Marka Kimliği ve Sosyal Sorumluluk Projeleri

Ürün kalitesi ve niceliksel büyüklüğü ile kendi sektöründe önde gelen şirketler, toplumsal alandaki bilinirliğini nasıl artırabilirler? Bu sorunun cevabına dair bir çok izlek önümüze çıkabilir, ancak bugün sosyal sorumluluk projeleri üzerinde durmak istiyorum. Neden mi?

Çok basit; kapitalist markette, şirketler ekonomik kazancını artırırken, aynı zamanda toplumsal alanda reformist politikalar izlesinler istiyorum. Burada herhangi ahlaki veya etik bir öğretinin ardına sığınarak bu temennide bulunmuyorum, çıkarımımın faydacılık ilkesine dayandığını ve rasyonel temellendirmelere sahip olduğunu belirtmek istiyorum.

Peki nedir bu rasyonel temellendirmeler?

İnsanlık tarihinin derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkalım; somutlaştırmak için mağaraların dönemi diyelim. Oradan yerleşik hayata geçiş dönemlerine uzanalım, aşiret/kabile yapılanmalarını düşünelim, akrabalık( kinship/descent group) bağlarının ekonomik, toplumsal ve politik sahadaki ahlaksal gerçeklemelerine bakalım. Skolastik düşüncenin tarihine girelim, dere-beyliklere uzanalım, mutlak devlet( absolute state) zamanlarına yelken açalım, en son da ulus devlet yapılanmasına gelelim. Gerçekleşmiş tüm sosyal hareketlerin( social movement) altında yatan temel dürtüler hakkında fikir yürütelim biraz. Ben psikoanalitik söylemde “korkuyu” ve sosyolojik söylemde “gücü” temel dürtüler olarak görüyorum.

Peki, korku ve güç duygularının insanın sosyal hayatına olan temel etkisi nedir? İnsan sosyal bir varlıktır düşüncesinin altında  sosyalleşme süreçlerinin tetiklenmesi. Kimi zaman iş yerinde,okulda,sokakta, parkta  küçük grupların soysalleşmesi olur bu, kimi zaman da ideolojilerin altında kendi kimliğini gerçeklemeye çalışan büyük grupların sosyalleşmesi olur. Üretilen ürün ise hepsinde ortaktır: Topluluk/ toplum. Daha ileriye gitmek, gelişmek, daha fazlasına sahip olmak, kendini güvende hissetmek isteyen insan her zaman içinde yaşadığı topluluğu/toplumu geliştirmek ister. Basit bir analoji ile; oturduğunuz sandalye ne kadar rahat ve kullanışlı ise; sizin de konforunuz ve üretiminiz o denli artacaktır.

sosyal-sorumluluk

Tüm bunların marka kimliği ile ne alakası var?

Şirketlerin amacı kaba ve basit bir ifadeyle; ekonomik kazançlarını artırmak değil mi? Üretimlerini pazarlamadan ve satmadan, yani tüketici ile muhatap olmadan bunun imkanı yok haliyle.Herhangi bir şirket tüketici ile muhatap olduğu an; ki bu ilişki kurumsal şirketler arasında da olabilir, toplumsal alanın içinde aktif bir eylem sergilemiş olur. Artık bu eylemin etki alanında toplumun bütün bileşenleri vardır. X şirketi bir anlaşma imzaladığında, o sektörde olmayan Y şirketi veya aktif tüketici olmayan herhangi bir sosyal grup bu anlaşmadan dolaylı yönden etkilenir, bunun sebebini içinde bulunduğumuz ekonomik-politik sistem olarak gösterebiliriz. Bu etkilenme, şirketin marka kimliği hakkında saygınlık(reputation) oluşturacaktır. Marka kimliğini canlı bir organizma olarak ele aldığımızda, ona uzun vadede olumlu/olumsuz bir katkıda bulunacaktır. Bir çocuğun büyüme dönemindeki çevreden etkilenmesi gibi düşünmekte bir zarar yok.

