Koç Holding, 49.8 milyar TL konsolide gelir elde etti

Koç Holding, 2016 yılının ilk dokuz ayında 49.8 milyar TL konsolide gelir elde ederek, bu dönemi 2.4 milyar TL ana ortaklık payı net dönem kârı ile sonuçlandırdı. Koç Holding’in dokuz aylık finansal sonuçlarını değerlendiren Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, “Ülke olarak zorlu bir dönemden geçiyoruz. Siyasi tarihimize kara bir leke olarak geçen başarısız darbe girişimi sonrası piyasalarda bir süre belirsizlik yaşansa da, ülkemiz ekonomisi güçlü yapısı ile kısa sürede toparlandı ve şoklara karşı dirençli olduğunu gösterdi. S&P ve Moody’s’in Türkiye’nin kredi notunu indirdiği üçüncü çeyrekte finansal piyasalar genel itibariyle baskı altında kalsa da, tüketicinin ekonomiye duyduğu güven Ağustos ve Eylül’de artış gösterdi. Temmuz ve Ağustos’ta yurtiçi tüketim talebinde gözlenen yavaşlama, tüketici güvenindeki toparlanmanın da işaret ettiği gibi, Eylül’den itibaren yeniden hız kazanmaya başladı. Bu noktada, iç ve dış tehditlerin bertaraf edilmesi için ülke olarak yürüttüğümüz topyekûn mücadelenin bir benzerini ekonomik alanda da sergileyebilirsek, Türkiye sadece bölgesinde değil, dünya ölçeğinde de ekonomik gücünü artıracaktır” dedi.

Levent Çakıroğlu: “Şartlar ne olursa olsun yatırım yapmaya kararlılıkla devam edeceğiz.”

Tüm bu gelişmelere karşın, yılın ilk 9 ayında Koç Topluluğu’nun faaliyetlerini ve yatırımlarını başarıyla sürdürdüğüne dikkat çeken Levent Çakıroğlu şöyle devam etti: “Yılın ilk 9 ayında portföy yapımız, güçlü ihracat sonuçlarımız ve risk yönetim politikalarımız ile ekonomideki dalgalanmalara karşın istikrarlı bir performans sergiledik. Küresel stratejimizle yatırımlarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Yılın ilk 9 ayında 4.2 milyar TL’lik yatırım yaptık. Yaşanan tüm olumsuzluklara karşın kredi derecelendirme kuruluşları S&P ve Moody’s tarafından verilen ‘yatırım yapılabilir’ seviyedeki kredi notumuzu koruduk. Ülkemizin geleceğine olan inancımız ile gerçekleştirdiğimiz kombine yatırımlar son 5 yılda 30 milyar TL’ye ulaştı. Aynı dönemde 24 bin kişiye ek istihdam sağladık ve çalışan sayımız 97 bine ulaştı. Yatırımlarımızın finansal sonuçlarımıza olumlu katkılarının haklı gururunu yaşıyoruz. 100’üncü yılımıza doğru emin adımlarla ilerlerken, yurt içi ve yurt dışında itibarımızı artıracak projeleri hayata geçirmeyi sürdürecek, şartlar ne olursa olsun faaliyette bulunduğumuz tüm sektörlerde işlerimizi büyütmeye ve yeni ürünlere yatırım yapmaya kararlılıkla devam edeceğiz.”

Levent Çakıroğlu: “Türkiye otomotiv ihracatındaki payımız yüzde 43’ten yüzde 48’e, üretimdeki payımız yüzde 45’ten yüzde 49’a yükseldi.”

