazla toplayabildiklerini istatistiki bir şekilde ortaya koydu.

Girişim, oyunun beyinde belirli ağları harekete geçiren algoritmalar kullandığını ifade ediyor. Ve bu aktivite de hiperaktivite semptomlarının düşürülmesine yardımcı oluyor. Oyun her ne kadar bu konuda başarılı olduğunu iddia etse de 11 çocuk baş ağrısı ve öfke gibi yan etkiler bildirmiş.

Kendilerini “dijital ilaç” olarak konumlandırarak “tedavinin gidebileceği limitleri keşfetmeye davet eden” Akili Interactive Labs, teknolojinin ilaç ile bileşiminin, farklı tedavi biçimlerini de ileriye taşıdığının önemli bir örneği. Hatırlarsanız daha öncesinde de bir çok farklı ilacınızı artık “kişiselleştirilmiş bir hap” ile alabileceğinizi yazmıştık.

Ne dersiniz sizde yeni yeni oluşan ama hayatımızda kısa zamanda yer kaplaması olası bu dijital ilaçları kullanır mıydınız?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link