Burada Engellendim !

Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği ve 8Bitiz tarafından hayata geçirilen proje Aralık 2011 tarihinde yayınlanmış olmasına rağmen, kendisinden Altın Örümcek Ödülleri vesilesiyle haberimiz oldu. Altın Örümcek Ödülleri’nde bu yıl Sosyal Sorumluluk kategorisinde 1.’lik ipini göğüsleyen buradaengellendim.com aslında Türkiye’nin acı bir gerçeğini ortaya koyuyor. Nüfusumuzun yaklaşık %10’unun engelli vatandaşlardan oluşuyor olmasına rağmen, ve yasal olarak önlemler alınmış olmasına rağmen uygulamada bunlar hayata geçirilmiş değil. En basitinden yayalar ve engelliler için oluşturulan kaldırımlar arabaların istilası altında, en kötüsü de engellilere özel olarak yapılmış bir tuvalete ulaşmanın tekerlekli sandalye ile mümkün olmaması. Yasal düzenlemeler mevcut olmasına rağmen denetimler maalesef yapılmıyor ve bu da onların sokaklarda yaşamalarına imkan vermiyor. Şimdi bir çoğumuz ya bu kadar engelli varsa bunlar nerdeler diye soruyor olabilir, halbuki onları göremiyor oluşumuzun sorumlusu biziz, çünkü onlara yaşama hakkı tanımıyoruz…

Gelelim web sitesinin içeriğine, tamamen interaktif bir site olarak tasarlanmış ve sadece engelli vatandaşların yolda veya herhangi bir işletmede karşılaştıkları zorlukların fotoğraflarını çekip, yer ve tarih belirterek paylaşması üzerine kurgulanmış. Ayrıca siteye giriş yaptığınızda üst bölümde bir sayaç dikkatinizi çekiyor, bu sayaç hayata geçirilen bir yasal düzenlemenin son tarihi ile alakalı. Çıkarılan 5378 sayılı yasa çerçevesinde 7 yıl içerisinde tüm işletmeler, mekanlarını engellilere uygun hale getirecekti fakat gelin görün ki kamu kuruluşları dahi bu yasaya uymuyorlar, ve 12 Temmuz 2012‘de verilen 7 yıllık süre dolacak.  Hayatın bu kadar içinde olan olayların karşınızda kanıtları ile durması beni gerçekten oldukça üzdü, biz o arabaların ya da yolların yanından geçerken çok farketmesekte fotoğraflara bir an bakıp kendinizi onların yerine koyduğunuzda durumun vahametini daha iyi anlayabiliyorsunuz.

Böyle bir projeye imza atan her iki kuruluşu da tebrik ediyor ve bu yazıyı okuyan herkesi gördükleri engelleri bu sitede paylaşmalarını arzu ediyoruz…

5378 Sayılı Yasa: 5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 07 Temmuz 2005 tarihli ve 25868 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanunun geçici 2. maddesi hükmü uyarınca; kamu kurum ve kuruluşlarına ait mevcut resmi yapılar, mevcut tüm yol, kaldırım, yaya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor alanları ve benzeri sosyal ve kültürel alt yapı alanları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmış ve umuma açık hizmet veren her türlü yapılar bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi yıl içinde özürlülerin ulaşabilirliğine uygun duruma getirilmesi öngörülmüştür. Öngörülen süre 07 Temmuz 2012 tarihinde sona erecektir.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İnternet yayıncılığı, içerik yönetimi üzerine çalışmalar yapar.

Bir Cevap Yazın

Türkiye, Arjantin ve Endonezya’nın Ekonomik Sıkıntılarının Ortak Noktası Nedir?

  • Son dönemde Türkiye’nin yanı sıra, Güney Afrika’dan Endonezya’ya kadar dünya çapında gelişmekte olan pazarlar, para birimlerinin ciddi oranda değer kaybetmesi ve yabancı yatırımcıların ülkeden çıkması durumuyla karşılaştılar. ABD’nin ekonomik yönetiminin getirdiği küresel ekonomi üzerindeki belirsizlik bu duruma neden oluyor
  • ABD pazarlarının gücü artan faiz oranları ile birleştiğinde, paralarını yüksek büyüme gösteren pazarlara sokan yatırımcıları çekti. ABD’ye yapılan yatırım fonlarının bu akışı, ABD dolarının değerini artırdı ve bu da ABD’yi yatırımcılar için daha cazip bir yer haline getirdi.
  • Türkiye, Arjantin, Güney Afrika ve Endonezya’nın para birimlerinin değer kaybetmesine neden olan tetikleyiciler farklı olsa da, bütün bu ülkelerin ortak bir noktası var: devlet açıklarına ve ticaret için yabancı sermayeye olan orantısız bağımlılık.
  • İlgili Yazı: İthalata Dayalı Ekonomi ve Ürün Boykotu

Bildiğiniz gibi, ABD ile Türkiye arasında yaşanan Rahip Brunson kriziyle birlikte başlayan süreç, Türk lirasının yabancı para birimleri karşısında ciddi oranda değer kaybetmesine neden oldu. Zaten yaklaşık olarak iki yıl süren OHAL sürecinde ülkedeki ekonomik durum sıkıntıya girmişti. ABD ile yaşanan bu kriz sonrasında ise ekonomik açıdan işler daha da kötüye gitti. Ancak para birimi ciddi anlamda değer kaybeden ve ekonomik olarak sıkıntıya giren tek ülke Türkiye değil. Güney Afrika’dan Endonezya’ya kadar dünya çapında gelişmekte olan pazarlar da para birimlerinin ciddi oranda değer kaybetmesi ve yabancı yatırımcıların ülkeden çıkması durumuyla karşı karşıya kaldılar.