Koç Topluluğu şirketlerinin faaliyet gösterdikleri sektörlerde yılın ilk 9 ayında büyümenin itici gücü olmayı sürdürdüğüne dikkat çeken Levent Çakıroğlu şöyle devam etti: “Bu dönemde otomotiv sektöründeki ihracat artışı adet bazında yaklaşık yüzde 13 olarak gerçekleşirken; Tofaş 1 milyar dolarlık yatırımla geliştirdiği, fikri ve sınai haklarına sahip olduğu Egea ailesinin katkısıyla yurt dışı satış cirosunu yüzde 63 artırmayı başardı. Ülkemizin ihracat şampiyonu olan Ford Otosan; otomotiv sektöründeki yurtdışı satışların yaklaşık yüzde 24’ünü tek başına gerçekleştirirken, cirosunun da yaklaşık yüzde 69’unu ihracattan elde ediyor. Tofaş ve Ford Otosan’ın başarılı performansının da katkısıyla yılın ilk 9 ayında otomotiv ihracatımız adet bazında yüzde 25 arttı. Türkiye otomotiv ihracatındaki payımız yüzde 43’ten yüzde 48’e, üretimdeki payımız yüzde 45’ten yüzde 49’a yükseldi” diye konuştu.

Levent Çakıroğlu: “Arçelik uluslararası yatırımları ile küresel pozisyonunu güçlendirmeyi sürdürüyor.”

Beyaz eşya sektöründe ise, iç talebin Temmuz’da daraldıktan sonra Ağustos’ta toparlanmaya başladığını belirten Levent Çakıroğlu, “Yurtiçi beyaz eşya satışları 2016 yılında rekor bir seviyeye ulaştı. Ayrıca bu dönemde özellikle Avrupa ekonomisinin olumlu seyri ile şirketlerin ihracat adetleri üretimlerini destekledi. Arçelik yılın ilk 9 ayında iç pazarda sektörün üzerinde büyürken, yurt dışında da pazar payı kazanımlarına devam etti. Avrupa’da adet bazında ikinci sırada yer alan Beko, İngiltere’de pazar liderliğini sürdürdü. Arçelik Pakistan’da satın aldığı, bu ülkenin lider beyaz eşya şirketi Dawlance’ın hisse devir işlemini tamamladı. Ayrıca, klima üretimi konusunda LG Electronics ile yaptığı ortaklığı 2023 yılına kadar uzattı. Böylelikle uluslararası yatırımları ile küresel pozisyonunu güçlendirmeyi sürdürüyor” dedi.

Levent Çakıroğlu: “Tüpraş satış tonajını geçtiğimiz yıla kıyasla yüzde 8 artırdı.”

Yılın ilk dokuz ayında zayıflayan uluslararası rafineri marjlarına karşın, Tüpraş’ın 3.2 milyar dolar yatırımla hayata geçen Fuel Oil Dönüşüm Tesisi ile tam kapasite üretim gerçekleştirdiğini vurgulayan Levent Çakıroğlu, “Tüpraş satış tonajını güçlü talebin de etkisiyle geçtiğimiz yıla kıyasla yüzde 8 artırdı. Özellikle motorin satışlarında yüzde 15 artış gerçekleştiren Tüpraş, Türkiye motorin pazarındaki payını yüzde 48’e çıkardı. Güçlü iç talepten olumlu etkilenen diğer bir şirketimiz Opet oldu. Bu dönemde Opet, istasyon yatırımları ile büyümeye devam ederek kârlılığını arttırdı. LPG pazarının lideri Aygaz Grubu ise, tüplü gazda yüzde 43’lük, otogazda ise yüzde 25’lik pazar payını korumayı başardı” diye konuştu.

Levent Çakıroğlu: “Yapı Kredi kârlılığını artırırken, sağlam likiditesini koruyor.”

