Jeff Bezos’un Amazon’da Oluşturduğu 5 Önemli Şirket Değeri

  • Amazon’un dev bir şirket haline gelmesini sağlayan en önemli unsurlardan biri, Jeff Bezos’un oluşturduğu şirket değerleri.
  • 2014 yılından beri, Amazon’un hisse senedi değerleri kabaca %285 oranında arttı.
  • Jeff Bezos: “İşe alım yaklaşımımızdaki çıtayı en yüksek seviyeye getirmek, Amazon.com’un başarısının en önemli unsurlarından biri oldu ve olacak.”
  • Jeff Bezos’un 1999 yılında kullandığı masa, cıvata ile tutturulmuş ve bantlanmış dört cılız tahta ayaklı bir kapıydı. Bunun sembolü olarak günümüzde büyük tasarruf alanlarını belirleyebilen Amazon çalışanlarına “Kapı Masa Ödülü” veriliyor.
  • İlgili Yazı: Amazon Kendi Perakende Krallığını Nasıl Kuruyor?

Amazon‘un e-ticarette nasıl bir devrim yarattığı ve bu alanda dünyanın en büyük birkaç şirketinden biri haline geldiği hepimizin malumu. Ancak Amazon’un nasıl bu kadar büyük bir şirket haline geldiğini konuşurken şirketin kurucusu Jeff Bezos‘un da hakkını teslim etmek gerekiyor. 1994 yılında kurduğu şirket, şu anda Jeff Bezos’un dünyanın en zengin insanlarından biri olmasını sağladı. Geçen sene açıklanan rakama göre, Jeff Bezos’un kişisel serveti 100 milyar doları aştı ve bu rakam, kendisini dünyanın en zengin insanları listesinin zirvesine yerleştirdi.

Tabii, Amazon’un böyle devasa bir şirket haline gelmesinin ardında Jeff Bezos’un oluşturduğu ve şirketin sıkı sıkıya bağlı olduğu değerler yer alıyor. Business Insider’ın paylaştığı yazıya göre, Amazon’un e-ticareti ve perakende sektörünü domine etmesini sağlayan şirket değerlerinden bazıları şu şekilde:

Müşteri Odaklı Olmak

ABD’deki CBS isimli televizyon kanalında yayımlanan “60 Minutes” isimli programa konuk olarak katılan Jeff Bezos’a hisse sahiplerinin memnuniyetini artırmak ve şirketi artan gitgide daha müşteri odaklı yapmaya odaklanmak amacıyla neden şirket karını feda etmeye istekli olduğu soruldu. Jeff Bezos’un cevabı ise şu şekildeydi:

Uzun vadede, müşterilerle ilgilenirseniz, onlar da hisse sahipleriyle ilgilenir.

Çoğu kuruluşun aksine, Amazon yatırımcılarından gelen hemen karlı olma haykırışlarını görmezden geldi ve bunun yerine şirketin uzun vadede dünyanın en değerli şirketlerinden biri haline gelmesine yardımcı olan müşteri odaklı geliştirmelere yatırım yaptı.

Örneğin, 2014 yılında, şirketin kar etmediğini gösteren bir kazanç raporunun ardından Amazon’un hisse değerleri %10 oranında düştü. Fakat Amazon bu tablo karşısında kötümserleri dinlemek yerine, daha hızlı teslimat yapılmasını sağlayacak ek ikmal merkezleri inşa etme işine daha fazla para yatırdı. Sonuç olarak 2014 yılından beri, Amazon’un hisse senedi değerleri kabaca %285 oranında arttı.

İnovasyon Odaklı Olmak

Amazon’un 2004 yılında kurduğu Amazon Lab216, yüksek profilli tüketici elektroniği ürünleri tasarlayan bir araştırma ve geliştirme şirketi. Amazon Lab216, bu zamana kadar son derece yenilikçi birçok ürün geliştirdi. Amazon Echo, Kindle elektronik okuyucu, Amazon Fire TV ve Fire tablet bu ürünlerden bazıları.

E-ticaret devi, sürekli olarak müşteri deneyimini geliştirmek ve yeni pazarlara girmek için inovasyondan yararlanıyor. Amazon Web Services (AWS), şirketin yoğun inovasyon odağının bir başka örneği olarak gösterilebilir. Amazon Web Services, Netflix’in de dahil olduğu 100 binden fazla şirket ve CIA gibi birçok devlet kurumu için bir omurga sağlıyor.

