Çağımızın Yeni Liderlik Tipi: Narsistik Liderlik

Kendisine aşık olanlara karşılık vermeyen güzel peri kızı Ekho, bir gün ismi Narkissos olan çok yakışıklı bir avcı ile karşılaşır ve aşık olur. Ancak Narkissos bu aşka karşılık vermez. Ekho kara sevda içinde ölür. Bu duruma çok kızan Tanrılar, Narkissos’u cezalandırmaya karar verir. Bir gün ava çıkan Narkissos susamış ve bitkin bir şekilde bir nehir kenarına gelir. Buradan su içmek için eğildiğinde, sudan yansıyan güzelliğini görür. O da daha önce fark edemediği bu güzellik karşısında adeta büyülenir ve kendine aşık olur. Aşkından ne su içebilir, ne de yemek yiyebilir, tıpkı Ekho gibi Narkissos da günden güne erimeye başlar ve nehir kenarında kendini seyrederek ölür. Öldükten sonra da vücudu nergis çiçeklerine dönüşür. İşte narsisizm kelimesi bu mitolojik hikayeden gelmektedir.

ech06l

Narsisizmin en önemli özelliği bencilliğin abartılı bir biçimde öne çıkarılması ve başkalarına duyulan ilginin azalmasıdır. Bilimsel olarak incelendiğinde narsisizmin bir hastalık olarak incelenmesinin yanında, normal narsisizmden de bahsedildiği görülmektedir. Her insan bir dereceye kadar kendine aşıktır ve bu konuda, diğerlerinin kendisine hak vermesini bekler. Narsist kişiler dünyanın kendi çevresinde döndüğüne inanır ve kişisel özelliklerini abartarak anlatırlar ve çevrelerindeki insanların buna inanması için yoğun çaba harcarlar. Kendilerinin yetenekli, akıllı olduğu bu nedenle de çevresindeki insanların ona özel bir ilgi göstermeleri gerektiğine inanırlar.

Değişen yaşam tarzının getirdiği bencillik olgusu da yeni bir liderlik tipini son dönemlerde tartışmaya açtı. NARSİSTİK LİDERLİK… Yazının başında anlatılanlara göre Otokratik Liderlik tarzını anımsatsa da bu liderlik tipinde farklılıklar var. Yani durum biraz daha vahim… Bu liderlik tarzı, kişinin güç ihtiyacı, başkalarından gelen hayranlık ve onaylar tarafından yönlendirildiğinde çalışanlar ve yönetilen iş için yıkıcı sonuçlar doğurabiliyor. Bununla birlikte, sağlıklı narsisistik davranış da yönetimde bir avantaja da dönüştürülebilir. Fakat dikkat! Bu avantaj çok hassas konularda geçerli.

Peki narsistik liderler hangi özelliklere sahipler?

1. Belli Bir Vizyon İle Yönetme

İlk olarak olumlu bir özellik ile başlayalım. Bu tip liderler insanların inandıkları bir vizyona sahip olmasını önemser. Büyük resmi görebilir ya da henüz gerçekleşmemiş olayları öngörebilirler ve bu olmamış olayları yaratmaya çalışırlar (tabi olmamış olayları yaratmaya çalışmak kimi zaman sevimsiz olayların çıkmasına neden olabiliyor!).

2. Kendilerine Hayran Olunmasını İsterler

Narsisistik liderler takdir edilmek için can atar. Genellikle çok sayıda takipçiye sahip olma eğilimindedirler. Özellikle son dönemde çok sayıda özçekim yapan ve bunları sosyal medya hesaplarından paylaşan yöneticilerin narsist ruhsal bozukluğa sahip olduğu tartışılıyor. Narsisistler takipçileri cezbetmek için çoğu zaman gelişmiş sözel becerilerini kullanır ve genellikle çok yetenekli konuşmacılardır. Narsist bir liderde karizmatik özellikler çok yoğundur.

3. Eleştiri Kabul Etmezler

Narsisistler genellikle hassas kişilerdir ve bu da narsisistik liderleri sert eleştirilere karşı oldukça hassas yapar. Eleştirileri yapıcı bir şekilde alamaz, olumsuz görüşleri kabul etmezler ve bu tip eleştirileri yapan kişilere hemen cephe alırlar. Eğer narsist bir patronun çalışanıysanız aman dikkat! Kovulmaya kadar yolu var.

