Harley Davidson Düşen Satış Rakamlarından Kaygılı

Harley Davidson

Bu yıl tam 115 yılı ardında bırakan, dünyanın dört bir yanındaki tutkunlarıyla en saygın motosiklet markası olarak kabul edilen Harley Davidson, satışlarında düşüş yaşıyor. Efsane motosiklet üreticisinin dördüncü çeyreğe ait satış rakamlarının, geçen yılın aynı dönemine göre ABD pazarında yüzde 11.1, uluslararası pazarda ise yüzde 7.7 oranında azaldığı açıklandı. Harley Davidson ABD pazarındaki sert düşüşünü, uluslararası satışlarını artırarak dengelemeyi planlıyor.

Şirket bu veriler üzerine başlattığı tasarruf planı dahilinde, Kansas’taki son tesisini de kapattı. Buradaki operasyonlarını Pensylvannia eyaletine bağlı York kentine kaydıran firma, 800 çalışanını işten çıkardı. Harley Davidson’ın basın açıklamasında, mevcut durumda York’taki tesisteki kapasitenin artırılması amacıyla burada 450 yeni pozisyon açtığını da belirtti.

Motosiklet zaten sürücülere yaşattığı özgürlük hissi nedeniyle bir tutkuyken, dünyanın en prestijli motosiklet markası Harley Davidson, kimileri için bunun da ötesinde daha üst düzey bir bağlılığı ifade ediyor.

Bir süre önce ABD’de yürürlüğe giren ve denizaşırı üretim mallara ek vergiler getiren yeni vergi yasasından pek etkilenmeyen Harley Davidson tersine, ağırlıklı olarak ABD pazarına yönelik üretim yapması nedeniyle, bu yeni durumdan en çok yararlanan şirketlerden biri oldu.

Gelecekte ABD’de ve yurt dışında yükselmesi beklenen elektrikli motosiklet satışlarını düşünerek ve uluslararası satışlarını artırarak, bu düşüşü gidermeyi umuyor. Harley Davidson her ne kadar bunu düşünse de hâlâ ciddi soru işaretleri bulunuyor. ABD Eski Başkanı Barack Obama’nın ikinci başkanlık döneminde, Çin’in artan ticari üstünlüğüyle mücadele etme amacıyla Asya ülkeleriyle birlikte tasarlanan Trans Pasifik Ortaklığı’nın mevcut ABD Hükümeti tarafından reddedilmesi, markanın getirmek istediği bu çözümü karmaşık bir hâle getiriyor.

Harley Davidson öyle özel bir hayran kitlesine sahip bir marka ki ünü bir motosiklet markasının ötesine geçti ve o ünlü botlar ortaya çıktı. Belki herkesin bir Harley’i yok ama bir Harley Davidson bot almak için ne paralara kıyanları biliyoruz. :)

ABD’de bayiden yapılan satışları da dahil ederek 231 ila 236 bin arasında motosiklet sevkiyatı yapmayı uman marka, uluslararası pazarlara yeni bayiler ekleyerek, buralardaki satışları artırıp dengeyi yeniden yakalamak istiyor. ABD’deki vergi reformunun büyüme ve istihdam yaratma noktalarında Amerikan şirketlerini rahatlatması bekleniyor. Fakat Harley Davidson gibi uluslararası ve dünyanın hemen her köşesiyle ilişki içerisindeki markalar, yeni vergi düzenlemesinin ekonomik büyüme açısından küresel pazarlarda yeterli olamayabileceğinden endişe ediyor.

115 yılı deviren bir küresel marka olsanız bile, satışlarınızdaki ciddi düşüşler ve ulusal ya da küresel pazarlardaki yasal düzenlemelerden kaynaklanan kaygılarla yüz yüze gelebileceğinizi gösteren bir örnek olarak önümüzde duran Harley Davidson, bakalım önümüzdeki dönemlerde hedeflerine ulaşıp yeniden istikrarlı günlere dönebilecek mi? Bunu elbette her zamanki gibi zaman gösterecek.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden, 2015'te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü'nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi'ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya'ya gitmenin hayalini kuruyor.

Bir Cevap Yazın

Amazon, Çalışanlarına İşten Çıkmaları İçin 5.000 Dolar Ödüyor

Şirketler, genelde iş verimliliklerini artırmak için benzer yöntemler denerler. Ancak Amazon gibi dev bir şirketseniz, alışılmış kalıpların dışına çıkmanız gerekir. E-ticaret devi, şirkette yeni uygulamaya koyduğu ilginç stratejisiyle gündeme geldi.