Bankacılık sektöründe ise Yapı Kredi’nin, yılın ilk dokuz aylık döneminde kârlılığında artış sağlarken; sermaye yeterliliğini güçlendirdiğine ve sağlam likiditesini koruduğuna dikkat çeken Levent Çakıroğlu, “Yapı Kredi’nin BDDK konsolide net kârı yılın ilk dokuz ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 86’lık artışla 2.363 milyon TL olurken, ortalama maddi özkaynak kârlılığı 540 baz puan artarak yüzde 14 seviyesine yükseldi. Bu dönemde Banka; artan kârlılık, sermayenin etkili kullanımı ve Mart ayında ihraç edilen sermaye benzeri kredi sayesinde sermaye yeterlilik rasyosunu güçlendirdi. Ayrıca Yapı Kredi yılın üçüncü çeyreğinde proje finansmanı alanında başarılı çalışmalarına devam etti ve Ülkemizin büyümesini sağlayacak altyapı projelerine finansman desteği sağladı” dedi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

Tatil Dönüşü İşe Kolay Adapte Olabilmeniz İçin 4 İpucu

  • Bayram tatilinde ya da yıllık izinlerinde şehir dışında tatil yapan insanlar için en sıkıntılı süreçlerden biri tatil havasından çıkıp işlere adapte olabilmektir.
  • Güzel geçen bir tatilin ardından işinize kolay adapte olabilmenizi sağlayacak bazı ipuçlarını sizlerle paylaşıyoruz.
  • İlgili Yazı: Tatil Dönüşü Hayaller Gerçek Oluyor: Kahve Yapabilen Çalar Saat

Bayram tatili bugün itibarıyla son buldu. Birçok kişinin 3-4 günlük bu kısa tatil için şehir dışına çıktığını, özellikle yazlık yerlere gittiğini tahmin etmek çok zor değil. Bunun yanı sıra yaz aylarında olduğumuz için de birçok kişi tatil planı yapıyor, hatta bazı kişiler ise çoktan yaptı bile.

Tatil güzel de, bitişi pek güzel olmuyor maalesef. Güle oynaya gidilen tatilin sonuna gelindiğinde, deniz, kum ve güneş üçlüsünü bırakıp da tekrardan iş rutinine dönmek birçoğumuz için çok zorlu bir süreç oluyor. İşte bu sürecin sizin için biraz daha kolay olması için Forbes’un bu konu ile ilgili olarak paylaştığı bazı ipuçlarına burada yer vereceğiz.

Dönüşünüzü Aktik Olarak Planlayın

Çoğu insan işten uzak olacakları bir zamanı planlarken gidiş için organize olmaya odaklanır. Ancak geri dönüşünüzü de önceden yönetilmesi gereken bir şey olarak değerlendirin ve bunun için makul bir plan yapın. Bununla birlikte birçoğumuz tatilin son gününün akşamı ya da gecesi eve dönerek tatil süresini maksimuma çıkartmaya çalışırken “168 Saat: Düşündüğünden Daha Fazla Vaktin Var” isimli kitabın yazarı Laura Vanderkam, daha erken bir dönüşünü göz önünde bulundurmanızı öneriyor.

Direkt Olarak İşlere Girişmeyin

Bir kriz planınız olmadan, tatilden sonra ofise geri dönmeyin. Vanderkam, bu konu ile ilgili olarak şunları ifade ediyor:

“Eğilim, kaçırdığınız tüm toplantıları telafi etmeye çalışmaktır. Mümkün olduğunca bunları ikinci güne sıkıştırmaya çalışın ya da öğleden sonra kendinize biraz zaman ayırın.”

Sabahları Asla E-Postaları Kontrol Etmeyin” isimli kitabın yazarı ve verimlilik danışmanı Julie Morgenstern ise şu tavsiyelerde bulunuyor:

“Bazı geçiş zamanları oluşturun. Ofisteki ilk gününüz için hiçbir şey ayırmayın, zaman ayırın. Ve takviminizde zamana erişiminizi engelleyin. Müsait olduğunuz görünüyorsa, insanlar takviminize bir şeyler koyacaktır.”

