Üniversite Sıralarında Filizlenen Milyon Dolarlık Startuplar

Yurtta az önce birlikte film izlediğiniz oda arkadaşınız, ya da bulaşıkları hep size yıkan ev arkadaşınız ya da sınıfta ders dinlemeyip sürekli telefonuyla, bilgisayarıyla o siteden bu siteye atlayan dersle ilgisi sıfır olan sınıf arkadaşınız.. Bunlardan biri sizin milyon dolarlık bir şirkete giden yolda partneriniz olabilir mi?

Ülkemizde örnekleri son dönemde çoğalmaya başlasa ve henüz milyon dolarları yakalayanların bir elin parmaklarını geçmediğini (Hatta sadece yemeksepeti.com’u sayabiliriz sanırım.) düşünürsek belki bizim için bu sorunun cevabı genel olarak hayır olabilir. Ancak özellikle Silikon Vadisi’nde girişimlerin büyük çoğunluğu üniversite sıralarında tanışan ortaklıkların sonucunda ortaya çıkıyor.

Geçtiğimiz gün borsada 1000 dolar barajını aşan Google’da, milyarlarca üyesi ve çalkantılı IPO’su ile gündemden hiç düşmeyen hikayesi Hollywood’a dahi  konu olan Facebook’ta üniversite arkadaşlıklarının arasında filizlendiler.

Mashable tarafından seçilen üniversite arkadaşlıklarının ortaya çıkardığı startuplar..

 10. Alice + Olivia, Stacey Bendet and Rebecca Matchett

Since its 2002 launch, Alice + Olivia has grown into a major player in the fashion industry, being sold in over 800 stores around the world. It's founders, Stacey Bendet and Rebecca Matchett met in a business class at the University of Pennsylvania and named their company after their mothers.
2002’deki açılışından bu yana Alice+Olivia moda endüstrisinde önemli bir oyuncu haline geldi. Dünya genelinde sahip olduğu 800 mağaza bunun en önemli göstergesi. Stacey Bendet ve Rebecca Matchett’in Pennsylvania Üniversitesi’nde tanışıp kurdukları Alice+Olivia ikilinin annelerinin isimlerini taşıyor.

 

 9. Rent the Runway, Jenn Hyman and Jenny Fleiss

Rent the Runway is an online dress and gown rental company boasting a closet of -- according to their website -- over 50,000 dresses and accessories. It was founded by Harvard Business School section mates Jenn Hyman and Jenny Fleiss.
Rent the Runway, online elbise ve takım elbise kiralama şirketi. Sitede yer alan bilgiye göre bugün 50.000’den fazla elbise ve aksesuara ev sahipliği yapan sitenin iki güzel kurucusu, Harvard Business School sıralarında tanışan Jenn Hyman ve Jenny Fleiss.

8. Warby Parker, Neil Blumenthal, Dave Gilboa, Andrew Hunt and Jeffrey Raider

Warby Parker, the online eyeglass retailer, was thought up by a group of graduate students from the University of Pennsylvania. They've long since formed their idea into a solid online business and opened their first physical stores in 2013.
Warby Parker bir online gözlük perakendecisi. Pennsylvania Üniversitesi’nin dört göz(lük)lü mezunlarının kurduğu bu startup, ABD’de oldukça popüler, hatta dörtlü ilk fiziksel mağazalarını da bu yıl açtılar. Buy&Give Pair kampanyaları ile pek çok görme engelliye de yardım eden Warby Parker’ın, gelecekte gözlük konusunda önemli otoritelerden biri haline geleceğine şüphe yok.

 7. Shelby.tv, Reece Pacheco and Dan Spinosa

Shelby.tv is a site for viral and educational video sharing and recommendations founded by Reece Pacheco and Dan Spinosa, who met at Brown University. When Pacheco transferred there his junior year, he joined the lacrosse team with Spinosa. After just a few months, they'd already conceived the fundamental idea for their company.
Shelby.tv, Brown Üniversitesi’nde tanışan Reece Pacheco ve Dan Spinosa’nın kurduğu viral ve eğitim videolarının paylaşıldığı, önerildiği bir website. Pacheco’nun başka bir üniversiteden gelmesi ve Spinosa ile lacrosse (hokey benzeri bir spor) takımında tanıştıktan sonra Shelby.tv’nin ilk adımları atılıyordu.

 

[toggle title=” 6. Savored, Dan Leahy and Ben Mckean

Having become fast friends their freshman year at Georgetown University, the founders of Savored began living together in New York City shortly after graduation. It was later that year that they conceived their plan for Savored, what Dan Leahy has described as an "Expedia for restaurants."
Georgetown Üniversitesi’nin delikanlıları tarafından kurulan Savored, bugün Restoranların Expedia’sı konumunda, bir restorana gidecekler onun hkakında her şeye Savored’de ulaşabilir.

