Okullarını Bitirmeden Hayata Atılan 10 Ünlü Milyarder

İyi bir okulu bitirmiş olmak önemli fakat diploma her zaman iyi bir kariyerin, başarılı bir iş hayatının garantisi olmayabiliyor. Günümüzün en zengin insanlarının bir kısmına baktığımızda ya okullarını yarıda bırakmış ya da akademik eğitime dahil bile olmamış olduklarını görüyoruz. Eğitimsizlikle yoksulluk arasında bir doğru orantı varken bu insanlar yetenekleri ve belki de yaver giden şanslarıyla birer istisna olmayı başarabilmişler. İşte okullarını bitirmemiş 10 dolar milyarderi:

1 – Bill Gates, Microsoft’un Kurucusu

Serveti: 90 Milyar Dolar                                                                                                                                                                                                                                                                         

İlk yazılımını 13 yaşında yazan Bill Gates, 1973 yılında girdiği Harvard Üniversitesi’inden 1975’te atıldı ve elindeki 100 dolarla Microsoft’u kurdu. Gates, 2007 yılında Harvard’dan Onur Madalyası aldı.

2 – Mark Zuckerberg, Facebook’un Kurucusu

Serveti: 73.1 Milyar Dolar

1984 doğumlu Zuckerberg, henüz Harvard’da bir öğrenciyken okulun en yakışıklı ve en güzel öğrencilerinin seçildiği facemash.com sitesini kurdu. Siteyi kurmak için okulun veri tabanını hacklediği ortaya çıkan Zuckerberg disiplin cezası aldı ve okuldan ayrıldı. 19 yaşında Facebook’u kurdu.

3 – Larry Ellison, Oracle’ın Kurucusu

Serveti: 58.8 Milyar Dolar

1944 yılında doğan Larry Ellison da Steve Jobs gibi evlatlık verilmiş bir çocuktu. Gençlik yıllarında kendisini evlat edinen annesinin vefatı sonrası, üniversiteyi bıraktı. 8 yıl boyunca farklı alanlarda farklı işler yapan Ellison, 1982’de Oracle Systems Corporation’ı kurdu.

4 – Li Ka-Shing, Cheung Kong Holdings Kurucusu

Serveti: 36.2 Milyar Dolar

Ka-Shing, 50’den fazla ülkede 310 bin çalışana sahip Cheung Kong’un sahibi. Henüz 15 yaşındayken babasını kaybettiği için ailesinin geçimini sağlamak durumunda kalır. Bir plastik atölyesinde çalışmaya başlayan Ka-Shing zamanla kendi fabrikasını kurmuş, sonrasında emlak sektörüne geçiş yaparak büyük bir servet elde etmiştir. Asya’nın en zengin insanı liseyi bitirememiş olmasına rağmen eğitime çok saygı duyduğunu söylüyor.

5 – Michael Dell, Dell’in Kurucusu

Serveti: 24.2 Milyar Dolar

Ailesinin doktor Michael’ın doktor olmasını istiyordu. Texas Üniversitesi’nde biyoloji okuyan Michael ise zamanını gazetelere verdiği reklamlar sayesinde bilgisayar satışı yaparak değerlendiriyordu. 1000 dolarlık bütçeyle kurduğu şirket büyümeye başlayınca, 18 yaşındayken kendi isteğiyle okulu bıraktı.

6 – Steve Jobs, Apple’ın Kurucusu

 

Serveti: 12 Milyar Dolar

Paul ve Clara Jobs çiftinin evlatlık çocukları olan Steve Jobs, 1972’de Oregon’daki Reed Üniversitesi’ne girdi ancak akademik hayattaki disipline uyum sağlayamadığından okulunu bıraktı ve kendi şirketi Apple’ı kurdu. Steve aynı zamanda Pixar animasyon şirketinin de sahibiydi.

7 – Jan Koum, Whatsapp’ın Kurucusu

Serveti: 9.8 Milyar Dolar

Koum, günlük hayatımızın vazgeçilmezi olan mesajlaşma uygulaması Whatsapp’ın kurucusu. Yahoo’da çalışmak için üniversiteyi bırakan Koum 9 yıllık çalışma hayatının ardından Whatsapp’ı kurdu. Whatsapp 2014 yılında Facebook tarafından 22 milyar dolara satın alındı.

8 – Ralph Lauren, Polo’nun Kurucusu

Serveti: 8.2 Milyar Dolar

Ralph Lauren henüz lise yıllarındayken arkadaşlarına kravat satarak para kazanıyordu. Liseyi bitirdikten sonra Baruch College’a bir süre devam eden Lauren, orduya katılmak üzere okulu bıraktı. Ordudan ayrıldıktan sonraysa bir şirkette tasarımcı olarak çalışmaya başladı, tasarımları beğenilmeyince şirketten ayrılıp kendi şirketi olan Polo’yu kurdu.

