Artırılmış Gerçeklik Kartları Kullanan Honda, Kanserli Çocukların Yeni Yılını Kutladı

İnternet sitelerinden meydanlara, yılbaşı alışverişlerinden ev süslerine kadar, yeni yıl coşkusu her yeri saradursun, bu mutluluğa ortak olma konusunda ne yazık ki herkes eşit şansa sahip değil. Örneğin bu sevinci bizim kadar rahat yaşayamayan dezavantajlı gruplardan biri, 2018’i hastanede karşılayacak olan kanser hastası çocuklar. Artırılmış gerçeklik (AR) teknolojisinden yararlanan RPA reklam ajansının Honda için gerçekleştirdiği çalışma, böylesine hayati bir hastalığa küçük bedenleriyle direnmeye çalışan çocuklara, artırılmış gerçeklik teknolojisiyle kısa süreliğine bile olsa, büyülü bir yılbaşı kutlaması yaşatmasıyla dikkat çekiyor.

ABD’nin California eyaletindeki Orange County Çocuk Hastanesi’nde yapılan çekimlerde, artırılmış gerçeklik özelliği taşıyan kişiye özel yılbaşı tebrik kartları çocuklara ulaştırıldı. Duygulara dokunan ve umut dolu mesajlar ileten bu teknolojik kutlama kartlarının, zor bir mücadele veren çocuklara büyük moral kaynağı olduğu görülüyor.

Proje kapsamında her çocuk, adına özel hazırlanmış kartlarla etkileşime girmek için iPad kullandı. Artırılmış gerçeklik sayesinde, bir anda buz parçalarıyla ve kar taneleriyle parlamaya başlayan odada uçan güvercinlere ve yanan mumlara, çocukları bu farklı deneyime davet eden eğlenceli bir kardan adam eşlik etti. Son olarak, çocukların çevresini umut aşılayan ve güçlü olmalarını öğütleyen metinler ve görüntülü mesajlar kuşattı.

Bu duygusal ve moral verici mesajlar, Honda’nın Facebook ve Instagram hesaplarından takipçilerine yaptığı çağrı üzerine gelen öneriler arasından, hastane ekibinin katkılarıyla seçilerek hazırlandı. Projenin sosyal sorumluluk tarafı bununla sınırlı kalmadı. Honda, bu projeye dair yaptığı paylaşımlara gelen her Facebook beğenisi ve kalp ifadesi için 1 dolar olmak üzere, toplamda 100 bin dolara kadar çıkacak bir tutarı, söz konusu hastaneye ve Pediatrik Beyin Tümörü Vakfı’na bağışlayacağını açıkladı.

Honda ve RPA iş birliğiyle gerçekleşen çalışma, artırılmış gerçekliğin sosyal sorumluluk için de ne kadar değerli bir yöntem olabileceğini kanıtlıyor.

Çalışmayla ilgili görüşlerini paylaşan Honda Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Susie Rossick, kişiselleştirilmiş bir kart hazırlamanın kolay olmadığını, oluşturulan deneyimin, çocuk hastaların gerçekten hissedebileceği derecede esnek olmasına dikkat ettiklerini belirtiyor.

Projenin hayata geçişinde karşılaşılan psikolojik zorluk ise çalışmayı üreten yaratıcı ekibin, kartların çocuklara verilişi sırasında duygularına hâkim olmaya çalışmaları olmuş. Bu anlamda oldukça zor bir gün geçirdiklerini söyleyen Rossick, böylesine ağır bir hastalıkla savaşan çocukları görmenin insandaki adalet duygusunu sarstığını ve küçücük çocukları zayıf bedenlerde görmenin iç sızlatıcı olmasına karşın, fakat kartları aldıktan sonra çocukların gözlerindeki mutluluğu görmenin kendilerine buruk bir sevinç yaşattığının altını çiziyor.

get well card
Çocuklara gönderilen yılbaşı tebrik kartları, AR sayesinde bambaşka bir dünyaya götürüyor.

Rossick, projenin doğası gereği karşılaşılan bu zorluklara rağmen, hasta çocukların yüzlerine bir gülümseme kondurmanın büyük bir mutluluk olduğunu da sözlerine ekliyor. Videoyu izlerken, çocukların ne kadar sevindiğini ve gözlerini açarak şaşkınlıklarını gösterdiklerini görünce, Honda ve RPA ekiplerinin nasıl paha biçilemez bir iş yaptıklarına siz de tanık olacaksınız.