5. PopSugar, Lisa and Brian Sugar

An entertainment media company with over 200 employees, Sugar Inc. was founded by husband and wife team Lisa and BrIan Sugar in 2005. The two met their freshman year of college and got engaged on Lisa's graduation day.
200’den fazla çalışanı ile hayatına devam eden eğlence ve medya şirketi Sugar Inc., üniversite sıralarında tanışan bir karı koca tarafından kuruldu. 2005 yılında kurdukları Sugar bugün önemli bir medya şirketi ve çift şirketi kurduklarında nişanlıydılar, mezuniyette ettiği evlenme teklifi ile evlenen Lisa ve Brian bugün önemli bir medya şirketinin kurucuları olarak hem hayatı hem de Sugar Inc. operasyonlarını paylaşıyorlar.

 4. Instagram, Kevin Systrom and Mike Krieger

Kevin Systrom ve Mike Krieger Stanford Üniversitesi'nde 2004 yılında tanışmamış olsalardı, bugün filtreleri ile meşhur olan Instagram'da arkadaşlarımızın özellikle yemek fotoğraflarına rastlamıyor olacaktık. 2010 yılında piyasaya sürdükleri uygulamaları ile dünyayı kasıp kavuran ikili şimdi Facebook çatısı altında hem milyon dolarlarını sayıyor hem de kariyerlerine son sürat devam ediyorlar.
Kevin Systrom ve Mike Krieger Stanford Üniversitesi’nde 2004 yılında tanışmamış olsalardı, bugün filtreleri ile meşhur olan Instagram’da arkadaşlarımızın özellikle yemek fotoğraflarına rastlamıyor olacaktık. 2010 yılında piyasaya sürdükleri uygulamaları ile dünyayı kasıp kavuran ikili şimdi Facebook çatısı altında hem milyon dolarlarını sayıyor hem de kariyerlerine son sürat devam ediyorlar.

3. Google, Larry Page and Sergey Brin

You may have heard of this small online startup created by two Stanford students in 1996. Larry Page and Sergey Brin, two Ph.D students at the time, created a search engine called "BackRub" that later became the company nearly synonymous with the Internet.
Bu iki Stanford öğrencisinin kurmuş olduğu startup sizin hayatınıza dokunmamış olamaz. Bugün neredeyse internet ile aynı anlama gelen Google işte bu iki üniversite arkadaşının ortaya çıkardığı milyar dolarlık bir dev. 1006’da Yüksek Lisans öğrencisi iken kurdukları arama motoru BackRub ileride borsalarda fırtınalar estiren bir deve dönüşecekti.

 2. Reddit, Steve Huffman and Alexis Ohanian

Social news site Reddit, the so-called front page of the Internet, was created in 2005 by two college students at the University of Virginia, Steve Huffman and Alexis Ohanian. Its forums have since grown to host crowd sourced interviews with the current U.S. President.
Sosyal haber sitesi Reddit, 2005 yılında Virginia Üniversitesi’nin iki üyesi Steve Huffman ve Alexis Ohanian tarafından hayata geçirilen bir startup. Sitenin forumları Amerikan Başkanı da dahil olmak üzere kalabalıklar tarafından gerçekleştirilen röportajları ile popülaritesini artırmıştı. Bugün ise üniversite sıralarındaki halinden oldukça uzak bir şekilde, 200 milyon dolardan fazla değer biçilen bir sosyal haber sitesi haline geldi.

 

 1. Facebook, Mark Zuckerberg, Eduardo Saverin, Andrew McCollum, Dustin Moskovitz and Chris Hughes

After having its origin story hollywood-ified, Facebook's roots come as no surprise. Created in Harvard University on Feb. 4, 2004, Facebook has since consistently been the most visited social network on the web.
Hollywood’a dahi konu olan, dünyanın en popüler sosyal ağının kuruluş hikayesinde, Harvard Üniversitesi’nde arkadaş olan dörtlü başrolde yer alıyor. 4 Şubat 2004’te üniversite yurdunda kurdukları Facebook, bugün halka açık ve milyarlarca kullanıcısı ile dünyada en çok ziyaret edilen devasa bir sosyal ağ.

 

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İnternet yayıncılığı, içerik yönetimi üzerine çalışmalar yapar.

Bir Cevap Yazın

Hikaye Anlatarak Pazarlamak Neden Önemli?

