Neyin Kafasını Yaşıyorsun Sen?

fatmanur-erdogan-0017

Bu hafta bir kitap okudum. “Bana Bana Hep Bana” diyor Aslı Şafak. Hani şu Bloomberg TV’de Ekonomi programı yapan kara saçlı, sempatik ve dobra olan kız varya, işte o.

Kızın derdi var belli. Kitabına “Bu bir uyumsuzun kitabıdır” diye başlamış. Tamam dedim, kitap tam benlik. Nasıl fırsatçı ve rantçı bir toplum olduğumuzdan bahsediyor Aslı. Keşke hayatta daha çok iç mücadelesi yani bir derdi olan insan olsa ve o derdi doğrultusunda bir çözüm üretse hayata dair. Aslı her gün yaptığı programlarla, içindeki derdi çözümleyebilmek için bir çaba harcıyor, birşeyler yapıyor. Ya bizler?

İşim iletişim.

Çok uzun yıllarımı verdim bu mesleğe. Hem yurt dışında hem de yurt içinde. Kurumların insanın yeteneğini yok eden, başarı için herşey mübahtır anlayışıyla insanlık dışı yaklaşım ve aksiyonlarını gördükçe, bende dert edindim kendime. Uymadı tüm bunlar karakterime. “Bana Bana Hep Bana” kitabının 151. sayfasını okuyun. O bölüm hislerime epey tercüman olmuş.

Dönüştürebilme gücü herkese göre değildir. Çok acı verir, çok da yıpratır insanı. Koltuk korumak derdi edinenlere hak vermemek elde değil. Özellikle günü kurtarmaya odaklı yaşayan bir toplumda, değişim getirebilmek, nalları dikmek gibi. Rahat yaşamak hepimizin ihtiyacı. Ama kimimize rahat batmalı. O rahat batsın ki, işimiz doğru temeller üzerinde yükselebilsin.

Siz de bir seçim yapın hayatınızda. Yolunuzu da ona göre seçin.

Türkiye’de olup biten birçok şey gibi iletişim de topallayarak gitme seyrinde.

Çok az ezber bozan var sektörde.

Çok az okuyan bir toplumdan, çok fazla beklenti doğru mudur?

Derdi olmayan insandan, dünyayı daha iyi hale getirecek yöneticinin çıkmasını beklemek mümkün müdür?

Uzman geçinenlerin desteksiz attığı bir toplumda, işe yarayan işlerin çıkmasını beklemek hayalperestlik midir?

Küstahlığı özgüven zannederek büyüyen bireylerin gelişmeyi körüklemesi mümkün müdür?

İletişim alanında derdi olan, başarılı, faydalı ve etkisi yüksek işler çıkartabilmek isteyen ve en önemlisi ezber bozmaktan üşenmeyenleriniz için gerekli 3 hammedemize iyi bakalım:

  1. Sağlam karakter: Bir omurganız, hayatta bir duruşunuz olsun.

İletişim alanıyla ilgili bir örnekle açıklayalım bunu: Bir reklam kampanyasını sadece para kazanmak için yapmakta bir zarar yok. Ancak yapacağınız kampanyanın etik değerlere sahip olmasına da dikkat edelim.

Topluma nasıl bir mesaj veriyoruz?

Çocuklara zarar veren mesajlara maruz kalmasından hoşlanır mıyız?

Yaşlandığımız zaman, üretkenliğimiz azaldığı için değeri olmayan insanlar olarak bize bakan bir neslin yetişmesine destek olan kampanyalar ortaya çıkarmayı kişiliğimize uygun mu?

Sağlam karakterli insanların sağlam temeller üzerine oturmuş değerleri vardır. Insana zarar vermek sadece silah yoluyla olmaz, bir yolu da iletişim araçlarını nasıl kullandığımızla ilgilidir. Nasıl hareket aldığımız da karakterimizle ilgilidir. Nasıl bir karakteriniz var? Nasıl bir insan olarak bilinmek istiyorsunuz? Düşünerek hareket etmeyi ihmal etmeyelim. Böylece neyin kafasını yaşıyorsun sen sözcüklerine daha az maruz kalalımJ

  1. Sağlam Bilgi: Bilgi sahibi olmak için önce meraklı olmamız gerekir.

Meraklı insanlar araştırır. Hemen hemen herşeye ilgi duyabilirler. Çok okurlar. Dünyayla ilgilidirler. Çevreleriyle ilgilidirler.

Okurken düşünürler. Yani, onlara verilen bilgiyi sadece sünger gibi içlerine çekmezler. Orada verilen bilgileri de kendi muhakeme süreçlerinden geçirirler. Araştırmaya, yeni şeyler öğrenmeye devam ederler. Zamanla bu bilgiler onlar için ve yaptıkları işler için çok önemli ve değerli hale gelir. Çünkü bilgiyi harekete geçirirler.

Sağlam bilgisi olanlar, stratejik düşünebilir ve strateji geliştirebilme becerisine sahip olur. Sadece fikir üzerinden proje üretme edalarından çoktan vazgeçmişlerdir.

