İş Arayışında Olan Kadın Adaylar Geçen Yıla Göre %60 Arttı

Türk iş dünyasında kadınların işgücüne katılım oranları gün geçtikçe artıyor. Eğitim düzeyine paralel olarak, kadınların kariyer beklentileri artarken, kayıt dışı çalışma oranı ise geriliyor.

Elemanonline.net’in verilerine göre bu yıl iş arayışında olan kadın adayların sayısı bir önceki yıla göre yüzde 60 oranında arttı. Bugün veritabanında 690 bin kadın üyenin bulunduğu Elemanonline.net’in üyelerinin yüzde 45’i kadınlardan oluşuyor.

Kadın adayların yüzde 33,2’sini üniversite mezunlarını oluşturuyor. Onu yüzde 31,5 ile lise, yüzde 25,2 ile yüksekokul mezunları izliyor. Elemanonline.net Genel Müdürü Özlem Demirci Duyarlar, son yıllarda kadın istihdamının da eğitim oranının arttığını söylerken, bunun da adaylar nezdinde beklentileri artırdığını ekliyor.

Kadın adayların yüzde 36’sı İstanbul’da yer alıyor. İstanbul’u İzmir, Ankara, Bursa gibi diğer büyük iller izliyor. Bu durumun aday profilinin genelinde benzerlik gösterdiğini belirten Duyarlar, ancak Anadolu şehirlerinde kadın istihdam oranlarının genele oranla çok daha düşük olduğunun altını çiziyor: “Anadolu’da kadının işgücüne katılım oranları maalesef oldukça düşük. Bu açıdan mesleki eğitimler, kadın adaylar için oldukça önemli. Bu konuda gerekirse bir pozitif ayrımcılık yapılarak, kadın istihdamın artırılmasının teşvik edilmesi gerektiğini düşünüyorum.”

58 bin 500 kadın iş sahibi oldu

Veritabanında yer alan kadınların yüzde 71’i herhangi bir işte çalışmazken, yüzde 15,2’si iş hayatında aktif olarak yer alıyor. Kadın adayların yüzde 11’i öğrenci, yüzde 1,5’i dönemsel, yüzde 0,7’si proje bazlı çalışan, yüzde 0,6’sı ise emekli.
Elemanonline.net sisteminde yer alan kadınların yüzde 34,1’i 25-29 yaş aralığında yer alıyor. Yüzde 32,7’si 20-24 yaş aralığında, yüzde 15’i ise 30-34 yaş aralığında. Genç yaş ortalaması, uzmanlık seviyesinin de nispeten düşük olmasına sebep oluyor. Adayların yüzde 54,6’sı deneyimsiz ya da deneyim süresi 1-2 yıllık. Yüzde 17,5’i ise 5-10 yıl arasında değişen deneyim sürelerine sahip. Genç yaş ortalamasına dikkat çeken Özlem Demirci Duyarlar, kadınlar için kariyerlerinin en hareketli döneminin 25-35 yaş arasında olduğunu belirtiyor.

Elemanonline.net bünyesinde çalışan personelin yüzde 81’inin kadın olduğu bilgisini de veren Duyarlar, şirket olarak bu konudaki hassasiyetlerinin altını çiziyor. Öte yandan 2013’te Elemanonline.net aracılığıyla 58 bin 500 kadının istihdama katıldığını anlatan Duyarlar, hali hazırda site üzerinde aktif olan ilanlarda 32 bin kadın adayın arandığını sözlerine ekliyor.

En çok eğitim sektörü tercih ediliyor

Elemanonline.net’in verilerine göre, adayların halihazırda çalıştıkları sektörlerin başında yüzde 11,5 ile eğitim sektörü geliyor. Başvurular da en çok bu sektöre yapılıyor. Adayların yüzde 12’si muhasebe departmanında çalışırken, yapılan başvurularda yüzde 5 ile muhasebe departmanı başı çekiyor.

