Vans, Kız Çocuklarına Kaykay Kaymayı Öğretiyor

Bildiğiniz gibi, yarın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü. Ve markaların bugüne özel kampanyaları da bir bir gün yüzüne çıkmaya başladı. Dünya Kadınlar Günü‘ne özel olarak yapılan dikkat çekici kampanyalardan biri ise ayakkabı markası Vans‘tan geldi.

Mashable’ın yaptığı habere göre, ayakkabı üreticisi Vans, Dünya Kadınlar Günü’ne özel olarak başlattığı sosyal sorumluluk projesi kapsamında kadınların güçlendirilmesini teşvik etmek için Hindistan’daki kız çocuklarına kaykay ile kaymayı öğretiyor. Vans bu sosyal sorumluluk projesini hayata geçirmek için Hindistan’da bir kaykay yolculuğuna başlayan 9 farklı ülkeden 13 kadın kaykaycının yer aldığı “Girls Skate India” isimli grup ve profesyonel kadın kaykaycılar Atita Verghese ve Lizzie Armanto ile iş birliği yaptı.

Kadın kaykaycılığını insanlara tanıtma amacı da güden bu projenin asıl amacı ise ülkedeki kadınlara yönelik baskıya ve kadınların aleyhine işleyen cinsiyet ayrımına dikkat çekmekti. Vans bu sosyal sorumluluk projesi konusunda uzun vadeli planlar yapıyor gibi görünüyor. Zira Mashable’ın belirttiğine göre, ayakkabı markası 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nden itibaren dünya çapında toplamda 100 kaykay kliniğine ev sahipliği yapacak. Marka bu sayede kaykay yapmayı denemeleri için daha fazla kıza ilham vermeyi umut ediyor.

Vans’ın bu sosyal sorumluluk projesi ile ilgili olarak resmi YouTube hesabın paylaştığı videoyu aşağıdan izleyebilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

Türk Pizzacı “Pizza Pizza” Satılıyor

Türkiye’de hızla büyüyen pizza pazarı artık yatırımcıların da ilgi odağı haline geliyor. Yerel ve yabancı fonların radarına giren pizza pazarının son satışı ise Pizza Pizza oldu.

Dünya Gazetesi’nin haberine göre Lüksemburg merkezli Luz Business Oppurtinies SARL adlı şirket, İzmir’de kurulan ve Türkiye’nin değişik bölgelerinde 150’den fazla şubesi olan Pizza Pizza’yı almak üzere masaya oturdu. Anlaşma sağlanırsa Lüksemburg merkezli Luz, Pizza Pizza Türker Turizm İşletmeleri bünyesindeki markanın tamamının sahibi olacak.

1995 yılında, İzmir Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesi üzerinde girişimci Abbas Türker tarafından temeli atılan Pizza Pizza’nın son açıklanan verilere göre 150’den fazla şubesi var. Türkiye’nin hemen hemen her bölgesinde şubesi olan Pizza Pizza’nın bu ağı Ağrı, Batman, Kars gibi Doğu şehirlerinin de aralarında bulunduğu 40 farklı kente yayılmış durumda. İzmir’de 4 bin metrekarelik ilk üretim tesisini 1990’lı yılların sonunda açan markanın yurtdışındaki ilk şubesi ise 2010’da Irak’ta devreye girdi. Bu ülkedeki şube sayısı ise 7.

Mediterra Capital ile görüşüyor

Pizza Pizza’yı alacak olan şirket Lüksemburg olarak bilinse de edindiğim bilgilere göre asıl alıcı Türkiye’yi yakından tanıyan bir fon. Ahmet Faralyalı’nın yönettiği Mediterra Capital’in Lüksemburg merkezli şirketin asıl sahibi olduğu belirtiliyor. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Avrupa Yatırım Bankası, Dünya Bankası, Hollanda Devleti’nin ortak olduğu FMO Bankası gibi finans kurumlarının yatırımcı olduğu Mediterra Capital, Tavuk Dünyası Söke Un, Arkel, GlassHouse, Arzum, Logo Yazılım gibi Türk şirketlerine ortak olmuştu.