Kısacası, Honda ve ajansının yaptığı bu duygusal çalışma hem son yılların çok konuşulan artırılmış gerçeklik teknolojisinin kurumsal sosyal sorumluluk yönünde kullanılabileceğine dair güzel bir örnek sergiliyor hem de küresel çapta bir markanın herhangi bir ürün gösterimi olmaksızın kendisinden ne kadar olumlu bir şekilde söz ettirebileceğini kanıtlıyor.

Peki, kendi artırılmış gerçeklik özellikli yılbaşı tebrik kartınızı hazırlamaya ne dersiniz? İşe buradan başlayabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden, 2015'te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü'nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi'ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya'ya gitmenin hayalini kuruyor.

Bir Cevap Yazın

4 Global Markanın “İnanç” Dolu Kuruluş Hikayeleri

  • Bu yazımızda sizlerle, bir dünya markası yaratmak için inancın ne kadar önemli bir unsur olduğuna dair kısa hikayeler paylaşacağız.
  • FedEx’in kurucusu Fred Smith, şirket iflasın eşiğindeyken şirketin kasasındaki son para olan 5 bin dolar ile Las Vegas’ta kumar oynadı ve 32 bin dolar kazanarak şirketi iflastan kurtardı.
  • Aslen traktör yapan bir çiftçi olan Ferruccio Lamborghini, Ferrari’nin kurucusu olan Enzo Ferrari ile Ferrari’nin debriyaj sorunu ile ilgili olarak konuşmaya gitti ve Enzo Ferrari’nin kendisini küçümsemesi sonrası, Ferrari’den daha iyi araba yapmaya karar verdi.
  • Harland David Sanders, KFC’yi kurmadan önce, satılan ürünlerden yüzde karşılığında tavuk tarifini restoranlara bedava olarak vermeyi teklif etti ve bu teklifi ilk kez kabul edilene kadar 1009 kez hayır cevabını aldı.
  • Honda’nın kurucusu Soichiro Honda’nın ilk şirketi olan Tōkai Seiki’nin üretim tesisleri, 1944 yılında ABD’nin gerçekleştirdiği bombalı saldırılarda yerle bir edildi.
  • İlgili Yazı: Modaya Yön Veren Markaların Evi Inditex Grup Nasıl Doğdu?

Küresel anlamda başarılı bir iş kurmak için birden fazla unsurun bir araya gelmesi gerekiyor. İyi bir fikir ve iyi bir ekip ise bu unsurların başında geliyor. Ancak bir iş kurarken bunlardan daha önemli olan bir şey varsa, o da inançtır. Günümüzdeki birçok global şirket, bir inanç doğrultusunda çalıştıkları için bu kadar büyük şirketler haline gelmeyi başardılar. Your Story isimli internet sitesi yayımladığı bir yazıda, tanınmış dört büyük şirketin kuruluşlarına dair kısa hikayelere yer verdi.

Fred Smith – Federal Express (FedEx)

Fred Smith, 1965 yılında Yale Üniversitesi‘nde lisans öğrencisiydi. Bir ödev kapsamında, ABD’de malların taşınması sürecini araştıran bir ekonomi yazısı yazdı. Nakliyecilerin, ABD genelinde büyük paketleri taşıma konusunda kamyon veya yolcu uçaklarına bel bağladığını keşfetti. Bunun üzerine Smith daha verimli bir nakliyat fikri düşündü ve uçaklar aracılığıyla küçük ve temel öğeleri taşıyan bir şirketin nasıl daha iyi bir iş olabileceği hakkında bir son dakika yazısı yazdı. Fakat böyle bir şirketin nasıl yönetileceği hakkındaki ayrıntılara girmedi. Ödev olarak yazdığı bu yazı, ancak “C” notuna layık görüldü.

Ödevinden çok iyi bir not alamamasına rağmen, Smith bu fikrinden vazgeçmedi ve 1971 yılında şirketi kurdu. Ancak şirketin kuruluşundan sonraki üç yıl içerisinde, Federal Express iflasın eşiğine geldi. Şirket, artan yakıt maliyetleri nedeniyle her ay 1 milyon dolar kaybediyordu ve şirketin kasasında sadece 5 bin dolar kalmıştı. Bunun üzerine Smith, daha fazla finansman için General Dynamics‘ten destek almak adına son bir hamle yaptı. Ancak Smith’in bu talebi geri çevrildi.