Araştırmanın bulguları şöyle:

Adayların Eğitim Durumu:
Lisans (Üniversite) 33,2
Lise 31,5
Ön Lisans  (Yüksekokul) 25,2
İlköğretim 7,3
Yüksek Lisans (Master) 2,7
Doktora (PHD) 0,1

Adayların Çalışma Durumu:
Çalışmıyor 71
Halen Çalışıyor 15,2
Öğrenci 11
Dönemsel 1,5
Freelance/Proje Bazlı 0,7
Emekli 0,6

Adayların Yaş Dağılımı Yüzde:
25-29 34,1
20-24 32,7
30-34 15
35-39 8,2
40 yaş ve üstü 7,5
16-19 2,5

Adayların Uzmanlık Seviyesi:
1-2 Yıl 28,2
Deneyimsiz / Yeni Mezun 26,4
3-4 Yıl 19,3
5-10 Yıl 17,5

Adayların Çalıştığı Sektörler:
Eğitim 11,5
Tekstil 8
Gıda 7,5
Sağlık/Hastane 6,4
Mağazacılık / Perakendecilik 5,5
İnşaat 3,7
Turizm 3,1
Mali Müşavirlik 2,9
Halkla İlişkiler 2,3
Bilgisayar / BT / Internet 2,2

Adayların Çalıştığı Bölümler:
Muhasebe 12
Eğitim 5,6
Satış 4,8
Sekreterlik 4,3
Çocuk Gelişimi 2,8
Halkla İlişkiler 2,7
Gıda 2,3
Çağrı Merkezi 2,1
Müşteri Hizmetleri 1,5
Bilgi İşlem 1,4

Adayların En Çok Başvuru Yaptığı Sektörler:
Eğitim 6
Gıda 4,2
Sağlık/Hastane 4,1
Halkla İlişkiler 3,9
İnşaat 3,8
Reklamcılık 3,6
Tekstil 3,5
Bilgisayar / BT / Internet 3,4
Hizmet / İşletme Servisi 3,1
Turizm 2,8

Adayların En Çok Başvuru Yaptığı Bölümler:
Muhasebe 5
Satış 4,7
Eğitim 3,9
Sekreterlik 3,7
Halkla İlişkiler 3
Çağrı Merkezi 2,1
Pazarlama 2
Gıda 1,8
Ofis Yönetimi 1,7
Reklam 1,6

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

Marlboro’yu Batmaktan Kurtaran “Efsane” Strateji

Kesin olarak doğruluğundan emin olamasak da Marlboro’nun batmaktan kurtulabilmek için çok uzun yıllar önce  yaptığı viral bir kampanya hikayesi var. O yıllarda böyle bir kampanya yapılmışsa eğer amacından mütevellit duyurulmaması çok makul. Ancak bahsedilen kişinin Philip Morris olması işleri biraz karıştırıyor. Biz efsaneyi size anlatalım doğrulamak veya yalanlamak size kalmış. 

Gerilla Pazarlama Dehası

Hikayeye göre Marlboro firması ilk kurulduğunda işleri hiç de yolunda gitmiyormuş. Şirketin iflasın eşiğinde olduğu günlerden adamın biri, bir teklifle çıkagelmiş: “Satışları bir ayda üç katına çıkartırım. Bunun karşılığında da şirkete %50 ortak olurum. Bu vaadimi gerçekleştiremediğim takdirdeyse ömrümün sonuna dek fabrikanızda bedavaya tütün sararım.” 

Zaten çıkmaz sokakta olan Marlboro sahipleri, “Bir haftaya kadar iflas bayrağını çekeceğiz, kaybedecek bir şeyimiz yok” deyip, bu teklifi kabul etmişler. Adam hemen kolları sıvamış; şirketin deposuna inmiş, binlerce boş Marlboro kutusu ayağıyla tek tek ezmiş. Bir gece herkes evinde uyurken, kendisine tahsis edilen uçaktan tüm Kuzey Amerika şehirlerinin üzerine bu kutuları bırakmış. Sabah uyananlar, sokaklarda boş Marlboro paketlerini görünce “bu kadar çok tüketildiğine göre iyidir” diye düşünerek Marlboro satın almaya yönelmişler.

