Jaguar’dan Guiness Getiren İlk SUV Lansmanı

Jaguar-F-Pace-dunya-rekoru

Jaguar, ilk SUV modeli olan F Pace lansmanı ile Guiness Rekorlar Kitabı’na girdi. Köklü İngiliz lüks otomobil markası Jaguar, tarihinde ilk defa ürettiği SUV (Sport utility vehicle) segmentindeki modeli F Pace’in tanıtımı için Guiness Rekorlar Kitabı’na giren sıra dışı bir lansman düzenlemiş.

Bu yıl 80. kuruluş yılını kutlayan marka, Frankurt otomobil fuarında dünya çapında ses getiren bir PR etkinliğine imza attı. Akrobatik sürüş uzmanı Terry Grant 19.08 metre yüksekliğindeki rampadan 360 derece ters dönerek bu alandaki yeni dünya rekorunun sahibi oldu. Bir önceki rekor 18.29 metreymiş. Jaguar F Pace rampaya saatte 53 km. hızla girerken rampanın tam tepesinde hız saatte 15 km.’ye kadar düşmüş. Bu sırada Terry Grant’ın vücüduna etki eden basınç 6.5 G’ye kadar yükselmiş.

Genelde spor otomobiller üreten Jaguar, ilk defa piyasaya bir “pratik spor otomobil” diye adlandırdıkları SUV segmentinde bir araç sundu. Özellikle kadınlar ve aileler arasında popülerliği hızla artan SUV segmentine, 80 yıllık bir lüks otomobil markası da girmekte gecikmedi. Jaguar yöneticileri otomobilin hedef pazarını şu şekilde açıklıyor: “Aile kurmaya başlamış spor otomobil kullanıcılarının spor otomobilin sürüş keyfinden vazgeçmeden bir aile arabasına sahip olmasını sağlayan sürüş keyfi, tasarım ve teknoloji konusunda üst düzey bir pratik otomobil.”  F Pace’in verimliliği artırmak adına hafif tasarım %80 alüminyumdan üretildiği, 5 kişiye aynı anda 4G/LTE hızda internet sağlayabilen internet modemini de içinde barındıran üstün teknoloji donanımına sahip olduğu belirtiliyor. Tıpkı Volvo’nun amiral gemisi olan XC90 modelinde olduğu gibi Jaguar F Pace de sınırlı sayıda 2000 adet olmak üzere özel olarak üretilerek SUV pazarına sunulacak.

jaguar-c-x17-suv

Günümüzde otomobil üreticileri lansman kampanyalarında dikkat çekebilmek için farklı projeler yapmak zorunda olduklarını biliyorlar. Farz edelim ki Jaguar, gelenekselleşmiş şekilde Frankurt Otomobil Fuarı içerisindeki standında F Pace’i tanıtmış olsun. Şu andaki bilinirlik oranının yanına bile yaklaşamazdı bile. Artık büyük kalabalıkların dikkatini kazanmak eskisinden çok daha zor. Kampanyaların her anında yaratıcı olmak zorundasınız. Geçen yıl Volvo’nun Van Damme’ın rol aldığı reklamı ya da Red Bull’un uzaydan atlama rekor denemesi hala zihinlerimizdeki tazeliğini koruyor.

ht_jean_claude_van_damme_volvo_truck_split

Çünkü yaratıcı çalışmalardı. Bu yüzden milyonlarca kişi izledi ve mesaja maruz kaldı. F Pace lansmanı konusunda eksiklik olarak değerlendireceğim bir konu var. Eğer İngiliz pilot Terry Grant yerine bilinirliği ve marka değeri daha yüksek bir motor sporları profesyoneli ile çalışsalardı, etki çok daha fazla olurdu diye düşünüyorum. Lewis Hamilton veya Sebestian Loeb gibi mesela. Volvo reklamındaki Van Damme etkisi yaratabilecek bir ünlü ile izlenme sayısı katlanabilirdi.

Kazalarda canlılara zarar vermemesi adına son yıllarda vazgeçtikleri, otomobillerinin önündeki koşan Jaguar ile özdeşleşen markanın tarihine kısaca bakalım. 80 yıllık marka 1980 yılında önce Ford tarafından satın alınıyor. Ardında 2000 yılında Ford Land Rover’ı BMW’den satın alarak Jaguar ile birleştiriyor. Son olarak da ilginç bir şekilde Hintli Tata 2008 yılında Jaguar Land Rover’ı satın alıyor. Yılın ilk yarısında Land Rover 381.000, Jaguar ise 81.000 araç satmış.

Kaynak
http://autoweek.com/article/frankfurt-motor-show/f-pace-space
http://auto.ndtv.com/news/jaguar-f-pace-sets-guinness-world-record-1217853
http://www.ctvnews.ca/autos/jaguar-f-pace-suv-sets-loop-the-loop-record-for-frankfurt-debut-1.2563966

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümünden 2013 yılında mezun oldum. Marka İletişimi ve Stratejik Planlama üzerine çalışmalar yapıyorum. Bu topraklarda dünya markası çıkarma gönüllüsüyüm. Ayrıca siyasete, bilime ve tarihe özel bir ilgim var.

Bir Cevap Yazın

Marlboro’yu Batmaktan Kurtaran “Efsane” Strateji

Kesin olarak doğruluğundan emin olamasak da Marlboro’nun batmaktan kurtulabilmek için çok uzun yıllar önce  yaptığı viral bir kampanya hikayesi var. O yıllarda böyle bir kampanya yapılmışsa eğer amacından mütevellit duyurulmaması çok makul. Ancak bahsedilen kişinin Philip Morris olması işleri biraz karıştırıyor. Biz efsaneyi size anlatalım doğrulamak veya yalanlamak size kalmış. 