3. Mental Disiplin ve Cesaret: İnandığınız yolda yürüyebilmek için kuvvetli bir mental disipline ihtiyacımız var. Bu yolda giderken, sürüden ayrılmayı tercih edebilmek, öncelikle bu tutumumuzun sorumluluğunu almamızla ilgilidir. Çünkü yollar genelde taşlı, insanlar genelde kaba, dünya size karşı olacaktır. Karakteri sağlam bireyler, güçlü bir mental disipline de sahiptirler. Yoldaki taşlara, haksızlıklara ya da kabalıklara göre değil, karakterleri ve değerleri doğrultusunda tüm engellere karşı dik durabilmeyi başarabilirler. İnişler, onlar için hayatın tuzu biberidir. Çünkü bilirler ki, her inişin bir çıkışı vardır. Çünkü bilirler ki, yeniden yükselebilecek kadar yetenekleri, özgüvenleri ve inançları vardır. Ellen Show’un Ellen De Generes’ini bilir misiniz? Hayatına bir göz atın. Burada yazanların somut örneği gibidir hayatı.

Kanımca, her işin temeli bu üç hammadede gizli.


Fatmanur Erdogan Hakkında


Fatmanur Erdoğan, iletişime stratejik yaklaşımı sayesinde, uluslararası şirketlere getirdiği yaratıcı, yenilikçi ve öncü yaklaşımlarıyla tanınmaktadır.

Büyük ve uluslararası şirketlerin birleşme ve satın alma dönemlerinde Kurumsal İletişim departmanlarını kurdu. İletişimi etkin kullanması sebebiyle, kültür değişimini yaratan çalışmaları hayata geçirdi. “Yaşam Kalitesi-Well-being”odaklı sürdürülebilir gelişim stratejileri geliştirerek, 90 ülkede yaygınlaşmasını sağladı. Dijital dönüşüm süreçlerinde uyguladığı stratejik iletişim çalşmalarıyla, Türkiye’de ilklere imza attı.

Amerika, Singapur ve Norveç’de 10 yıl uluslararası marka yönetimi üzerine çalıştı ve pazarlama stratejilerine yön verdi. Hürriyet Daily News’da Girişimcilik üzerine köşe yazarlığı yaptı.

Türkiye’nin ilk kariyer ve yönetim blogu kariyeryolculugu.com’u kurdu. Girişimcilik psikolojisi üzerine yazdığı “Beyaz Yakalı Girişimci” adlı kitabı Optimist yayınlarından 2013 yılında yayınlandı.

Fatmanur Erdoğan, IPPA Istanbul Pozitif Psikoloji Akademisi’nin kurucu direktörüdür. Iletişim danışmanlığı yapmakta ve tematik seminerler vermektedir.

Ödülleri

Best User Experience Design and Content Management Award; we.connect, Berlin

Altın Pusula Ödülü; En Yaratıcı Sosyal Medya Kampanyası, Türkiye Halkla İlişkiler Derneği

Altın Pusula Ödülü, Sosyal Medya İletişim Elçileri Programı; Türkiye Halkla İlişkiler Derneği

En Yaratıcı Kampanya Tasarımı; Digital Age

Advertising ADDY Awards; Ventura County, California

Young Entrepreneur Award, Business Journal’s “40 Under 40”, California


Paylaş
Fatmanur Erdoğan, iletişime stratejik yaklaşımı sayesinde, uluslararası şirketlere getirdiği yaratıcı, yenilikçi ve öncü yaklaşımlarıyla tanınmaktadır. Büyük ve uluslararası şirketlerin birleşme ve satın alma dönemlerinde Kurumsal İletişim departmanlarını kurdu. İletişimi etkin kullanması sebebiyle, kültür değişimini yaratan çalışmaları hayata geçirdi. “Yaşam Kalitesi-Well-being”odaklı sürdürülebilir gelişim stratejileri geliştirerek, 90 ülkede yaygınlaşmasını sağladı. Dijital dönüşüm süreçlerinde uyguladığı stratejik iletişim çalşmalarıyla, Türkiye’de ilklere imza attı. Amerika, Singapur ve Norveç’de 10 yıl uluslararası marka yönetimi üzerine çalıştı ve pazarlama stratejilerine yön verdi. Hürriyet Daily News’da Girişimcilik üzerine köşe yazarlığı yaptı. Türkiye’nin ilk kariyer ve yönetim blogu kariyeryolculugu.com’u kurdu. Girişimcilik psikolojisi üzerine yazdığı “Beyaz Yakalı Girişimci” adlı kitabı Optimist yayınlarından 2013 yılında yayınlandı. Fatmanur Erdoğan, IPPA Istanbul Pozitif Psikoloji Akademisi’nin kurucu direktörüdür. Iletişim danışmanlığı yapmakta ve tematik seminerler vermektedir.

2 YORUMLAR

CEVAPLA