Inditex Grubu Online Mağazaya Evet Dedi Peki Neden?

Türkiye’den çekiliyor mu sorularına cevap olarak; Türkiye’de online mağazamızı açıyoruz diyerek cevap veren Inditex Grup, bünyesindeki en büyük marka olan Zara ile internet üzerinden satışa 5 Ekim’de başlıyor. Zara’nın ardından grubun bünyesindeki Massimo Dutti, Pull and Bear, Oysho, Stradivarius ve Bershka markaları da 13 Ekim’de online satışa geçeceklerini duyurdu. Sevilen perakende grubu; “Türkiye’de online satış için doğru zamanın şimdi olduğuna inandıklarını” söyledi. Peki gerçekten öyle mi?

Aslına bakarsanız biraz geç alınmış bir karar olduğunu düşünenlerdenim. Türkiye’de e-ticaret bu kadar büyük bir pasta haline gelmişken, rakiplerin çoğu Inditex Grup pazara girene kadar bu pastadan büyük payı aldılar. Hatta söz konusu e-ticaret olunca çoğu perakende markasının online mağazasındaki başarısı ile marka algısını değiştirdiğini ve güçlendirdiğini de söyleyebiliriz. Tabi tüketici ve markanın hedef kitlesinden biri olarak kararın geç olduğunu söylesem de grubun bu kararı verirken göz önünde bulundurduğu bazı durumlar olduğunun da farkındayım.

Çoğunuzun bildiği gibi Inditex Grup markaları ürün gamının yüzde 70’ini her 15 günde bir yeniliyor. Online dünyanın çok hızlı olduğunu söylesek de e-ticaret kısmında her 15 günde bir yenilik yapmak oldukça zor olacaktır. Fiziksel mağazadaki stratejilerini online ortamda hayata geçirirler mi şuan çok bilemiyoruz ama en azından geç kararın altında yatan sebeplerden biri bu gibi görünüyor. Grup bu kararı ile fiziksel mağazası bulunmayan şehirlerdeki hedef kitleyi de kazanmak istiyor. Fakat reklam için çok fazla bütçe ayırmayı sevmeyen Inditex Grup, markalarının bilinirliğinin Türkiye’de daha geniş bir kitleye ulaşması için online mağaza konusunda acele etmemiş olabilir.

Sonuç olarak perakende sektöründe fiziksel ve online mağaza birbirini oldukça güzel besleyen bir ikili. Özellikle müşteriyi daha çok tanıma ve daha çok yakalama konusunda online mağaza markaya muazzam bir ortam yaratıyor. Bu nedenle verilen karar biraz geç mi oldu acaba diye düşünsek de, Grup için doğru karar olduğu konusunda hem fikiriz.

 

 

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Modanın Geleceği Unisex Kıyafetlere mi Emanet?

  • Unisex kıyafetler cinsiyet ayrımı yapmadan kişileri bir kalıbın içine sokmaya çalışmıyor, kendilerini ifade etmelerine olanak sağlıyor.
  • Şimdilerde fazla bilinmese, ya da hızlı moda markalarının olduğu moda dünyasında biraz daha arkalarda dursalar da artık daha fazla biliniyor ve talep edilir hale geliyorlar.
  • Benzeri yazılar için; River Island ile Çeşitliliği Kutluyoruz: #EtiketlerKıyafetlerİçindir

Kızlar pembe giyer, erkekler mavi… Kızlar etek giyer, erkekler pantolon… Bunun gibi birçok önyargıya sahibiz. Ama artık bu basmakalıp yargılara “hayır efendim kızlar da erkekler de istediğini giyer” diyebilenlere de sahibiz. Çünkü artık cinsiyetimiz giydiğimiz kıyafetler üzerinde belirleyici olmayı bıraktı. İyi ki de yaptı!

Birçok marka ve tasarımcı hem podyum hem de yeni koleksiyonlarında unisex kıyafetlere yer vermeye başladı. 2017 yılında ilk unisex denim koleksiyonunu çıkaran H&M, sweatshirt ve rahat giysilerden oluşan kıyafet koleksiyonu ile Zara’da hızlı moda markaları arasında bu akıma uyanlardan oldu.

Örneğin; rahat ve sokak stili bir tarzı kendine yol edinen Wildfang, unisex kıyafetlerle kendini ifade etmek isteyen kişiler için birçok ürün sunuyor. Bir kadın tarafından kurulmanın ve yönetilmekle ayrıca övünen Wildfang için cinsiyet moda için görece kısıtlayıcı bir konsept.

