Nike ‘Pro Genius’ ile Zihin Kontrolü Eğitimine Adım Attı 0

Nike Pro Genius ile “mental training” –performans ortamında zihinsel ve ruhsal açıdan kendini kontrol altında tutma eğitimi- dünyasına ilk adımını attı. Pro Genius ile Nike genç futbol oyuncularına, futbol maçlarında zihinsel yanlarını güçlendirmelerine yardımcı olacak araçlar ve teknikler tasarladı.

Pro Genius AKQA, London tarafından sporculara “futbol dehaları gibi antrenman” yapmalarına yardımcı olmak için geliştirilmişti ve şimdi ise Nike’nin futbol uygulamasında 20 farklı dil seçeneği ile yerini almış durumda. Zamanlama ise mükemmel: 2 önemli uluslararası futbol turnuvası ile aynı zaman olan Copa Amerika ve Avrupa Şampiyonası.

AKQA filminin başrol oyuncuları sanki büyük bir maça çıkıyormuş gibi uygulama için hazırlandılar. Film seslendirmesinde, “ İyi ve gerçekten harika olmayı birbirinden ayıran nedir?  Bütün bir millet nefeslerini tutmuş bu maçı beklerken ve onlara tamamiyle güvenirken, onlar nasıl sinirlerine hakim olup, konsantre olabilirler? Onlar birer dahi, şimdi ise beyinlerini de eğitebilirler.”

Bu filmde futbol oyuncuları da yer alıyor ve bunlardan birisinde Cristiano Ronaldo’nun daha önce genç bir hayranı ile beyinlerinin yer değişmesi üzerine kurgulanan “The Swich” adlı reklam filminde de boy göstermesiydi. Bu iki reklam filmi de Nike’nin #sparkbrilliance kampanyasının bir parçası aslında.

Pro Genius for Nike’nin tanıtımını yapan 30 futbolcudan birisi de Instagram’da  62, Twitter’da 43 milyon takipçisi olan Ronaldo. Reklam filminin çekilme zamanı da aslında olabilecek en güzel zaman olan Avrupa ve Amerika şampiyonalarının yapıldığı zaman.

Zihinsel eğitim uygulamaları son zamanlarda oldukça ilgi çekici hale gelmiş durumda. Artık bu uygulamalardan birisi olan Pro Genius’da  karar verme, strateji, güven ve görselleştirme becerilerine odaklanarak , bir dizi zihinsel antrenman oyunlar ve araçlar içeriyor. Bu araçların oluşturulması için ise AKQA Nike ile beraber bir yılını harcayarak birçok farklı spor ile ilgilenen sporcu ve yöneticiler ile çalışarak bu uygulamayı geliştirmiş. Ayrıca Nike  zihinsel eğitim için ürünleri olan Axon Sports ile de çalışmış.

Gerekli güncellemelerle uygulamasını güçlendirmeyi planlayan Nike Pro Genius ile sadece elit sporcuları kapsamayan daha geniş bir kitlenin de zihinsel eğitimini yapabilmesini amaçlamış.

2014'te Uluslararası İlişkiler lisansını birincilikle bitiren Burcu, global tecrübesine katkılarını 4 aylık ABD macerası ile perçinlemiştir Yazmayı düşünmeyi sorgulamayı ve üretmeyi hayatında tepelere koyar. Şimdilerde İstanbul Üniversitesi'nde Pazarlama tezli yüksek lisans programında öğrenimini sürdüren Burcu'nun ilgi alanları arasında girişimcilik, seyahat, markalar ve en büyük tutkusu olan California var!

Bir Cevap Yazın

Amazon Ev Tekstili Ticareti İçin Türkiye’de 0

Hatırlarsanız, Amazon’un geçtiğimiz Kasım ayında müşterilerine Almanya’da Türkçe dil desteği sunduğunu ve Türkiye’ye yapılan gönderimlerin ücretsiz olduğunu ve bunun hemen ardından da Amazon Shopping uygulamasının da Türkçe dil destekli olacağını açıklamıştık.

Bununla beraber Amazon’un Türkiye pazarına sıcak baktığını biliyorduk. Geçtiğimiz hafta Pazarlamasyon olarak Amazon ve Amazon’un Türkiye’ye girmesiyle beraber e-ticaret sektöründe neler olacağına dair keyifli bir sohbet gerçekleştirmiştik. Şimdi ise Amazon, Türkiye için önemli adım daha atmaya hazırlanıyor. Amazon.com’un verdiği bilgilere göre,  Avrupa ofisinden bir ekip ile Denizli’de ev tekstil ürünleri üreticileri arasında ticaret yapma yöntemleri için bir araya geldikleri açıklandı.

