Müşterilerinize Minnettar Olduğunuzu Belli Etmenin 3 Pratik Yolu

İster tek başınıza sahip olduğunuz bir işi yürütün, isterseniz kurumsal dünyanın en derin şirketlerinden birinde olun, müşterilerinize onlara minnettar olduğunuzu göstermeniz müşterileriniz ve şirketiniz arasında derin ve güçlü bir bağ kurmanın en samimi ve sıcak yollarından bir tanesidir.

Güçlü iletişim ve ilişki kurmanın en basit yolu işte bundan geçer. Müşterilerinizin rekabet ettiğiniz markalar, firmalar ya da girişimler dururken sizi tercih etmelerine müteşekkir olduğunuz belli etmeniz bu noktada çok önemli. Toplum bilimciler, minnettarlığını belli etmenin iki taraf arasındaki bağları derinleştirdiği ve sağlamlaştırdığı konusunda önemli noktalara parmak basıyorlar.

Yani kısaca, onlardan ne kadar memnun olduğunuzu bildirirseniz, onlar da sizden ne kadar memnun olduklarından bahsedeceklerdir.

Sonuçta insan olarak dünyada var oluyoruz ve ne olursa olsun duygularımızla hareket ediyoruz. Minnettar olunmak bizi de memnun ve minnettar kılacak hareketlerden bir tanesi olacaktır.

Customer satisfaction concept with businessman hand drawing smil

İşte müşterilerinize minnettar olduğunuzu belli etmenin 3 pratik yolu:

İhtiyaçları olduğunda yanlarında olun

Müşterilerinize, onların sizin için değerli olduğunu gösterin. Erişilmez bir kraldan çok erişilebilen bir lider olun. Aradıklarında veya e-mail attıklarında size ulaşabilsinler ve yanıt alabilsinler. Her ne söyleyeceklerse sizin için değerli olduklarını göstermeye özen gösterin.

Birebir vakit ayırın

Müşterilerinizle en son ne zaman birebir görüştünüz? Yani yüz yüze görüşmeye ne zaman gittiniz?

İnternet elimizdeki teknolojiyi sonuna kadar kullanabildiğimiz büyük bir nimet gerçekten. İş yapış şekillerimize de büyük oranda sirayet ediyor. Ancak unutmayın ki insanlarla iş yapıyoruz ve insanlar kolay kolay değişmiyor. Görüşmek, konuşmak, birbirinin gözlerinin içine bakıp herhangi bir problemi ya da beklentiyi çözmek istiyorlar.

Bir kahve molasına sığacak basit toplantılar ayarlamak, fiziksel olarak gidemiyorsanız internet üzerinden görüntülü görüşmek gibi basit ancak hatırı sayılır dokunuşlarla onlara verdiğiniz değeri gösterin.

Söyleyin gitsin

Bazen de minnettarlığınızı müşterilerinize gösterebilmenin yolu basitçe söylemekten geçer.

Basitçe hazırlanmış bir sosyal medya teşekkür yazısı ya da el yazınızdan oluşan bir teşekkür mektubu müşterilerinizi kendilerini önemli hissettirecek basit ama bir o kadar da etkili yollardır.

Tabi ki onlara nasıl bir teşekkür edeceğiniz önemli kriterlerden olacaktır ancak bazen bir yolunu bulun ve sadece “sana minnettarım” diyiverin.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

ODTÜ İşletme Bölümü mezunu olan Cemil Hayri Durgun, 2012 yılından bu yana Pazarlamasyon'da yazar hayatını sürdürmekte. Bunun yanı sıra 2013 yazından beri PTV direktörlüğü ve yönetim kurulu üyeliği sorumluluklarını yerine getirmektedir. Profesyonel yaşamına PepsiCo bünyesinde pazarlama ve yeni ürün süreçlerini yönetme gibi kritik bir görevde başlayan Cemil, şimdi ise kıdemli marka müdür yardımcısı olarak İçim kahvaltılık kategorisi ekibinde görev almaktadır.

Bir Cevap Yazın

L’Oréal’den Başparmağınıza Sığacak UV Işığı Takip Cihazı

Giyilebilir teknoloji tüm sektörlerin kıskacı altında. Peki, neden kozmetiğin de olmasın ki? L’Oréal ilk giyilebilir teknoloji ürününü piyasa sunmaya hazırlanıyor: kişilerin ne kadar güneşe maruz kaldığını göstererek onları güneş koruyu kullanmaya teşvik etmeyi amaçlayan minik bir cihaz!

