Sağlık Sektörü: Türkiye Sağlık Trendleri Ne Durumda?

Philips Türkiye, Ipsos iş birliği ile yaptığı “Türkiye Sağlık Trendleri Araştırması” sonuçlarını açıkladı. Türkiye’de kamuoyunun sağlık konusunda nabzını ölçen araştırma, ilgi çekici sonuçları ile toplumun sağlığa bakışını ve sağlık konusundaki tercihlerini ortaya koyuyor.

Ipsos’un Philips Türkiye için 12 ilden 1209 kişinin katılımı ile gerçekleştirdiği araştırma, Türkiye kentsel alanı temsil eden bir örnekleme sahip. Türkiye’nin sağlık trendlerini belirleyen araştırmanın sonuçları 16 Mayıs’ta yapılan toplantı ile açıklandı.

Türkiye Sağlık Trendleri Araştırması’ndan ilgi çekici sonuçlar…

Yapılan araştırmaya göre toplumun yüzde 78’i mevcut sağlık durumundan memnun olduğunu belirtirken yüzde 72’si sağlık durumunun hayat kalitesini olumlu etkilediğini düşünüyor. Yüzde 86 ise sağlıklı olmak adına çaba gösteriyor.

Yemek yeme alışkanlıklarını sağlıklı yaşam kavramı ile özdeşleştiren katılımcıların yüzde 67’si ev yemeği tercih ediyor; yüzde 54 ise her gün taze meyve/sebze suyu tüketmeye özen gösteriyor.

Toplumun yüzde 53’ü bakımsız olduklarında kendini sağlıksız hissediyor.

Kilo ve kilo kontrolü sağlıklı yaşamda önemli bir kriter olarak ön plana çıkıyor. Toplumun yüzde 73’ü kilosundan memnunken, yüzde 84’ü kilosunu kayıt altına alıyor.

Katılımcılara göre yüzde 70 ile stres, sağlığı olumsuz etkileyen en önemli faktörlerin başında gelirken hava kirliliği, sigara-tütün kullanımı, düzensiz beslenme, hareketsizlik ve uykusuzluk diğer olumsuz faktörler arasında yer alıyor. Ev temizliği ve evdeki temiz hava ise sağlıklı yaşamı yüzde 70 oranla olumlu yönde etkiliyor. Katılımcıların yüzde 47’si elektrikli süpürgeyi sağlıkla özdeşleştiriyor.

Sağlık sorunu ile karşılaşan bireyler soluğu doktorda alıyor…

Araştırma sonuçlarına göre herhangi bir sağlık sorunu ile karşılaşınca toplumun yüzde 51’i hemen doktora gidiyor. Yüzde 17’lik bir kesimin hiç doktora gitmediği görülürken, yüzde 64’lük büyük bir kesim ise sağlığı söz konusu olduğunda her türlü parayı ödemeye razı olduğunu söylüyor.

Türkiye’de en çok kullanılan görüntüleme cihazları röntgen, ultrason ve MR…

Türkiye’de görüntüleme cihazları içerisinde en çok yüzde 59 ile röntgen ve yüzde 40 ile ultrason kullanılıyor. Sadece yüzde 8’lik küçük bir kesim tomografi ve anjiyografide verilen dozu sorguluyor. Meme kanserinden korunma yöntemleri konusunda kadınların daha fazla bilinçlenmesi gerektiğini ortaya koyan araştırmaya göre kadınların yüzde 52’si elle muayene yöntemini uygulamıyor; yüzde 79’u ise mamografi çektirmiyor ve doktor kontrolüne gitmiyor.

Sağlık yönetimi, hastalığın teşhis ve tedavisi için teknoloji çok önemli…

Teknolojinin sağlıktaki rolü hakkında önemli bilgiler veren araştırma sonuçlarına göre toplumun yüzde 65’i sağlığını yönetmesi açısından teknolojinin yardımcı olabileceğini düşünüyor. Yüzde 55 sağlık alanındaki teknolojik gelişmelerin insan ömrünü uzattığını düşünüyor, aynı zamanda katılımcıların yüzde 44’ü gittiği hastanelerin teknolojik ekipmanlarının güncel ve gelişmiş olmasına dikkat ediyor.

