Profesyonellerin Kaçınması Gereken 7 Sosyal Medya Hatası

İnternet üzerinde herhangi bir kişi hakkında arama yapın. Bugüne kadar kaydolunan forumlar, blog yorumları, sosyal medya hesapları ve dahasıyla karşılaşırsınız. İşin daha rahatsız edici boyutu ise insanların sosyal medya ağlarındaki herkese açık profillerini görüntülediğinizde kişisel görüşleri, zevkleri ve alışkanları hakkında anında bilgi sahibi olabilirsiniz.

Mesleğini ileri düzeye taşıyarak başarılı bir kariyer inşa etmek isteyen bir profesyonel için internet birçok tuzakla doludur. Neredeyse herkes için istediği şeyi öğrenmenin çok kolay olduğu bir dünyada yaşıyoruz.

Bu nedenlerden ötürü, diğerlerinin yanı sıra, profesyonellerin kariyerlerini inşa ederken sosyal medyada kaçınılması gereken yaygın hataların farkında olmaları eskisinden daha önemlidir.

1. LinkedIn’de Yapılan Kişisel ve İş Dışı Paylaşımlar

LinkedIn’in profesyonel dünyasında bu tamamen uygunsuz ve profesyonellik dışıdır. Bu sosyal ağ, profesyonellerin diğer profesyonellere ulaşması için oluşturuldu. İlham verici sözler, son tatilinizden fotoğraflar ya da sevimli bir kedinin görüntüleri ciddi manada profesyonellik dışı ve neredeyse rahatsız edici.

LinkedIn’de profesyonel olmayan herhangi bir şeyin paylaşılması, diğer profesyonellerin zihninde göz ardı edilemez bir olumsuz etki oluşturur. Başkalarının yaptığınız işi anlamalarına yardımcı olacak, alakalı paylaşımlar yayınlamak ve aynı alanda çalışmalar yaptığınız, meslektaşı olduğunuz kişilerle bilgi alışverişi yapmak tamamen uygundur.

2. Yazım Yanlışları ve Hatalı Kullanımlar

Paylaşımı yapılan sosyal medya içeriklerinin hatalı yazımları ve dilbilgisi yanlışları, içeriğin niteliğine bakılmaksızın paylaşan kişi hakkında insanların kafasında olumsuz düşünceler oluşmasına sebep olabilir. Bu da hedef kitlenize, muhtemelen çok güvenilir bir kaynak olmadığınızı gösterir. Yanlış yazıma ve dil bilgisi hatalarına alışmak, insanların gözündeki ciddiyetinizi bitirebilir.

Paylaşımlarınızı her zaman iki defa kontrol edin ve hiçbir zaman kendi kendinize “Ben büyük harfle yazmam.”, “Ben bağlaçları bitişik yazarım.” ve “Ben bu kelimeyi böyle yazmayı seviyorum.” gibi dil kuralları üretmeyin. İnsanlarla paylaştığınız metinler, onlara olan saygınızı da gösterir.

3. Belirsiz veya Amaçsız Mesajlar

Bir profesyonel olarak, takipçileriniz söylediklerinizin arkasında bir amaç bekler. Herhangi bir şey paylaşmadan önce şu soruları yanıtlayın:

  • Bu gönderinin amacı nedir?
  • Hedef kitlemle alakalı mı?
  • Bu paylaştığım içerik beni yetersiz (ya da aptal) gösteriyor mu?

İster bilgilendirici, ister yararlı veya harekete geçirici olsun, her mesajınız bir amaca yöneliktir. İnsanların kafasındaki profesyonellik imajını sarsmamak çok önemlidir.

4. Sosyal Medya Hesabını Hem Kişisel Hem de Profesyonel Amaçla Kullanmak

Maalesef sosyal medya, hesaplarını hem işle ilgili hem de kişisel amaçlarla kullanan profesyonellerle doludur. Birçok kişi, kişisel görüşlerinin kendisini takip eden ve dikkate alan insanlara ne kadar olumsuz bir etkisinin olduğunu bilmiyor.

