Türkiye’de İşe Alım Mantığı: Tektiplileştirme 1

Beyaz yakalı olma imkanı ve gayesi(hayali) olan ilk iş tecrübelerini deneyimleyecekler için, derlemeye çalıştığım bir yazı. “Türkiye’ de sektörlere nasıl girerim” konu başlıklı yazılara, tam olmasa da biraz yapısal bir okumayla yaklaşıp; işe alım mantığından bahsetmek istiyorum.

Öncelikle, işe alım yapan şirketin yapısal özellikleri birincil etken. Ulusaşırı bir şirket olması-olmaması, şirket çalışan sayısı, şirketin gelişim-yönetim politikaları, şirketin bağlı bulunduğu sektörler ve kendi müstakil sektörü, vb.. İkincil etken olarak , şirkete girme aşamasında bulunulan ‘zamanın’ iktisadi-siyasi bileşke( Gramsci) olarak adlandırabileceğimiz toplumsal unsurlar ilişkisini konuşlandırabiliriz. Veya çok basit bir tabirle, dönemin iktisadi (siyasi)  çerçevesi. Saydığım bu iki yapısal etken, birbirini bütünleyici ve birbiri arasında geçirgen yapıdadırlar.

Bahsettiğim yapısal etkenler üzerinden bir “işe alım mantığı” okuması yapmanın, bu yazının amacını aştığını düşünüyorum. Onun yerine, kolektif bilincin/iktisadi-kültürel konjektörün unsurlarına dair bir anlatı geliştirmek, bu kısa yazıda daha rasyonel bir tutum olacaktır herhalde

1bb0252

Etiketin Nedir?

Mezun olduğunuz üniversite ve mezun olduğunuz bölüm, iş hayatı için kimlik temsiliyetinizde bir numaralı gösterge unsurudur. En büyük sorunların başında da bu etiketleme nosyonu gelir. Kimlik temsiliyetinde, bireysel edinimlerin muhtevasına bakılmaksızın veya bakılması ikincil-üçüncül bir önem sırasına konularak; iş yapabilme yetinizin dolaylı yönden bu etiketleme üzerinden gösterilmesi. Hangi bölüm? Hangi üniversite? İnsan kaynaklarının filtrelerinden geçmek için “kalifiye” göstergelere sahip olmak gerekir … Tabiki de, işsizliğin ve üniversite sayısına değğin akademisyen yetersizliğinin farkındayım, üniversite kültürünün ve ekolünün belirli ölçeklerde kültür etkileşimi( acculturation) yarattığının farkındayım. Tabiki de, zaman ve enerji tasarrufu ve kaynak yönetiminin verimliliği açısından filtreleme ile eleme yapılması gerektiğinin farkındayım. Sadece, yukarıda anlatmaktan kaçındığım yapısal şartların ilişkilerinin bazı zorunluluklar üretmesinin, iktisadi-kültürel konjektörün oluşturduğu  “etiket” kültürünün yozlaştırıcı düzeyde aşırılığa kaçmasına neden olmadığı kanısındayım.

Karakter Uyumun Nedir?

İkincil bir etiket. İş ilanlarında genellikle, “takım çalışmasına uyumlu olduğunuzu düşünüyorsanız” ibaresini görebilirsiniz. Sizin karakter analizinizi yapacak insan da, ne kadar bunun eğitimini! alsa da; aynı sizinki gibi münferit bir zihin haritasına ve hayata sahip bir insan. Keyfilik! Ancak, bu nokta üzerinden bir anlatı sunmayacağım. Can alıcı nokta, hala iş kültüründe, yapılan iş ile insan ilişkilerinin iki ayrı özgün varlık okuması altında incelenecek bir konu olduğunun algılanamaması. Kapalı toplum normları ile, işin ve iş ortamının duygusal bir boyutu olduğuna iman edilmesi. Bunun, bireyin kimlik temsiliyetini “tektipleştirecek” bir boyutu olduğu gözden kaçırılmamalıdır.İş yapma kültürü, iş yapanların sosyalleşme süreçlerinden harici olarak; iş yerinin kültürünü belirlemeli, belirli ölçeklerde dahi olsa tam tersi gerçekleşmemeli.Basite indigeyerek ifade ediyorum: iş görüşmelerine gidenler, acaba kendilerini sosyal göstermeye, sıcak kanlı göstermeye çalışıyor mu? Ne yazık ki; mevcut iktisadi yaklaşımlar(neoliberalizm!) teoride bireyselciliği geliştiren unsurlara sahipken, muhtelif uygulamalarda tektipleştirici özellikler edinimine neden oluyor…