Evde bakım dikkat çekilmesi gereken bir konu…

Çalışmalar, kronik rahatsızlığı olan ya da hastalıktan sonraki iyileşme evresini geçirmekte olan hastalar için evde bakımın olumlu katkıları olduğunu ve bunun, genel sağlık maliyetlerini düşürmeye yardımcı olduğunu ortaya çıkartıyor.

ARAŞTIRMA KÜNYESİ

Araştırma, Ipsos Araştırma ve Danışmanlık Hizmetleri A.Ş. tarafından Philips Türkiye için gerçekleştirilmiştir. Türkiye kentsel nüfusu NUTS1 düzeyinde temsil eden 12 ilde (İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Bursa, Balıkesir, Erzurum, Gaziantep, Kayseri, Malatya, Samsun, Trabzon) 15-64 yaş arası bireylerle görüşülmüştür. Örneklem tabakalı örnekleme yöntemi ile kurgulanmıştır. Toplam 1209 görüşme tamamlanmıştır ve ağırlık kullanılmamıştır.

Araştırma, 2016 yılı Eylül ve Ekim aylarında yürütülmüş olup, sahada CAPI (bilgisayar destekli) yüz yüze yöntem ile anketler gerçekleştirilmiştir. Araştırmadaki ilgili sorular temel olarak aşağıdaki başlıkları kapsamaktadır:

  • Demografik Bilgiler
  • Sağlık Alışkanlıkları ve Sağlık Geçmişi
  • Sağlık Algısı
  • Sağlık ve Teknoloji
  • Yetişkin Bakımı
  • Gündelik Alışkanlıklar
  • Anne ve Çocuk Bakımı

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

Çin’in Yeni Yatırım Üssü: Türkiye

Türkiye ve Çin arasındaki ekonomik ilişkilerin yoğunlaştığı bu günlerde Çin’den birçok sektörden firma Türkiye’ye yatırımlarını da yoğunlaştırıyor. Düzenlenen çeşitli toplantılarda Türkiye’nin yatırım imkanları Çinli firmalara tanıtılıyor.

Türkiye ve Çin arasındaki ekonomik ilişkilerin yoğunlaştığı bu dönemde ilişkileri beslemek adına çeşitli etkinlik ve fuarlar düzenleniyor. Bu programlardan biri de kısa bir süre önce Beşiktaş Shangri La Otel’de gerçekleşti. Organizasyona Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’nun (DEiK) davetlisi olarak Çin’in Hubei eyaletinden 49 firma katıldı. Organizasyonun gerçekleşmesinde önemli payı bulunan Türk – Çin Kültür Derneği ve Ligarba Turizm’in yönetim kurulu başkanı İrfan Karslı Çin’in Türkiye yatırımları konusunda açıklamalarda bulundu.

Çin’in yeni yatırım üssü: Türkiye

Çin’in birçok sektörde ülkemize yatırımlar gerçekleştirdiğini dile getiren İrfan Karslı son yıllarda Çin’den ülkemize gelen devlet ve özel kurumların sayısında ciddi bir artış olduğunu belirtti. Karslı, özellikle enerji sektöründe büyük yatırımlar gerçekleştiğini bunun iki ülke arasında ilişkileri güçlendirdiğini vurgulayarak her geçen yıl Çin’den daha çok yatırımın yapılmasının gelecek için de ümit verici olduğunu belirtti.

Yeni ipek yolu

Çin son yıllarda “Kuşak ve Yol” adı verilen yeni ipek yolu ile yatıp kalkıyor. 4 Trilyon dolarlık dev proje olan yeni ipek yolu Türkiye ile Çin arasındaki ticari ilişkilerin de merkezini teşkil ediyor. Bu projenin deniz yolu ayağı için Kumport limanının büyük hissesi Çinliler tarafından satın alındı. Ayrıca proje kapsamındaki hızlı tren yolunun orta koridoru da Türkiye’den geçiyor. Bunun gibi fırsatların iyi değerlendirilmesi gerektiğini belirten İrfan Karslı, Çin yatırımlarını Türkiye’ye çekmek için daha çok ve etkin tanıtımlar yapılması gerektiğini de söyledi. Karslı ayrıca ülkemizde hizmete giren Bank of China ve ICBC bankalarının da iki ülke ticaretinde batı bağımlılığını kırmakta olduğunu dile getirdi.