Çoğu sıradan insan bu noktada pes eder ve şirketi kapatırdı. Ancak Fred Smith bu sıradan insanlardan biri değildi. Daha sonra yaptığı şey ise kuşkusuz bir şirketin kurucusu tarafından yapılabilecek en cesur hareketti. Smith, Las Vegas’a uçtu ve o hafta sonu şirketin kalan sermayesi olan 5 bin dolarla Black Jack oynadı. Pazartesi günü, şirketin yönetimi için hoş bir sürpriz yaşandı. Federal Express’in banka hesabında 32 bin dolar vardı, bu da uçaklar için yakıt ayarlamak ve birkaç gün daha çalışmaya devam etmek için yeterliydi.

Bu olaydan kısa bir süre sonra şirket, sermayesinde önemli miktarlarda artış sağlamayı başardı. Bugün ise Federal Express, 220’den fazla ülke ve bölgede faaliyet gösteren ve yıllık cirosu 45 milyar dolar olan küresel bir şirkettir.

Ferruccio Lamborghini – Lamborghini

Ferruccio Lamborghini, aslen traktör yapan bir çiftçiydi. İşi çok başarılıydı ve İtalya’daki en zengin kişilerden biriydi. Ferruccio Lamborghini’nin sahip olduğu süper otomobiller arasında bir de Ferrari bulunuyordu ve bu Ferrari, ona sürekli sıkıntı yaşatıyordu. Bir tamirci olarak sorunu çözmeye çalıştı ve Ferrari’nin traktörlerinden birinde kullanılanla aynı debriyaja sahip olduğunu fark etti. Ferruccio Lamborghini, yaşadığı bu sorunla ilgili olarak şunları söylüyordu:

“Bütün Ferrarilerimin debriyaj problemleri vardı. Normal bir şekilde sürdüğünüzde, her şey yolundaydı. Ama biraz zorladığınızda, debriyaj hızlanma altında kayıyordu.”

Ferruccio, düzenli olarak debriyajın yeniden yapılması ya da yenilenmesi için servise gidiyordu ve her defasında araç birkaç saatliğine götürülüyordu ve de araç tamir edilirken Ferruccio’nun izlemesine izin verilmiyordu.

Ferrari’nin debriyajıyla ilgili sorun asla çözümlenmedi. Bu yüzden Ferruccio Lamborghini, Enzo Ferrari ile konuşmaya karar verdi. Ancak Ferruccio, onu çok uzun bir süre beklemek zorunda kaldı. Yine de sonunda Ferrucio, Enzo Ferrari ile konuşmayı başarabildi. Bu konuşma sırasında Ferruccio, “Ferrari, senin arabaların çöp!” dedi. Bunun üzerine Enzo Ferrari çok öfkelendi ve “Lamborghini, bir traktörü sürebiliyor olabilirsin, ama bir Ferrari’yi asla düzgün bir şekilde kullanamayacaksın.” şeklinde karşılık verdi. İşte Ferruccio Lamborghini’nin mükemmel bir araba yapmaya karar verdiği an buydu. Sonuç olarak Enzo Ferrari’nin bu küstahlığı, dünyanın en iyi spor otomobil markalarından birinin ortaya çıkmasına ve Ferrari’nin sıkı bir rakip edinmesine neden oldu.

Harland David Sanders – KFC

Colonel Sanders (Albay Sanders) olarak tanınan KFC‘nin kurucusu Harland David Sanders, 65 yaşındayken ilk sosyal güvenlik kontrolünü 99 dolar olarak aldı. Küçük bir eve ve külüstür bir arabaya sahipti ve beş parasızdı. Bazı şeylerin değişmesi gerektiğine karar verdi. Arkadaşları onun tavuk tarifini çok severdi ve bunun sahip olduğu tek yeni fikir olduğu gerçeğinden yola çıkarak bu fikir üzerinden hareket etmeye karar verdi.