Ofis Dışı Otomatik Yanıtınız, İlk Savunma Hattınızdır

Ofis dışındaki otomatik yanıtınız basit, yardımsever ve dürüst olmalı. Vanderkam, tatil döneminiz boyunca işle uğraşmamanızı tavsiye ediyor. Bu otomatik yanıt sayesinde iş arkadaşlarınız müsait olduğunuzu bileceklerdir, ancak dışarıdan gelen soruların gelgit dalgasını engellemeye ya da en azından acil bir yanıt beklentisini azaltmaya yardımcı olacaktır.

Bununla birlikte iki ya da üç geniş kategoride size kimin e-posta göndereceğini belirleyin ve insanların sizin yerinize kime ulaşmaları gerektiğini ya da sizden ne zaman bir yanıt alabileceklerini bilmelerini sağlayın.

Tatildeyken Aldığınız E-Postalara Hızlıca Göz Atın ve Ardından Hepsini Silin

Gelen kutunuzun içeriğini kaybetmenin düşüncesi bile sizin için çok korkunç olsa gerek. Ancak bazı kişiler tatil sonrası e-posta temizleme işleminin, neredeyse bütün gününüzü harcamadan yapabileceğiniz bir iş olduğunu iddia ediyorlar. Bununla ilgili olarak Vanderkam, “Bazı kişiler neyin işaretli olduğuna hızlıca göz atar, neyin ilginç olduğunu görür ve daha sonra her şeyi siler.” diyor. Kısacası e-posta kutunuzdaki önemli e-postalara hızlı bir şekilde baktından sonra fazla vakit kaybetmemek için diğer e-postaları silin.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Warren Buffet’ın Tüm Yatırımcılara Ders Niteliğindeki 4 Hatası

  • Milyarder iş adamı Warren Buffet her ne kadar son derece başarılı bir yatırımcı olsa da, kendisi gibi başarılı birçok insan gibi, iş hayatı boyunca birçok hata yaptı.
  • Bu yazımızda sizlerle Warren Buffet’ın yaptığı ve tüm yatırımcılara ders niteliğindeki en büyük dört hatayı paylaşıyoruz.
  • İlgili Yazı: Warren Buffet’tan Yolunuza Işık Tutacak 5 Zamansız Tavsiye

Dünyanın en zengin insanlarından biri olan Berkshire Hathaway şirketinin CEO’su ünlü yatırımcı Warren Buffet‘ın nasıl bu kadar başarılı bir iş adamı haline geldiğini hiç merak etmiş miydiniz? Buffet’ın bu büyük başarıya ulaşmasının ardındaki öykü cesaret vericidir. Çünkü o, hisse senedi yatırımcılığında başarının dehaya değil, sürekli iyi ilkelere odaklanmaya ve bunun yanı sıra uyum sağlama istekliliğine dayandığına vurgu yapar. MarketWatch’in paylaştığı yazıya göre, ünlü iş adamının yaptığı hatalardan dört tanesi ve bu hataların tüm yatırımcılara verebileceği dersler şu şekilde:

Duygularının Yatırım Kararını Etkilemesine İzin Verdi

1962 yılında, Warren Buffet’ın BPL ismindeki yatırım ortaklığı, ortalama 7,5 dolar fiyattan Berkshire Hathaway isimli bir tekstil şirketinden hisse satın aldı. Berkshire Hathaway’in hakim hisse sahibi ve yöneticisi olan Seabury Stanton, BPL’in Berkshire Hathaway hisselerini 11,5 dolara satın almak için Buffet ile bir anlaşma yaptı. Ancak resmi teklif hisse başına 11,375 dolardı. Buffet bunu onursuz bir davranış olarak gördü ve hisseleri satmadı. Bunun yerine, daha sonradan muazzam bir şekilde aptal bir karar olarak nitelendirdiği şeyi yaptı: Agresif bir şekilde hisseleri satın almaya başladı.