Bu işe alım kültürünün arkasında, ne yazık ki; Fordist dönemin toplu üretim (mass production) mantığı yer alıyor. Üretim metası ve onun üzerinden üretici sınıf fiziksel boyutta tektipleştirilmiyor, üretim imkanlarına erişim üzerinden üretici sınıf tektipleştiriliyor. Toplu üretim metalar değil, toplu üretim bireyler üretiliyor. İş planlama ve yönetiminde dikkat edilen unsurların başında kaynak yönetimi gelir. Peki, potansiyeli en yüksek kaynak olan insan gücünün, işe alım pratikleri üzerinden ( iş yapma kültürünün ve mantığının tezahürüdür) çarpıklaştırılmış bir doğal seleksiyona uğratılması kaynak yönetimi açısından sizce ne kadar verimlidir?

Pazarlamasyon' da marka ve reklamcılık üzerine yazılar yazan Oğuz Kaan Mavice, Boğaziçi Üniversitesi sosyoloji bölümü mezunu.

1 Comment

Bir Cevap Yazın

Ferit Şahenk, Garanti Bankası Yönetim Kurulu Başkanlığı’ndan Ayrıldı. 0

Garanti Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, 19 Eylül 2017 tarihi itibarıyla görevinden ayrıldı. Şahenk, görevi Yönetim Kurulu Başkan Vekili Süleyman Sözen’e devretti.

Konuyla ilgili yaptığı açıklamada Doğuş Grubu olarak BBVA ile 2010 yılında başlayan ortaklıklarının neticesinde başta ülke ekonomisi olmak üzere bankacılık anlamında başarılı işler gerçekleştirdiklerini ve son dönemde Türkiye’deki en büyük ve doğrudan yabancı sermaye yatırımına vesile olmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirten Şahenk, Doğuş Grubu bünyesindeki çalışmalarına yoğunlaşabilmek adına Garanti Bankası’ndaki Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinin devrini gerekli gördüğünü söyledi.

Ferit Şahenk, banka yönetimine desteğini Onursal Başkan olarak sürdürecek.

Stajyerler Sağa Çekti, Tinder İşe Alım Amacıyla Kullanıldı 0

Kimileri Tinder’ı tek gecelik bir heyecan kimileri ise hayatının aşkını bulmak için kullanadursun, ABD’deki bir grup stajyerin fikri bambaşka bir yönde gelişti. Tinder ilk kez, Possible adlı yaratıcı ajansın Cincinnati ofisinde çalışan stajyerler tarafından, yetenek avcılığı için kullanıldı.

En parlak fikirlerin çoğu zaman ilgisiz bir konu üzerinde çalışırken veya konuşurken, beklenmedik bir anda çıktığına hepimiz tanık olmuşuzdur. Possible stajyerlerinin Tinder projesi de böyle oldu. Ajansın yaratıcı ekibi, müşterileri için bir proje üzerinde düşünürken, bir anda bu fikir ortaya çıktı. Stajyer ekibin esas amacı, çalışmak için hiçbir zaman öncelikli yerler arasında olmayan Ohio eyaletine bağlı Cincinnati’yi, diğer eyaletlerde yaşayan profesyonellerin gözünde çekici bir hâle getirmek ve bunu yaparken farklı bir yöntem kullanmaktı.