Tüm bunlardan çıkarabileceğimiz sonuç nedir?

Sosyalleşme süreçlerinin temelinde yatan içinde bulunduğu toplumu/ toluluğu geliştirme dürtüsü, şirketlerin ürün pazarlama ve satış safhalarında, yani onların kendi sosyalleşme süreçlerinde bir öz olarak bir prensip olarak ele alınırsa; marka kimliğinin tüketici tarafından içselleştirme şansı/oranı artacaktır. Bu olay bilinçsiz olarak, bir bilinçaltı tepkisi olarak gerçekleşecektir. Reklamcılıktaki iç görü( insight) yakalama hadisesinin kaynağı da budur aslında. Büyük şirketler, kendi marka güçlerini göstermek için popüler figürleri reklamlarında oynatmak yerine, sosyal sorumluluk projeleri ile marka güçlerini topluma/dünyaya lanse etseler; hem içinde yaşadığı toplumu geliştirerek kendilerine dolaylı yönden fayda sağlayacaklar hem de insanoğlunun temel hayatta kalma( survive) dürtüleri ile şirket politikalarını özdeşleştirecekler.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon' da marka ve reklamcılık üzerine yazılar yazan Oğuz Kaan Mavice, Boğaziçi Üniversitesi sosyoloji bölümü mezunu.

Bir Cevap Yazın

Snickers, 14 Şubat’ı Unutan Çiftlerin İmdadına Yetişti

Snickers

Bir klişe hâline gelse de gerçek şu ki sevginin, aşkın belli bir günü olamaz. Sevginizi her gün gösterebilir, âşık olduğunuz insanı mutlu etmek için her günü yeni bir sürpriz için değerlendirebilirsiniz. Yine de iki gün önce kutlanan Sevgililer Günü, bazı çiftler için tüketim çılgınlığı üzerine temellenmiş piyasa ekonomisinin bir dayatmasıyken, bazıları içinse sevgilisiyle özel ve baş başa zaman geçirmek için güzel bir fırsat olarak görüldü. Peki, ya 14 Şubat’ta gideceği mekân için rezervasyon yapmayı ya da günün kendisini unutanlar? Ünlü atıştırmalık markası Snickers, bu özel günkü planı için yer ayırmayı unutanların yardımına, Sevgililer Günü kamyonetiyle koştu.

Snickers’ın Sevgililer Günü’nü unutan sevgililerin imdadına yetişen kamyoneti.

Kamyonette ağırlanan çiftlere, Londra’nın en iyi şeflerinden birinin ellerinden çıkan ve üç çeşit yemekten oluşan menü servis edildi. Çalışma en çok da romantik bir atmosferde yemek yemek için rezervasyon yapmayı unutan veya bunun için çok geç kalan çiftler için güzel bir telafi oldu.

Snickers ve birlikte çalıştığı ajans AMV BBDO’nun ortaklaşa projesi olan çalışma, Sevgililer Günü kamyonetinin 14 Şubat’ta, Londra’daki Shoreditch High Street caddesine park etmesiyle başladı. Üzerinde “Bu gece için bir masaya ihtiyacınız var mı?” sorusu yazılı kamyonet, yoldan geçenlerin dikkatini çekti. Kamyonetin üzerindeki kartlara gözü ilişenler, bunların iki kişilik restoran rezervasyonu olduğunu fark etti.

Oublié, Sevgililer Günü için tam da istenen atmosferi yansıtan bir mekân olarak hazırlandı.

Kartlar, Oublié (Fransızcada “unutmak” anlamındaki sözcük) adlı, bu proje için dekore edilmiş geçici bir restorandaki Sevgililer Günü yemeğine davet ediyordu. Oublié, Sevgililer Günü boyunca hizmet verdi ve Londra’nın oldukça tanınan bir aşçısı tarafından yapılan üç çeşit yemekten oluşan ücretsiz menüsünün yanında, gürültüden uzak atmosferiyle de çiftler için mükemmel bir ortam sundu.

