L’Oréal’den Başparmağınıza Sığacak UV Işığı Takip Cihazı

Giyilebilir teknoloji tüm sektörlerin kıskacı altında. Peki, neden kozmetiğin de olmasın ki? L’Oréal ilk giyilebilir teknoloji ürününü piyasa sunmaya hazırlanıyor: kişilerin ne kadar güneşe maruz kaldığını göstererek onları güneş koruyu kullanmaya teşvik etmeyi amaçlayan minik bir cihaz!

Ürünün 2018 Tüketici Elektroniği Fuarı’nda (CES) ilk defa tanıtımını yapan şirket, giyilebilir teknoloji sektörüne resmi olarak adımını attığı bu cihazın bataryasız ilk UV sensörünün bu ürün olacağını açıkladı.

Parmağa yapılan bir oje kadar minik bu cihaz onu takan kişiye gerçek zamanlı UV ışınlarına ne kadar maruz kaldığı ile ilgili veri sağlıyor. Bununla beraber kişiye 3 aylık kapsamlı bir bilgi sağlayarak hangi vakitlerde ne kadar sıklıkla güneşe maruz kaldığına dair geniş çaplı bir gözlem verisi sağlıyor.

Tabii UV ışınları ile L’Oréal’in yaptığı ilk çalışma bu değil.Şirket 2016 yılında My UV Patch isimli yapıştırılabilir cihaz ile de bu zararlı ışınlara ne kadar maruz kaldığımızı ölçmeyi hedefliyordu.

Piyasaya sürülmesinden bu yana L’Oréal’ sahibi olduğu La-Roche Posay markası ile 37 ülkeye yaklaşık 1 milyon UV giyilebilir cihazı sürmüş durumda. Akabinde yaptığı tüketici araştırmaları ise bu cihazın kişilerde “güneşten korunma“ davranışı geliştirmesi konusunda yardımcı olabileceğine işaret ediyor. Böylelikle güneş kreminin daha doğru zamanlarda doğru bir şekilde uygulanacağını düşünen marka cihazın hem iş hem de insan hayatını değiştirmek konusunda olumlu yönleri olduğunu düşünüyor.

Ağır ve kullanışsız giyilebilir teknoloji ürünlerine kıyasla bu cihazı “ giyilebilir teknolojinin geleceği” olarak gören L’Oréal, tırnağa yerleştirilerek kullanılabilen cihazın topladığı 3 aylık dataları “anonim” veriler olarak kullanacağını açıkladı.

Bu yıl Amerika Birleşik Devletleri’nde pilot olarak uygulanması planlanan UV cihazının 2019’da müşteri lansmanının yapılacağı ifade ediliyor.

Ne dersiniz, siz böyle bir cihazı kullanır mıydınız?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

Kriz Yönetiminin 7 Kritik Adımı

  • Her şirket, herhangi bir kriz durumu yaşamadan önce, bir kriz planı yapmalıdır. Allegiance Capital Başkan Yardımcısı Bruce Condit; kriz durumunda, gelişmiş planlamanın, hayatta kalmanın anahtarı olduğunu ifade ediyor.
  • Bu yazımızda Bruce Condit’in aktardığı kriz yönetiminin 7 kritik adımını sizlerle paylaşıyoruz.
  • İlgili Yazı: KFC, “FCK” Reklamıyla Ciddi Bir PR Krizini Nasıl Aştı?

Kriz, her şirketin başına gelebilecek bir durumdur ve bu yüzden her şirketin doğru şekilde kriz yönetimi yapabilmesi oldukça hayati bir beceridir. Büyük şirketler bu konuda tamamen savunmasız değilken küçük şirketler ise genel olarak kriz durumuna karşı hazırlıksızlardır ve bir kriz planına sahip değildirler. Allegiance Capital Başkan Yardımcısı Bruce Condit‘e göre, herhangi bir kriz durumu yaşanmadan önce, işletme sahipleri bir felaketin çalışanları, müşterileri, tedarikçileri, kamuoyunu ve şirket değerini nasıl etkileyeceğini düşünmelidirler. Onun belirttiğine göre, gelişmiş planlama, böyle bir durumda hayatta kalmanın anahtarıdır. Bruce Condit, Inc.’in internet sitesinde yayımlanan yazısında, kriz yönetiminin 7 kritik adımını paylaştı.

