Muhtemelen Farkına Vardığınızda İşi Bırakmanıza Sebep Olabilecek 7 Neden

Bir iş günü boyunca birçok farklı durumla karşı karşıya kaldığınız olmuştur. Kimi zaman sevindirici, kimi zaman can sıkıcı olayların bir şekilde üstesinden gelmek de iş hayatındaki bir diğer başarı ölçütünü oluşturuyor aslında.

Kariyeriniz için yeni bir iş alanına atılmak, daha iyi bir fırsatla karşılaşmak gibi güzel sebeplerin yanında çözümsüz problemlerin sonucunu mecburen işten ayrılmakla deneyimliyoruz.

Fakat bazı sebepler var ki, iş yerinde farketmeye başladığınızda muhtemelen çok uzun süre kalamamanıza sebep olabilecek tarzda can sıkıcılar. İşte farkına vardığınızda muhtemelen işi bırakmanıza sebep olabilecek 7 neden:

1.Hayaller – Gerçekler:

Herkesin iş hayatıyla ilgili birçok hayali vardır. Günümüz şartlarında bu hayallerin büyük ölçüde sağlanması elbette çok zor, fakat öyle gerçekler de var ki hayallerin yanından geçmediği gibi hayalleri yıkma konusunda da bir hayli başarılılar.

Yoksa patronunuz tamamen çalışmanızı demotive ediyor, şirket yapınızın hayallerinizle ya da size aktarılanlarla ilgisi bile mi yok? Eğer öyle ise, muhtemelen şu an yeni bir fırsat arayışına girdiniz bile, başarılar…

angry-boss460

2.Açıkça Eleştirmek (Türk söylemiyle: Aşağılamak):

Aslında bu durumun en iyi sonuçlarından biri sanırım işten ayrılmak. Zira toplum olarak eleştiriyi kaldıramadığımız gibi, bunun halka açık olanında davranış sonuçlarımız hiç de olumlu olmasa gerek.

Öte yandan iş ahlakı ve çalışan memnuniyeti nedir bilemeyen işverenler için söylenebilecek oldukça söz olmasına rağmen susmayı tercih edip, tabii olarak bu durum arttıkça işten ayrılmak zorunda olan çalışanlara da selam olsun …

3.Asla Teşekkür Etme!

Yaptığı işten övgüyü beklemeyen, motive olmadan robot usulü çalışan bir insanın varlığı söz konusu mudur sizce ?

Bana göre “yok artık” noktasında değerlendirilecek bu işverenin en önemli kuralı “Asla teşekkür etme, hatta beğenme.”. Muhtemelen çalışanın ilk kuralının “ilk fırsatta kaç” olabileceği güzide iş yerlerinden biri olabilecek teşekküre değer yerlerdir onlar.

4.Patron Her Zaman Yukarıyı Yönetir, Aşağıya Bakma!

Takım çalışması kavramının yönetim üzerindeki etkisini burada anlatmaya gerek yoktur herhalde. Peki takımın hangi üyesi? Dikeyde olduğu kadar, yatayda da iyi bir takım çalışması içerisinde ilerleyebiliyor musunuz? Çoğu zaman üst tabaka ile arası çok iyi olup, alt tabakayı önemsemeyen işverenlerle çalışmak, işyerindeki diğer herkes gibi sizin de koşarak uzaklaşmanıza neden olabilir.

numbers-14

 

5.Hiçbir Amacınız Yokmuş Gibi Hissetmeniz

Bir iş yapıyorsunuz, bir şey ortaya koyuyorsunuz ama neden? İş hayatında doğal olarak herkes olduğundan daha büyük parçaların ya da işlerin katılımcısı olmak ister. Tahminler oranında gerçekleşme ihtimali değişmekle beraber, iş hayatındaki tek amacınız mesai saatini bitirmek olmuşsa muhtemelen gözünüz de bir yandan kapıya bakıyor demektir.