World Economic Forum’un bu konuyla ilgili olarak paylaştığı yazıya göre, bu yılın başında yaşadığı bir kriz sonrasında istikrara kavuşan Arjantin, son dönemde acil durum moduna geri döndü ve faiz oranlarını %60’a çıkardı. Arjantin’in para birim peso, 2018 yılında %45 oranında düşüş yaşadı. Peki, neden farklı kıtalarda bulunan ve farklı ekonomik durumlara sahip bu ülkeler benzer ekonomik belirtiler gösteriyorlar?

Pesonun değer kaybetmesinden sonra, Arjantinliler dolar satın almak için döviz bürolarına akın ettiler.

Kısaca söylemek gerekirse, ABD’nin ekonomik yönetiminin getirdiği küresel ekonomi üzerindeki belirsizlik bu duruma neden oluyor. İlk olarak ABD ekonomisi şu anda çok hızlı büyüyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın çevresel ve bürokrasi düzenlemelerini kesmesinin yanı sıra, geçtiğimiz yıl kongre tarafından geçirilen vergi indirimleri, ABD hisse senedi piyasasının rekor seviyelere çıkmasını sağladı. Aynı zamanda ABD Federal Rezervleri, on yıl boyunca mümkün olduğu kadar düşük tuttuktan sonra faiz oranlarını yükseltmeye başlıyor.

ABD pazarlarının gücü artan faiz oranları ile birleştiğinde, paralarını yüksek büyüme gösteren pazarlara sokan yatırımcıları çekti. ABD’ye yapılan yatırım fonlarının bu akışı, ABD dolarının değerini artırdı ve bu da ABD’yi yatırımcılar için daha cazip bir yer haline getirdi. Bunların yanı sıra ABD’nin yabancı mallara gümrük vergisi koyması da bir ticaret savaşının fitilini ateşledi ve böyle bir ticaret savaşından daha küçük pazarların, ABD’den daha zararlı çıkması pek de şaşırtıcı bir sonuç sayılmaz. Bu da yatırımcıları paralarını koymak için ABD gibi daha güvenli yerler aramaya teşvik ediyor.

Yabancı Sermayeye Bağımlılık

Bu arada gelişmekte olan farklı pazarların her birinde, ekonomik öyküler farklı şekillerde ama aynı sonuçlarla sonlanıyorlar: yatırımcıların güven kaybı, ülke dışına sermaye çıkışı ve para birimlerinin değerindeki düşüş. Türkiye, Arjantin, Güney Afrika ve Endonezya’nın para birimlerinin değer kaybetmesine neden olan tetikleyiciler farklıydı. Ancak bütün bu ülkelerin ekonomilerinin ortak bir noktası var: devlet açıklarına ve ticaret için yabancı sermayeye olan orantısız bağımlılık.

Arjantin’de son 50 yılın en büyük kuraklığı, hem mısır ve soya fasulyesi üretimini hem de önemli ihracat ürünlerini vurduktan sonra, ülke bu yılın başında ekonomik olarak sıkıntıya girdi. Son birkaç yılda yürürlüğe giren liberalleştirici politikaların sonucu olan ekonomik güçsüzlük üzerine bir şeyler inşa etmeye çalışmak, ülkeyi bir krize sürüklemek için yeterliydi. Bunun üzerine IMF’den destek istendi ve haziran ayında 50 milyar dolarlık bir kredi sözü verildi.

Diğer tarafta Endonezya’nın büyük bir cari hesap açığı var. Ülkenin cari açığı temmuz ayında 2 milyar dolara çıktı ve bu, son beş yılın en yüksek rakamı. Bu durum, Endonezya’nın en yüksek dış borca sahip Asya ülkesi olmasına neden oldu. Bu faktörler ülkeyi savunmasız hale getirdi ve ülkenin para birimi, on yıldan fazla bir süre önce yaşanan finansal krizden bu yana en düşük seviyeye ulaştı. Sonuç olarak ülkenin merkez bankası faiz oranlarını yükseltmek zorunda kaldı.