Snickers, kamyonetin diğer tarafına ise “Açken unutursun.” ifadesini taşıyarak hem geçen yılki Sevgililer Günü’nde 14 Şubat mesajlarının yazılı olduğu küçük kutlama kartlarından oluşan billboard reklamını hem de hepimizin bildiği o ünlü “Açken sen, sen değilsin.” mottosunu hatırlatmış oldu.

Üç çeşit yemekten oluşan menünün sunulduğu restoranda, yemekler usta bir şefin ellerinden çıktı.

Sevgililer Günü sizin için gerçekten bir tüketim çılgınlığı mı, yoksa sevdiklerimize sevgimizi farklı şekillerde ifade etmemize bir bahane mi bilemiyoruz. Fakat Snickers markasının güzel düşünülmüş, dikkat çeken ve işe yarar bir içgörüye dayanan bu çalışmasını, uygulanabilirlik ve tüketicileirn gönlüne girme açısından da oldukça başarılı bulduğumu söylemeliyim.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama ve Teknoloji Dünyasında Şimdiye Dek Yapılmış En Kötü 6 Tahmin

Dönemin ünlü iş adamları ya da pazarlamacıları tarafından söylenmiş bazı sözler var ki söyleyenin ismi duyulduğu anda akıllara bu sözler geliyor. Ancak  iyi anlamda değil; kötü anlamda akıllara gelen sözlerden bahsediyorum.

1759 yılında reklamcılığın artık gelişme kat edemeyeceğini söyleyenden tutun da 1899 yılında icat edilebilecek her şeyin icat edildiğini söyleyene kadar birçok ünlü kişi tarihi yanılgıya düşmüş. Örneğin Microsoft Kurucusu Bill Gates 2004 yılında  “İki yıl sonra spam sorunu ortadan kalkacak.” demişti.

En son yapılan araştırmalar, dünya çapında gönderilen tüm e-postaların yaklaşık %92’sinin spam olduğunu ortaya koyuyor. Bill Gates’in tahminine göre günümüzden yakşalık 10 yıl  önce ortadan kalkmış olması gereken spam’lerin geldiği seviye gerçekten de korkunç.

Peki yanılgıya düşen diğer kişiler kimler? Pazarlamasyon olarak geleceği tahmin edemeyen iş adamları, pazarlamacılar ve reklamcıların sözlerini derledik. İşte tarihe kötü izler bırakan, nam-ı diğer “Epic Fail” sözler.

steve-ballmer-580

“There’s no chance that the iPhone is going to get any significant market share.”

Steve Balmer / USA Today, 2007

“iPhone’un pazardan pay kapabilmek için hiç bir şansı yok.”

ken-olsen

“There is no reason for any individual to have a computer in his home.”

Ken Olson / Digital Equipment Corporation (DEC) Kurucusu, 1977

“Bir bireyin evine bilgisayar alması için herhangi bir neden yok.”

johnson

“The trade of advertising is now so near perfection that it is not easy to propose any improvement. “

Dr. Samuel Johnson, 1759

“Reklamcılık piyasası artık mükemmelliğe öyle yakın ki herhangi bir gelişme sağlamak kolay değil.”

charles-h-duell-1

 “Everything that can be invented has been invented.”

Charles H. Duell / ABD Patent Enstitüsü Başkanı, 1899

“İcat edilebilecek her şey icat edildi.”

120919071727-ibm-ceos-tom-watson-sr-large-gallery-horizontal

“I think there is a world market for maybe five computers.”

Thomas Watson / IBM başkanı, 1943
“Tüm dünya çapında sadece 5 bilgisayarlık bir piyasa olacak.”

 

99n/36/huty/13510/16

 “Television won’t be able to hold on to any market it captures after the first six months.”

Darryl F. Zanuck / 20th Century Fox yöneticisi, 1946

“Televizyonlar altı ay içinde ortadan kalkacak. İnsanlar gece boyunca bir kutuya bakmaktan sıkılacaklardır.”

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link