Amacı Dışında Kullanılan LinkedIn’ın Dramı 0

İş hayatının sosyal ağı LinkedIn, bundan 12 yıl önce hayatımıza girse de bir çoğumuzun LinkedIn ile tanışıklığı 5 yılı geçmiyor. 

Esas amacı iş dünyadaki profesyonellerin diğer profesyoneller ile iletişim kurması ve bilgi paylaşımında bulunması olan bu platformun en önemli özelliği kullanıcılarının kurumsal kimliklerini yansıtması.

Kullanıcıların bir nevi açık özgeçmişlerinin yer aldığı bu sosyal ağ, özellikle bu nedenle takım elbiseli bir kanal olarak görülüyor ancak, ne yazık ki bazı kullanıcılar tarafından çok yanlış algılanabiliyor. Profesyonel kimlikle LinledIn’ın nasıl kullanılacağını belirtebilmek amacıyla kendi sayfasında yer verdiği “What is LinkedIn” açıklamasını baz alarak bu sosyal ağda sık yapılan yanlışları ele alabiliriz.
sosyalag-ldnİlk adım bağlantı kurup çevrimiçi profesyonel kimlik oluşturmak. Yani bu ağda bulunma amacınız okul ve iş arkadaşlarınızla bağlantıda kalıp, iş hayatınızı ilgilendirebilecek kişiler ile bağlantıda kalmak olarak düşünülebilir. Fakat özellikle kadın kullanıcılara alakasız birçok mesaj gelmeye devam ediyor.

linkedin2

Unutulmaması gereken bir metrik de LinkedIn’da yaptığınız yorumların kendi ana sayfanızda arkadaşlarınıza sunulduğu ve de görüntülenen profillerin karşı tarafa bildirim olarak gittiği.

Bu da demek oluyor ki fotoğrafların altına yapılan yorumlar da dahil olmak üzere her hareketiniz bağlantılı olduğunuz kişilere sergileniyor.

linkedin1LinkedIn’ın bir diğer adımı ise kariyerinize güç verecek keşifler yapmak. Mümkün olduğunca şirket haberlerini ve ilginizi çekebilecek ilanları takip etmenizde fayda var. Bu ağ her ne kadar açık bir CV olsa da mail adresinizin hala size özel bir iletişim aracı olduğunu da unutmamak gerekir.

Mail adresinizi alenen yayınlamamakta ve de mail adresi toplamak için bu yollara başvurmamakta da fayda var.

Önemli not: Sunumlar LinkedIn’a yüklenenip indirilebiliyor.

Ağın bize sunduğu son adım ise öğrenmek ve paylaşmak. Ancak yine çok önemli bir nokta var ki bu paylaşımlar yine profesyonel iş hayatı ile alakalı olmalı. Sizinle iş ilişkisi kurmakta olan kişiler emin olun tatil fotoğrafınızı ya da Sebastian sözlerinizi görmek istemiyor.

linkedin4Bunun için kullanabilecek ve daha çok ilgi çekebilecek başka sosyal ağlar var iken hala neden LinkedIn’ın tercih edildiği ise merak konusu.

İşe alım uzmanlarının ve sektör profesyonellerinin sıkça ziyaret ettiği bu mecrada, profiliniz sizin iş dünyasındaki aynanız görevi görmekte. Özetle;

  • Altını çizerek belirtilmesi gereken şey LinkedIn’in bir arkadaş bulma sitesi olmadığıdır. Bunun için daha farklı mecralara yönelebilirsiniz.
  • Yüzünüzün yarısının yer aldığı selfielerinizi haftada bir güncellemeniz de gerekli olmayan bir hamle LinkedIn için. Aynı şekilde fotoğrafların altına “Cnm çk gzl çkmşsn” yorumları atmak da hataya dahil.
  • Bir diğer da nokta profesyonel iş hayatından kastın sadece iş aramak olmadığı. Bu nedenle profillerinizin yanına “İŞ TEKLİFLERİNE AÇIK” “İŞ ARIYORUM” şeklinde profesyonel olmayan ibareler eklemeniz hoş görünmeyecektir.

Amacına uygun kullanıldığında kişiye çok fayda sağlayan bu mecrayı koruyalım, yanlış kullananları uyaralım!