The Atlantic isimli Amerikan dergisinin aktardığı habere göre, şirket, ABD genelinde işten çıkan çalışanlarına 5.000 dolar kadar bir para veriyor. Çalışanlara işten çıkmaları için para teklif etmek tuhaf bir strateji gibi görünebilir, ancak işin aslı hiç de öyle değil. Aslında bu, şirketin verimli olmayan çalışanları ayıklamak ve çalışanların, kendilerini işlerine daha fazla adamalarını sağlamak için uyguladığı bir strateji.

Amazon’da çalışan Ashley Robinson, şirketin bu stratejisiyle ilgili olarak Business Insider’a şu açıklamaları yaptı:

“Amazon’da çalışan insanların, burada olmak isteyen kişiler olmalarını istiyoruz. Amaç, insanları bir dakikalarını ayırmaya ve gerçekten ne istedikleri konusunda düşünmeye teşvik etmek. Uzun vadede istemediğiniz bir yerde kalmanın, çalışanlar ya da şirket için sağlıklı olmadığına inanıyoruz.”

The Atlantic’in belirttiğine göre, tam zamanlı çalışanlara deneyimleriyle orantılı olarak 2.000 ila 5.000 dolar arasında bir ücret ödeniyor. Ayrıca Ashley Robinson’ın Business Insider’a söylediğine göre, bu teklif her çalışana yılda bir kez sunuluyor.

The Atlantic dergisinden Alana Samuels bu konu ile ilgili olarak yazdığı yazıda, “Havuçlar ve Sopalar: Başarmak İçin Teşviklerin Gücünü Ortaya Çıkarma” isimli kitabında bu anlayışın psikolojik etkilerinden bahseden Ian Ayres’e atıfta bulunarak şirketin bu hamlesinin, çalışanların, kendilerini işlerine daha fazla bağlı hissetmelerini sağladığından bahsetti. Ian Ayres’e göre, şirketin bu teklifini reddeden çalışanlar, kendilerini işlerine daha fazla bağlanmış hissedecekler; çünkü bilinçli bir şekilde şirkette daha uzun süre kalmaya karar vermiş olacaklar.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Facebook ve Google’ın Siyasi Reklamlarla Başı Dertte

Facebook

Facebook, Google ve diğer çevrimiçi platformlarda yayınlanan siyasi propaganda içerikli reklamlar, artık Federal Seçim Komisyonu tarafından çizilen çerçeve kapsamında ve daha sıkı kurallarla denetlenmek isteniyor.

Komisyonda Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Demokrat Parti üyesi Ellen Weintraub’un paylaştığı teklif radyoda, televizyonda ve basılı reklamlarda yayınlanan siyasi içerikli reklamlarda olduğu gibi, internette yer alan politik reklamların da kaynağının açıklanmasını şart koşuyor. Kongre, konuyla ilgili ciddi bir düzenleme olarak kabul edilen tasarıyı, 8 Mart’taki halka açık oturumda tartışacak.

Siyasi içerikli internet reklamları ABD’de oldukça popüler durumda.

Hatırlayacağınız üzere, Rusya’nın Donald Trump’ın kazandığı 2016 yılındaki ABD Başkanlık Seçimi‘ni sosyal ağlarda ve dijital ortamlarda manipüle ettiğine, Amerikan halkı üzerinde algı operasyonu yaptığına, hatta belli yöndeki propagandalara seçim sonuçlarını değiştirecek derecede maddi destek verdiğine dair iddialar hâlen sürüyor.

Kongrenin gündemine getirilen tasarı buradan hareketle, hem bu iddiaları daha yakından inceleyebilmek hem de benzer şüphelerin tekrarlanmaması için Facebook ve Google gibi dijital alandaki dev platformların, yayınladıkları siyasi içerikli reklamların sponsorlarının kim olduğu, bu reklamlara ne kadar para harcandığı, reklamların hangi kesimleri hedeflediği ve benzeri birçok noktada hem Beyaz Saray’a hem de Kongre’ye açıklama yapması kuralını getiriyor.

Federal Election Commission
Federal Seçim Komisyonu’nun gündeme getirdiği tasarı, siyasi içerikli internet reklamlarına sıkı denetim getiriyor.

Federal Seçim Komisyonu’nun teklifi, siyasal propaganda çalışmalarını, siyasi partileri ve teknoloji şirketleri de dahil olmak üzere federal seçimleri etkileyebilecek diğer kurumları kapsıyor. Bu durumda, söz konusu kapsamda faaliyet gösteren taraflara ait platformların ilgili mevzuata uyum sağlayacak hâle gelmesi gerekecek.

