Coca Cola Masalara Etiketsiz Geliyor

Dünyada herkes bir konu için konuşurken, lider markalar da bunun üzerine gitmekten çekinmez. Eğer herkesin bir söyleyecek sözü var ise, elbette Coca Cola’nın da vardır.

‘İnsanları yargılarsan, onları sevmeye zamanın kalmaz.’

Ogilvy, Coca Cola’nın aklındakileri yaratıcılığa dökerken, Rahibe Teresa’nın bu sözünden esinlenmiş olacak ki, birbirinden farklı insanlar olsak da, hepimiz aynıyız mesajını vermek için çok etkili bir yol bulmuş.

Ramazan boyunca Orta Doğu bölgesinde logosu olmadan sadece kırmızı kutuyla çıkacak sofralara Coca-Cola. Üzerinde tek bir cümle yazarak üstelik; ‘etiketler kutular için vardır, insanlar için değil.’

Dünyada kocaman bir markaysanız, devasa bir sosyal sorumluluk görevini yüklenmişsiniz demektir. Bu konuya en başarılı eğilen markalardan biri olan Coca Cola, hem çevre hem de artık dünya konusu haline gelen ‘ön yargılar’ sorununa eğilmek için bir çare ararken, sosyal medyayı bir anda yerle bir eden bir video ve görsellerle çıkıverdi karşımıza. Markanın kendini hatırlatmasına gerek yok.

2015-07-07-1436270820-1940071476

Tıpkı sadece şişesinden bile tanınabilecek kadar güçlü olması gibi, kutuda gördüğünüz kırmızıyı başka kimseye yakıştırmayacaksınız bile. Bunun bilincinde olan bir marka olarak, yaratıcı, dikkat çekici, üstelik de en önemlisi bu konuya kafa yorduran, konuşturan bir etki yaratıyor.

Eğer güce sahipseniz, onu iyilik için kullanmalısınız. Yüzyıllardır, edebiyatın, iletişimin, bilimin bize öğrettiği budur. Coca cola ise bunu en başarılı şekilde uygulayabilen markalardan biridir. Dünyanın en çok içilen ve ikamesi neredeyse olmadığı düşünülen bu içeceğin, neden bu işlere girdiğini söyleyim; marka imajının en olumlu etki yolu, insanların size sevmesini sağlamaktan daha kolay nasıl yakalanır ki. Büyük bir hedef kitleniz varsa üstelik, bu konu da başarısı bu kadar büyük olan marka bulmak bir elin parmaklarını geçmeyecek kadardır.

Iç görü kavramının kelimelere dökülemeyen açıklaması olan bu uygulamayla, bir taşla, onlarca kuş vurmanın mecalini görüyoruz.

Birbirlerini tanımayan insanların, karanlıkta, hiç alakası olmayan kişiler olmalarına rağmen oturup yemek yediği, sohbet ettiği reklamı da görmedim demeyin. Sosyal damara nasıl dokunulur, ‘benim bu konuda söyleyecek bir sözüm var’ nasıl söylenir, buyurun;

Paylaş
Eskişehir Anadolu Üniversitesi Reklamcılık ve Halkla İlişkiler Bölümü mezunu olan Zümrüt Tanrıöven; Pazarlamasyon'da pazarlama ve reklam üzerine yazılar yazmaktadır. Futbol Extra'da yazar olmasının yanında, bunun bir devamı olarak spor pazarlama konusunda oldukça derin eğitimler almış, bu konuda bir çok araştırmada ve projede bulunmuştur. İstanbul Bilgi Üniversitesinde bitirdiği yüksek lisansıyla beraber kültür ve sosyolojik yönetimlere de odaklanmaya çalışmış, bu alanları birbiri içinde kullanmaya yönelmiştir. Alamet-i Farika, Show Tv gibi yerlerin ardından son 5 yılında TTNET, Tivibu'da İçerik Pazarlama'cı olarak çalıştı. Şimdi Türk Telekom Pazarlama İletişiminde yolunda devam etmekte.

CEVAPLA