Cuma Günü Mesainin Son Saatlerinde İşlerinize Odaklanmanızı Artıracak İpuçları

Masanızın başına oturdunuz, bilgisayarınızı açtınız. İnternete girdiğiniz anda sizi günlük işlerinizden alıkoyacak o kadar fazla dikkat dağıtıcı unsur var ki bu koşullar altında dünyanın en zor şeylerinden birisi odaklanmak olabilir. Çünkü bir kere gitti mi gelmesi zordur, özellikle dikkatiniz bir dağıldı mı rüzgarın sizi nereye götürdüğüne siz bile şaşırırsınız. Üretkenliğin baş düşmanı olan konsantrasyon kaybı ile nasıl savaşabiliriz? Gelin hep beraber bir kaç yolunu öğrenelim.

odaklanmak

Farkındalığınızı Artırın

Yapabileceğiniz ilk şey bu. Düşüncelerinizi organize etmeyi başardığınız zaman ilk adımı başarıyla tamamlamış oluyorsunuz. Konsantrasyon öğrenme ve problem çözme yetenekleri ile ilişkilidir. Bu nedenle bir not defteri edinip, günlük planlarınızı kaydetmeniz yararınıza olacaktır.

Dikkat Dağıtan Etkenlerden Uzaklaşın

Önemli bir işe başlarken kendinizi dikkat dağıttığını düşündüğünüz herşeyden uzaklaştırmaya başlayın. Bunu tam anlamıyla başarmak imkansız olabilir ama siz elinizden geleni yapın. Email ve mesajlaşma uygulamalarını kapatın, telefonu sessize hatta gece moduna bile alabilirsiniz mesela.

İyi Uyku Önemli

Yeteri kadar uyumak sizi , o günün nasıl geçeceğini, ruh halinizi belirleyen en önemli etkenlerden. Uykunuz varsa kendinizi ‘ruh’ gibi hissetmenize elbette şaşırmazsınız. Uykusuzken yeni şeyler öğrenme ve karar alma süreçleriniz yavaşlar. Bu nedenle uykuyu ciddiye alın ve fedakarlık yapmayın.

Yemek Yeme Alışkanlığınızı düzeltin

Hem kan akışınız hem de beyniniz üzerinde bazı sebze ve meyvelerin diğerlerine göre daha olumlu etkileri var. Evet size klişe gelecek ama abur cuburun ne beynimiz, ne ruhumuz ne de bedenimize faydası var. Örneğin kahve yerine elma yemeyi denediniz mi? Ben denedim, oldukça başarılı. Unutmayın odaklanma problemi yaşamamak için sağlıklı yiyeceklerin oluşturduğu bir yeme düzenine ihtiyacınız var.

task

Görev Ayrımı Yapın

Kolay işler aradan çıksın diye ilk etapta onları halletmek süper bir fikir gibi geliyor olabilir, ama değil. Sabah, yeni bir güne uyanmışken zor işleri halledip sonrasında kolay işleri halletmek odaklanma sorunu yaşamamanız için önemli. Ayrıca ilk etapta zor işleri bitirmek sonrasında daha az stres yaşamanızı sağlar.

Düzenli Bir Çalışma Ortamı Yaratın

İyi bir plan yapın, ara vermeyi unutmayın. Kendinizi zorlu bir görev sonrasında ödüllendirmelisiniz ki motivasyonunuz artsın. Çalışma çevrenize dikkat etmek zorundasınız. Mümkünse en sessiz sakin yeri bulup orada çalışmaya başlayın. Çalışma ortamınızda dikkatinizi dağıtacak nesneler olmamasına dikkat edin, bir ortamda karmaşa varsa dikkat yoktur. Örneğin; çalışma masanızı temiz ve düzenli tutmanız dikkat toplamanız için bir başlangıç adımı olabilir.

Ara Verin

Sonsuza kadar çalışamayız değil mi? Düzenli aralar verin. Herşeyi aynı anda yapmaya çalışmak sadece panik olmanızı sağlamaz aynı zamanda işlerin büyüklüğü sizin yapacağınız şeyleri ertelemenize de neden olur. Bu nedenle Büyük işleri küçük parçalara bölerek halletmeye çalışın.

Enerjinizi Kontrollü Kullanın

Günlük rutin içinde kaybolup gitmemek için hem ruh hem de bedeninize istedğini verin. Yani yorulduğu zaman dinlenme hakkını. İyice yorulduğunuz bir anda sadece ara vermemek için yapay uyarıcılara ihtiyaç duymamaya çalışın. Şekerli yiyecekler ve kahve gibi. Çünkü bu geçici çözümler sizin ilk etapta kendinizi daha dinç ve iyi hissetmenizi sağlasa da aslında yorgunluğunuzu ötelediği ve hatta bazen gizlediği için uzun vadede oldukça zararlıdır. Size en yiyi gelecek şey ise yaşam ve iş dengesini iyi kurarak başarıyı kendinize yakın kılmanız olacaktır.