Nisan 1965 itibarıyla BPL, Berkshire Hathaway’in %39’una sahipti ve şirketin kontrolünü ele geçirdi. Daha sonra Warren Buffet, tekstil işini bir 20 sene boyunca devam ettirmenin fırsat maliyetinin, diğer yatırımları ile benzer kazançlar elde etmiş olsaydı milyarlarca dolar olduğunu öngördü. Sonuç olarak ünlü yatırımcı, imalathanelerden para kazanmanın bir yolunu buldu. Orijinal işin sermayesinin büyük kısmını yavaş yavaş diğer alanlara -özellikle Ulusal Tazminat ve Illinois Ulusal Bankası gibi yüksek karlı işletmelere- kaydırdı.

Müşteri Sadakatini Hafife Aldı

Warren Buffet, 22 yaşındayken bir arkadaşıyla ortaklaşa Omaha’da bir benzin istasyonu satın aldı. Bu benzin istasyonu Texaco istasyonunun tam karşısındaydı ve Texaco istasyonu, sürekli olarak Buffet’ın istasyonundan daha çok iş yapıyordu. Çünkü Buffet’ın ifadesiyle bu Texaco istasyonu müşteri sadakatine sahipti. Ünlü iş adamının bu uzun yolculuğunda öğrendiği ilk derslerden biri, Coca-Cola gibi sektörlerinde en belirgin müşteri sadakatine sahip şirketleri aradığı için en iyi satın almalarından bazılarına yol açan stratejik rekabetçi konumlandırmanın önemiydi.

Nicel Kriterlere Çok Fazla Güveniyordu

Warren Buffet, kariyerinin başında Benjamin Graham‘ın fikirlerinden çok etkilendi. Graham kazanç gücüne, iş beklentilerinin niteliksel faktörlerine, yöneticilerin niteliğine ve işletmenin istikrarına dikkat ederken onun bakış açısıyla diğer her şeyi gölgede bırakmak, dengenin gücü ve verdiği güvenlik payıydı. Berkshire Hathaway’in Buffet’a çekici gelmesinin nedeni de buydu: O, bir mevcut net varlık değeri satın almasıydı.

Buffet iyi bir varlık destek arayışında olduğu için bazı büyük yatırımların neler olabileceğini kaçırdı. Ancak 1960’ların ortalarında, Walt Disney ve American Express‘teki yatırımlarının başarısı göz önüne alındığında, nicel kriterlere güçlü bir vurgudan geçici olarak uzaklaşmaya başladı. Büyük ölçüde net varlık pozisyonuna aldırış etmeden, mükemmel niteliksel özelliklere sahip şirketlere daha fazla yatırım yapmaya çalıştı.

Ünlü iş adamı, zamanla değerli bir yatırımcı olmanın birden fazla yolu olduğunu öğrendi. Ancak bu, Graham’ın metotlarını terk etmek zorunda olduğu anlamına gelmiyordu. Philip Fisher, Charlie Munger ve Warren Buffet’ın birleşik yatırım fikirlerini ve de Graham’ın fikirlerini kullanarak bir portföy yönetmek mükemmel bir şekilde mümkündür. Buffet ve Munger, bugün bile küçük miktarlara yatırım yaparlarken nicel pazarlık fikrini reddetmiyorlar.

Kaybını Durdurmak İçin Çok Yavaş Hareket Etti

Warren Buffet’ın yakın geçmişteki bir hatası, Birleşik Krallık merkezli süpermarket zinciri Tesco ile yaşandı. Buffet, 2013 yılında Berkshire Hathaway’in hisselerinin bir kısmını, katılmadığı yönetim hamleleri yüzünden sattığını ifade etti. Ancak oldukça büyük miktarda hisse tutmaya devam etti. 2014 yılındaki muhasabe problemleri, Tesco’yu kazancını yeniden şekillendirmeye zorlarken hisse senedi değeri düşüş yaşadı. Buffet tüm Tesco hisselerini elden çıkardığında, Berkshire Hathaway vergi sonrası 444 milyon dolar zararla karşı karşıya kaldı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link