Sosyal ağlar kolaylıkla “kişisel” veya “profesyonel” olarak ayrılabilir. Herkesin faydalanabileceği birçok özelliğe sahip olan bu ağların, kişiselliği ve profesyonelliği birbirinden ayırma becerileri de vardır ve kullanılmalıdır. Örneğin; bir gayrimenkul profesyonelinin, kendi pazarıyla etkileşime girmek için sosyal medyayı kullanması uygundur. Fakat bu ağlarda siyaset veya din hakkında yaptığı bir veya iki paylaşım kariyerini mahvedebilir.

5. Sadece Kendi İnternet Sitesinden İçerik Paylaşmak

Sosyal medya, insanların sosyalleşmesine fayda sağlamak için var. Sadece internet sitenizdeki şeyleri paylaşmak, sizi takip eden insanlara sadece kendinizi kaynak olarak gösterdiğinizi düşündürür. Son zamanlarda, Google’ın SEO güncellemeleri yalnızca kendilerini referans veren internet sitelerini cezalandırıyor. Bunun nedeni, yalnızca kendi görüşleriyle yine kendine hizmet eden bir zihniyeti engellemek. Kitlenize ne kadar çok değer verirseniz, o kadar değerli olursunuz. Değerin nereden geldiği ise önemli değildir.

6. Gizli Bilgiler Paylaşmak

Sosyal medya, gizli profiller bile olsa, bazı açıklar ve özel durumlar göz önünde bulundurulduğunda aslında herkese açıktır. Bunun yanında, paylaşılan her şey kalıcıdır ve kayıt altında tutulmaktadır.

Bir profesyonel şunun farkında olmalıdır ki; rakipler, sosyal medya üzerinden diğerlerini izleyebilirler. Mesela benim tanıdığım bazı kişiler, “Acaba rakipler ve beraber çalışma potansiyeli gösteren hedefler, sosyal medya üzerinden ne paylaşıyor?” diye uyarıcılar ekliyorlar ve böylece kimin ne paylaştığından haberleri oluyor. İlerleyen zamanlarda başınızın ağrımasını istemiyorsanız bu maddeye önem verin.

7. Düşman Edinmek

Birçok kez yaptığımız yorumlar, paylaştığımız gönderiler, beğendiğimiz videolar, bir şeyi veya birilerini korumak için giriştiğimiz tartışmalar ve bunun gibi birçok faaliyetimiz; karşımıza başkalarını almamıza neden olur. Fakat karşımıza aldığımız kişiler veya farkında olmadan akıllarında kötü şekilde yer ettiğimiz insanlar, hayatımızın ileriki aşamalarında bizler için engel oluşturabilir.

Fikirlerimizi belirtmekte ve medeni tartışmalar yapmakta elbette özgürüz. Fakat bunu, bu seviyede tutmak, yani seviyeyi düşürmemek önemlidir. Uzun vadede maddi veya manevi olarak zarar görme ihtimalimizin yüksek olduğu bu durumlara karşı dikkatli olmak, bizi tam anlamıyla bir profesyonel yapar.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Yeni medya ve kesintisiz iletişim alanları üzerinde araştırma ve çalışmalar yapıyor. Ayrıca kritik ve analitik düşünmeye önem veriyor. Sosyal medya stratejileriyle ilgili. Dijital pazarlama iletişimi alanındaki tecrübeleri yanında daima öğrenci.

Bir Cevap Yazın

Milyonlarca Dolar Kazandıran Basit Ama Çılgın Fikirler

Ünlü düşünür Montaigne “Fikirler güçlü varlıklardır; önlenemezler, asla cesaretlerini kaybetmezler.” der. Reklam, pazarlama ve startup ekosistemi dahiyane fikirler etrafında döner. Bazen aklınızda şimşekler çaktıran fikirler kalabalıkların dikkatini çekmezken, bazen de “Delilik bu!” denilen fikirler size yeni dünyaların kapısını açtırabilir. Peki nasıl bir fikir bulmalı ki hayal ve hedeflerinize giden yolda size milyonlar kazandırıp yeni platformlara yelken açmanızı sağlasın? Farklı alanlarda başarılı olmuş basit ama çılgın fikirleri derlediğimiz bu yazının size ilham vermesini diliyoruz.