Kendinizi Ödüllendirin

Dışsal bir motivasyon kaynağı olarak kendinizi ödüllendirmeniz aynı zamanda sizi iyi hissettirecek başarma hissine dair duyduğunuz güveni artıracaktır. Eğer zorlu bir görevin üstesinden zamanında başarıyla geldiyseniz hiç durmayın, ödüllendirin kendinizi. Ödüllendirmek derken küçük bir çikolata, ya da normalden biraz daha uzun bir öğle yemeğinden bahsediyoruz. Fazlaca abartmayalım.

Studio shot of young woman working in office covered with adhesive notes
Studio shot of young woman working in office covered with adhesive notes

Bir Çok Şeyi Aynı Anda Yapma Mitini Bir Kenara Bırakalım mı?

Bir şeyi gerçekten zamanında yapmak istiyorsanız, her seferinde bir tane görevle uğraşın. Aynı anda bir çok şeyle uğraşmak odağınızı bir kaç farklı noktaya böleceği için vakit kaybettirmekten başka işe yaramaz, yapmayın. Gerçekçi olun herşeyi aynı anda yapmayı istemeyin. Bir çok işi yarım bırakarak ilerlemek yerine bir işi bitirip diğerine geçme gibi bir alışkanlık edinmeye çalışın, faydasını göreceksiniz..

Listelerin Gücü Adına

Her gece uyumadan önce bir sonraki günü kafanızda planladığınız oluyor mu? İşleriniz içinde ilk etapta kafanızda bir yol haritası oluşturarak başlayabilirsiniz. Örneğin önünüzde bir hafta içinde bitirmeniz gereken bir iş var, ilk etapta kafanızda nereden başlayıp nasıl ilerleyeceğinizi oluşturun ve sonra onu kağıda dökün. Yol haritası çıkararak çalışmak nasıl başlayacağınızı bilmediğiniz durumlarda fazlaca işe yarayacak bir yöntemdir.

Meditasyon Yapın

Her gün 20 dakikanızı meditasyona ayırmayı alışkanlık haline getirin. Meditasyon aklınız üzerindeki kontrolünüzü artırır. Böylelikle kafanızda aynı anda dolaşan bir çok düşünceyi organize etmeyi öğrenirsiniz.

Sabırlı Olun

Sürece başlamak, süreç sonunda alacağınız olumlu çıktılar kadar değerlidir. Tam da bu nedenle başlamak bitirmenin yarısıdır. Yaptığınız işlerde olumsuzluğa odaklanmak yerine, sürece ve bitireceğinize olan inancınıza odaklanmalısınız.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2014'te Uluslararası İlişkiler lisansını birincilikle bitiren Burcu, global tecrübesine katkılarını 4 aylık ABD macerası ile perçinlemiştir Yazmayı düşünmeyi sorgulamayı ve üretmeyi hayatında tepelere koyar. Şimdilerde İstanbul Üniversitesi'nde Pazarlama tezli yüksek lisans programında öğrenimini sürdüren Burcu'nun ilgi alanları arasında girişimcilik, seyahat, markalar ve en büyük tutkusu olan California var!

Bir Cevap Yazın

Marlboro’yu Batmaktan Kurtaran “Efsane” Strateji

Kesin olarak doğruluğundan emin olamasak da Marlboro’nun batmaktan kurtulabilmek için çok uzun yıllar önce  yaptığı viral bir kampanya hikayesi var. O yıllarda böyle bir kampanya yapılmışsa eğer amacından mütevellit duyurulmaması çok makul. Ancak bahsedilen kişinin Philip Morris olması işleri biraz karıştırıyor. Biz efsaneyi size anlatalım doğrulamak veya yalanlamak size kalmış. 

Gerilla Pazarlama Dehası

Hikayeye göre Marlboro firması ilk kurulduğunda işleri hiç de yolunda gitmiyormuş. Şirketin iflasın eşiğinde olduğu günlerden adamın biri, bir teklifle çıkagelmiş: “Satışları bir ayda üç katına çıkartırım. Bunun karşılığında da şirkete %50 ortak olurum. Bu vaadimi gerçekleştiremediğim takdirdeyse ömrümün sonuna dek fabrikanızda bedavaya tütün sararım.” 