Gerilla Pazarlama Dehası

Hikayeye göre Marlboro firması ilk kurulduğunda işleri hiç de yolunda gitmiyormuş. Şirketin iflasın eşiğinde olduğu günlerden adamın biri, bir teklifle çıkagelmiş: “Satışları bir ayda üç katına çıkartırım. Bunun karşılığında da şirkete %50 ortak olurum. Bu vaadimi gerçekleştiremediğim takdirdeyse ömrümün sonuna dek fabrikanızda bedavaya tütün sararım.” 

Zaten çıkmaz sokakta olan Marlboro sahipleri, “Bir haftaya kadar iflas bayrağını çekeceğiz, kaybedecek bir şeyimiz yok” deyip, bu teklifi kabul etmişler. Adam hemen kolları sıvamış; şirketin deposuna inmiş, binlerce boş Marlboro kutusu ayağıyla tek tek ezmiş. Bir gece herkes evinde uyurken, kendisine tahsis edilen uçaktan tüm Kuzey Amerika şehirlerinin üzerine bu kutuları bırakmış. Sabah uyananlar, sokaklarda boş Marlboro paketlerini görünce “bu kadar çok tüketildiğine göre iyidir” diye düşünerek Marlboro satın almaya yönelmişler.

Bu cin fikirli adam böylece, kârını üç değil beşe katlayan şirketin ortağı oluvermiş. Peki bu gerilla pazarlama dahisi kimmiş dersiniz? Evet, bu adam Philip Morris imiş.

Hakiki Philip Morris 

Philip Morris (1835–1873)

Bu hikaye ortaya atılırken gerçeklikten ne kadar sapıldığını görmek için küçük bir araştırma yapmak yeterli oluyor. Zira Almanya’da İngiltere’ye göçen bir ailenin oğlu olarak 1835’te Londra’da doğan Philip Morris, yaşamı boyunca hiç ABD’de bulunmuyor. Morris, 1854’te Londra’da kendi ürettiği sigaraların satışına başlıyor. 1873’teki ölümü üzerine şirketin idaresini eşi Margaret ve kardeşi Leopold devralıyorlar. 

Şirket hisselerinin Amerikalı ortaklarca satın alınması, logosunun değiştirilmesi ve üretimin Londra’dan, Amerika’nın Virginia eyaletine taşınmasıysa 1919 yılını buluyor. Yani Philip Morris’in ölümünün üzerinden yaklaşık yarım yüzyıl geçtikten sonra. Marlboro markasıysa 1924 yılında ortaya çıkıyor ve zamanla şirketin en önemli markası haline geliyor.

İnternette; Forbes’a göre, günümüzdeki net değeri 176 milyar dolar olan şirketin doğuşuna dair türetilen bu efsanenin daha uç versiyonlarını bulabilmek de mümkün. Aşağıda, şirketi batmaktan kurtaran Philip Morris’in aslında 19. yüzyılda Osmanlı topraklarında doğmuş, Manisalı hayırsever iş adamı Moris Şinasi olduğunu iddia eden videoya ulaşabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Kodak’tan Fotoğrafçılara Özel Kripto Para Birimi

Kripto para çılgınlığına Amerikan şirketi Kodak da dahil oluyor, hem de fotoğrafçılara özel geliştirilmiş bir kripto para versiyonuyla.

Şirket, geçtiğimiz salı günü yaptığı duyuruda WENN Digital ile işbirliğine giderek “KODAKCoin” isimli kripto para birimini tasarladıklarını; bu yeni sanal para biriminin “fotoğrafçılar ve ajansların elini, telif hakları konusunda daha da güçlendireceğini” ifade etti.

Bu fotoğraf-odaklı “Bitcoin” versiyonuna KODAKOne isimli yeni oluşturulan bir platform eşlik edecek. Bu platform, sürekli web-crawling yaparak sistemdeki şifrelenmiş eserleri izleyip koruyor olacak.

Platformun lisanssız görsel kullanımını tespit etmesi halinde, Kodak kullanıcılarını bu doğrultuda ödüllendirecek.

Şirket CEO’su Jeff Clarke şunları söylüyor: “Teknoloji sektöründeki birçokları için “kripto para” ve “blok zincir” moda sözcükler haline geldi fakat uzun zamandır eserlerinin kullanımını denetlemek konusunda sorun yaşayan fotoğrafçılar için bu kelimeler, içinden çıkılmaz görünen bir sorunun çözümü için birer anahtar olacak.”

WENN Digital CEO’su Jan Denecke, bu yeni platformu kullanacak fotoğrafçıların, eserlerinin kullanımından doğacak gelirleri güvenilir bir yolla temin etmesinin önemine dikkat çekerek, KODAKCoin platformunun tam olarak bu güveni sağlayacağını ifade ediyor.

Denecke, “KODAKCoin, platformu kullanan fotoğrafçılara en yüksek uyum standartlarına tabi olarak, adil şekilde ödeme yapacak ve güvenli telif hakkı yönetimi sayesinde yepyeni bir gelir şekli sunuyor olacak.“ diye ekliyor.

TechCrunch’ın haberine göre,  şirketin hisseleri bu duyurunun ardından adeta fırlayarak %44 değer kazandı.

KODAKCoin resmi olarak 31 Ocak’ta ABD, Birleşik Krallık, Kanada ve diğer seçili ülkelerde piyasaya sunulacak.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link