Ürünün 2018 Tüketici Elektroniği Fuarı’nda (CES) ilk defa tanıtımını yapan şirket, giyilebilir teknoloji sektörüne resmi olarak adımını attığı bu cihazın bataryasız ilk UV sensörünün bu ürün olacağını açıkladı.

Parmağa yapılan bir oje kadar minik bu cihaz onu takan kişiye gerçek zamanlı UV ışınlarına ne kadar maruz kaldığı ile ilgili veri sağlıyor. Bununla beraber kişiye 3 aylık kapsamlı bir bilgi sağlayarak hangi vakitlerde ne kadar sıklıkla güneşe maruz kaldığına dair geniş çaplı bir gözlem verisi sağlıyor.

Tabii UV ışınları ile L’Oréal’in yaptığı ilk çalışma bu değil.Şirket 2016 yılında My UV Patch isimli yapıştırılabilir cihaz ile de bu zararlı ışınlara ne kadar maruz kaldığımızı ölçmeyi hedefliyordu.

Piyasaya sürülmesinden bu yana L’Oréal’ sahibi olduğu La-Roche Posay markası ile 37 ülkeye yaklaşık 1 milyon UV giyilebilir cihazı sürmüş durumda. Akabinde yaptığı tüketici araştırmaları ise bu cihazın kişilerde “güneşten korunma“ davranışı geliştirmesi konusunda yardımcı olabileceğine işaret ediyor. Böylelikle güneş kreminin daha doğru zamanlarda doğru bir şekilde uygulanacağını düşünen marka cihazın hem iş hem de insan hayatını değiştirmek konusunda olumlu yönleri olduğunu düşünüyor.

Ağır ve kullanışsız giyilebilir teknoloji ürünlerine kıyasla bu cihazı “ giyilebilir teknolojinin geleceği” olarak gören L’Oréal, tırnağa yerleştirilerek kullanılabilen cihazın topladığı 3 aylık dataları “anonim” veriler olarak kullanacağını açıkladı.

Bu yıl Amerika Birleşik Devletleri’nde pilot olarak uygulanması planlanan UV cihazının 2019’da müşteri lansmanının yapılacağı ifade ediliyor.

Ne dersiniz, siz böyle bir cihazı kullanır mıydınız?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Dijital İlaç Çağı: Hiperaktivite Video Oyunla Tedavi Edilebilir mi?

Video oyunlar hakkında hepimizin bildiği bir şey var. Sağlığımız için zararlı, özellikle beyin için. Şimdi bilgisayar, tablet ya da akıllı telefon başına geçip tüm gün oyun oynayan çocuklarımızı düşündükçe eminim hepimizin içini kasvet basıyordur. Peki oyun oynayarak sizi daha yaratıcı hale getirecek, iyi bir şeyler yapabileceğimiz aklınıza gelir miydi?

Boston menşeli Akili Interactive Labs isminde bir sağlık girişimi, hiperaktivite bozukluğu olan çocukların dikkatlerini toplamaları konusunda yardım edebilecek yeni bir video oyun hazırladıklarını açıkladı.

İddialarını yaşları 8 ila 12 arasında değişen ve dikkat eksikliği bulunan 348 çocuk üzerinde yaptıkları deneye dayandıran Akili, bir ay boyunca tablette kendileri tarafından geliştirilen oyunu oynayan çocukların dikkatlerini daha fazla toplayabildiklerini istatistiki bir şekilde ortaya koydu.

Girişim, oyunun beyinde belirli ağları harekete geçiren algoritmalar kullandığını ifade ediyor. Ve bu aktivite de hiperaktivite semptomlarının düşürülmesine yardımcı oluyor. Oyun her ne kadar bu konuda başarılı olduğunu iddia etse de 11 çocuk baş ağrısı ve öfke gibi yan etkiler bildirmiş.

Kendilerini “dijital ilaç” olarak konumlandırarak “tedavinin gidebileceği limitleri keşfetmeye davet eden” Akili Interactive Labs, teknolojinin ilaç ile bileşiminin, farklı tedavi biçimlerini de ileriye taşıdığının önemli bir örneği. Hatırlarsanız daha öncesinde de bir çok farklı ilacınızı artık “kişiselleştirilmiş bir hap” ile alabileceğinizi yazmıştık.

Ne dersiniz sizde yeni yeni oluşan ama hayatımızda kısa zamanda yer kaplaması olası bu dijital ilaçları kullanır mıydınız?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link