Independent ile yaptığı röportajda; “Tarihsel olarak kişilere hangi işleri yapması gerektiği, nasıl davranması gerektiği, nasıl giyinmesi gerektiği dikte edilerek kişinin kendini doğru bir biçimde ifade edip, potansiyeline ulaşması kısıtlandı.” Diyen Wildfang’in CEO’su Emma McIlroy “ cinsiyet ayrımı yapmayan bu kıyafetler kişileri bir kalıbın içine sokmaya çalışmıyor, kendilerini ifade etmelerine olanak sağlıyor.”  İfadeleri ile markasının ana temasını açıklıyor.

Sadece Wildfang değil, unisex kıyafet akımını kendilerine düstur edinmiş birçok marka bulunuyor. Şimdilerde fazla bilinmese, ya da hızlı moda markalarının olduğu moda dünyasında biraz daha arkalarda dursalar da artık daha fazla biliniyor ve talep edilir hale geliyorlar.

Örneğin; One DNA stilden ödün vermeyen unisex kıyafet tasarlamak isteyen tasarımcıların buluştuğu bir New York markası, VEEA ise maskülen bir tarza sahip kadınlara erkek giyim modasını kadın ölçülerinde sunmayı hedefliyor.

Tüm bu güzel ve artan örnekleri ile beraber unisex moda hayatımızda daha fazla yer almaya başlayacak gibi. Ancak asıl soru unisex giyimin kişilerin alışveriş alışkanlıklarını değiştirecek bir noktada, ana akım modada nasıl yer alacağı ile ilgili. Arz-talep meselesi olarak değerlendirebileceğimiz bu soru, kişilerin unisex kıyafetleri daha fazla talep etmesi ile ana akım modada kendine yer bulabilir gibi görünüyor. Siz ne dersiniz?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Modaya Yön Veren Markaların Evi Inditex Grup Nasıl Doğdu?

  • Moda yaratan ve markaları rekabete zorlayan Inditex grup 86 pazarda 6009 mağazası ve Bershka, Massimo Dutti, Oysho, Pull & Bear, Stradivarius, Zara ve Zara Home ve Uterqüe markalarını barındırıyor.
  • Babası demiryolu işçisi olan Amancio Ortega bugün 67 milyar dolarlık serveti ile dünyanın sayılı zenginlerinden birisi ve kalabalıklardan uzaklarda bir yaşam sürüyor.
  • Benzeri yazılar için; Zara’nın E-Ticaret Özelliklerini Fiziksel Mağazacılığa Taşıyan Konsept Mağazası

Ülkemizde varlığını sürdüren markaları ile neredeyse hepimizin artık tanıdığı İspanya merkezli Inditex Grup, (Industria de Diseño Textil S.A )dünyanın en büyük moda perakendecisi olarak biliniyor.

86 pazarda 6009 mağazası ve Bershka, Massimo Dutti, Oysho, Pull & Bear, Stradivarius, Zara ve Zara Home ve Uterqüe gibi markalarıyla tanıdığımız perakendenin gerçek devi, her yıl ortalama 840 milyon giysinin tasarım aşamasından dağıtım aşamasına kadar her sürecini başarılı bir şekilde yöneterek hızlı modaya yön veriyor.

Son moda trendlerini tüketiciye uygun fiyat ve fazla seçenekle sunan Inditex Grup “hızlı moda” alanında Benetton ve H&M gibi rakiplere sahip olsa da özgün iş modeli ile rakiplerinden sıyrılabiliyor. Tüm perakende, moda ve sektörde tasarımdan dağıtıma ortalama 6 aylık bir süreyi kapsayan tedarik zinciri sürecini doğru yönetmesi ile sadece 10- 15 günlük bir süre içinde bir ürünü olgunlaştırıp tüketiciye sunabiliyor.

Gelin bu grubun hikayesine yakından beraber bakalım;

Babası bir demiryolu işçisi olan Amancio Ortega, 14 yaşında gömlek dikmek için okulu bırakırken bugün 67 milyar dolarlık serveti ile dünyanın sayılı zenginleri arasına gireceğini hayal etti mi bilmiyoruz ama tüm bu süreci başlatan Zara’nın kurucu başkanı 1972’de Confecciones Goa isimli bir şirket kurdu. O dönemde nişanlısı ve kardeşleri ile sattıkları ilk ürünleri ellerinde diken Ortega, ve nişanlısı 3 yıl sonra “Zara” ismini verdikleri, tasarım ürünleri uygun fiyatlarla satması ile ün yapan mağazası ile ilk ateşi yakmışlardı.