9 – Steven Spielberg, Yönetmen-Yapımcı

Serveti: 6 Milyar Dolar

Henüz 16 yaşındayken ilk filmi Firelight ile adını duyuran Spielberg, bir çok film okulu tarafından düşük notları nedeniyle reddedilir. California State Üniversitesi’nde öğrenciyken, Universal Stüdyoları’ndan aldığı teklif üzerine okulu bırakır. Spielberg; E.T, Jaws, Jurassic Park, Schindler’in Listesi gibi popüler filmlerin yönetmenliğini yaptı.

10 – Jack Dorsey, Twitter’ın Kurucu Ortağı

Serveti: 3.1 Milyar Dolar

Aslında başarılı bir öğrenci olan Dorsey, New York Üniversitesi’nde okurken aklına gelen bir fikirle okulu bıraktı ve üç ortağıyla birlikte Twitter’ı kurdu. 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

Jeff Bezos’un İşe Alım Sürecinde Dikkat Ettiği 3 Şey


E-ticaret devi Amazon, şu anda dünyanı en değerli markalarının başında yer alıyor. Şirket, bu başarısını büyük ölçüde kurucusu Jeff Bezos‘a borçlu. Jeff Bezos, 1994 yılında Amazon’u bir online kitap mağazası olarak kurdu. Şimdi ise 563 bin çalışanı bulunan devasa bir şirket. Jeff’ Bezos’un Amazon’da her zaman titizlik gösterdiği şeylerden biri işe alım sürecidir. YourStory isimli internet sitesinin paylaştığı yazıya göre, Bezos, 1998 yılında hissedarlara yazdığı mektupta, işe alım sırasında dikkat ettiği şu 3 önemli sorudan bahsetmiştir:

İşe Almayı Düşündüğünüz Kişi, Hayranlık Duyabileceğiniz Biri mi?

Bir çalışan ile ilgili sorulacak en önemli sorulardan biri, “Bu kişiye hayran olacak mısınız?” sorusudur. Jeff Bezos, hayran olabileceğiniz bir kişiyi işe almanın önemini hissedar mektubunda şu şekilde açıklıyor:

“Hayatında hayran olduğun insanları düşünürsen, onlar muhtemelen bir şeyler öğrenebildiğiniz ya da örnek aldığınız kişilerdir. Kendim için, her zaman hayran olduğum insanlarla çalışmak için çok uğraştım ve ben burada insanları aynı şekilde ısrarcı olmaları için teşvik ediyorum.”

Hepimiz sevdiğimiz ve hayran olduğumuz insanlardan bir şeyler öğrenmek istemez miyiz? İşte bu, iyi çalışanları işe almanın anahtarıdır. Bu nedenle işe alacağınız kişinin hayranlık kıvılcımı saçması büyük önem taşımaktadır.

Bu Kişi, Şirketin Verimliliğini Artırır mı?

Jeff Bezos’un ikinci sorusu, “Bu kişi girmekte olduğu grubun ortalama etkinlik seviyesini artırır mı?” sorusudur. Bezos, mektupta bu sorunun amacıyla ilgili olarak şunları söylüyor:

“Entropi ile savaşmak istiyoruz. Çubuğun sürekli olarak yukarı çıkması gerekiyor. İnsanlardan şirketin beş yıl sonrasını gözlerinin önüne getirmelerini istiyorum. Bu noktada, her birimiz etrafına bakmalı ve “Şu anda standartlar çok yüksek. Yaptığımda içeri girdiğime sevindim!” demeliyiz.”

Jeff Bezos, çıtayı daha fazla yükseltmenin ve standartlar belirlemenin önemli olduğuna inanıyor. Bu nedenle ekibe katılan her bireyin sadece etkili olması yeterli değil, aynı zamanda standardın yükseltilmesine de yardımcı olması gerek.

Bu Kişi, Hangi Boyutta Bir Süperstar Olabilir?

Bezos’un üçüncü sorusu, “Bu kişi, hangi boyutta bir süperstar olabilir?” sorusudur. Jeff Bezos, hissedar mektubunda bu soruyla ilgili olarak şu ifadeleri kullanıyor:

“Birçok insan, hepimiz için çalışma ortamını zenginleştiren eşsiz becerilere, ilgi alanlarına ve bakış açılarına sahiptir. Buradaki bir kişi, Ulusal Yazım Arısı (National Spelling Bee) şampiyonu. Bunun günlük işlerinde ona yardım etmediğinden şüpheleniyorum. Ama ara sıra antrede hızlı bir meydan okuma ile ona takılırsanız, burada çalışmak daha eğlenceli hale gelir.”