Yatırım hukuku zemini güçlenmeli

Kısa süre içinde İstanbul Üniversitesi ve Türk Çin Kültür Derneği iş birliği ile düzenlenecek olan “Kuşak ve Yol Çerçevesinde Türkiye ve Çin Arasında Yabancı Yatırımların Hukuki Rejimi”konulu bir sempozyum düzenleneceğini belirten Karslı, bunun gibi programlarla Türkiye’nin Çin yatırımlarının önünü açması gerektiğini söyledi. Konusunda uzman akademisyenlerin de iki ülke yöneticilerinin konuya dikkat çekerek büyük katkılar sunabileceğini dile getirdi. Sempozyuma İstanbul Üniversitesi Hukuk ve İktisat fakülteleri öğretim üyeleri ile Çin’den de 3 üniversiteden de akademisyenler katılacak.

China Southern Havayolu tekrar Türkiye uçuşlarına başlıyor

Son aylarda iki ülke arasındaki olumlu hava dünyanın en büyük hava yolu şirketlerinden biri olan China Southern Havayolları’nın da tekrar ülkemize uçuşlarının başlayacağını belirten İrfan Karslı, hem turizm hem de ticaret açısından önemli bir dönüm noktasına gelindiğini bu ivmenin artarak devam etmesini umduklarını ifade etti.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Yeşil Kundura Konkordato İstedi

TÜRKİYE’nin en eski ayakkabı markalarından Yeşil Kundura, konkordato başvurusunda bulundu. Şirket hakkında dün karar veren mahkeme, Yeşil Kundura’yı hacizlere karşı korumaya aldı. Üç ay geçici mühlet verilen Yeşil Kundura‘nın faaliyetlerinin denetimi için de iki kişilik konkordato komiser heyeti atandı.

HOTİÇ Ayakkabı’nın bu ayın başında yaptığı konkordato başvurusu sonrası ayakkabı sektörünün bir diğer önemli oyuncusu Yeşil Kundura Sanayi AŞ de, yaşadığı mali darboğazı aşamayınca mahkemeye başvurdu.

Haciz Yok

13 Eylül günü İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesine başvuran şirketin talebi dün karara bağlandı. Mahkeme, şirkete yönelik yeni haciz yapılmasını yasakladı. Şirkete üç ay geçici mühlet veren mahkeme, şirket faaliyetlerinin denetimi ve onayı için de iki kişilik konkordato komiseri atadı.

Satışlar Giderek Azaldı

Yeşil Kundura Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kızanlıklı, mahkemeye yaptıkları başvurunun gerekçesine ilişkin şunları söyledi: “Son dönemde, ülkemizde yaşanan; yüksek faizlerin uzun vadeli yatırımlara imkan vermemesi, TL’de yaşanan değer kaybı neticesinde satışların giderek azalması, ithal girdilerin kurdaki dalgalanmalardan etkilenmesi ve bunun gibi birçok olumsuz ekonomik gelişme nedeni ile, kısa vadeli ödemelerimizde yaşanan güçlükleri bertaraf etmek, ticari faaliyetlerimizi korumak, müşterilerimizin, tedarikçilerimizin, bayilerimizin ve diğer iş ortaklarımızın bu zorlu süreçten daha da olumsuz etkilenmesini önlemek amacı ile Av. Ertuğrul Kılınç aracılığı ile konkordato başvurusu yapma kararı almış bulunmaktayız.”

Ayakkabı sektöründe 1948 yılından bu yana sektörde bir çok ilke imza attıklarını aktaran Kızanlıklı, Konkordato süreci ile mevcut borçlarımızın vadelerini uzatarak işimize odaklanmayı, bu sayede ileriye dönük çalışmalarımızı müşteri, tedarikçi ve bayilerimizin nezdinde -bugüne dek yaratmış olduğumuz güven çerçevesinde- sürdürebilmeyi hedefliyoruz” dedi. Kızanlıklı, sahip oldukları varlıkların da borçları ödemeye yeter seviyede olduğunu kaydetti.

Kaynak: Hürriyet.com

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?