Öğle Molalarının İş Hayatınızdaki Başarınızı Etkileyen 4 Önemli Katkısı

Kurumsal yaşam, özellikle de özel sektör çalışanlarına bazen öğle molalarından feragat etmeyi gerektiriyor. Bazen bir sunum, bazen acil yetişmesi gereken bir raporun peşinde bu molalar güme gidiyor. Sarah Landrum ise Business Insider’daki yazısında, bu molaların öneminden ve verimli kullanımından bahsediyor.

Saraha Landrum’un yazısının özeti elbette ki kendinizi bu molalarda da çalışarak geçirmemeniz. Ancak alt metnine baktığımızda bu tarz durumların kendinize verdiğiniz değeri ve işe olan bağlılığınızı zayıflatacağını ve en nihayetinde de kendi kendinizi tüketmeye neden olacağından bahsediyor.

Businessman Holding Head in Hands --- Image by ©LWA-Stephen Welstead/CORBIS

  1. Öğle Molalarını Rahatlamak İçin Kullanın

Çoğunlukla işler, stres yüklü ve büyük sorumluluklar altında olduğunuz durumlar olduğu için bu yükünüzü öğle molalarında ufak rahatlamalarla başarınızı etkilemeyecek bir hale getirebilirsiniz. Başarılı olmak için elbette molaya ihtiyacınız olmayabilir, ancak biraz da olsa bu tarz molalarda rahatlayabilmek, işinizi bir adım öteye taşımaya yardımcı olacaktır. Hatta başarının daha kalıcı hale gelmesini sağlayacaktır.

  1. Gözünü Açmasını Sağlayın

Gözünüz başarı arkasında kör olmuşsa, işyeriniz artık ikinci hatta belki de tek eviniz olmaya başlamış olabilir. İşte bu riskli durumu engellemek için öğle molaları bulunmaz bir fırsat. Öğle molalarında işyeri dışında bir yerde yemek yeme fırsatınız varsa, bu alternatif bile sizin biraz da olsa iş hayatından uzaklaşıp farklı şeyleri görmenizi sağlayacaktır.

pic8b

  1. Çalışma Arkadaşlarınızı Tanıma Fırsatını Kaçırmayın

Kurumsal yaşamda hele ki plaza hayatında çok fazla çalışanla bir arada olmanıza rağmen, tanıdıklarınız beraber iş yaptığınız kişi kadardır. İşte bu molalar sayesinde arkadaş çevrenizi genişletme fırsatı yakalamanız işten bile değil. Bu sayede ileride beraber iş yapma potansiyeliniz olan iş arkadaşlarınızı daha önceden tanıyarak takım çalışmasını daha başlamadan verimli hale getirebilirsiniz.

  1. Özel İşleriniz İçin Vakit Yaratın

Diyelim ki, ofis dışında halletmeniz gereken önemli bir işiniz var. Ve, bunun için mesai saatinizden çalmak istemiyorsunuz. Öğle araları böyle durumlarda imdadınıza yetişebilir. Bu arayı akıllıca kullanarak, mesai saatinizden de çalmadan özel işlerinizi tamamlayabilirsiniz. Böylece, mesai saatinde ofis dışında bulunmanın getirdiği stresi çekmemiş olursunuz.

Yani işin özü, zaten legal olarak tanınan bir mola hakkını daha verimli kullanmak ve başarıyı sağlayacak adımlarda basamak olarak kullanmak sadece günü kurtarmaktan daha önemli olacaktır. Bu uygulamarı iyi uygulamakta fayda var…

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

ODTÜ İşletme Bölümü mezunu olan Cemil Hayri Durgun, 2012 yılından bu yana Pazarlamasyon'da yazar hayatını sürdürmekte. Bunun yanı sıra 2013 yazından beri PTV direktörlüğü ve yönetim kurulu üyeliği sorumluluklarını yerine getirmektedir. Profesyonel yaşamına PepsiCo bünyesinde pazarlama ve yeni ürün süreçlerini yönetme gibi kritik bir görevde başlayan Cemil, şimdi ise kıdemli marka müdür yardımcısı olarak İçim kahvaltılık kategorisi ekibinde görev almaktadır.

Bir Cevap Yazın

Kodak’tan Fotoğrafçılara Özel Kripto Para Birimi

Kripto para çılgınlığına Amerikan şirketi Kodak da dahil oluyor, hem de fotoğrafçılara özel geliştirilmiş bir kripto para versiyonuyla.

Şirket, geçtiğimiz salı günü yaptığı duyuruda WENN Digital ile işbirliğine giderek “KODAKCoin” isimli kripto para birimini tasarladıklarını; bu yeni sanal para biriminin “fotoğrafçılar ve ajansların elini, telif hakları konusunda daha da güçlendireceğini” ifade etti.

