Renault’dan Geleceğin Araç Konsepti: Akıllı Ev ile Bağlantılı Symbioz

Ulaşım araçlarında geleceğin çıtasını uçan arabalara kadar yükseltmişken, Renault günümüzde otomobillerin geleceği noktayı belirledi ve sürücüsüz, elektrikle çalışan ve akıllı ev ile bağlantılı çalışan yeni araba konseptini Frankfurt Otomobil Fuarı’nda tanıttı.

Symbioz ismini verdiği bu yeni akıllı, elektrikli araç şirket tarafından ‘ fazlaca hareketli, modüler, çok amaçlı oda’ şeklinde tanıtıldı.  Ancak asıl olay burada bitmiyor tabi. Araç, yine şirket tarafından tasarlanan ‘akıllı ev’ ile bağlantıya geçebiliyor, enerji paylaşımı yapabiliyor da..

Akıllı ev ile ‘tamamen ortaklaşa’ çalışması planlanan elektrikli araç wireless üzerinden ev ile iletişim kurabilecek. Örneğin; kapınızı biri çalıyorsa, anınıza aracınızın ekranından o kişiyi görebileceksiniz. Böylelikle eğer tanıdığınız birisiyse onu içeriye almak için arabanızdan uzaktan eve erişim sağlayarak kapının açılmasını sağlayabileceksiniz.

Artık araç tasarımlarının da günümüz şartlarına, yaşadığımız ekosisteme uyum sağlamadığı bir dünya düşünemeyiz fikri ile hareket eden şirket, elektrikli aracın tasarımını bir oturma odası havası yaratacak ayrıntılarla donatmayı da ihmal etmemiş.

Bakır rengi dış kaplaması ve karşılıklı sohbet ortamını pekiştirmek amaçlı dört koltuğunda birbirine bakar şekilde hareket edebilmesi, mermer ve porselen detayların kullanılması ile kişilerin seyahat ederken de ‘evde hissedebilmeleri’ adına tüm bu detaylar akıllıca kullanılmış.

Elektrik enerjisini evin ihtiyacı ve aracın ihtiyacı için akıllıca bölüştürme yolu bulan sistem, eğer hafta sonu için seyahat planı yapılmamışsa aracın elektrik seviyesini optimumda tutarak evin elektrik ihtiyacına öncelik verirken, hafta sonu planlar varsa, gece kademe kademe evin ısıtma derecesini düşürerek aracın bataryasını tamamen dolduruyor.

Dünya sürdürülebilir kaynaklardan elde edilen enerji ile daha  ’kendine yetebilir’ bir yaşan tarzına doğru evrilirken, geleceğin ihtiyaçlarına uygun araba tasarımını müşterileri ile paylaşan Renault akıllı ev ve bağlantılı araç konseptini 2023 yılına kadar hayata geçirmeyi planlıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

Taktığınızda Tüm Açık Ekranları Karartan Sihirli Gözlük

Çağımızda ekranlardan uzak kalmak neredeyse imkansızlaştı. Siz televizyonunuzu kapatsanız, telefonunuzu kendinizden uzak bir yere koysanız bile dışarda bir yerlerde ışıklı reklam ekranlarıyla veya dev televizyonlarla karşılaşmanız çok olası.

Bir girişimci ve mühendis olan Blew, son zamanlarda WIRED’de okuduğu ve ekranlardan yayılan ışığı engelleyen yeni bir film hakkında okuduğu bir makaleyi hatırladı. Sonrasında buna yönelik çalışmalara başladı. Blew prototipi arkadaşı Ivan Cash’e getirdi. Şimdi, Cash ve küçük bir ekip bu konsepti gerçek bir ürüne dönüştürüyor.

Bu hafta Kickstarter’da piyasaya sürülen IRL Gözlükleri, LED ve LCD ekranlardan gelen ışığın dalga boylarını engelliyor. Ve bu sayede tüm dijital ekranlar kapalı gibi gözüküyor. 

Cash, “Teknolojiye de bağımlıyım” diyor. “Hepimiz hayatımızda daha fazla denge geliştirmeye çalışıyoruz.” diye de ekliyor. 

Ekranlara maruz kalmamak adına geliştirilen bu gözlük hakkında ne düşünüyorsunuz, beğendiniz mi ?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Teknolojiyi Sağlığımız İçin Nasıl Kullanıyoruz?

Video veya sesli aramalar, mesajlaşma uygulamaları, adımsayarlar, akıllı bileklikler vb çok çeşitli teknolojik araçları sağlığımızı yönetmek için artık kullanabiliyor. Teknolojik araçların kullanım oranlarını hangi yaş gurupları ve kadın- erkek kaç kişi kullanıyor? Kullanma nedenleri neler? Kullanmıyorsa insanların bu araçları kullanmasını engelleyen unsurlar neler? Bu teknolojik araçları kimler önerdiğinde kullanılıyor? Ipsos Araştırma Şirketi tüm bu soruların yanıtlarını Türkiye dahil 28 ülkede sordu.  

Ipsos Global Advisor tarafından gerçekleştirilen ve sağlık alanında çok çeşitli konuları irdeleyen araştırma raporunun bir bölümünde, sağlık teknolojilerinin bireylerce benimsenip benimsenmediği keşfedildi. Bu keşifte teknoloji iki temel açıdan sorgulandı.