Zara’nın Inditex Grup’a dönüşmesi 1980’lerde Zara’nın İspanya’nın her yerine yayılması ve başarıdan başarıya koşması sayesinde oldu diyebiliriz. Inditex’in kurulması bundan yaklaşık beş yıl sonraya dayanıyor. Ortega 1985’te Inditex’i kurarken Zara’da adımını İspanya dışına atmış ve ilk mağazasını Portekiz’e sonrasında New York ve Paris’e de açmıştı.

Zara yavaş yavaş moda merkezi olan şehirde yayılırken Inditex’in de gelecekteki saygınlığı için yatırım yapıyordu.

Ve yıl 1991 olduğunda Massimo Dutti ve Pull and Bear ile Inditex Grup resmen bünyesinde Zara ile beraber 3 markayı barındıran bir holding haline geldi.

1985’te kurulan İtalyan ismine rağmen İspanya markası olan Massimo Dutti, hayatına erkek koleksiyonu ile başlayan ve 1991’de kadın hattını da kuran bir marka olarak yine aynı yıl hisselerinin %65’i ve sonradan hepsi Inditex tarafından satın alınan bir marka olarak hızlı modanın amiral gemisine katıldı.

Pull&Bear

1986’da New Wear ismiyle kurulan, genç ve şehirli bir stile sahip olan İspanyol marka Pull & Bear’da gruba 1991 yılında katılarak genç müşterilere sunulmaya başlandı. Konseptleri ilk etapta temel caddelerde Zara’dan daha küçük metrekarelere sahip mağazalar kurmak olan Pull&Bear’ın 59 ülkede 816 mağazası bulunuyor.

 Bershka

Yıl 1998’i gösterdiğinde bir başka genç ruhlu marka Bershka kuruldu. İlk mağazaları İngiltere Türkiye, BAE, Kuveyt, Japonya, Arjantin ve Venezuela’ya açılan Bershka ise 13-25 yaş aralığındaki genç kızlara hitap etmek için kurulsa da bir süre sonra gen erkek koleksiyonunu da çıkardı. Şimdilerde 62 ülkede 885 mağazası bulunuyor.

Stradivarius

Bershka’nın üzerinden 1 yıl geçmeden, 1994 yılında perakende sektörüne girişi yapmış bir aile şirketinin markası olan Stradivarius 1999 yılında Inditex’e katıldı. 16-30 yaş arası genç kadınlara hitap eden markanın 53 ülkede 842 adet mağazası bulunuyor.

Oysho

Trendin daha çok günlük giyime kaydığını öngören Inditex’in bir sonraki hamlesi sektöre iç giyim ve günlük giyim markası olarak konumlandırdığı Oysho’yu 2001 yılında kazandırması ile oldu. Sade şık parçalar ile başlayan Oysho’nun ürün seçkisi spor giyim, rahat ceketler ve aksesuarların da katılması ile zenginleşti.  Şimdilerde ise 35 ülkede 524 mağazası ile faaliyet gösteriyor.

Zara Home

Şimdiye kadarki markaları ile hep giyim içinde konumlanan Inditex, esnek tedarik modeli ile normalden yavaş giden piyasalara “modanın dokunuşunu” getirmek amacı ile 2003 yılında giyim perakendeciliğinin dışında bir hamle yaparak Zara Home’u kurdu. Ev dekorasyonununda trendleri takip eden bu yeni mağaza zincirinin 35 ülkede 357 mağazası bulunuyor.

Uterqüe

Şirketin perakende formatının son örneği 2008 yılında açılan Uterqüe eşarp, gözlük, çanta, ayakkabı gibi aksesuarlara odaklanmış, Inditex tarafından “demokratikleşmiş lüks” olarak tanımlanmış bir marka. 18 ülkede 92 mağaza ile faaliyet gösteren marka 2010 yılında Türkiye pazarına girmiş ancak 3 sene sonra rekabet koşullarına uyum sağlayamadığı için çekilmek durumunda kalmıştı.

 Dünyada modaya yön veren 7 markaya sahip olan Inditex Grubun başarısı kuşkusuz değişen tüketici ihtiyaçlarına ve alışveriş alışkanlıklarına hızlı yanıt verebilecek bir iş modeli ile bir markanın sınırlarını genişletmek yerine değişik tüketici grupları için değişik markaları başarılı bir şekilde sektöre entegre etmesinde saklı diyebiliriz. Siz ne düşünüyorsunuz?

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link