Bunların yanı sıra Amazon, uzun bir süredir müşteri deneyimini geliştirmek ve maliyetleri düşürmek için önemli bir inovatif çözüm üzerinde çalışıyor: Drone ile teslimat. Amazon’u otonom teslimat drone’larının 2019 yılında faaliyete girmesi bekleniyor. Drone ile teslimat hizmeti başlandığında, Amazon müşterileri 2,26 kilograma kadar olan ürünleri (bütün Amazon ürünlerinin %86’sını oluşturuyor) 30 dakika içerisinde teslim alabilecekler.

Titiz Bir İşe Alım Süreci

Jeff Bezos teknolojik inovasyona inanıyor ve bunun bir sonucu olarak da şirketini yalnızca en iyi ve en yaratıcı zihinleri işe almaya teşvik ediyor. Amazon’un son derece titiz bir işe alım süreci bulunuyor. Bu da her yeni çalışanın, şirketin yıkıcı ürünler ve müşteri deneyimini geliştiren servisler geliştirme misyonunu ilerletme kapasitesine sahip olmasını garanti altına alıyor. Jeff Bezos, 1998 yılında hisse sahiplerine yazdığı mektupta, şirketin işe alım anlayışıyla ilgili olarak şunu ifade etmişti:

İşe alım yaklaşımımızdaki çıtayı en yüksek seviyeye getirmek, Amazon.com’un başarısının en önemli unsurlarından biri oldu ve olacak.

Doğru Şeylere Para Harcamak

1999 yılındaki bir röportaj sırasında, Bob Simon, Jeff Bezos’a masası hakkında bir soru yöneltti. Zira bu masa, aslında cıvata ile tutturulmuş ve bantlanmış dört cılız tahta ayaklı bir kapıydı. Bezos ise masanın, “müşteriler için önemli olan şeylere para harcamanın ve önemli olmayan şeylere para harcamamanın bir sembolü” olduğu yanıtını verdi.

Jeff Bezos Kapıdan Yapılmış Masasının Başında

Maliyet azaltma, bugün de Amazon’un şirket kültürünün önemli bir bileşeni olmaya devam ediyor. Hatta büyük tasarruf alanlarını belirleyebilen Amazon çalışanlarına “Kapı Masa Ödülü” veriliyor. Kapı Masa Ödülü, Amazon’un müşterilere daha rekabetçi fiyatlar sunmasına imkan tanıyacak yenilikçi maliyet tasarruflarının onaylanması anlamına geliyor.

Kararlı Bir İş Ahlakına Sahip Olmak

Jeff Bezos, Amazon’un her gün varlıksal bir savaşla mücadele ettiğini biliyor. Daha önce yaptığı bir röportajda, bu durumla ilgili olarak “Şirketler kısa yaşam sürelerine sahip ve Amazon bir gün parçalanacak.” demişti.

Jeff Bezos, iş ahlakını ödüllendiren bir şirket meydana getirdi. Aslında Amazon’un şirket kültürü, birçok çalışanın işlerinin ne kadar zor olduğu konusunda karışık eleştiriler aldı. Bazı çalışanlar için beklentiler makul değildi, diğerleri içinse zorlayıcı çevre, onları ellerinden gelenin en iyisini yapmaya teşvik etti.

Amazon, zorlu sorunların üstesinden gelmek için saatlerce çalışmaya istekli olan yenilikçi zihinleri ödüllendiren bir şirket kültürü geliştirerek rakipleri tarafından meydana getirilen aksamayı ortadan kaldırma konusunda artık daha yetenekli. Bu; zeka, müşteri memnuniyeti ve sıkı çalışmayı ödüllendiren bir şirket kültürüdür. İşte bu anlayış, Amazon’un sadece 23 sene içerisinde dev bir şirket haline gelmesini sağladı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon İçerik Editörü

Bir Cevap Yazın

12 Milyar Farklı İçerikte Şampuan Sunan 110 Milyon Dolarlık Girişim

Kozmetik dünyası, tüketicileri her geçen gün yeni ürünlerle tanıştırıyor. Markaların hepsi de en iyi ürünün kendilerininki olduğunu iddia ediyor ve müşterilerinin bugüne kadar yaşadıkları kişisel bakım sorunlarını kökünden çözdüğü konusunda kendisine güveniyor. Fakat adı üstünde, “kişisel” bir bakım söz konusuysa ve her insanın farklı ihtiyaçları olduğunu da kabul etmemiz gerektiğine göre, bireye özel bir çözüm bulunması gerekmiyor mu? Function of Beauty adlı girişim, işte bu noktayı yakalayarak yepyeni bir vaatle tüketicilerin karşısına çıkıyor ve “Kendi şampuanını kendin seç!” diyor.

