“Bir çamaşır makinesi ne kadar toplumsal fayda sağlayabilir ki?” demeyin. Zira Whirlpool’un CareCounts projesi bu olası ön yargıları yıktı ve Cannes Lions’da “Yaratıcı Veri” (creative data) ödülünü kaptı.

Her gün temiz giysiye ulaşım hakkını, sıradan bir durum olarak görüp zaten ulaşılması gereken bir standart olarak kabul edebiliriz. Fakat, Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan okul çağındaki çocuklar için bu önemli bir sorun olarak öne çıkıyor ve hiç de yabana atılmayacak sayıda öğrencide yarattığı psikososyal etkiyle, eğitim hayatını yarıda bırakmalarına neden oluyor.

Bu konuda bir de anket çalışması yapılmış. Anket sonuçlarında, 2016 yılı verilerine göre ABD’de yaşayan okul çağındaki her 5 çocuktan birinin öğrenimi, temiz kıyafetlere düzenli erişimi olmadığı için sekteye uğruyor. Bu da her gün 4000’den fazla çocuğun öğrenimini kesintiye uğratıyor. Eğitimini bu nedenle yarıda kesen öğrencilerin işsiz kalma oranı eğitimine devam eden yaşıtlarına göre %40, hapse girme ihtimali ise 8 kat daha fazla olduğu tespit edilmiş.

CareCounts kapsamında okullara Whirlpool çamaşır makineleri yerleştirildi.

Büyük çapta bir toplumsal sorunu verilerle ortaya koyan araştırma, beyaz eşya markası Whirlpool’un dikkatini çekti. Günlük temiz giysi giyme şansı olmayan öğrencilerin eğitim hayatını sürdürmesine öncülük etmek isteyen marka, CareCounts projesi kapsamında ülkenin farklı yerlerindeki okullara çamaşır makinelerini yerleştirdi. Çalışmaları için her yıkamadan önce öğrencilerin kimlik bilgilerini girmesi gerektiği makineler böylece bir taşla iki kuş vuruyordu: Öğrencilerin her gün temiz giysilere ulaşmasını sağlamak ve devamsızlık durumlarını öğrenmek.

Proje, son derece olumlu çıktılar verdi. CareCounts’ın uygulandığı bir okulda öğrencilerin devam oranı %90’ın üzerine çıktı, bu iyileşmenin toplumsal ve akademik açıdan yansıdığı öğrencilerin ortalama devam süresi de bir önceki yıla göre 2 hafta daha uzadı. Ayrıca sınıftaki çalışmalara aktif katılım oranı %89 arttı ve öğrencilerin sosyal ortamda öz güvenlerinin artmasıyla ders dışı aktivitelere katılımları %95 oranında yükseldi. Projenin genelinde, 47 okula yerleştirilen çamaşır makinelerinde 14000’in üzerinde yıkama yapıldığı belirlendi, 1000’den fazla okul ise CareCounts programına katılmayı talep etti.

Okullara yerleştirilen makinelere girilen bilgiler sayesinde, öğrencilerin devam durumları öğrenildi.

Projenin Cannes Lions serüveni ise oldukça ilginç. Kantar CEO’su ve bu yılki jüri üyelerinden Eric Salama, Grand Prix kazanan projenin başta jürinin ilk kısa listesinde olmadığını söyledi. Salama, jüri üyesi ve Engine Media CEO’su Lisa Weinstein’ın, çalışmaya jürinin dikkatini çekmesinin sonuçta etkili olduğunu açıkladı.

Salama ayrıca, DigitasLBi ve Ketchum ajanslarının imzasını taşıyan CareCounts’ın hikâye anlatıcılığından hikâye yaratma aşamasına geçişin önemli bir örneği olduğunu ve markalar için uygulanabilir ve olumlu etki yaratan bir model olduğunun da dikkat çekti.

Whirlpool’un CareCounts projesi, şüphesiz ki önemli bir sosyal sorumluluk projesi olarak karşımıza çıkıyor. Fakat işin asıl güzel yanı, marka bunu yaparken sosyal faydaya veri kullanımı yoluyla ulaşıyor. Markanın sürecin çıktılarını kamuoyuyla şeffaf bir şekilde paylaşması, projenin topluma doğrudan ve kısa sürede katkıda bulunması, Whirlpool’un sosyal araştırmaları takip etmesi ve aldığı sorumluluğu insanların gözüne sokmadan, ticari bir mantığa dökmeden vitrine çıkarması takdire değer diğer noktalar olarak öne çıkıyor.

Cannes Lions 2017’de ödül kazanan çalışmalarla ilgili diğer haberlerimizi aşağıda bulabilirsiniz.

Paylaş
2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden, 2015'te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü'nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi'ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya'ya gitmenin hayalini kuruyor.

Bir Cevap Yazın