Kurumsal Sosyal Sorumluluğu Anlamak 0

Son yılların hızla trend olan  ve önümüzdeki yıllarda şirket içi departmanlığa kadar gidebilecek bir konu olan Kurumsal Sosyal Sorumluluk, Türkiye’de ve Dünya’da emekleme sürecini henüz atlatamadı. Efektif kullanıldığında markaya inanılmaz katkılar yapabilen ancak yanlış kullanıldığında da markanın başına büyük dertler açabilecek bir alan olan KSS’nin, kendine has bir bam teli olduğu aşikar.

KSS birçok bileşenden oluşmasına rağmen dikkat edilmesi gereken en önemli nokta ‘samimiyet’. Hayatın diğer tüm dallarında da önemli bir unsur olan samimiyetin KSS’de ilk sırada olmasının nedeni konunun toplumu veya insanlığı ilgilendiriyor olması.  İnsanlar, toplumu ilgilendiren kötü olaylarda birbirleriyle daha çok kenetlenirler. Bu kenetlenme sonucu hassasiyet artar. Dolayısıyla samimiyetin tüketicilere yansıtılamaması, yapılan projenin kaybı bir yana dursun; markanın imaj kaybına neden olacaktır.

Aşağıda bir örnek var. Ünlü porno sitesi Pornhub’un göğüs kanseri için yapmış olduğu projede (halen aktif) şu cümle yer alıyor: ‘Göğüsleri kurtarmak için pornhub’a yardım edin!‘ – ‘Pornhub’daki videoları izleyerek göğüs kanseri araştırmalarına yardımcı olun.’ Yani deniliyor ki: Bize tıklayın, hem biz kazanalım hem de insanlık! .

KSS yaparken şirket/marka menfaatinin asgari seviyede tutulması çok önemli. Pornhub, kampanyasını yaparken Onur Air örneğindeki ‘ Beni like edin ben de depremzedelere 50 Kuruş vereyim’ cümlesini çevirip ‘Bana tıklayın ben de hastalara şifa olayım’ demiş.Markanın KSS’yi, marka algısını arttırmak  veya para kazanmak amaçlı yaptığı farkedildiğinde sonuç  hüsran olmaya mahkum.

O yüzden kurumsal sosyal sorumluluğu anlamanın yolu, samimiyeti ve menfaatlerin asgari seviyede tutulmasını anlamaktan geçiyor. Umarız kısa süre içinde güzel KSS örnekleri çıkar da Pazarlamasyon’da yer veririz.

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

Burger King, Engelli Kişilere 3 Boyutlu Olarak Basılmış Protez El Sağladı 0

Son dönemde olumlu ve olumsuz nitelikte birçok eleştiri alan ama Cannes Lions’dan da ödülle dönen Google Home of Whopper çalışmasıyla çok konuşulan Burger King, bu sefer sosyal sorumluluk projesiyle karşımıza çıktı.

Markanın 5 Temmuz’da, Arjantin’de düzenlediği Stacker Day için hazırlanan proje, toplumsal farkındalık oluşturmakla kalmıyor, aynı zamanda engellilerin günlük hayatını da kolaylaştırıyor. Proje, Burger King ve markanın Google Home of Whopper çalışmasında da birlikte çalıştığı ajansı David’in, 3 boyutlu olarak basılmış eller üretip bunları ihtiyaç sahiplerine ücretsiz sağlayan Atomic Lab şirketiyle yaptıkları iş birliği sayesinde gerçekleşti.

Stacker Day tarihinde, Burger King Stacker menülerinin fiyatı yarı yarıya indirildi ve bu tarihte Arjantin’deki Burger King restoranlarında satılan kombo stacker menülerden elde edilen gelir, üç boyutlu ellerin yapımı için Atomic Lab’e aktarıldı.

Bu sosyal sorumluluk projesinin tanıtımı için bir reklam da çekildi. Farklı yaşlardan, farklı ilgi alanları olan insanları izlediğimiz videoda kaykay yapandan tek eliyle resim yapana, hatta akrobatik hareketler yapmayı başaranlara kadar, azminden güç alarak engelleri aşan bireylerin hikâyelerine kısaca eşlik ediyor ve onlardan, toplumun kendilerine karşı gösterdiği ön yargıları nasıl kırdıklarını dinliyoruz. Videonun sonunda ise Burger King’in bu girişimiyle kendilerine sağlanan üç boyutlu elleri kullandıklarına, daha fazla şey başardıklarını görünce duydukları mutluluğa şahit oluyoruz.