Milyon Dolarlık Sayfa

Alex Tew, 21 yaşındayken üniversite masraflarını karşılamak için çözüm ararken milyon dolarlık web sayfası fikrini bulmuş. Bir milyon pikselden oluşan bir internet sayfası tasarlayarak, her bir piksel alanına 1 dolarlık reklam alan bu İngiliz gencin fikri dört aydan kısa bir süre içinde viral olunca, tüm reklam alanlarını satmayı başararak 1 milyon dolar kazanmış. Sonrasında okulu bırakan Tew, Calm adlı yeni bir girişim kurarak yoluna devam etme kararı almış.

Post – it Notlar

Dünyanın her yerinde karşımıza çıkan, ofis çalışanlarının ve öğrencilerin hayatını kolaylaştıran bu renkli notlar nasıl ortaya çıktı dersiniz? Amerikalı kimyager Dr. Spencer Silver 1968 yılında yeni çeşit güçlü bir yapıştırıcı keşfetme çalışmaları yaparken, kolayca yapıştırılıp çıkarılabilen bir yapıştırıcı üretiyor. Meslektaşı Art Fry bir gün kilisede ilahi söylerken farkediyor ki kutsal kitabına aldığı notlar kayıp düşerek, işaretlediği yerleri kaybetmesine sebebiyet veriyor. Silver’ın bulduğu yapıştırıcıyı notlarına sürüp kitabında işaretlemeye başlamasıyla da bugün dünyanın her yerinde karşımıza çıkan organizasyon gereci Post – It’ler de hayatımıza girmiş oluyor. Bugüne kadar Post – It’ler 1 milyar dolardan fazla kâr getirmiş durumda.

Gülen Sarı Yüz

Hepimizin aşina olduğu bu ifade tarihte ilk olarak Türkiye’de bulunan milattan önce 1700’lü yıllara ait bir Hitit testisinde  karşımıza çıksa da, günümüzde ticari bir marka haline gelmesi 1960’lı yıllara dayanıyor. Dijital dünyanın olmazsa olmazı ruh hali yansıtıcısı Smiley’nin tarihi hakkında çeşitli spekülasyonlar olsa da ikonun ilk ticari hakkını Bernard ve Murray Spain kardeşler “İyi günler!” mottosunu da marka haklarına ekleyerek almışlar. Sonrasında olabildiğince bunu yaygınlaştırmaya çalışarak T-shirtlere, etiketlere ve daha bir çok ürüne entegre ederek ünlü bir ikon haline getirmişler. Girişimcilerine daha ilk yıllarda 50 milyon dolardan fazla kazandıran ikonun ticari hakları, 2000 yılında Dollar Tree şirketine 500 milyon dolar karşılığında satıldı. Bu sarı benizli gülen ikonun ayrıntılı tarihine göz atmak isterseniz buradan okuyabilirsiniz.

Slinky

Ülkemizde stres yayı, helezon yay, yürüyen yay gibi isimlerle anılsa da kendisini bilip adını bilmediğimiz bu oyuncak özellikle 90’lı yılların çocuklarının en büyük eğlencesi olmuştur. Gemi inşaat mühendisi Richard James tarafından 1943 yılında gemilerdeki hassas ekipmanları bir arada tutmak için üretilen bu yaylar, bir gün James’in duvara fırlatmasıyla yere düşmeyip o ünlü “yürüme” hareketini yapması sonucu bugün Time gazetesinde tüm zamanların en harika oyuncağı ünvanını kazandı. Eşine oyuncak fikrini anlattıktan sonra sözlükleri karıştıran James, bir İsveç terimi olan Slinky ismini buluyor. “Parlak ve kıvrımlı” Bu kazara oyuncak olan renkli yaylar James ve ailesine 250 milyon dolardan fazla kazandırmış. Gelmiş geçmiş tüm Slinky reklamlarını izlemek isterseniz buradan buyrunuz.

