Kervan Gıda, Britanyalı Dexters’ı satın aldı

Türk şirketlerin markalaşma süreci, yurtdışında da ilginç bir rekabet ortamı yaratıyor. Bunlardan en önemlisi ise gıda sektöründe yaşanıyor. Türkiye’nin en önemli bisküvi, şekerleme ve çikolata şirketlerinden Yıldız Holding’in ardından, sektörün bir başka oyuncusu Kervan Gıda da İngiltere’nin yolunu tuttu. Kervan Gıda, Britanya’da üretim yapan çeyrek asırlık şekerleme ve çikolata üreticisi Dexters’ı satın aldı.

2016 yılında başlayan satış görüşmeleri önceki gün olumlu sonuçlandı ve anlaşma sağlandı. Kervan Gıda, satın alma sürecini markası Bebeto üzerinden yaptı. Fiyat ise açıklanmadı. Satın almayla birlikte İngiliz Dexters, kendi markasının yanı sıra, Kervan Gıda’ya ait ürünlerin de satışını yürütecek.

Kervan Gıda’nın Birleşik Krallık Satış Direktörü Paul Simpson, firmanın 2016 yılında Ada’ya adım attığını söyledi. Simpsons’un İngiliz basınına verdiği bilgilere göre Kervan Gıda’nın Ada’daki satış hacmi de kısa sürede 8 milyon sterline ulaştı. Dexters’ın 25 yılda İngiltere pazarında hızlı bir büyüme gösterdiğini ifade eden Simpsons: “Bu işi genişletmek için sabırsızlanıyoruz. Satın alma ile Bebeto ve Dexters stratejik alanda önemli bir büyüme gösterecek. Hedefimiz 2020 yılına kadar Birleşik Krallık şekerleme pazarının en önemli 5 oyuncusundan biri haline gelmek.” dedi.

İskoçya’nın Hamilton kentinde üretim tesisi bulunan Dexters’ın helal ürünleri de dikkat çekiyor. Jelly Bean, Dynastix, Tiger Tongues gibi markaları da bulunan şirketin üretim bandından, çikolatada Star Wars gibi lisanslı ürünler de çıkıyor.

“Dünyada en fazla satış noktası bulunan yumuşak şeker üreticisi” unvanına sahip Kervan Gıda, aynı zamanda Bebeto markasıyla dünya çocuk gıda pazarında en fazla ürün çıkaran üçüncü şirket. Cirosunda yurtdışı satışın payı yüzde 70 civarında. 100’e yakın ülkeye ihracat yapan Kervan’ın bu alandaki geliri 50 milyon doların üzerinde. Dünyanın en büyük dokuzuncu üretim kapasitesine sahip yumuşak şeker üreticisi. Binden fazla çalışanı bulunan şirketin üretim kapasitesi 43 bin tondan fazla. 2015’te 210 milyon lira ciro yapan firma, 2016’yı da 280 milyon TL’lik satışla kapatmayı hedeflemişti.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

Marlboro’yu Batmaktan Kurtaran “Efsane” Strateji

Kesin olarak doğruluğundan emin olamasak da Marlboro’nun batmaktan kurtulabilmek için çok uzun yıllar önce  yaptığı viral bir kampanya hikayesi var. O yıllarda böyle bir kampanya yapılmışsa eğer amacından mütevellit duyurulmaması çok makul. Ancak bahsedilen kişinin Philip Morris olması işleri biraz karıştırıyor. Biz efsaneyi size anlatalım doğrulamak veya yalanlamak size kalmış. 

Gerilla Pazarlama Dehası

Hikayeye göre Marlboro firması ilk kurulduğunda işleri hiç de yolunda gitmiyormuş. Şirketin iflasın eşiğinde olduğu günlerden adamın biri, bir teklifle çıkagelmiş: “Satışları bir ayda üç katına çıkartırım. Bunun karşılığında da şirkete %50 ortak olurum. Bu vaadimi gerçekleştiremediğim takdirdeyse ömrümün sonuna dek fabrikanızda bedavaya tütün sararım.” 

Zaten çıkmaz sokakta olan Marlboro sahipleri, “Bir haftaya kadar iflas bayrağını çekeceğiz, kaybedecek bir şeyimiz yok” deyip, bu teklifi kabul etmişler. Adam hemen kolları sıvamış; şirketin deposuna inmiş, binlerce boş Marlboro kutusu ayağıyla tek tek ezmiş. Bir gece herkes evinde uyurken, kendisine tahsis edilen uçaktan tüm Kuzey Amerika şehirlerinin üzerine bu kutuları bırakmış. Sabah uyananlar, sokaklarda boş Marlboro paketlerini görünce “bu kadar çok tüketildiğine göre iyidir” diye düşünerek Marlboro satın almaya yönelmişler.