Bu gibi durumlarda, kişi hala başarılı bir kişidir ve eğer bu tür ilgi alanlarına ve hobilere ellerinden gelenin en iyisini verirse, işinde kesinlikle sivrilecektir ve ona saygı gösterecektir. Kurumların, çalışanların işyerinde sergileyebileceklerinin ötesindeki yeteneklerine saygı göstermeleri son derece önemlidir.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Mountain Dew Türkiye Pazarında

2018 yılında Türkiye’de faaliyet gösteren içecek işletmelerinin ürün ithalatında ve Amerikan menşeli markaların Türkiye’ye getirilmesinde artış yaşanıyor. Bu girişimlerin sonuncusu Pepsi Company‘den geldi ve Fruko meşrubata yetki verilerek limon aromalı gazlı içecek Mountain Dew’in Türkiye’de üretimi ve Türkiye pazarına giriş süreci başlatıldı.

Mountain Dew’i konu almamın birkaç sebebi var:

  1. ABD satış rakamlarının yüksek olması.
  2. Markanın çıkışından sonra gerçekleştirdiği başarılı konumlandırma stratejisi.

Tennessee eyaletinde 1940 yılında alkollü içecekler için bir karışım olarak düşünülen Mountain Dew, içecek formülünde değişikliğe gidilerek 1948 yılında gazlı içecek haline getirildi. Güney eyaletlerde “ay ışığı”nı tanımlamak için kullanılan Mountain Dew deyişi ise markanın ismi haline geldi. Mountain Dew, ABD’de “hillbilly” olarak tarif edilen çiftçileri ve çiftçi ailelerini hedef kitlesine almıştı. Tennessee’nin güney eyaletlerinden biri olması, öncelikle hedef pazarın güney eyaletler olmasına neden oldu. “Willy the Hillbilly” karakteri yaratılarak dönemin ilk reklam filmleri çekildi.

1964 yılında Pepsi grubu tarafından satın alınan marka, modern bir logo ile birlikte ürünün hedef kitlesini değiştirmeyi tercih etti ve hedefine genç nüfusu aldı. Logo tasarımında “mountain” kelimesini “mtn” olarak kısaltan marka, extreme sporlar ve e-spor kategorileri başta olmak üzere promosyon çalışmaları gerçekleştirmeyi sürdürüyor. World of Warcraft, Halo, Call of Duty, Dead Rising, Forza Motorsport gibi oyunlar için özel ambalaj tasarımı ve içecek aroması çeşitlendirmesi gibi çalışmalar yapılıyor.

Ekstrem spor kategorisinde sponsordan ziyade organizatör olmayı tercih eden marka “DEW Tour” serileriyle BMX, kaykay, motokross başta olmak üzere yaz ve kış ekstrem spor etkinlikleri düzenlemeye devam ediyor.

Markanın Amerikan Ulusal Futbol Ligi finali olan “Super Bowl” maçlarında verdiği reklamlar ise içeceğin ulusal pazar başta olmak üzere, faaliyette olunan pazarlarda bilinirliğini artırıyor. 2018 Super Bowl maçında yine bir Pepsi grubu markası olan Doritos cips ile ortak bir reklam çalışması yürütüldü. Reklamda Morgan Freeman ve Peter Dinklage başrol oynuyor. İlk çekilen reklam filmi ile en çok bütçe ayrılan reklam filmi arasındaki fark göz alıcı…

Mountain Dew’in ABD pazarında 8 farklı çeşidi bulunurken, marka yöneticileri Türkiye’ye giriş için kalorisiz Mountain Dew çeşidini seçti. Kalorisiz Mountain Dew ürünün seçilmesinde Türkiye’de son yıllarda şekerli ve gazlı içeceklerin toplam satışında yaşanan gerileme ve toplam satışlarda yaklaşık %6 seviyesinde olan şekersiz içecek talebinin artışı dikkate alınmış olabilir. Türk tüketicisi şekersiz ve kalorisiz ürünleri tercih etmeyi sürdürüyor. İçecek tüketiminde tüketicilerin şekersiz ürün talebi satışlara yansıyor.

Türkiye’de 450 mililitre ve yukarıda görülen şişe tasarımıyla satışa sürülen içecek, 2.25TL’ye satılıyor. Ürüne zincir marketlerden ulaşabilirsiniz. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link