Bunun üzerine Harland David Sanders, Kentucky’den ayrıldı ve fikrini satmak için ABD’nin farklı eyaletlerine seyahat etmeye başladı. Restoran sahiplerine, insanların sevdiği bir tavuk tarifi olduğunu söyledi ve satılan ürünlerden küçük bir yüzde karşılığında tarifini bedavaya vermek için hazırdı. Onun bu teklifi 1000’den fazla defa reddedildi, ama o pes etmedi. Tam sayı vermek gerekirse, teklifi ilk kez kabul edilmeden önce 1009 kez hayır cevabını aldı. Harland David Sanders, bu ısrarı sayesinde dünyanın en büyük fast food restoran zincirlerinden biri olan KFC’yi kurdu ve tüm dünyanın yeme alışkanlıklarını değiştirdi.

Soichiro Honda – Honda Motor Company

Soichiro Honda bir tamirhanede çalışan bir tamirciydi ve işi, arabaları yarışlara hazırlamaktı. Honda, 1937 yılında, bir piston yayı üreticisi olan Tōkai Seiki’yi kurdu. Bu şirket, Toyota‘ya piston yayları tedarik etmek için bir sözleşme elde etti. Ancak kısa bir süre sonra, ürünlerin düşük kalitesinden dolayı bu sözleşmeyi kaybetti. Daha sonra Soichiro Honda, Toyota’nın kalite kontrol süreçlerini daha iyi anlamak için zaman ayırdı ve 1941 yılı itibarıyla Honda, Toyota için kabul edilebilir piston yaylarını seri olarak üretebiliyordu.

Bir süre sonra Toyota, Honda’nın şirketinden %40 oranında bir hisse satın aldı. Ancak Soichiro Honda, bu süreçte başkan pozisyonundan kıdemli genel müdür pozisyonuna indirildi. Tōkai Seiki’nin üretim tesisleri, 1944 yılında ABD’nin gerçekleştirdiği bombalı saldırılarda yerle bir edildi. Bunun üzerine Honda, şirketin kurtarılabilir kalıntılarını Toyota’ya sattı ve buradan elde ettiği geliri Ekim 1946’da Honda Teknik Araştırma Enstitüsü’nü kurmak için kullandı.

Honda, 172 metrekarelik bir kulübede, 12 kişilik bir kadroyla çalıştı. Tohatsu motorlarının kendi kopyalarını meydana getirerek uydurma, motorlu bisikletler yaptılar ve sattılar. Aynı zamanda geliştirdikleri bu motorları, bisikletlerine takmaları için insanlara pazarladılar. Honda Motor Company kısa bir süre içerisinde büyüdü ve 1964 yılı itibarıyla dünyanın en büyük motosiklet üreticisi oldu. Daha sonra Honda, mini kamyonet ve sonunda da otomobil pazarına giriş yaptı. Bugün itibarıyla ise şirket, Toyota için ciddi bir rakip konumunda.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Dijital Reklamcılıktaki 4 Yeni Trend

  • Salesforce, Dijital Reklamcılık 2020 isimli bir araştırma raporu yayımladı.
  • Rapora göre, reklam ve pazarlama organizasyonların büyük kısmı, ortak bütçeleri paylaşıyor ve e-posta göndermek ve reklam kampanyaları oluşturmak için aynı ekibi kullanıyor.
  • Bu yıl içerisindeki dijital reklam harcamalarının %66’sının Google aramaları, YouTube, Facebook ve Instagram’a gitmesi bekleniyor.
  • İlgili Yazı: Yapay Zeka, Online Reklamcılıkta Başarıyı %35 Artırıyor

Dijital çağda olduğumuz şu günlerde, doğal olarak reklam sektöründe de dijital reklamcılık fazlasıyla ön plana çıkıyor. Ve başta teknoloji olmak üzere çeşitli etkenler nedeniyle dijital reklamcılıkta trendler yavaş yavaş değişiyor. Şirketlere CRM (Müşteri İlişkileri Yönetimi) hizmeti sunan ve ABD merkezli bir şirket olan Salesforce da dijital reklamcılıktaki yeni trendleri tespit etmek amacıyla bir araştırma yaptı ve bu araştırma verilerine “Dijital Reklamcılık 2020” isimli raporunda yer verdi.