Bu cin fikirli adam böylece, kârını üç değil beşe katlayan şirketin ortağı oluvermiş. Peki bu gerilla pazarlama dahisi kimmiş dersiniz? Evet, bu adam Philip Morris imiş.

Hakiki Philip Morris 

Philip Morris (1835–1873)

Bu hikaye ortaya atılırken gerçeklikten ne kadar sapıldığını görmek için küçük bir araştırma yapmak yeterli oluyor. Zira Almanya’da İngiltere’ye göçen bir ailenin oğlu olarak 1835’te Londra’da doğan Philip Morris, yaşamı boyunca hiç ABD’de bulunmuyor. Morris, 1854’te Londra’da kendi ürettiği sigaraların satışına başlıyor. 1873’teki ölümü üzerine şirketin idaresini eşi Margaret ve kardeşi Leopold devralıyorlar. 

Şirket hisselerinin Amerikalı ortaklarca satın alınması, logosunun değiştirilmesi ve üretimin Londra’dan, Amerika’nın Virginia eyaletine taşınmasıysa 1919 yılını buluyor. Yani Philip Morris’in ölümünün üzerinden yaklaşık yarım yüzyıl geçtikten sonra. Marlboro markasıysa 1924 yılında ortaya çıkıyor ve zamanla şirketin en önemli markası haline geliyor.

İnternette; Forbes’a göre, günümüzdeki net değeri 176 milyar dolar olan şirketin doğuşuna dair türetilen bu efsanenin daha uç versiyonlarını bulabilmek de mümkün. Aşağıda, şirketi batmaktan kurtaran Philip Morris’in aslında 19. yüzyılda Osmanlı topraklarında doğmuş, Manisalı hayırsever iş adamı Moris Şinasi olduğunu iddia eden videoya ulaşabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Kodak’tan Fotoğrafçılara Özel Kripto Para Birimi

Kripto para çılgınlığına Amerikan şirketi Kodak da dahil oluyor, hem de fotoğrafçılara özel geliştirilmiş bir kripto para versiyonuyla.

Şirket, geçtiğimiz salı günü yaptığı duyuruda WENN Digital ile işbirliğine giderek “KODAKCoin” isimli kripto para birimini tasarladıklarını; bu yeni sanal para biriminin “fotoğrafçılar ve ajansların elini, telif hakları konusunda daha da güçlendireceğini” ifade etti.

Bu fotoğraf-odaklı “Bitcoin” versiyonuna KODAKOne isimli yeni oluşturulan bir platform eşlik edecek. Bu platform, sürekli web-crawling yaparak sistemdeki şifrelenmiş eserleri izleyip koruyor olacak.

Platformun lisanssız görsel kullanımını tespit etmesi halinde, Kodak kullanıcılarını bu doğrultuda ödüllendirecek.

Şirket CEO’su Jeff Clarke şunları söylüyor: “Teknoloji sektöründeki birçokları için “kripto para” ve “blok zincir” moda sözcükler haline geldi fakat uzun zamandır eserlerinin kullanımını denetlemek konusunda sorun yaşayan fotoğrafçılar için bu kelimeler, içinden çıkılmaz görünen bir sorunun çözümü için birer anahtar olacak.”

WENN Digital CEO’su Jan Denecke, bu yeni platformu kullanacak fotoğrafçıların, eserlerinin kullanımından doğacak gelirleri güvenilir bir yolla temin etmesinin önemine dikkat çekerek, KODAKCoin platformunun tam olarak bu güveni sağlayacağını ifade ediyor.

Denecke, “KODAKCoin, platformu kullanan fotoğrafçılara en yüksek uyum standartlarına tabi olarak, adil şekilde ödeme yapacak ve güvenli telif hakkı yönetimi sayesinde yepyeni bir gelir şekli sunuyor olacak.“ diye ekliyor.

TechCrunch’ın haberine göre,  şirketin hisseleri bu duyurunun ardından adeta fırlayarak %44 değer kazandı.

KODAKCoin resmi olarak 31 Ocak’ta ABD, Birleşik Krallık, Kanada ve diğer seçili ülkelerde piyasaya sunulacak.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Haftanın En Çok Okunan 10 İçeriği

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link