Geçen yılın ekim ayında kurulan New York merkezli girişim, tüketicilerin saç özelliklerini ve sahip olmak istedikleri saç tipini göz önüne alarak onlara özel formüllü şampuanlar hazırlıyor. Örneğin pürüzsüz ve parlak bir saç istiyorsanız ayrı, önceliğiniz hacimli ve düz bir saç ise ayrı bir formülü size öneriyor.

Girişim hızlandırma platformu Y Combinator’dan çıkarak, bir yıldan da az bir sürede büyük ilerleme kaydeden girişimin son olarak 12 milyon dolarlık bir gelire ulaştığı biliniyor. Hatta şirkete yakın bir kaynak, Function of Beauty’nin piyasa değerinin 110 milyon doları bulduğunu öne sürüyor.

Function of Beauty şampuanları, tüketiciye özel pazarlamanın başarılı bir örneği olarak karşımıza çıkıyor.

Şirketin CEO’su Zahir Dossa, Function of Beauty’i kurma fikrinin, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT), e-ticaret ve değer zincirinin iyileştirilmesi konularında yaptığı tez çalışması sırasında oluştuğunu söylüyor. Kişisel bakım endüstrisinin çok fazla gündemde olan bir alan olmasına rağmen, değer zincirinin son yüz yıldır neredeyse hiç değişmediğini fark etmesiyle sürecin başladığını belirten Dossa, bu noktadan hareket edip saç bakımına odaklanan ve tüketiciye doğrudan ulaşan bir girişim başlatmaya karar vermiş. Sayısız farklı saç tipinin olduğu günümüz dünyasında tüketicilerin de farklı istekleri olduğunu bilen Dossa, kişiye özel şampuanların bu boşluğu dolduracağını düşünmüş.

Saç bakımı konusunda farklı isteklere cevap veren tam 12 milyar farklı içerikte şampuan sunan şirket aynı zamanda, 5 çeşit renk ve 4 tür koku özelliği de sunuyor. Tüketicilerin kendine özel şampuan sipariş etmeleri süreci ise oldukça basit. Function of Beauty’nin internet sitesini ziyaret eden tüketiciler, burada küçük çaplı bir testle karşılaşıyor. Testte yer alan sorulara cevap vererek saç tipleri, saç yapıları ve saç derisi nemi bilgilerini veren ziyaretçiler ardından hacimli saç, uzunluk vb. noktalardaki isteklerini belirtiyor. Son adımda ise şampuanın rengini ve kokusunu seçiyorlar. İnternet sitesi, bu yanıtları bir algoritma üzerinden değerlendirerek tüketiciye özel formüllü şampuanı belirliyor.

Müşteriler, ihtiyaçlarına özel şampuanı kolayca satın alıyor.

Function of Beauty, satış vaadi konusundaki başarısını müşteri memnuniyeti alanına da taşıyor. Sipariş veren müşteriler, şampuanı deneme olanağına da sahipler. Yani şampuanı deneyip memnun kalmadıklarında ürünü iade edip kendine daha uygun yeni bir formülü ücretsiz olarak alabiliyorlar. Şirketin ayrıca, bir abonelik sistemi de bulunuyor ve yeni ürünler çıktıkça abonelerine, sipariş vermeleri beklenmeden şampuanları gönderiliyor.

Dossa, satın aldıkları şampuanların nasıl yapıldığını görmek isteyen sâdık müşterileri için özel alanlar ayırarak çevrimiçi ortamdaki hızlı büyümeyi, fiziksel ortamda da küçük çaplı bile olsa sürdüreceklerini söylüyor.

