Malatya Pazarı : 148 Yılın Sonunda Bir Garip Bölünme Hikayesi

Ali Palancı’nın girişimci cesaretiyle 1870 yılında küçük bir aile dükkânı olarak ilk adımlarını atan Malatya Pazarı, giderek büyüdü ve özellikle de 1938 yılında Mısır Çarşısı’ndaki o ünlü dükkânına yerleştikten sonra ticari performansını daha da geliştirdi. Bayilik vermeye de başlayan firma zaman içinde toplam 90 mağaza, 900 çalışan ve dört fabrikaya sahip oldu, cirosu ise 90 milyon dolara ulaştı.

Kuruyemiş konusunda Türkiye’nin en iyi ve güvenilir markalarından biri olarak kabul edilen Malatya Pazarı, günümüzde Palancı Ailesi üyesi iki kuzen olan ve ailenin dördüncü kuşağını temsil eden Hüseyin Murat Palancı ile Mehmet Yılmaz Palancı tarafından yönetiliyordu. Fakat şirketin, kısa bir süre önce ikiye bölündüğü ortaya çıktı. Olmayacak iş değil. İkili ilişkilerde veya aile ya da yakınlarınızla olan bağlarınızda olduğu gibi, ticari hayatta da ayrılıklar yaşanabilir. Bu köklü bir aile şirketi olsa bile mümkündür. Fakat Malatya Pazarı’nın bölünme süreci hem aktarılan nedenler hem de bölünmenin dışa yansıma şekli açısından oldukça garip görünüyor.

Malatya Pazarı, Türkiye’nın en köklü ve bilinen gıda markalarından biri durumunda.

Çünkü durum ne bir ortağın hisselerini alıp başka yerlerde başka markalar altında faaliyet göstermesiyle sonuçlandı ne de esasen arada bir mal paylaşma sorunu var. Garip olan şu ki bölünmenin ardından, Mısır Çarşısı’ndaki o köşe dükkân da dahil olmak üzere, şirkete ait en bilinen mağazalar bile iki kuzen arasında bölündü. Örneğin şimdi canınız taptaze kuru meyve çekti diye kalkıp Mısır Çarşısı’ndaki Malatya Pazarı mağazasına giderseniz sağ tarafın Mehmet Yılmaz Palancı’ya, sol tarafın ise Hüseyin Murat Palancı’ya ait olduğunu göreceksiniz. İlk etapta bunu ayırt edemeyeceksiniz ama yönlendirildiğiniz kasaların ve aldığınız ürünlerin yerleştirildiği poşetlerin üzerindeki markaların farklı olduğunu gördüğünüzde durumu anlayacaksınız.

Bölünme sadece fiziksel alanlarla sınırlı kalmadı, markanın kurumsal internet sitesinde de devam etti. Hani şu an “Yahu şu Malatya Pazarı’nın ürün gamına şöyle bir bakayım, aradığım kuruyemişleri ve taze kuru meyveleri bulurum belki.” deseniz ve www.malatyapazari.com.tr adresine giderseniz, ikiye ayrılmış bir ekranla karşılaşacaksınız. Solda 1985 yılında kurulan ve şimdi Hüseyin Murat Palancı’ya ait olan Malatya Pazarı Kuruyemişçilik Sanayi ve Tic. A.Ş. , sağ tarafta ise diğer kuzen Mehmet Yılmaz Palancı’nın annesiyle birlikte kurduğu yeni şirket Malatya Pazarı Palancı Kuruyemiş San. Ve Tic. A.Ş.‘yi göreceksiniz. Logoların her biri, ziyaretçileri kendi internet sitesine yönlendiriyor.

Malatya Pazarı’nın tıpkı mağazaları gibi ikiye bölünen kurumsla internet sitesinin girişi.

Bu tuhaf bölünmenin nedeni olarak, Malatya Pazarı’nın yükselen iş hacmi nedeniyle şirketin daha rahat yönetilmek istenmesi öne sürülse de çok daha büyük çaplı ve aile şirketi nitelikli yerel zincir mağazaların bölünmeden yönetilebildiği düşünüldüğünde, sebep inandırıcılık konusunda oldukça su götürür cinsten gözüküyor. Eski ortak olan kuzenler, ticari ayrılık öncesinde şirketin tüm varlıklarını da bölüşmüş. 4 yurt dışı ve 3 de yurt içi olmak üzere toplam 7 mağaza Hüseyin Murat Palancı’nın olurken, 2 yurt dışı ve 27 yurt içi olmak üzere toplam 29 mağaza Mehmet Yılmaz Palancı’nın oldu.

Malatya Pazarı’nın bölünme hikâyesi son derece ilginç, zira aile şirketlerinde açılan miras davalarına, yönetimin ailenin hangi üyelerinde olması tartışmalarına veya ortaklıktan memnun olmayan akrabaların rakip firmalar kurmasına pek çok kez tanık olduk. Fakat Malatya Pazarı’nın fiziksel alanlarını terk etmeden bölerek ve iki farklı marka altında yönetmesi, internet sitesini bile çatı marka olan Malatya Pazarı üzerinden ikiye bölmesi, sanki bir tür “severek ayrılanlar” izlenimi veriyor.