Bilindiği üzere E-ticaretin öncü isimlerinden Amazon.com’un Avrupa üst düzey yöneticileri, Shibu Thrakan, Otavio Alves, Krishna Murali ve Gül Sönmez‘den oluşan ekip, Denizli İhraçatçı Birliklerinde (DENİB) ihracatçılar ile birlikte bir sunum gerçekleştirdi. Ekip Denizlili ihracatçıların, Amazon’un dünya yapılanması ve bu platformda ticaret yapma yöntemleri hakkında bilgi verdi. Ardından Amazon yetkilileri firmalarla doğrudan görüşme aşamasına geçebileceklerini de belirtti.

Ev tekstil fabrikalarını gezip, üretim yöntemlerini anlattılar

DENİB Başkanı Süleyman Kocasert, Ekonomi Bakanlığı desteğiyle nitelikli alım heyeti organizasyonu kapsamında ağırladıkları Amazon Europe yetkililerinin kentte havlu, bornoz ve ev tekstili fabrikalarını ziyaret ettiğini, üretim teknolojisi, kalitesi ve servis hızını yerinde görme imkanı bulduklarını anlattı. Bununla beraber Kocasert, Amazon Europe’un şirketin küresel yapılanması içinde farklı bir konumunun bulunduğunu, kendi markaları altında üretim yaptırarak bir nevi “internet üzerinde perakendecilik” yapacaklarını da açıkladı.

Kocasert ayrıca ev tekstili sektörünün toplam ihracatı içinde e-ticaretin henüz yüzde 5’in altında bir paya sahip olduklarını belirtti ve “E-ticaret altyapısını kısa sürede 4 katına çıkarma hedefimiz var. Önümüzdeki 3 yıl içinde Denizli’nin toplam ticaret hacminde e-ticaretin payı yüzde 5’in üzerine çıkacak, 2023 için de iki haneli rakamları konuşuyor olacağız.” dedi.

Amazon Türkiye pazarına olumlu bakıyor

Kocasert, Amazon’un Türkiye pazarına girme fikrine sıcak bakması, bu sayede Türkiye’den alım sürecini olumlu yönde etkileyeceğini belirtti. “Türkiye pazarına girişle ilgili Ekonomi Bakanlığı ile görüşmelerini sürdürüyorlar.  Amazon, ABD ve Avrupa’da çok büyük ama son zamanlarda Çin ve Hindistan yapılanmalarından çok memnunlar, Brezilya takip ediyor, sıradaki ülkenin Türkiye olduğunu söyleyebiliriz.”

Kafamızda Bir Tuhaflık: Boyner Okula Dönüş Reklamı 0

Gerçekçi olalım, hiçbirimizin birbiriyle eşit olmadığı bir dünyada yaşıyoruz ve bundan sonra da muhtemelen böyle olacak. Farklı düşünenlerimiz olabilir ama ben tam da bu nedenle, çocuklar da dâhil olmak üzere insanlar arasındaki eşitsizliklerin yapay yöntemlerle kaldırılabileceğine inanmıyorum ve örneğin çocukları düşünürsek, yalnızca okul saatleriyle sınırlanmış bir eşitlik hâlini de inandırıcı bulmuyorum. Gelin görün ki bazı şeyleri de kör gözüne parmağım şeklinde yapmamak gerektiğini de hepimiz biliyoruz. Başta giyim olmak üzere büyük mağazacılık alanındaki en büyük markalardan biri olan Boyner, geçtiğimiz günlerde yayınladığı okula dönüş temalı televizyon reklamında ne yazık ki bunun tam tersini yaptı.

Şimdi reklamımıza bir bakalım. Reklam, bir kız çocuğunun “Boyner’de ders çalışılır mı? Bence çalışılır.” diyerek mağazaya girmesiyle başlıyor. Soruyu sorduktan sonra gözlerini yukarı doğru dikmesi ve mimikleri, yaşından çok daha büyük bir tepki yansıtıyor. Abartmıyorum, bu yaştaki bir çocuktan âdeta bir Instagram fenomeni havasında bir yapmacıklık ve tuhaflıkla karşılaşıyoruz. Evet, bu imajın muadilleri birçok sosyal medya platformda var ama bu imajı bir ikon olarak seçip markanın vitrini sayılan reklamda ortaya koymanın âlemi var mı?

Daha ilk andan hafif hafif başlayan gariplikler dizisi, kahramanımız mağazanın içinde gezinmeye başladığında gelişiyor. Çocuk, “Boyner’de nasıl ders çalıştığına” dair ipuçları veriyor. Örneğin, mağazayı, öğrenim hayatına yön veren bir pusula gibi düşünüyor olacak ki coğrafyadan bahsederken “Okul kıyafetleri güneyde, çantalar kuzeyde.” diyor. İnsanlığın birikimli ilerleyişinin öyküsünü anlatan tarih kavramını, Nike marka bir spor ayakkabıya indirgeyerek “Ayakkabılarda yükselme devri!” (Ne kadar da moda dergisi manşeti bilen bir çocuk!) gibi bir başka gereksiz replikle ifade ediyor. Evrenin işleyişinden tutun da arabanızı park etme açınıza kadar her şeyin özündeki matematiği kullanmayı ise iş ancak hediye çeki almaya yetecek o minik ürünün fiyatını hesaplamaya gelince kullanıyor.