4. Kötü Dinleyicidirler

Narsist bir lider iyi bir dinleyici değildir, bu yüzden can sıkıcı bir sorun hakkında onlarla konuşmayın. Dinlemedeki bu ilgisizlik, muhtemelen eleştirileri kabul etmemelerini sağlayan bir savunma mekanizması olarak gelişmiştir. Narsisistik liderler ayrıca astların bir işe katkıda bulunacak fazla bir şeyin olmadığını ve görüşlerinin ciddiye alınmasına gerek olmadığını düşünür.

5. İlişkiler

Hem olumlu hem de olumsuz özellikleri açısından inceleyebiliriz. Sağlıklı narsisistik davranış, başkalarının kaygılarına duyarlıdır ve kişilerin düşünce ve fikirlerine değer verir. Öte yandan, yıkıcı narsisistik davranış sergileyen liderler, pişmanlık duymaksızın başkalarını fikirleri yüzünden aşağılamaktan tereddüt etmeyebilir.

6. Tutarlılık

Lider eğer sağlıklı bir narsisizm seviyesine sahipse tutarlı bir yol izleyebilme yeteneği ile genellikle planlıdır. Narsisizm yıkıcı hale geldiğinde, hiçbir değeri olmayan, kararsız ve yönünü sıkça değiştiren bir lidere merhaba diyin!

7. Kendi İmparatorluğunu Kurma

Narsisistik lider var olduğu yerde kendi imparatorluğunu yaratmak ister. Bu nedenle etkinlik alanlarını genişletmeye, yetkin olmayan insanları işe almaya veya örgüt içindeki yetkilerini artırmaya çalışırlar. Narsistik bir girişimci, bir şirketin TEK TABANCASI (?!?) olmak için ne gerekiyorsa yapar. Yani terfiymiş, kariyermiş, bunları aklınızdan çıkarın…

8. Empati Yoksunluğu

Başkarından empati yapmalarını istemelerine rağmen; narsistlerin kendileri empatik insanlar değildir. Fakat bu empati eksikliği yönetimde kaos ve kriz zamanlarında avantajlı olabilir.

9. Rekabetçi

Zafer arayışlarında acımasızdırlar. Oyunları ciddiye alırlar ve onları güç ve hayatta kalma becerileri testi olarak görürler. Birçok narsisist kazanmak için ne gerekiyorsa yapmaya hazırdır.

10. Mentörlük Yapamazlar

Narsisistik bir liderin empati yeteneği olmadığı için bir başkasına rehberlik etmesi veya akıl hocalığı yapması çok zordur. Bunun yerine bireylere talimat verirler.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Unda Kurumsal Çözümler - Kurucu Ortak / Yönetim Danışmanı & Eğitmen

Bir Cevap Yazın

Hangi Yabancı Dili Öğrenmek, Maaşınızda Daha Fazla Artış Sağlar?

Artık günümüzde, iş dünyasında yabancı dil bilmek bir avantaj olarak görülmüyor olabilir. Ancak herhangi bir yabancı dile hakim olmak, size hala maddi açıdan bir avantaj sağlayabilir. Zira bildiğiniz yabancı dilin, maaşınıza artı olarak yansıma ihtimali çok yüksek. Tabii bildiğiniz yabancı dile göre bu durum değişiklik göstebilir.

The Next Web’in yaptığı habere göre; Euro London isimli işe alım şirketi, bir dil öğrenmenin, gelirinize %10 ila %15 arasında bir katkı sağlayacağını ifade ediyor. Yani bu durum, dil eğitiminin, kurumsal şirketlerde çalışan profesyoneller için iyi bir yatırım olduğunu gözler önüne seriyor.

Bu noktada ise hangi yabancı dile yatırım yapmak gerektiği önem kazanıyor. Zira The Economist isimli haftalık derginin paylaştığı bir habere göre, her yabancı dil maddi olarak aynı geri dönüşü sağlamıyor. MIT’de (Massachusetts Institute of Technology) görev yapan ekonomist Albert Saiz, bu konuyla ilgili olarak yaptığı araştırma sonucunda şu bulgulara erişti:

  • Almanca – %3,8 Zam
  • Fransızca – %2,3 Zam
  • İspanyolca – %1,5 Zam

Gördüğünüz maaştaki en büyük artışı sağlayan dil Almanca. Peki neden bu diller arasında böyle bir fark var? Bu, tamamen tedarik ve talep ile alakalı bir durum. Örneğin; İspanyolca konuşan ülkeler, Almanca konuşan ülkelere göre daha yüksek bir GSYH’ya (Gayrisafi Yurt İçi Hasıla) sahiptir. Ama yine de İspanyolca ve İngilizce olarak birbirleriyle iletişim kurabilen bireylerin miktarı ayrı ayrı göz önüne alındığında, finansal olarak en iyi geri dönüşü bu dillerin sağlamama ihtimali bir hayli yüksek.