Bu cin fikirli adam böylece, kârını üç değil beşe katlayan şirketin ortağı oluvermiş. Peki bu gerilla pazarlama dahisi kimmiş dersiniz? Evet, bu adam Philip Morris imiş.

Hakiki Philip Morris 

Philip Morris (1835–1873)

Bu hikaye ortaya atılırken gerçeklikten ne kadar sapıldığını görmek için küçük bir araştırma yapmak yeterli oluyor. Zira Almanya’da İngiltere’ye göçen bir ailenin oğlu olarak 1835’te Londra’da doğan Philip Morris, yaşamı boyunca hiç ABD’de bulunmuyor. Morris, 1854’te Londra’da kendi ürettiği sigaraların satışına başlıyor. 1873’teki ölümü üzerine şirketin idaresini eşi Margaret ve kardeşi Leopold devralıyorlar. 

Şirket hisselerinin Amerikalı ortaklarca satın alınması, logosunun değiştirilmesi ve üretimin Londra’dan, Amerika’nın Virginia eyaletine taşınmasıysa 1919 yılını buluyor. Yani Philip Morris’in ölümünün üzerinden yaklaşık yarım yüzyıl geçtikten sonra. Marlboro markasıysa 1924 yılında ortaya çıkıyor ve zamanla şirketin en önemli markası haline geliyor.

İnternette; Forbes’a göre, günümüzdeki net değeri 176 milyar dolar olan şirketin doğuşuna dair türetilen bu efsanenin daha uç versiyonlarını bulabilmek de mümkün. Aşağıda, şirketi batmaktan kurtaran Philip Morris’in aslında 19. yüzyılda Osmanlı topraklarında doğmuş, Manisalı hayırsever iş adamı Moris Şinasi olduğunu iddia eden videoya ulaşabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Kodak’tan Fotoğrafçılara Özel Kripto Para Birimi

Kripto para çılgınlığına Amerikan şirketi Kodak da dahil oluyor, hem de fotoğrafçılara özel geliştirilmiş bir kripto para versiyonuyla.

Şirket, geçtiğimiz salı günü yaptığı duyuruda WENN Digital ile işbirliğine giderek “KODAKCoin” isimli kripto para birimini tasarladıklarını; bu yeni sanal para biriminin “fotoğrafçılar ve ajansların elini, telif hakları konusunda daha da güçlendireceğini” ifade etti.

Bu fotoğraf-odaklı “Bitcoin” versiyonuna KODAKOne isimli yeni oluşturulan bir platform eşlik edecek. Bu platform, sürekli web-crawling yaparak sistemdeki şifrelenmiş eserleri izleyip koruyor olacak.

Platformun lisanssız görsel kullanımını tespit etmesi halinde, Kodak kullanıcılarını bu doğrultuda ödüllendirecek.

Şirket CEO’su Jeff Clarke şunları söylüyor: “Teknoloji sektöründeki birçokları için “kripto para” ve “blok zincir” moda sözcükler haline geldi fakat uzun zamandır eserlerinin kullanımını denetlemek konusunda sorun yaşayan fotoğrafçılar için bu kelimeler, içinden çıkılmaz görünen bir sorunun çözümü için birer anahtar olacak.”

WENN Digital CEO’su Jan Denecke, bu yeni platformu kullanacak fotoğrafçıların, eserlerinin kullanımından doğacak gelirleri güvenilir bir yolla temin etmesinin önemine dikkat çekerek, KODAKCoin platformunun tam olarak bu güveni sağlayacağını ifade ediyor.

Denecke, “KODAKCoin, platformu kullanan fotoğrafçılara en yüksek uyum standartlarına tabi olarak, adil şekilde ödeme yapacak ve güvenli telif hakkı yönetimi sayesinde yepyeni bir gelir şekli sunuyor olacak.“ diye ekliyor.

TechCrunch’ın haberine göre,  şirketin hisseleri bu duyurunun ardından adeta fırlayarak %44 değer kazandı.

KODAKCoin resmi olarak 31 Ocak’ta ABD, Birleşik Krallık, Kanada ve diğer seçili ülkelerde piyasaya sunulacak.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link