1. Bir Planınız Olsun

Her plan açık hedeflerle başlar. Herhangi bir kriz sırasında hedefler; kriz nedeniyle tehlike altında olabilecek herhangi bir bireyi (çalışan ya da kamu) korumak, kilit kitlelerin bilgilendirilmelerini sağlamak ve kurumun hayatta kalmasını sağlamaktır. Bu yazılı plan, bir kriz durumunda alınacak özel eylemleri içermelidir.

2. Bir Sözcü Belirleyin

Kriz; müşterilerin, kamuoyunun ya da çalışanların sağlıklarını ya da refahlarını potansiyel olarak etkiliyorsa, bu durum medyanın ilgisini çekebilir. Şirketinizin tek bir sesle konuşmasını ve net ve tutarlı bir mesaj vermesini garanti altına almak için, medya sorularını yanıtlamak ve röportajlara katılmanın yanı sıra, bir sözcü belirlemeniz de gerekir.

3. Dürüst ve Açık Olun

Hiçbir şey, dürüstlük ve şeffaflık eksikliğinden daha fazla olumsuz medya ilgisi meydana getirmez. Bu nedenle mümkün olduğu kadar açık ve şeffaf olmak, söylentilerin durdurulmasına ve potansiyel bir medya çılgınlığının ortadan kaldırılmasına yardımcı olabilir. Bu şeffaflık; haber röportajları, sosyal medya ve dahili duyurular gibi tüm iletişim kanalları aracılığıyla yansıtılmalıdır.

4. Çalışanlarınızı Bilgilendirin

Bilgilendirilmiş bir işgücünün sürdürülmesi, işletmenin mümkün olduğunca sorunsuz bir şekilde çalışmaya devam etmesine yardımcı olur. Aynı zamanda, sosyal medyada yanlış raporlar yayınlayan çalışanlara neden olabilecek dahili dedikoduyu da en aza indirir.

5. Müşterileriniz ve Tedarikçileriniz ile İletişim Kurun

Müşterilerinizin ve tedarikçilerinizin, yaşadığınız krizi medya aracılığıyla öğrenmelerini istemezsiniz. Kuruluşunuzla ilgili herhangi bir kriz hakkındaki bilgiyi ilk olarak sizden duymalılar. Kriz iletişim planının bir kısmı, müşterileri ve tedarikçileri ve bu süreç boyunca onlara düzenli olarak nasıl güncel bilgi sağlanabileceğini içermelidir.

6. Erken ve Sık Güncellemeler Yapın

Söylentilerin boşluğu doldurmasına izin vermek yerine, fazla iletişim kurmak daha iyidir. Özet açıklamaları, güncellenmiş eylem planlarını ve yeni gelişmeleri mümkün olduğu kadar erken ve sık olarak yayımlayın. 7/24 bir haber döngüsünde yaşadığımızı unutmayın. Bu yüzden kriz planınız da bu duruma ayak uydurmalıdır.

7. Sosyal Medyayı Unutmayın

Son yıllarda yaşanan birçok önemli olay, sosyal medyanın en önemli iletişim kanallarından biri olduğunu defalarca gözler önüne serdi. Kriz boyunca sosyal medya faaliyetlerini izlemek ve bunlara tepki vermek için bir sosyal medya ekibi kurduğunuzdan emin olun.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

THY ve Türk Telekom, ABD’li Kuruluşlara Reklam Vermeyecek

Türk Hava Yolları (THY) ve Türk Telekom ABD merkezli kuruluşlara reklam vermeyeceğini açıkladı.

Konuyla ilgili olarak Twitter hesabından açıklama yapan Türk Hava Yolları Basın Müşaviri Yahya Üstün, “Türk Hava Yolları olarak devletimizin ve milletimizin yanında yer alıyoruz. Konu ile alakalı gerekli talimatlar ajanslarımıza verilmiştir” dedi.

Kampanyaya Türk Telekom da katıldı.

Twitter hesabından açıklama yapan Türk Telekom Kurumsal İletişim Direktörü Hamdi Ateş, şunları kaydetti:

“Türk Telekom ailesi olarak biz de #ABDyeReklamVerme kampanyasına dahil oluyor, devletimizin ve milletimizin yanında yer alıyoruz. Konu ile alakalı gerekli talimatlar ajanslarımıza verilmiştir.”

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link