Sonuç olarak bu diller dışında herhangi bir yabancı dili biliyorsanız bile, ikinci bir yabancı dil olarak bu dillerden birini öğrenmek, maddi açıdan size ciddi bir kazanç sağlayabilir. Yani en azından araştırmalar buna işaret ediyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Yaratıcı Reklam Kampanyası İçin İşe Alınan 4 “Profesyonel Aylak”

The ODD Company isimli kreatif ajans, geçtiğimiz günlerde TUI Nordic isimli İsveç merkezli seyahat şirketi için bugüne kadar yapılmış en ilginç reklam kampanyalarından birini hazırladı. Bu reklam kampanyası için “profesyonel aylak” arandığına dair bir iş ilanı yayımlandı. Hatta bu reklam kampanyasına özel olarak yine profesyonel aylak isminde bir internet sitesi bile açıldı. İş ilanının üst metninde şu ifadeler yer alıyordu:

Hiç işte uyuyakaldın mı? Tatilde olma fikri hoşuna gidiyor mu? Parayı seviyor musun? Öyleyse okumaya devam et.

İş ilanının açıklama metninin bir kısmında ise şunlar belirtiliyordu:

“İdeal aday, ne pahasına olursa olsun mümkün olduğu kadar az şey yapmaktan büyük bir gurur duyar ve daha güneşli günlerin hayalini kurma konusunda gıpta edilecek bir yeteneğe sahiptir. (…) Başkaları ile etkileşime girme konusunda hiçbir ilginin olmaması ve çoklu görev için zerre kadar yeteneğin bulunmaması faydalıdır, ama bir gereklilik değildir.”

“Fakeation Beach” isimli reklam kampanyası için açılan bu iş ilanına, 14 Ocak itibarıyla 26 ülkeden toplamda 5.435 başvuru yapıldı. The ODD Company’nin belirttiğine göre, bu kampanyanın amacı, oldukça ihtiyaç duyulan tatil hissi konusunda İsveç’i ikna etmekti. Bu amaçla bu iş için seçilen 4 kişi, 22 Ocak – 4 Şubat tarihleri arasında, her gün sabah 7’den akşam 7’ye kadar Stockholm Merkez İstasyonu içerisinde yer alan camdan yapılmış bir odanın içerisinde şekerleme yaptılar, kitap okudular ve güneşlendiler.

Bu reklam kampanyasının yapıldığı sıralarda, İsveç’teki ortalama hava sıcaklığı -4 dereceydi. Bununla birlikte ocak ayının sonlarında, İsveç’te günün sadece 7-8 saati hava aydınlık oluyor. Reklam kampanyası için özel olarak hazırlanan cam odadaki ortam ise 28 derece hava sıcaklığından tutun da, yerdeki kuma ve şezlonglara kadar İspanya’nın Mallorca adasındaki Playa de Muro plajından esinlenilerek hazırlanmıştı. Yani bu reklam kampanyasıyla, insanların o dönemde fazlasıyla ihtiyaç duyabildikleri güneşli tatil günleri onlara hatırlatılarak içlerindeki tatil dürtüsü harekete geçirilmeye çalışılıyordu.

Reklam kampanyası kapsamında yapılan bu kısa süreli işteki çalışma şartlarının da hiç fena olmadığını söyleyelim. Belirtildiğine göre, bu iş için seçilen 4 profesyonel aylak, saat başına 20 dolar ücret alırken bir yandan da aynı bir tam pansiyon tatildeymiş gibi istedikleri gibi yiyip içebiliyorlardı. Ayrıca etraflarında sürekli olarak onlara hizmet etmekle görevli çalışanlar bulunuyordu. Belki de işin en güzel yanı, bu 4 kişi istedikleri bir yerde iki kişilik gerçek bir tatil yapma hakkı elde ettiler.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link