 

Bir Cevap Yazın

Yeni Makineler Çağına Ne Kadar Hazırız? 0

2020’li yıllara yaklaşırken radikal bir dijital dönüşüme tanıklık ediyoruz. Hızla gelişen teknoloji, dünya ekonomisi için tarifsiz fırsatlar yaratıyor. “4. Endüstri Devrimi” diye tanımladığımız bu yeni dönemde yapay zeka, nesnelerin interneti, büyük veri, bulut teknolojisi, nanoteknoloji, sanal ve artırılmış gerçeklik vb. teknolojiler sadece günlük yaşamımızı kolaylaştırmıyor; aynı zamanda iş yapma şekillerimizi değiştiriyor, bilgiye ulaşımı kolaylaştırıyor, üretimi hızlandırıyor ve verimliliği artırıyor. Önümüzdeki 15-20 yıl içinde teknolojinin yaratacağı fırsatları kullanarak ciddi bir bolluk dönemi yaşamamız mümkün. Ancak her şey tozpembe değil. Bugünden doğru adımları atmazsak bu yaşanacak refah seviyesi, sadece belirli ülkelerin ve kesimlerin tekeli altında kalabilir.

Yapay zekayla birlikte hayatımıza giren otomasyon sistemleri ve robotlar, artık sadece fabrikalarda çalışan mekanik kollardan ibaret değil. Üretim, depolama, lojistik başta olmak üzere onlarca sektörde karşımıza çıkan yapay zeka, milyonlarca insanın mesleğini de tehdit eder duruma geldi.

Yakın dönemde ABD’de sürücüsüz kamyonların 3,5 milyon şoförü işsiz bırakması bekleniyor. Çin’de iPhone üreticisi Foxconn firması, önümüzdeki 10-20 yıl içinde 1,2 milyon çalışanının tamamına yakınını kendi ürettiği Foxbots adlı robotlarla değiştirmeye hazırlanıyor. Perakende devi Amazon, 2012’de satın aldığı ve depolama sahalarında kullandığı Kiva robotlarının sayısını 60 binli rakamlara çıkardı.

Geçtiğimiz yıl içinde yayınlanan “Dünya Bankası Kalkınma Raporu” iş gücü için çalan tehlike çanlarını gözler önüne seriyor. Rapor, 2030’a kadar otomasyona kurban gitmesi beklenen mesleklerin oranının İngiltere’de %35, ABD’de %47, OECD ülkelerinin ortalamasında %57, Çin’de %77 olacağını öngörüyor. Türkiye, OECD ortalamasının içinde yer aldığından tam rakamı göremiyoruz ama bize benzer Arjantin (%65), Güney Afrika (%67) gibi ülkelere baktığımızda Türkiye ortalamasının da o civarlarda olacağını söylemek mümkün. Yani, milyonlarca insanın işsiz kalma ihtimali bulunuyor.

Bu yeni robotlar çağında gelişen teknoloji, şüphesiz yepyeni meslekler ortaya çıkaracak. Bu pozisyonlar için de kalifiye iş gücüne ihtiyaç olacak. Ancak, yine de otomasyon sistemleri, dünya iş gücü için tehlike oluşturuyor. Hatta risk, bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde çok daha yüksek. Çünkü bu ülkeler, ucuz iş gücünü avantaj olarak kullanarak dünyayla rekabet ediyor.

Ne var ki, dünya değişiyor. Artık ABD dâhil gelişmiş ülkeler, üretimi tekrar kendi ülkelerine taşıma ve robotlara teslim etme peşinde. Ülkeler, hem eğitim sistemlerine yatırım yaparak hem de parlak beyinleri kendi ülkelerine çekecek avantajları yaratarak geleceğin teknolojilerini üretecek ve geleceğin ekonomisine katma değer sağlayacak projeler peşinde koşuyor.

Peki, Biz Böyle Bir Ortamda Diğer Ülkelerle Nasıl Rekabet Edeceğiz?

Ya iş gücümüzü robotlardan daha ucuza üretim yapacak seviyeye çekeceğiz, ki bu çok mümkün gözükmüyor, ya da tüm bu teknolojileri gelişmiş ülkelerden yüksek fiyatlara transfer etmeye devam edeceğiz, ki bu da sürdürülebilir gelmiyor. Bizim de ülke olarak artık kas gücünden değil, beyin gücünden medet olduğumuz bir döneme girmemiz gerekiyor. Üstelik yapay zeka, sadece mavi yakalıların değil, beyaz yakalıların da işlerini tehdit ediyor.