6.Gerçekten size göre mi?

Her işin olumsuz yanları vardır elbette. Fakat her iş aynı oranda eğlenceli yanlara da sahip olmak zorunda değil midir? Özellikle profesyonelleşme ve tercih yelpazesinin artması ile birlikte; iş hayatında ilgiler, az da olsa heyecan verici etkilerin hiç var olmaması orta ya da üst kadro için yüksek oranlı işten ayrılma etkileri getirebiliyor.

7.Gelecek Miyopluğu

Çalıştığınız yerde gelecekle ilgili hiçbir beklentinizin kalmadığını mı hissediyorsunuz? Potansiyel öğrenme isteğiniz ve olanağınızın sona erdiğini mi düşünüyorsunuz? Hele bir de patronunuz şirketin vizyonunu yönetme ve ilerletme konusunda başarılı değilse ve çalışanların çoğunluğu benzer hayaller ve istekler çerçevesinde çalışmıyorsa işten ayrılmak isteyeceğiniz zamanlar muhtemelen size çok da uzak değil.

 

İş hayatında mutluluk zor, hele Türkiye şartlarında bu sebeplerin çoğunluğu bir etki oluşturmayacak derecede geriye atılmak mecburiyetinde kalınıyor. Elbette tüm bir genellemeden bahsetmiyorum ama, çalışmak istememek ile işten ayrılmak çoğu zaman sektörde birbiriyle paralel sonuçlar getirmiyor.

Bize de buradan yazabileceğimiz kadarıyla; daha iyi ve daha mutlu bir iş hayatı dilemek kalıyor :)

Pazarlamasyon Genel Yayın Yönetmeni. Dijital iletişim ve pazarlama alanlarında araştırmalar yürütmekle birlikte, web teknolojilerini de bir o kadar yakından takip ediyor.

Bir Cevap Yazın

Sigara İçmeyen Çalışanlara Fazladan 6 Gün İzin

Bizim ülkemizde de sıklıkla yaşanan bir durumdur. Sigara kullanan ve çalışan insanlar, çalışma saatleri içerisinde günde birkaç defa sigara içmek için kısa molalar verirler. Ve her şirkette bu süre normal mola süresinden düşülmez. Bunlar, genelde kısa molalar olduğu için pek göze çarpmaz, ancak aylık ya da yıllık bazda düşünüldüğünde bu molaların toplamı günlere tekabül ediyor. Bu durum da doğal olarak “Sigara içmeyenlerin günahı ne?” sorusunu akıllara getiriyor.

Business Insider’ın yaptığı habere göre Tokyo merkezli bir pazarlama firması olan Piala ise geçtiğimiz günlerde bu konuyla ilgili önemli bir adım attı. Japonya, sigara kullanma oranlarının en yüksek olduğu ülkelerden biri. Yapılan araştırmalara göre ülke nüfusunun yaklaşık olarak %22’si sigara kullanıyor. Haliyle Japonya’daki birçok kişi, bu kötü alışkanlığa çalışma saatlerinde içerisinde de belli bir vakit ayırıyor.

Piala firmasında da sigara içen kişilere 15 dakikalık sigara molası hakkı tanınıyor. Ancak bu durum, Piala’da çalışan ve sigara kullanmayan birçok kişiyi rahatsız etmiş ve bu kişiler, şirket CEO’su Takao Asuka’ya sigara içenlerin bu kötü alışkanlıklarının 15 dakikalık molalarla ödüllendirilmemesi gerektiğine dair şikayetlerde bulunmuş. Bunun üzerine şirket, sigara içmeyenlerin yılda 6 gün daha fazla tatil yapmasına karar vermiş. Piala CEO’su Takao Asuka, Japon Times’a yaptığı açıklamada şirket olarak aldıkları bu kararın, insanları sigarayı bırakma konusunda teşvik etmesini beklediğini belirtti.