Yine de hikâyenin burada başlamadığını, konunun tâ 2011’e kadar uzandığını da belirtmemiz gerekiyor. Facebook o yıl, reklamlardaki “sponsorlu” ifadesinin sponsorun kimliğine dair bilgi vermediğini ve sponsorun internet sitesine yönlendirme yapmadığını belirterek Federal Seçim Komisyonu’ndan bu konuda muafiyet talep etmişti. Konu komisyonda görüşülmüş ama herhangi bir karar bağlanamamıştı.

Vladimir Putin
Rus manipülasyonuyla ilgili başı en çok ağrıyan platformlardan biri de Facebook.

2015 ve 2016 yıllarında Facebook, Google ve diğer bazı önemli internet sitelerinin Ruslar tarafından, Amerikan halkını politik konularda etkilemek amacıyla kullanıldığının ortaya çıkması, doğal olarak bu konunun komisyon tarafından yeniden gündeme getirilmesine yol açtı. Açıkçası komisyon bu sefer, sert kurallar koymakta ve sıkı denetim getirmekte kararlı görünüyor.

Nitekim söz konusu tasarı, internette metin veya görsel grafik biçimindeki siyasi içerikli reklamlarda reklamverenin adının yeterli büyüklükte ve açıkça okunabilir harflerle yazılmasını zorunlu tutuyor. Dijital müzik platformları ve internet radyolarında verilen politik reklamlar da düzenlemeden nasibini alacak. Zira buralarda verilen siyasi reklamlar sözlü feragatnameleri içermek zorunda olacak ve çevrimiçi video ve sesli mesaj yoluyla reklam veren adayların ad ve soyadlarını tam olarak belirterek “Bu mesajı onaylıyorum” ifadesini ekleyecek. Tasarı yasalaşırsa, internetteki ücretsiz içerikleri de etkileyecek. Örneğin YouTube’a ücretsiz bir şekilde video yükleyen siyasi kuruluş veya kişi, içerikten sorumlu olduğunu belirtecek. Mevcut yasada bu durum yalnızca reklamlı olarak paylaşılan politik videolarda sınırlı.

Tasarı yasalaşırsa, yeni düzenlemeden YouTube da derinden etkilenecek. Sponsorlu ya da sponsorsuz her siyasi reklamda yeni kıstaslar aranacak.

Komisyondan geçmesi için Cumhuriyetçi Parti’nin desteği gereken tasarı, sanal ve artırılmış gerçeklik konuları da dahil olmak üzere, teknolojik gelişmelerin yasal çerçevede düzenlenmesi yolunda önemli bir adım olarak kabul ediliyor.

Federal Seçim Komisyonu’nun (FEC) internetteki politik reklamların yasal yönden düzenlenmesine ilişkin ilk girişimi elbette bu değil. Komisyon 2006 yılında Youtube’dan, bu platformda bireyler veya kimi gruplar tarafından satın alınan çevrimiçi siyasi reklamların ne kadara mal olduğuna dair bilgi vermesini istemişti. Hatta bu istek, başka sitelerde banner olarak bulunan ücretli politik reklamların tamamını da kapsar nitelikteydi. Komisyon, blog ve benzeri kişisel görüş içeren bazı dijital iletişim kanallarını ise bundan muaf tutmuştu.

Görünüşe göre, 2011 yılında FEC’in taleplerine direnen Facebook’u bu sefer daha zor bir mücadele bekliyor.

Tasarının yasalaşıp yasalaşmayacağı şimdilik meçhul. Fakat kendi durumumuza dönüp baktığımızda, bilişim hukuku konusunda henüz yeterli sayıda ve nitelikte insan kaynağının bile olmadığı ülkemizde, buna benzer çalışmaları görmek şimdilik yalnızca bir hayal olarak duruyor. Çünkü bilişim hukukunun genellikle sansüre yasal dayanak olarak kullanıldığı ve bunun kanıksandığı bir ortamda, politik reklamların kaynağını sorgulamak üst düzeyde bir şeffaflık ve hesap verebilirlik anlayışı ile özel uzmanlık gerektiren kalifiye insan kaynağına ihtiyaç duyar.

Peki, ABD’de gündeme gelen bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Siyasi amaçla verilen çevrimiçi reklamların kaynağının ayrıntılı bir şekilde sorgulanması ve en derin noktalarına kadar devlet kurumlarına bilgi verilmesi bir şeffaflık göstergesi mi, yoksa siyasi propaganda özgürlüğünü gelecekte kısıtlayabilecek bir düzenleme mi?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link