Asıl yapılması gerekeni sanırım hepimiz çok iyi biliyoruz, ama gerekli adımları bir türlü atamıyoruz. Türkiye’nin tüm dünyayla rekabet edecek yüksek teknoloji üretecek insan kaynağına ihtiyacı var. Çocuklarımızı geleceği düşünerek yetiştirmemiz gerekiyor. Eğitim önceliğimizi analitik düşünceye sahip, yaratıcı, vizyon sahibi bir nesil yetiştirmeye odaklamamız lazım. Robotların kopyalayabileceği tekrarlanabilir beceriler yerine, olmadık fikirlere, gelişmelere açık, özgürce düşünebilen gençler yetiştirmemiz ve bunu da bir devlet politikası hali getirmemiz gerekiyor.

Bu, çok mu zor? Olmadığını biliyoruz. Önümüzde Güney Kore, İsrail gibi başarılı örnekler mevcut. Önemli olan karar vermek ve yola çıkmak.

*Bu yazı, ilk olarak Hürriyet’in internet sitesinde yayımlanmıştır.

Google Arama Motorunun Otomatik Tamamlama Özelliğiyle CV Hazırlamak 0

İş başvurusunun en önemli unsuru, hiç şüphesiz özgeçmiştir. İyi bir özgeçmiş hazırlamak da genel anlamda zor bir iştir. TechnicallyRon isimli Twitter hesabının sahibi olan Aaron Gillies ise bu işi çok daha kısa bir sürede ve kolay bir şekilde halletmenin yolunu buldu.

Aaron’un bulduğu bu kolay yol ise Google’ın arama motorunda yer alan “otomatik tamamlama” özelliğini kullanmaktı. Aaron, “CV’mi güncellemem gerekliydi, bu yüzden hepsini Google otomatik tamamlama aracılığıyla yaptım ve yakında her işe sahip olacağım.” dediği bir tweet ile birlikte hazırladığı özgeçmişin fotoğrafını paylaştı.

Bu özgeçmişin Türkçe’si şu şekildeydi:

CV

Adım Khan.

Yalnız yaşıyorum.

Telefonum açılmıyor.

E-postam bağlantılarıma spam gönderiyor.

Kişisel Bilgi

Doğum Tarihi:   Seni sevmek için doğdum.

Medeni Hal:      İngiltere ile evliyim.

Uyruk:              Ülkem dünyadır.

Diller:               Dilim uyanışımdır.

Cinsiyet:          Bir kurt olarak tanımlarım.

Profil:

Hiçbir şeyde iyiyim, ama seni taşıyabilirim.

Temel Yetenek

Çocukların bizim geleceğimiz olduğuna inanıyorum.

Profesyonel Deneyim

Bir kez, bir fil gördüm, ama ben seçilmiş kişiyim.

Profesyonel Nitelikler

Bir goril savaşında eğitildim ve bunu matematiksel olarak kanıtlayabilirim.

Lütfen, beni işe alın. Paraya ihtiyacım var. Böylece iPhone’umda uygulamalar satın alabilirim.

Hizmetiniz için teşekkürler.

Aaron Gillies’ın bu sıra dışı özgeçmiş hazırlama yöntemi, iş arayanlar tarafından büyük ilgi gördü. Gillies’ın bu tweet’i kısa sürede binlerce retweet ve beğeni aldı. Hatta öyle ki, insanlar kendileri için Google’ın otomatik tamamlama özelliğini kullanarak özgeçmiş oluşturmaya ve bunları Gillies ile paylaşmaya başladılar.

Bu tweet’in Twitter’da yarattığı etkiye bakılırsa, TechnicallyRon isimli hesabından sürekli olarak bu tarz esprili paylaşımlar yapan Aaron Gillies, bu sefer çok iyi bir noktaya, çok doğru bir şekilde parmak basmışa benziyor. Zira, günümüzün şartlarında iyi bir iş sahibi olmak birçok insanın en büyük kaygısı.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link
DIGITAL EXCELLENCE PROGRAM 

Dijital Mükemmelliği Yakalayın!

KAYDOL
close-link

Trend 50 Raporunu Okumak İçin E-mail Listemize Kaydolun
Listeye Kaydol