Tüketici tarafından düşündüğümüzde ise durumun karışık olduğunu düşünüyorum. Zira asırlık bir markayı bu adla benimsemiş kişiler, Palancı ibareli logo ile bir önceki logoyu devam ettiren markalar arasında bir kafa karışıklığı yaşayabilir. Her ne kadar eski kuşak müdavim müşteriler için Malatya Pazarı yazısını görmek yetse de, aynı mağazada farklı kasalara yönlendirilmeleri ve farklı poşetler taşımaları küçük ayrıntılar gibi gözükse de müşteriler ile bu denli köklü bir mağaza arasına, en azından iletişim ve duyulan sempati açısından mesafe girmesine neden olabilir.

80 yıldır Mısır Çarşısı’nın en işlek köşelerinden biri olan Malatya Pazarı mağazası, mağazanın sağ ve sol tarafları iki kuzen arasında paylaşıldı.

Peki, siz ne düşünüyorsunuz? 150 yıllık da olsa bir aile şirketinin bölünmesi daha önce tanık olduğumuz bir son mu, yoksa gerçekten de şirket yönetimini kolaylaştıran bir uygulama mı?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden, 2015'te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü'nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi'ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya'ya gitmenin hayalini kuruyor.

Bir Cevap Yazın

İsveç’teki Bir Enerji Santrali, Yakıt Olarak H&M Kıyafetlerini Kullanıyor

İsveç’in başkenti Stockholm’un kuzeybatısında yer alan bir ısı ve enerji santrali, yakıt olarak petrol ve kömür kullanıyordu ve yakıldığında çevre kirliliğine yol açan bu fosil yakıtlardan kurtulmak istiyordu. Ve enerji santrali, bu amaçla bir süre önce yakıt olarak geri dönüştürülmüş ahşap ve çöp kullanmaya başladı. Bloomberg’in yaptığı habere göre ise bu geri dönüştürülmüş malzemelerin arasında H&M’in merkez deposundan sağlanan 15 ton kıyafet de yer alıyor.

2010 yılında The New York Times’ın yaptığı bir haberde, New York şehrinin en bilinen bölgesi olan Manhattan’da yer alan bir H&M mağazasının çöpleri arasında daha önce hiç kullanılmamış, yeni kıyafetlerin bulunduğunu iddia etmişti. Buna karşılık olaraksa H&M, Bloomberg’e yaptığı açıklamada kullanım açısından herhangi bir sorun teşkil etmeyen kıyafetleri hiçbir şekilde imha etmediğini ifade etmişti. Bununla birlikte H&M, yine de kıyafetlerin küf içerip içermediklerinden ya da şirketin katı kurallarına uyup uymadıklarından emin olmanın, kendilerinin yasal yükümlülüğü olduğunu belirtmişti.

2010 yılında yaşanan ortaya atılan bu iddiayla bir alakası var mıdır bilinmez, şirket bir şekilde satışı ve kullanımı mümkün olmayan kıyafetleri güzel bir şekilde değerlendirmeye karar vermiş gibi görünüyor. Dünyanın fosil yakıtlardan yenilenebilir enerjilere geçiş yapmaya çalıştığı şu dönemde, kullanılmayan kıyafetlerin de bir enerji kaynağı olarak kullanılması ve H&M’in de bir şekilde bu girişime katkıda bulunması takdire şayan bir olay.

Edinilen bilgilere göre bu enerji santrali, 2017 yılı içerisinde bu zamana kadar yaklaşık olarak 400.000 ton çöp yaktı ve bu çöplerin bir kısmı, Birleşik Krallık’tan ithal edildi. Yakılan bu yüksek miktardaki çöpün karşılığında yaklaşık olarak 150.000 haneye enerji sağlandı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

MediaMarkt’dan Dijital Pazarlama Yatırımlarına Çok Kanallı Dönüşünü Ölçen Proje: Online’dan Mağazaya !

Avrupa’nın 1 numaralı elektronik perakendecisi MediaMarkt, geçtiğimiz yıl online reklamların mağaza satışlarına etkisini ölçmek için  Google ve Performans Pazarlama ajansı SEMTR ile Online to Store/Online’dan Mağazaya” projesini hayata geçirdi.

Geçtiğimiz yıl Eylül ayında başlayarak mağaza ziyareti metriğini ölçümlemeye ve dijital yatırımlarını çok kanallı dönüşüne göre yönetmeye başlayan MediaMarkt Türkiye, Temmuz sonu itibarıyla, yapılan dijital performans reklamlarından kaynaklı toplamda 2.5 milyon mağaza ziyareti elde ettiğini ve %5.5 mağaza ziyareti oranı gerçekleştirdiğini açıkladı.   

MediaMarkt Türkiye Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Çağanur Atay Uçtu;  “Günümüzde mağaza satın alma yapan tüketicilerimizin yarısından fazlasının yolculuğa online’da araştırma yaparak başladığını biliyoruz. Biz de buradan hareketle Google’da yaptığımız reklamların mağaza satışları üzerindeki etkisini ölçmek istedik. Bu metriğin gelmesi ile hem bunu ölçümlemeye başladık, hem search’te aramayı yapan kullanıcıların herhangi bir mağazamıza olan yakınlığına göre reklam metni özelleştirme ve mağaza adresi gösterme gibi direkt mağaza trafiğini arttırıcı aksiyonlar aldık. Çok kanallı ve müşteri odaklı pazarlama stratejimiz kapsamında bu tür dijital odaklı mağazacılık projelere yatırım yapmaya devam edeceğiz dedi.  

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link