Reklam, başlangıçtan sonuna dek birçok tuhaflıkla dolu.

Mağazadaki yolculuğun sonunda ise tam anlamıyla bir “Dam üstünde saksağan, vur beline kazmayı.” durumuyla karşılaşıyoruz. Alışveriş çılgınlığıyla müthiş bir heyecan fırtınası yaşayan çocuk, annesini gördüğünde “Selam anne!” diyor. Hanımlar beyler, Türkiye’de yaşıyoruz. Kaç çocuk bu yaşlarda annesine “Selam anne!” diyor? Diyenler olabilir de kaçı yani? Hani yalıda veya köşkte oturan Berkcanlar ya da Melisalar ebeveynlerine bu şekilde seslenebilir de ülkemizde standart şartlarda yaşayan kaç çocuk böyle? Kaldı ki Boyner, ana hedef olarak bu kesimi hedefleyen bir marka mı? Tabanı çok daha geniş bir topluluğa yayılıyor. Hani biraz daha zorlasa kahramanımız “What’s up dude?” diyecek, öyle zorlama, öyle bu topraklara yabancı bir seslenişle karşı karşıyayız. Burada gerçekten büyük bir kafa karışıklığı var ki kafamızdaki tuhaflık da esasen bu.

Eğitimin ilgisiz bir şekilde ve bu denli metalaştırılması, reklamı izlerken rahatsız edici boyuta ulaşıyor.

İşin bir de tüketime teşvik boyutu var. Bunca ürünün ve hizmetin sunulduğu, sınırların kalktığı bir dünya düzeninde elbette tüketim teşvik edilecek ve reklamlar da bunun en büyük katalizörü olacak, buraya kadar her şey tamam. Çünkü “reklam” dediğimiz çalışma, en temel işleviyle tüketimi amaçlar ve bu zaten onun için varoluşsal bir meseledir. Fakat bazı noktalar var ki üzerinde hassasiyetle durulması, kaş yaparken göz çıkarılmaması gerekir. Meselâ, çocukların başrolde olduğu reklamlarda, birbirleri arasında herhangi bir üstünlük hissinin söz konusu olmaması lâzımdır. Yani çocuklara yönelik pazarlama, önemli ölçüde duyarlılık ister ve bu yüzden de belli bir usulü olması gerekir değil mi? İşte reklamdaki en büyük sorunlardan biri de bu zaten.

Reklamda tüketim, öyle bir dozu kaçmış şekilde, tabiri caizse rayından çıkmış ölçüde teşvik ediliyor ki bir yerde çocukların Boyner’den satın aldıkları ürünlerle akademik başarıları arasında bağ kuruluyor. Hatta bunun da ötesine geçiliyor ve alınan ürünler dersleri gölgede bırakır şekilde sunuluyor. Yoksa sizin çocuğunuz hâlâ elinize bir spor ayakkabı aldığınızda kendisini tarihte iz bırakan bir hükümdar gibi hissetmiyor mu? Gerçekten zor bir durum olmalı, sizin adınıza ne kadar üzücü bir durum (!)

Türkiye’nin en değerli 26. markası olan Koton bunun daha da kötü bir hâlini, büyük bir kriz olarak yaşamış ve Koton Kids koleksiyonu için yaptığı tüm tanıtım çalışmalarını geri çekmek zorunda kalmıştı. Bu reklamı hatırlıyoruz değil mi? Tanrı aşkına ahbap, yaşlıların elini öpüp alnına götürmeyerek bize İngiliz asilzadeliği dersi veren o örnek çocuğu nasıl unutabilirsin ki!

Birer Y kuşağı üyesi olarak, tabii ki bizden sonra gelen nesillerin farklı bir şekilde büyümesini reddetmeye veya eleştirmeye hakkımız yok. Fakat kantarın topuzu kaçmışsa, bir sürü gariplikler taşıyan ve hatta yer yer etik sorunları olan bir çalışma mevcutsa, bunu göz ardı etmemek gerekiyor. Tabii ki Boyner’in bu reklamı hazırlayan ajansını eleştirirken, herhangi bir sakınca görmeden bu çalışmayı kabul eden markanın da payını es geçmeyelim.Kaldı ki Koton Kids örneğini gördüğümüz bir ülkede Boyner gibi bir markanın bundan ders çıkarması gerekirdi.

İyi bir müşterinim Boyner, her yıl giyim alışverişimin neredeyse tamamını senden yapıyorum ama bu durum kötü reklamını eleştirmeme engel değil, üzgünüm. Kendini toparladığında tekrar konuşalım, olur mu?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link
DIGITAL EXCELLENCE PROGRAM 

Dijital Mükemmelliği Yakalayın!

KAYDOL
close-link