Japonya’daki bir şirketin, çalışanlarına yılda fazladan 6 gün izin vermesi ülke için cidden büyük bir adım. Zira Japonya’da insanlar çok yoğun bir şekilde çalışıyorlar ve özel hayatlarına çok az vakit ayırıyorlar. Günde 12 saat çalışmak, Japonlar için normal bir durum. Ancak bu durum, ülkede 1970’lerden beri aşırı çalışmadan kaynaklı intihar ve kalp krizi vakalarının sıklık yaşanmasına neden oluyor.

Başka bir açıdan bakacak olursak, İkinci Dünya Savaşı’nda büyük bir darbe yiyen bir ülkenin nispeten bu kadar kısa bir süre içerisinde dünyanın en büyük teknoloji üreticilerinden biri haline gelmesinin de bu çalışkanlık sayesinde olduğunu söyleyebiliriz. Bununla ilgili olarak, geçtiğimiz hafta sizlerle paylaştığımız “Savaştan Çıkan Japonya Nasıl Teknoloji Devi Oldu? isimli yazımıza göz atabilirsiniz.

Organ Bağışı Konusunda Farkındalık Yaratan ‘Kumaş Nakilli’ Kampanya

Kendinden sonra başkalarına hayata tutunma şansı vermenin en güzel yolu olan organ bağışı maalesef birçok ülkede yeterli miktarda değil. (Buna ülkemizde dahil.)

Öyle ki ülkenin gelişmişlik seviyesi ne olursa olsun bağış miktarı çok düşük miktarlarda kalabiliyor. Örneğin Japonya’da rakam milyon kişi başına 0.7 iken ABD’de milyon kişi başına 28.5 ülkemizde ise milyon kişi başına 0.2’lerde seyrediyor.

140.000 hastanın organ nakli beklediği ancak yeterli sayıda donör olmadığı için sadece 300 kişinin tedavi olduğu Japonya’da reklam ve PR şirketi Dentsu Japan

Japonya’da Dentsu kreatifleri organ bağışı konusunda Japon halkını bilinçlendirmek için kıyafetlerimizi tema olarak kullanmış.

Second Life Fashion” (İkinci Hayat Modası) olarak adlandırılan kampanya temel olarak, organ nakli ile yeniden hayata başlayabilmenin aslında eskiyen kıyafetlerimize ‘kumaş nakli’ (yama) yaparak onlara yeniden giyme şansı vermemiz kadar kolay olduğunu anlatmaya çalışıyor.

Kenarda köşede unutulan, çöpe atılan kıyafetler kampanya kapsamında ücretsiz onarılarak onlara yeni kumaşlarla yeni şanslar verilmiş. Örneğin; kolunda yırtık olan bir lacivert gömlek, ekoseli bir gömleğin kol kumaşı ile birleştirilmiş ve ön kısmında sorun olan bir kumaş cekete bir basketbol ceketi parçası ilave edilmiş.

Yapılan çalışmalarla hepsi birbirinden ayrı, rengarenk ‘kumaş nakilli’ bu özel kıyafetlerle hedef kitlede organ nakli konusunda bilinç yaratılmaya çalışılmış.

Ücretsiz tamir edilen kıyafetlerin hepsine “Kalbim İkinci Hayat Modası ile Beraber” etiketleri takılan bu özel kıyafetler Second Life’ın daha önce yaptığı “Second Life Toys” adlı projenin devamı niteliğinde.

Sizlerde başkalarına hayata tutunma umudu vermek isterseniz www.siznebekliyorsunuz.com ‘dan organ bağışı konusunda detaylı bilgi alabilir, gönüllü olabilirsiniz.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Black Friday Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link

BLACK FRIDAY

Marketing Meetup'ta Bugün Tüm Biletler 42,90 €
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
Kalan Kontenjan: 22
close-link
€42,90 Bugün Marketing Meetup'ta Tüm Biletler İndirimli
Black Friday