Function of Beauty, belki de bireye en çok inmesi gereken ama bugüne dek bu noktada beklenen performansı gösterememiş bir alanda, yani kişisel bakım konusunda dikkat çekici ve günümüz tüketicisini yakalayan bir strateji çizmiş. Bu doğrultuda hazırladığı şampuanlarla da kişiye özel pazarlamada önemli bir başarı yakalamış. Bakalım şirket, gelecek dönemlerde hangi yeni ürünlerle karşımıza çıkacak. Peki sizce, hangi sektörler kişiye özel ürünler çıkarmada yüksek potansiyel taşıyor?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Jeff Bezos’un İşe Alım Sürecinde Dikkat Ettiği 3 Şey


E-ticaret devi Amazon, şu anda dünyanı en değerli markalarının başında yer alıyor. Şirket, bu başarısını büyük ölçüde kurucusu Jeff Bezos‘a borçlu. Jeff Bezos, 1994 yılında Amazon’u bir online kitap mağazası olarak kurdu. Şimdi ise 563 bin çalışanı bulunan devasa bir şirket. Jeff’ Bezos’un Amazon’da her zaman titizlik gösterdiği şeylerden biri işe alım sürecidir. YourStory isimli internet sitesinin paylaştığı yazıya göre, Bezos, 1998 yılında hissedarlara yazdığı mektupta, işe alım sırasında dikkat ettiği şu 3 önemli sorudan bahsetmiştir:

İşe Almayı Düşündüğünüz Kişi, Hayranlık Duyabileceğiniz Biri mi?

Bir çalışan ile ilgili sorulacak en önemli sorulardan biri, “Bu kişiye hayran olacak mısınız?” sorusudur. Jeff Bezos, hayran olabileceğiniz bir kişiyi işe almanın önemini hissedar mektubunda şu şekilde açıklıyor:

“Hayatında hayran olduğun insanları düşünürsen, onlar muhtemelen bir şeyler öğrenebildiğiniz ya da örnek aldığınız kişilerdir. Kendim için, her zaman hayran olduğum insanlarla çalışmak için çok uğraştım ve ben burada insanları aynı şekilde ısrarcı olmaları için teşvik ediyorum.”

Hepimiz sevdiğimiz ve hayran olduğumuz insanlardan bir şeyler öğrenmek istemez miyiz? İşte bu, iyi çalışanları işe almanın anahtarıdır. Bu nedenle işe alacağınız kişinin hayranlık kıvılcımı saçması büyük önem taşımaktadır.

Bu Kişi, Şirketin Verimliliğini Artırır mı?

Jeff Bezos’un ikinci sorusu, “Bu kişi girmekte olduğu grubun ortalama etkinlik seviyesini artırır mı?” sorusudur. Bezos, mektupta bu sorunun amacıyla ilgili olarak şunları söylüyor:

“Entropi ile savaşmak istiyoruz. Çubuğun sürekli olarak yukarı çıkması gerekiyor. İnsanlardan şirketin beş yıl sonrasını gözlerinin önüne getirmelerini istiyorum. Bu noktada, her birimiz etrafına bakmalı ve “Şu anda standartlar çok yüksek. Yaptığımda içeri girdiğime sevindim!” demeliyiz.”

Jeff Bezos, çıtayı daha fazla yükseltmenin ve standartlar belirlemenin önemli olduğuna inanıyor. Bu nedenle ekibe katılan her bireyin sadece etkili olması yeterli değil, aynı zamanda standardın yükseltilmesine de yardımcı olması gerek.

Bu Kişi, Hangi Boyutta Bir Süperstar Olabilir?

Bezos’un üçüncü sorusu, “Bu kişi, hangi boyutta bir süperstar olabilir?” sorusudur. Jeff Bezos, hissedar mektubunda bu soruyla ilgili olarak şu ifadeleri kullanıyor:

“Birçok insan, hepimiz için çalışma ortamını zenginleştiren eşsiz becerilere, ilgi alanlarına ve bakış açılarına sahiptir. Buradaki bir kişi, Ulusal Yazım Arısı (National Spelling Bee) şampiyonu. Bunun günlük işlerinde ona yardım etmediğinden şüpheleniyorum. Ama ara sıra antrede hızlı bir meydan okuma ile ona takılırsanız, burada çalışmak daha eğlenceli hale gelir.”

Bu gibi durumlarda, kişi hala başarılı bir kişidir ve eğer bu tür ilgi alanlarına ve hobilere ellerinden gelenin en iyisini verirse, işinde kesinlikle sivrilecektir ve ona saygı gösterecektir. Kurumların, çalışanların işyerinde sergileyebileceklerinin ötesindeki yeteneklerine saygı göstermeleri son derece önemlidir.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link