Ohio eyaletine bağlı Cİncinnati kentinden bir görünüm

Tıkır tıkır işleyecek plan, fikri ilk ortaya atan kişi olan stajyer David Harris’in, kentin adına da atıf yapan “Cincy” adıyla bir profil açmasıyla başladı. Tinder’da arz-ı endâm etmeye başlayan Cincy; New York, Cleveland ve Chicago’nun da aralarında bulunduğu birçok eyaletten 100’den fazla kadın ve erkek kullanıcıyla eşleşti. Fakat piyango yalnızca bir kişiye vuracaktı ki o talihli de Chicago’da yaşayan ve yaratıcı ajans Leo Burnett’te müşteri temsilcisi yardımcısı olarak çalışan Daniel Mashburn oldu. Cincy, yol ve konaklama masraflarını üstleneceğini söyleyerek Daniel’dan Cincinnati’ye gelmesini istedi. Sonrasında olanları aşağıdaki videodan izleyelim.

Mashburn, sıradan bir cumartesi akşamında Tinder’da oyalanırken Cincy ile karşılaşmış. Daha önce Tinder üzerinde reklam amaçlı profiller gördüğünü söyleyen Mashburn, başta bir işe alım amacı sezmediği bu projede, bedava seyahatin de etkisiyle oldukça inandırıcı bir kurgu yaratıldığını itiraf ediyor. Kente yaptığı hafta sonu gezisine bayılan ve Possible’daki ajans ortamını da yerinde gören Mashburn, daha önce iş amacıyla sadece birkaç saatliğine uğradığı Cincinnati’de geçirdiği zamanın harika olduğunu, özellikle bira evlerinden etkilendiğini de sözlerine ekliyor. Bu açıdan baktığımızda, stajyerlerin diğer hedefe de ulaştıklarını söyleyebiliriz.

Cincy ile eşleşen Daniel Mashburn

Possible’ın dijital pazarlama stajyeri Madison Dejaegher ise projeyi değerlendirirken, bir işi bırakmanın, mutsuzluk ve hedeflere ulaşamama nedenlerinden kaynaklandığını, bunun da bir ilişkiyi bitirmeye oldukça benzediğini söylüyor. Görünen o ki ekibin Tinder’da yapılan muziplikte de işte bu noktadan hareket edilmiş. Dejaegher ayrıca, ekibin Mashburn’u seçmesinde kendileriyle aynı sektörden olmasının ve eğlenceli birine benzediğinden bu işe uyacağını düşünmelerinin etkili olduğunu vurguluyor.

Tinder projesinde yer alan Possible stajyerleri

Possible stajyerlerinin sıra dışı ve eğlenceli fikrinin maliyeti ise oldukça düşük. Fikrin uygulamaya geçmesi için ajanstan 2000 dolarlık bir bütçe koparmayı başaran ekip, Daniel’ın uçak biletleri, kaldığı Airbnb yeri ve proje yapım masrafları de dâhil olmak üzere 950 dolar harcayarak bütçenin yarısından da az bir rakamla işi kotarmayı başarmış. Hatta ekip, video için özel bir mikrosite yapıp sitenin tasarımını da bu çalışma etrafında şekillendirerek yeni bir kariyer sayfası yaratmış.

Kısa bir süre önce Delta Hava Yolları şirketinin Flört Duvarı projesiyle gündeme gelen Tinder, yine yaratıcı bir projede karşımıza çıktı. Kim bilir Tinder’ı daha hangi amaçlarla kullanılırken göreceğiz? Fakat bu yazıda kıssadan hissemiz şu ki ülkemizdeki kaç yaratıcı ajansta stajyerler böylesine aktif olabiliyor, onlara angarya işlerin dışına çıkma fırsatı sunuluyor ve parlak bir fikirlerine az da olsa bütçe ayrılacak kadar kendilerine değer veriliyor? Her şeyden önce bunu sorgulamanın vakti sizce de gelmedi mi?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link