Zaten çıkmaz sokakta olan Marlboro sahipleri, “Bir haftaya kadar iflas bayrağını çekeceğiz, kaybedecek bir şeyimiz yok” deyip, bu teklifi kabul etmişler. Adam hemen kolları sıvamış; şirketin deposuna inmiş, binlerce boş Marlboro kutusu ayağıyla tek tek ezmiş. Bir gece herkes evinde uyurken, kendisine tahsis edilen uçaktan tüm Kuzey Amerika şehirlerinin üzerine bu kutuları bırakmış. Sabah uyananlar, sokaklarda boş Marlboro paketlerini görünce “bu kadar çok tüketildiğine göre iyidir” diye düşünerek Marlboro satın almaya yönelmişler.

Bu cin fikirli adam böylece, kârını üç değil beşe katlayan şirketin ortağı oluvermiş. Peki bu gerilla pazarlama dahisi kimmiş dersiniz? Evet, bu adam Philip Morris imiş.

Hakiki Philip Morris 

Philip Morris (1835–1873)

Bu hikaye ortaya atılırken gerçeklikten ne kadar sapıldığını görmek için küçük bir araştırma yapmak yeterli oluyor. Zira Almanya’da İngiltere’ye göçen bir ailenin oğlu olarak 1835’te Londra’da doğan Philip Morris, yaşamı boyunca hiç ABD’de bulunmuyor. Morris, 1854’te Londra’da kendi ürettiği sigaraların satışına başlıyor. 1873’teki ölümü üzerine şirketin idaresini eşi Margaret ve kardeşi Leopold devralıyorlar. 

Şirket hisselerinin Amerikalı ortaklarca satın alınması, logosunun değiştirilmesi ve üretimin Londra’dan, Amerika’nın Virginia eyaletine taşınmasıysa 1919 yılını buluyor. Yani Philip Morris’in ölümünün üzerinden yaklaşık yarım yüzyıl geçtikten sonra. Marlboro markasıysa 1924 yılında ortaya çıkıyor ve zamanla şirketin en önemli markası haline geliyor.

İnternette; Forbes’a göre, günümüzdeki net değeri 176 milyar dolar olan şirketin doğuşuna dair türetilen bu efsanenin daha uç versiyonlarını bulabilmek de mümkün. Aşağıda, şirketi batmaktan kurtaran Philip Morris’in aslında 19. yüzyılda Osmanlı topraklarında doğmuş, Manisalı hayırsever iş adamı Moris Şinasi olduğunu iddia eden videoya ulaşabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Kodak’tan Fotoğrafçılara Özel Kripto Para Birimi

Kripto para çılgınlığına Amerikan şirketi Kodak da dahil oluyor, hem de fotoğrafçılara özel geliştirilmiş bir kripto para versiyonuyla.

Şirket, geçtiğimiz salı günü yaptığı duyuruda WENN Digital ile işbirliğine giderek “KODAKCoin” isimli kripto para birimini tasarladıklarını; bu yeni sanal para biriminin “fotoğrafçılar ve ajansların elini, telif hakları konusunda daha da güçlendireceğini” ifade etti.

Bu fotoğraf-odaklı “Bitcoin” versiyonuna KODAKOne isimli yeni oluşturulan bir platform eşlik edecek. Bu platform, sürekli web-crawling yaparak sistemdeki şifrelenmiş eserleri izleyip koruyor olacak.

Platformun lisanssız görsel kullanımını tespit etmesi halinde, Kodak kullanıcılarını bu doğrultuda ödüllendirecek.

Şirket CEO’su Jeff Clarke şunları söylüyor: “Teknoloji sektöründeki birçokları için “kripto para” ve “blok zincir” moda sözcükler haline geldi fakat uzun zamandır eserlerinin kullanımını denetlemek konusunda sorun yaşayan fotoğrafçılar için bu kelimeler, içinden çıkılmaz görünen bir sorunun çözümü için birer anahtar olacak.”

WENN Digital CEO’su Jan Denecke, bu yeni platformu kullanacak fotoğrafçıların, eserlerinin kullanımından doğacak gelirleri güvenilir bir yolla temin etmesinin önemine dikkat çekerek, KODAKCoin platformunun tam olarak bu güveni sağlayacağını ifade ediyor.

Denecke, “KODAKCoin, platformu kullanan fotoğrafçılara en yüksek uyum standartlarına tabi olarak, adil şekilde ödeme yapacak ve güvenli telif hakkı yönetimi sayesinde yepyeni bir gelir şekli sunuyor olacak.“ diye ekliyor.

TechCrunch’ın haberine göre,  şirketin hisseleri bu duyurunun ardından adeta fırlayarak %44 değer kazandı.

KODAKCoin resmi olarak 31 Ocak’ta ABD, Birleşik Krallık, Kanada ve diğer seçili ülkelerde piyasaya sunulacak.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link