Reklamı hazırlayan ajans David’in Başkan Yardımcıları ve Uzman Yaratıcı Direktörleri Ignacio Ferioli ile Joaquin Cubria da çalışmayı yorumlayanlar arasında yer aldı. Atomic Lab ile yapılan projede markanın dünyayı değiştirme gibi bir iddiası olmadığını belirten ikili, bunun yanında Burger King’in bu çalışmayla birlikte, sosyal sorumluluğunu yerine getiren bir marka olduğunu gösterdiğini vurguladı.

Bildiğimiz üzere, günümüzde hatrı sayılır bir kesim, markaların yaptıkları veya destek verdikleri sosyal sorumluluk kampanyalarının sosyoekonomik bir idealden öte reklam amaçlı kullanıldığını söylüyor. Bu kaygıya, izlenen yola göre zaman zaman katılmakla birlikte, markaların bu projelerde yer almasının son derece etkili olduğunu düşünüyorum.

Bu nedenle Burger King’in yaptığı bu girişimi de önemsiyorum. İstediğimiz sonuç, birkaç kişi bile olsa, engelli bireylerin hayatının kolaylaşmasıysa bunu hangi markanın yaptığı önemli değil. Fakat yine de reklamın sonunda engelli bireylerin iki eliyle hamburger yemesini fazla maddeci bulduğumu söylemeliyim. Marka bu son aşamada daha naif olabilir, logo ve mekân kullanmakla yetinebilirdi (hatta hiç kullanmayabilirdi). Ürünler ve engelli bireylerin bu derece özdeşleştirilmesi bir yana; üslup, oluşturulan algı vb. noktalar da üst düzey duyarlıkla ele alınsa daha iyi olabilirdi.

Peki ya siz, markaların yaptığı sosyal sorumluluk projeleri hakkında neler düşünüyorsunuz? Markalar bu çalışmalarda kendilerini ne kadar görünür kılmalı? Bu dengenin iyi bir şekilde ayarlandığı çalışmalardan örnekler verebilir misiniz?

Spotify, Yasaklara Karşı Müziğin Evrenselliğini Hatırlatıyor: “I’m with the Banned” 0

Spotify, bugünlerde “farklı kültürlerden bir araya gelerek susturulmak zorunda kalmış kişi ve toplumların sesi olmak isteyen  sanatçılar ve hayranlarını güçlendiren bir müzik girişimi” adını verdiği yeni orijinal serisi ile adından söz ettiriyor.

I’m with the banned” ismi verilen seride farklı sanatçılar beraber çalışarak toplumların bugünlerde ayrımcılığa uğradıkları göç, LGBTQ eşitliği gibi birçok konuya vurgu yapıyor.

Projenin tanıtım videosunda  yer alan ve Donald Trump’ın seyahat yasağı koyduğu ülkeler olan Suriye, Sudan, Somali, Libya, Yemen ve İran’dan göç etmiş sanatçılar, müziğin evrenselliği, birleştirici gücü ve sınırları olmadığını bir kez daha tüm dünyaya hatırlatıyor.

Dayanışmanın gücünü göstermek için göçmen sanatçılar, Desiigner, Pusha T, X Ambassadors, K.Flay, Dr. Lonnie Smith ve BJ The Chicago Kid gibi ABD’li sanatçılarla projede işbirliği yapıyor.

Oynatma listesi, her şarkı sonunda dinleyiciyi iamanimmigrant.com isimli siteye yönlendirerek göçmen sanatçının hikayesini, bugünlere nerelerden, nasıl geldiğini keşfetmemize olanak sağlıyor.

ABD’li sanatçıların yaşadıkları en iyi deneyimlerden birisi olduğunu ifade ettikleri bu anlamlı müzik projesi, tüm sanatçıların bu noktaya gelene kadar yaşadıkları müzik yolcukları ve hikayelerine odaklanan belgesel ile bu sonbaharda izleyicilerin karşısına çıkacak.

Spotify’ı müziğin sınırlarının olmadığını hatırlattığı böyle bir anlamlı projeye imza attığı için tebrik ediyoruz.

“I’m with the banned”  oynatma listesinde bulunan şarkılar ise şöyle:

  • Kasra V feat. K.Flay – “Justify You”
  • Moh Flow feat. Pusha T – “Options”
  • Waayaha Cusub feat. Desiigner – “Durbaan Ka Ii Tuma”
  • Methal feat. X Ambassadors – “Cycles”
  • Sufyvn feat. BJ The Chicago Kid – “Thinking ‘Bout You (Sleepless in Cairo)”
  • Ahmed Fakroun feat. Dr. Lonnie Smith – “Salam”

Gününü 18 farklı ve anlamlı şarkıdan oluşan bu oynatma listesi ile geçirmek isteyenler aşağıdan listeye ulaşabilirler.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
%65'e Varan İndirimle Kaydolun
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link