Dijital Reklamcılık 2020; Kuzey Amerika (ABD ve Kanada), Avrupa (Fransa, Almanya, Hollanda, Birleşik Krallık, İrlanda) ve Asya – Pasifik (Japonya, Avustralya, Yeni Zelanda) bölgesinde yer alan çeşitli şirketlerde görev yapan 900 reklamcının katılımıyla hazırlanan bir araştırma raporu. Kasım 2017’de gerçekleştirilen araştırma kapsamında her bir bölgeden 300 katılımcı seçildi ve araştırma raporu, bu katılımcıların görüşlerine dayanılarak hazırlandı. Bu araştırma raporunda, dijital reklamcılığın geleceğine dair dört ana başlık ön plana çıktı.

Reklam ve Pazarlama Birleşiyor

Günümüzde reklam ve pazarlama organizasyonların büyük kısmı, ortak bütçeleri paylaşıyor ve e-posta göndermek ve reklam kampanyaları oluşturmak için aynı ekibi kullanıyor. Araştırma verilerine göre, Kuzey Amerika’da yer alan şirketler bu dönüşüme öncülük ediyorlar. Salesforce’un Dijital Reklamcılık 2020 raporuna göre, reklam ve pazarlamanın yakınlaşmasıyla ilgili olarak dikkat çeken veriler şunlar:

  • Genel olarak reklam ve pazarlama ekipleri, marka ya da yaratıcı ekipleri ortak kullanan şirketlerin oranı %61. Bunu uygulamayı planlayan şirketlerin oranı ise %31.
  • Reklam ve pazarlama ekiplerinin ortak bir bütçeye sahip olduğu şirketlerin oranı %59. Bunu uygulamayı planlayan organizasyonların oranı ise %31.
  • Şirketlerdeki reklam ve pazarlama ekiplerinin 57’si, e-posta kampanyaları oluşturmaktan ve medya satın almadan sorumlu tek bir departman sorumlusuna rapor veriyor. Bu sisteme geçmeyi planlayan şirketlerin oranı ise %34.

Birçok reklamcı, artık ajanslara daha az bel bağlıyor ve bunun yerine kampanya planlarını kendileri hazırlıyorlar. Yaklaşık olarak şirketlerin yarısı, herhangi bir dijital kanalda reklam harcamalarını optimize etmek için tamamen kendi çalışanlarına güveniyor. Reklam harcamalarının optimizasyonunu dahili personeline yaptıran şirketlerin oranı, Facebook ve Instagram için %59 iken Google aramaları için %57, YouTube ve diğer video platformlarındaki reklamlar içinse %52. Şirketlerin en az beşte biri ise reklam çalışmalarını kendi çalışanları ile ajanslar arasında paylaştırmayı tercih ediyor.

Veri, Reklamcılıkta Daha Fazla Öne Çıkıyor

Dijital reklamcılığı bilgilendirmek için kullanılan mevcut veri kaynaklarının sayısı, her geçen gün artmaya devam ediyor. Şu anda üç temel veri kategorisi mevcut: CRM (müşteri ilişkileri yönetimi) verisi, online veri ve demografik veri. Reklamcıların büyük çoğunluğu bu üç kategoriyi kullanıyor ve reklamcıların kullandığı bireysel veri kaynaklarının sayısı sürekli artıyor.

Reklamcıların %94’ü reklam hedeflemek için e-posta adresi ve telefon numarası gibi çeşitli CRM verilerini kullanıyor. Satın alma işlemleri, posta adresi ve müşteri hizmetleri bilgileri gibi CRM verilerine göre hedefleme yapan şirketlerin oranı, 2016 yılında %56 iken geçtiğimiz yıl bu oran %68’e yükseldi.

Reklamcıların %90’ı ise reklam hedefleme için çeşitli online verileri kullanıyor. Bu online veriler; birinci taraf anonim veri, ikinci taraf verisi ve üçüncü taraf verisi olmak üzere üçe ayrılıyor. Birinci taraf anonim veri %71 oranla en çok kullanılan online veri türüyken ikinci taraf verisinin kullanım oranı %63 ve üçüncü taraf verisinin kullanım oranı ise %52. Bununla birlikte önümüzdeki iki yıl boyunca reklamcıların ikinci taraf verisi kullanımının %26, üçüncü taraf verisi kullanımının ise %30 oranında artacağı tahmin ediliyor.