Fonların pizza ilgisi

Bilindiği üzere pizza sektörünün en önemli yatırımcılarından öne çıkanlar Abraaj ve Turkven. Turkven Domino’s Pizza’ya ortak olmuş, Süzer Grubu’nun ABD’li Yum Brands’a sattığı Pizza Hut ve KFC’yi Dubaili Abraaj satın almıştı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Okurken Değil Gezerken Keşfedeceğiniz Başarının Küçük Sırları

  • Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı sorusuna alternatif cevap “ikisi de” olabilirdi.
  • Okurken değil gezerken kendimize neler katabileceğimizi, liderlik yönümüzü ve empati kurmayı nasıl keşfedebileceğimizi beraber öğrenebiliriz.

Hepimiz bir kez “çok gezen mi bilir, çok okuyan mı?” sorusunun geçtiği bir konuşmaya dahil olmuşuzdur. Hepimizin bu soruya farklı cevapları olabilir, bana göre ise bu sorunun cevabı bir dilemma. İkisini beraber yürütebildiğimiz bir senaryoda başarılı olacağımız ise kesin.

Bugüne kadar başarılı olmak için okunması gereken videolar, takip edilmesi gereken yazarlar gibi birçok içerikle karşılaştık. Ama bu sefer başarının sırrını bir gezgin düşüncesinde aramaya başlıyoruz.  Gezerek kendimize ne katabilir, bakış açımızı nasıl geliştiririz’in cevabını arıyoruz.

Her gezinizde yeni şeyler öğrenirsiniz.

Çünkü aslında “yapılan her seyahat kendi içimize seyahattir.” Diyor Danny Kate. Haklı da aslında. Yeni kültürler, yeni insanlar, yiyecekler, kokular, yaşam tarzlarını gezerken çok kolay ve eğlenceli bir şekilde keşfederiz, gördüklerimizden, tanıştığımız kişilerden, yiyeceklerden bile ilham alabiliriz, aklımıza yeni fikirler gelir belki “neden biz de yapmayalım ki” dediğiniz bir şeyler bulursunuz.

Temiz bir zihin ile yeniden başlarsınız.

Hayattaki amacınızı ve kendinizi biraz kaybolmuş hissettiğinizde kendinize yeni bir amaç bulma adımı atıyor olursunuz ve belki gezerken fark etmezsiniz ama eve kafanız sıfırlanmış olarak dönersiniz.

Daha dinamik düşünmeye başlarsınız.

Tabii ki kitaplardan, videolardan ya da istediğiniz kaynaktan istediğiniz şeyi kolayca öğrenebilirsiniz ama öğrenmek istediğiniz şeyi deneyimlemek size bazı noktaları daha farklı yorumlama avantajı verir. Çünkü başkalarının gözünden değil, kendi gözünüzden görerek yorumlamaya başlarsınız olayları da bazı düşüncelerinizi de. Daha dinamik düşünmeye başlarsınız. Çünkü deneyimlerinizin o meselede sadece bilgili olmaktan ziyade empati kurma kabiliyetinizi de geliştirmiştir ki hem bilgi hem de empati sahibi olabilmek liderlik için aranan özelliklerdendir.

Networkünüz genişler, genişler..

Problem çözmek için dinamik düşünmek, empati ve bilgi sahibi olarak liderlik kabiliyetinizi geliştirmekle beraber işinizi geliştirip farklı seviyelere ulaştıracak networkünüzü de seyahat sayesinde geliştirebilirsiniz. Çünkü sadece insanlar için değil, işimiz için de fırsatlar konfor alanının dışında var oluyor.

Havaalanında uçuşunuzu beklerken ya da bilmediğiniz bir şehrin restoranındayken tanıştığınız birilerinden ufkunuzu açacak şeyler öğrenebilir, yaptığınız işi anlatıp beraber yeni fırsatlar yakalayabilirsiniz.

Daha iyisi..

Günün sonunda seyahat perspektifimizi genişletir, düşünme şeklimize empatiyi daha çok dahil eder, yeni şeyler denemek yeni fırsatlara açık olma konusunda bizleri cesaretlendirir ki başarı içimizde bunları keşfetmekle başlayan bir süreçtir.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link