İlk olarak bireylere teletıp uygulamaları olarak nitelendirebileceğimiz uygulamaları kullanıp kullanmadıkları soruldu. Bu kapsamda teletıp uygulamalarını; hastaların bizzat ziyarete gitmeden doktorlara ve diğer uzmanlara danışabilmelerini sağlayan, bilgisayar, telefon ve tablette bulunan video veya sesli arama ve/veya mesajlaşma uygulamaları olarak tanımlandı. Bireylere teletıp uygulamalarını kullanıp kullanmadıklarını, kullanmışlarsa bir daha kullanıp kullanmayacaklarını, kullanmadılarsa ileride deneyip denemeyecekleri soruldu. Buna göre global ortalamada sadece %10’luk bir kesim teletıp uygulamalarını kullandığını belirtiyor. Araştırmaya Türkiye’den katılan bireylerin de %12’si bu uygulamaları kullandığını belirtirken, sadece %8’i tekrar kullanacağını iletiyor. Teletıp uygulamalarını en çok kullanan ülkeler ise Suudi Arabistan (%31), Hindistan (%27) ve Çin (%24) olarak karşımıza çıkıyor. Teletıp uygulamaları konusunda en hevesli ülkeler yani bu uygulamaları henüz kullanmamış ama denemek isteyenler ise Sırbistan (%60), Çin (%59) ve Türkiye (%57) olarak sıralanıyor. Sağlık konusunda yeni teknolojileri denemeye açık olduğumuzu burada belirtmek yanlış olmaz. 

Kan basıncınızı, uyku kalitenizi vb detayları düzenli olarak ölçen akıllı bileklikler, bluetooth bağlantılı cihaz üzerinden bebeğinizin ateşini takip edebileceğiz uygulamalar, felçli hastaların fizik tedavi gelişmelerini takip edebilecekleri akıllı eldivenler… Her geçen gün sağlık konusunda çok çeşitli dijital cihazlar hayatımıza girmeye başladı. Sağlık teknolojilerinin kullanımını sorguladığımız ikinci açı da bu bağlantılı sağlık cihazlarıydı. Bu kısımda: “Sağlığınızı yönetmek için hali hazırda veya daha önce bağlantılı bir sağlık cihazı veya aracı kullandınız mı?” diye katılımcılara soruldu. Global ortalamada %37’lik bir oran bu cihazları bir şekilde kullandığını belirtirken bunların %12’si halihazırda kullanmaya devam ettiğini belirtiyor. Araştırmaya Türkiye’den katılan bireylerin %9’u bu tür cihazları hali hazırda kullandığını belirtirken, %21’i ise daha önce kullandığını ama şu anda kullanmadığını iletiyor, %70 ise bu cihazları hiç kullanmadığını beyan ediyor. 

Teletıp uygulamaları ve bağlantılı cihazları kullanma oranları dünyada da Türkiye’de de oldukça düşük… Bu teknolojileri kullanmamızı engelleyen unsurları da bu araştırma kapsamında belirledik. Buna göre dünya çapında en büyük bariyer maliyet olarak karşımıza çıkıyor, bunu konuyla ilgili yeterince bilgi sahibi olunmaması izliyor, belirtilen diğer önemli bir yorum ise bu konuda herhangi bir şeyin bireyleri engellemediğinin belirtilmesi… Diğer bariyler de “ilgisizlik” ve “kişisel verilerin güvenliği konusundaki endişeler” olarak karşımıza çıkıyor. Araştırmaya Türkiye’den katılan bireyler de en büyük bariyeri maliyet olarak belirtiyorlar, global ortalamada olduğu gibi yeterince bilgi sahibi olunmaması ve bir engellerinin olmaması gibi yorumlar da önemli derecede iletilmiş. Türkiye sonuçlarında globale göre tek farklılaşma ise kişisel verilerin güvenliği konusundaki endişelerde görülüyor, burada globale oranla daha az endişeli olduğumuz görülüyor. 

Bu teknolojileri hekimlerimiz tedavinin bir parçası olarak önerirlerse kullanma ihtimalimiz yüksek olarak görünüyor. Bu konuda hekimlerine en çok güvenen ülkeler Sırbistan (%85) ve Türkiye (%84) olarak karşımıza çıkıyor. 

Araştırma Künyesi 

Araştırma 25 Mayıs – 8 Haziran 2018 tarihleri arasında toplam 23,249 bireyle 28 ülkede gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında sorular, Ipsos Online Paneli üzerinden toplam 28 ülkeden bireylere iletilmiştir. Araştırma kapsamındaki ülkeler: Arjantin, Avustralya, Belçika, Brezilya, Kanada, Kolombiya, Şili, Çin, Fransa, Almanya, Macaristan, Hindistan, İtalya, Japonya, Malezya, Meksika, Peru, Polonya, Rusya, Suudi Arabistan, Sırbistan, Güney Afrika, Güney Kore, İspanya, İsveç, Türkiye, İngiltere ve ABD. 

Şu ülkelerden yaklaşık olarak 1000’er birey araştırmaya katılmıştır: Avustralya, Brezilya, Kanada, Çin, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Malezya, İspanya, İngiltere ve ABD. Diğer ülkelerde ise 500’er bireyle araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın gerçekleştirildiği 16 ülkede veriler genel nüfus profiline ve temsiliyetine dönük olarak ağırlıklandırılmıştır. Brezilya, Şili, Çin, Kolombiya, Hindistan, Malezya, Meksika, Peru, Rusya, Suudi Arabistan, Güney Afrika ve Türkiye’de ise örneklem genelden ziyade orta ve üst gelir grubu ve internet erişimi olan nüfusu temsil etmektedir. Her hâlükârda bu sosyal gruplar önemli ve büyüyen bir orta sınıf olduğu için sonuçlar bu ülkelerin nabzını anlamak için önemli göstergelerdir. 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?


8 Haftada Dijital Mükemmeliği Yakalayın!
Eğitimi İncelemek İstiyorum
Digital Excellence Program'da Erken Kayıt Fırsatından Yararlanın
close-link