Reklamcıların %95’i potansiyel müşterileri belirlemek için kişisel veri, lokasyon bilgisi ve ilgi alanları gibi çeşitli demografik verileri kullanıyor. Önümüzdeki iki yıl içerisinde, reklamcılar tarafından lokasyon bilgisinin kullanımının %14 oranında artacağı tahmin edilirken ilgi alanına dayalı verinin kullanımının ise %26 oranında artması bekleniyor.

Markalar, kitlelerini hedeflemek için birden fazla veri kaynağı kullanırken aynı zamanda bu veriyi içeri aktarmak, hedeflenecek bölümleri bulmak ve de ağlara ve internet sitelerine talimatlar göndermek için gittikçe artan bir şekilde veri yönetim platformlarını dönüştürüyorlar. Rapora göre, reklam şirketlerinin %91’i halihazırda bir veri yönetim platformu kullanıyor ya da kullanmayı planlıyor. Bununla birlikte üç yıldan uzun bir süredir bir veri yönetim platformuna sahip olan reklam şirketlerinin oranı %20 iken 1 ila 3 yıl arasında bir süre boyunca veri yönetim platformu kullanan şirketlerin oranı ise %38.

Dijital Reklamcılıkta Facebook ve Google Egemenliği Sürüyor

Rakamlara bakıldığında, dijital reklamcılık alanındaki Facebook ve Google egemenliği yakın zamanda son bulacak gibi görünmüyor. Bu yıl içerisindeki dijital reklam harcamalarının %66’sının Google aramaları, YouTube, Facebook ve Instagram’a gitmesi bekleniyor. Facebook ve Google devasa kullanıcı kitlelerinin yanı sıra, özellikle gerçek kimliklere göre müşteri hedefleme yetenekleri nedeniyle reklamcılara cazip geliyorlar.

Dijital reklam harcamalarındaki payı %16’dan %14’e düşse de, görüntüleme esaslı reklam bu karışımın hala önemli bir parçası. Araştırmadan çıkan sonuca göre, Facebook’un haricindeki LinkedIn, Pinterest, Snapchat ve Twitter gibi sosyal medya platformlarında ise %11 oranında bir planlı harcama yapılmış. Ancak bu platformların, reklam bütçelerindeki ortak pay oranı düşüşte.

Video içerik, her geçen gün daha yaygın bir hale geliyor. 2016 yılında şirketler video reklam yatırımlarını %65 oranın artırdılar. Bu da reklamcıların %52’sinin, video reklamları şirket içinde üreterek onlar üzerinde kontrol sağlamayı tercih etmesinin nedenini açıklıyor. Bununla birlikte B2B şirketlerinin video reklamlarının yıllık artış oranı %65 iken B2C şirketleri için bu oran %59’da kaldı.

Yeni Teknolojiler, Yeni Reklam Mecraları Anlamına Geliyor

Son dönemde akıllı televizyonlar, sese duyarlı dijital asistanlar ve giyilebilir cihazlar gibi birçok yeni teknoloji ürünü hayatımıza girdi. Bu tarz yeni teknoloji ürünleri ve özellikle artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik gibi yeni teknolojiler, yeni yöntemlerle hedef kitlelerine ulaşabilmeleri reklamcılara harika fırsatlar sunuyorlar. Reklamcılar, bu yeni teknolojiler sayesinde, hedef kitlelerinin kişisel ve profesyonel saatlerinin daha fazlasını yakalayacaklarını ümit ediyorlar.

Halihazırda reklamcıların %44’ü akıllı televizyonları bir reklam mecrası olarak kullanırken %39’u reklam yapmak için yapay zeka ile desteklenen sese duyarlı dijital asistanları, %36’lık bir kesim ise giyilebilir cihazları kullanıyor. Yeni bir reklam mecrası olarak artırılmış gerçeklik ya da sanal gerçeklik teknolojilerinden yararlanan reklamcıların oranı ise %32. Bununla birlikte araştırmaya katılanların %29’u akıllı televizyonları, %35’i dijital asistanları, %31’i giyilebilir cihazları ve %36’sı ise artırılmış gerçeklik ya da sanal gerçeklik teknolojilerini bir yıl içerisinde kullanmayı planladıklarını belirtmişler.

*Salesforce’un Dijital Reklamcılık 2020 raporuyla ilgili daha detaylı verilere erişmek istiyorsanız, buraya tıklayarak raporun tamamına erişebilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?