Türkiye’nin durumuna dönecek olursak, ABD ile yaşanan Rahip Brunson krizi, ABD’nin Türk mallarına gümrük vergisi koymasına ve Türkiye’nin bazı liderlerine yaptırım uygulamasına neden oldu. Bu da yatırımcıları, Türkiye stratejilerini yeniden düşünmeye sevk etti.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Spotify, 2018 Yazının En Çok Dinlenen Şarkılarını Açıkladı

Spotify verilerine göre Drake, Maroon 5 ve Cardi B şarkıları ile dünya genelinde yaza damga vururken, Türkiye’nin en çok dinlenen 3 şarkısı Aleyna Tilki, Merve Özbey ve Ezhel’den geldi.

2018 yazı boyunca dünyada en çok yankılanan cümle şuydu; “Kiki, do you love me?” Bu cümle sadece viral bir dans akımı yaratmakla kalmadı aynı zamanda 2018 yazının en çok dinlenen şarkısı olan “In My Feelings”in de öne çıkan sözü oldu. Drake’in 25 şarkılık albümü Scorpion’da yer alan şarkı, 1 Haziran – 20 Ağustos tarihleri arasında 393 milyondan fazla dinlendi. Maroon 5’in Cardi B ile düet yaptığı “Girls Like Me” ise yaklaşık 293 milyon dinlenme rakamı ile dünya genelinde yaza damgasını vuran ikinci şarkı oldu. Cardi B’nin J Balvin ve Bad Bunny ile birlikte yaptığı “I Like It”, 289 milyon dinlenme rakamı ile 2018 yazının en çok dinlenen 3’üncü şarkısı oldu.

Yazın en çok dinlenen şarkıları arasında, Calvin Harris ve Dua Lipa’nın “One Kiss”i, Clean Bandit’in Demi Lovato ile birlikte söylediği “Solo” ve 5 Seconds of Summer’ın pop-rock tarzdaki “Youngblood” gibi dans şarkıları da yer alıyor. Ariana Grande’nin “no tears left to cry” da Ağustos ayının en çok beklenen albümlerinden Sweetener’dan ilk çıkan single olarak müzikseverlerle buluştu ve yaz boyunca Spotify listelerindeki yerini korudu.

2018 yazı, çıkış yapan yıldızlar için de önemliydi. 19 yaşındaki Chicago’lu rapçi Juice WRLD’nin “Lucid Dreams” adlı şarkısı, son iki ay boyunca Spotify’ın global listesinde yerini korudu.

“Juice WRLD, hiç şüphesiz yazın en iyi çıkış yapan yıldızı” diyen Spotify Urban Müzik Direktörü Carl Chery şöyle devam etti: “Juice WRLD, son zamanların en hızlı yükselişine sahipti ama müziği aynı zamanda kalıcı olma gücünü de kanıtladı. Melodilerdeki hüneri ve “Lucid Dreams” gibi şarkıları ile dinleyicileriyle gerçek anlamda bir bağ kurdu.”

Dünya sahnesine yeni giren bir diğer sanatçı ise Porto Riko’lu dansçı ve rapçi Nio Garcia oldu. Nio Garcia’nın latin esintili “Te Boté – Remix” adlı şarkısı dünya genelinde yazın en çok dinlenen şarkılar arasında yer aldı. Bu şarkıya aynı zamanda Casper Magico, Darrell, Ozuna, Bad Bunny ve Nicky Jam de eşlik etti.

Türkiye’de 2018 yazı boyunca Aleyna Tilki, Merve Özbey ve Ezhel rüzgarı esti

Türkiye’de ise 2018 yazında en çok dinlenen TOP 10 listesinde ilk 5’e lokal sanatçılar yerleşti. Aleyna Tilki’nin “Yalnız Çiçek”, Merve Özbey’in “Vuracak” ve Ezhel’in “Geceler” adlı şarkıları Türkiye’de yaza damgasını vurdu. Ezhel’in “Kazıdık Tırnaklarla” ve “İmkansızım” adlı şarkılarının ardından listenin 6’ıncı sırasında gördüğümüz isim ise Calvin Harris’in Dua Lipa ile düet yaptığı “One Kiss” oldu. 2018 yazının Türkiye Top 10 listesine giren diğer şarkılar ise sırasıyla Simge’nin “Ben Bazen”, Eli Türkoğlu’nun “Bu Benim Öyküm”, Drake’in global listeleri kasıp kavuran “In My Feelings” ve Gazapizm’in “Heyecanı Yok” şarkıları oldu.

Spotify’da 2018 yazı boyunca en çok dinlenen global ve yerel şarkı listelerine göz atabilirsiniz:

Spotify’da 2018 yazının Global TOP 10 Listesi:

  1. In My Feelings – Drake
  2. Girls Like You – Maroon 5 (feat. Cardi B)
  3. I Like It – Cardi B (feat. Bad Bunny, J Balvin)
  4. Lucid Dreams – Juice WRLD
  5. SAD! – XXXTENTACION
  6. Better Now – Post Malone
  7. One Kiss – Calvin Harris (with Dua Lipa)
  8. Solo – Clean Bandit (feat. Demi Lovato)
  9. Taste – Tyga (feat. Offset)
  10. Youngblood – 5 Seconds of Summer

Spotify’da 2018 yazının Türkiye TOP 10 Listesi:

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?