Bu fotoğraf-odaklı “Bitcoin” versiyonuna KODAKOne isimli yeni oluşturulan bir platform eşlik edecek. Bu platform, sürekli web-crawling yaparak sistemdeki şifrelenmiş eserleri izleyip koruyor olacak.

Platformun lisanssız görsel kullanımını tespit etmesi halinde, Kodak kullanıcılarını bu doğrultuda ödüllendirecek.

Şirket CEO’su Jeff Clarke şunları söylüyor: “Teknoloji sektöründeki birçokları için “kripto para” ve “blok zincir” moda sözcükler haline geldi fakat uzun zamandır eserlerinin kullanımını denetlemek konusunda sorun yaşayan fotoğrafçılar için bu kelimeler, içinden çıkılmaz görünen bir sorunun çözümü için birer anahtar olacak.”

WENN Digital CEO’su Jan Denecke, bu yeni platformu kullanacak fotoğrafçıların, eserlerinin kullanımından doğacak gelirleri güvenilir bir yolla temin etmesinin önemine dikkat çekerek, KODAKCoin platformunun tam olarak bu güveni sağlayacağını ifade ediyor.

Denecke, “KODAKCoin, platformu kullanan fotoğrafçılara en yüksek uyum standartlarına tabi olarak, adil şekilde ödeme yapacak ve güvenli telif hakkı yönetimi sayesinde yepyeni bir gelir şekli sunuyor olacak.“ diye ekliyor.

TechCrunch’ın haberine göre,  şirketin hisseleri bu duyurunun ardından adeta fırlayarak %44 değer kazandı.

KODAKCoin resmi olarak 31 Ocak’ta ABD, Birleşik Krallık, Kanada ve diğer seçili ülkelerde piyasaya sunulacak.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

L’Oréal’den Başparmağınıza Sığacak UV Işığı Takip Cihazı

Giyilebilir teknoloji tüm sektörlerin kıskacı altında. Peki, neden kozmetiğin de olmasın ki? L’Oréal ilk giyilebilir teknoloji ürününü piyasa sunmaya hazırlanıyor: kişilerin ne kadar güneşe maruz kaldığını göstererek onları güneş koruyu kullanmaya teşvik etmeyi amaçlayan minik bir cihaz!

Ürünün 2018 Tüketici Elektroniği Fuarı’nda (CES) ilk defa tanıtımını yapan şirket, giyilebilir teknoloji sektörüne resmi olarak adımını attığı bu cihazın bataryasız ilk UV sensörünün bu ürün olacağını açıkladı.

Parmağa yapılan bir oje kadar minik bu cihaz onu takan kişiye gerçek zamanlı UV ışınlarına ne kadar maruz kaldığı ile ilgili veri sağlıyor. Bununla beraber kişiye 3 aylık kapsamlı bir bilgi sağlayarak hangi vakitlerde ne kadar sıklıkla güneşe maruz kaldığına dair geniş çaplı bir gözlem verisi sağlıyor.

Tabii UV ışınları ile L’Oréal’in yaptığı ilk çalışma bu değil.Şirket 2016 yılında My UV Patch isimli yapıştırılabilir cihaz ile de bu zararlı ışınlara ne kadar maruz kaldığımızı ölçmeyi hedefliyordu.

Piyasaya sürülmesinden bu yana L’Oréal’ sahibi olduğu La-Roche Posay markası ile 37 ülkeye yaklaşık 1 milyon UV giyilebilir cihazı sürmüş durumda. Akabinde yaptığı tüketici araştırmaları ise bu cihazın kişilerde “güneşten korunma“ davranışı geliştirmesi konusunda yardımcı olabileceğine işaret ediyor. Böylelikle güneş kreminin daha doğru zamanlarda doğru bir şekilde uygulanacağını düşünen marka cihazın hem iş hem de insan hayatını değiştirmek konusunda olumlu yönleri olduğunu düşünüyor.

Ağır ve kullanışsız giyilebilir teknoloji ürünlerine kıyasla bu cihazı “ giyilebilir teknolojinin geleceği” olarak gören L’Oréal, tırnağa yerleştirilerek kullanılabilen cihazın topladığı 3 aylık dataları “anonim” veriler olarak kullanacağını açıkladı.

Bu yıl Amerika Birleşik Devletleri’nde pilot olarak uygulanması planlanan UV cihazının 2019’da müşteri lansmanının yapılacağı ifade ediliyor.

Ne dersiniz, siz böyle bir cihazı kullanır mıydınız?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link