Pet Rock

Evcil Kaya – Pet Rock, 1970’li yıllarda yoğun iş temposundan dolayı evcil hayvan besleyemeyen insanları farkeden reklamcı Gary Dahl tarafından bulunmuş dahiyane bir pazarlama fikri. Kutulara koyduğu mini kaya parçalarının yanına bir de “Evcil kayanızın bakım ve eğitim klavuzu”nu ekleyerek, her birini 3.95 dolardan satışa sunmuş. Bunun 3 doları ise kâr olarak Gary’ye kalmış. En iyi evcil hayvan ses çıkarmayan, hastalanmayan, sizden bir şey talep etmeyen ve ölmeyendir sloganıyla Gary Dahl, bu çılgınca fikri dahiyane algı yönetim tekniklerini kullanarak başarıya ulaştırmış ve sadece 6 ayda 15 milyon dolardan fazla kazanmış. Her ne kadar mucidi aramızdan ayrılmış olsa da, bu sevimli Evcil Kaya Amerika’da hala satışa sunuluyor.

Amabrush

Dünyanın ilk tam otomatik diş fırçası sloganıyla karşımıza çıkan Amabrush sadece 10 saniyede ve tek bir tuşa basarak aynı anda tüm dişlerinizi temizlemeyi vaat ediyor. Uluslararası kitlesel fonlama sitesi Indiegogo‘da bir aydan az bir sürede €4,295,409 toplamayı da başarmış.

Bir fikri hayata geçirmeden önce kendinize inanın. Sonrasında öncelikli pazar araştırmaları yapmayı, farklı güruhlardan her ne kadar sert eleştirilerle yüzleşmek zorunda kalsanız da görüş almayı ihmal etmeyin. Aslında kim ne derse desin, eğer siz kendinize ve fikrinizin potansiyeline inanıyorsanız tek yapmanız gereken sadece biraz cesur olmak. Cesur olun ve sesinizi dünyaya duyurun.

Dahiyane fikirlerin zihninizde canlandığı mutlu bir hafta dilerim. :)

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pantone 2018’in Rengi “Morotesi” İçinde Gizli Bir Mesaj mı Taşıyor?

2018 için kendimizi yavaş yavaş hazır hissetmeye başlamışken Pantone  2018’in rengini açıkladı. Gelecek yıl neredeyse her yerde göreceğimiz trend renk morötesi (ultra violet) olacak.

2000 yılından bu yana “Yılın Renklerini” belirleyen Pantone, 2018’de tasarım trendlerine yön vermesi beklenen PANTONE 18-3838 TCX Ultra Violet Pantone tarafından “çarpıcı bir şekilde kışkırtıcı ve anlayışlı” olarak nitelendirildi.

Pantone Color Institute Direktörü Leatrice Eiseman’a göre, 2018’in rengi Morotesi bizi geleceğe taşıyacak olan vizyoner düşünce, orijinallik ve yaratıcılığı temsil eden güçlü bir mor tonu olarak potansiyelimizi daha üst seviyelere çıkarmayı hedefliyor.

Aslında 2018’in renginin 2017’nin rengi yeşili (greenary) takip ettiğini belirten Pantone,  yeşili “kargaşa içindeki sosyal ve politik çevre arasında özlemini çektiğimiz dinginlik” olarak tanımlarken, morotesi için ise eğer 2017 güveni temsil ediyorsa 2018’de tutku ve geleceğe bakmayı temsil etmeliydi şeklinde düşünüyor.

Yeni teknolojilerin keşfedildiği, galaksinin sınırlarının daha da aşıldığı günümüz dünyasının sanatsal ifade ediliş ve ruhsal yansımasının rengini en iyi morötesinin temsil edeceğini düşünen Pantone’un seçiminin arkasında unutulmaz pop kültür ikonları David Bowie, Jimi Hendrix ve tabii ki doğa yer alıyor.

Bununla beraber kırmızı ve mavi gibi taban tabana zıt iki rengin bir araya gelerek oluşturduğu bir renk olan mor, iç mekan tasarımcısı Martin Kesselman’a göre daha derin bir anlam taşıyor olabilir. Öyle ki Kesselman iki zıt rengin oluşturduğu bu rengin cesareti temsil ettiğini ve özellikle bu sene kendini her türlü zorbalığa karşı cesurca ifade edebilmiş, seslerinin duyulmasını isteyen kişilerden ilham almış olabileceğini düşünüyor. Ve tasarım trendlerinin de bu akımı yansıtacağına inanıyor.

Ne dersiniz bu senenin renginde cesareti tetikleyen gizli bir mesaj olabilir mi?

 

 

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link