Hayal etmek, mükemmel bir şey. Yuval Noah Harari’nin “Sapiens: A Brief History of Humankind” adlı kitabında anlattığı gibi; insanı bugünlere getiren şey, hayal kurma yeteneği. Hayal gücümüz sayesinde tarih boyunca medeniyetler inşa ettik, topluluklar oluşturduk ve yiyecek zincirinin en tepesine ulaştık. İmkansız olanı öngörme yeteneğimiz, bizi binlerce yıldır hayvanlardan ayıran en önemli özelliğimiz oldu.

O dönemlerde mağara evlerde anlatılan bu hikayeler, insanlar arasındaki iletişimin primitif örnekleri olarak hayal gücüyle süslendiler ve günümüze kadar uzanan destanlara dönüştüler. Ancak hiçbirimiz, lise dönemlerimizde edebiyat öğretmenlerimizin İlyada ve Odysseia gibi antik literatür destanlarını okutarak insanın ilkel iletişim süreçlerini ve hikayeye olan ihtiyacını anlamamızı istediğini elbette ki düşünmemiştik.

Dijital insanlar olarak, sorunlarımızı çözmesi için en güvendiğimiz kaynağın Google olduğu yalnız bir jenerasyonuz. Arama motoruna kelimeleri yazıyoruz ve o da bizi görmek istediğimiz kişilerin bağlı olduğu ağlara ve internet sitelerine yönlendiriyor. Peki sizce, tüm bu çabamızın nedeni ne? Aslında cevap çok basit: Çeşitli sanal ortamlarda insanlara hikayelerimizi daha iyi anlatabilmek. Çünkü, modern dünyada hepimiz birer hikayeyiz ve her hikaye gibi, bizimkilerin de menşei hayal gücü.

Büyük veya küçük fark etmeksizin, hemen her markanın pazarlama iletişim çalışmalarına önem verdiği günümüz dünyasında tüketicilerin maruz kaldığı mesajlar arasından sıyrılmak oldukça zorlaştı.Tüm bu şartlarda işe girerken insan kaynakları uzmanının, sunum yaparken üniversitedeki hocanın veya herhangi bir mal veya hizmet satarken tüketicinin ilgisini çekmek istiyorsanız ona verdiğiniz bilgiyi kişiselleştirmeniz gerekiyor. Kısacası, verdiğiniz bilgi ile alıcı arasında duygusal bağ oluşturmalısınız. Bu noktada hikaye anlatımı, hem mevcut hem de potansiyel tüketicilerin aklında markaların canlanmasını sağlamanın en güçlü yollarından biri. Eğer markalar, ürün ve hizmetlere insanların dikkatini çekecek bir hikaye verebilirlerse işte o zaman hedef kitleyle birlikte yolculuğa çıkabiliyorlar.

Hikaye Anlatımı Neden İşe Yarıyor?

19. yüzyılın sonlarında Adam Smith ve David Ricardo gibi teorisyenlerin geliştirdiği “homo economicus” terimine dayanarak John Stuart Mill’in ortaya attığı “ekonomik insan” kavramı dolayısıyla insan, ekonomik sistemde faydacı ve menfaati doğrultusunda hareket eden bir varlık olarak ele alındı. Ancak, davranışsal ekonomi modeli geliştirilerek insanın yalnızca kendi çıkarları doğrultusunda hareket eden bir varlık olarak ele alınmasının dar bir görüş olduğu ortaya atıldı. Nitekim homo economicus modeline göre, herhangi bir vakıfa veya derneğe yardım yapan ya da ekonomik çıkarı olmaksızın toplum için fayda sağlayan işlerde çalışan insanları açıklamak mümkün değildi. Çünkü bizler, salt mantıkla düşünen varlıklar değiliz. Hikayeler, bu noktada mantık dışı beynimize hitap ederler. Tüm bu mantık dışı eylemler, “duygu” adı altında hayatımızda yer alır ve söz konusu duygular olunca insan için her şeyin boyutu değişir.

Bunun yanı sıra, işin bilimsel kısmına odaklanmak gerekirse; düz bir enformasyonu okurken beynimizin yalnızca dil ile ilgili bölgeleri çalışıyor. Ancak bir hikaye okuduğumuzda yalnızca dil bölgeleri değil, aynı zamanda o hikayeyi yaşıyor olma durumunda aktif hale gelecek kısımları da çalışmaya başlıyor. Fast Company’nin yaptığı bir araştırmaya göre; ortalama bir insan günde 100.000 dijital kelime tüketiyor ve bu insanların %92’si, marka reklamlarını hikaye şeklinde görmek istiyor. Çünkü beyin, resimleri kelimelerden 60 kat daha iyi algılıyor. Hal böyle olunca pazarlamacıların hikayelerle tüketicilerin kalbini kazanmaya çalışmaları kaçınılmaz hale geliyor.

2018’de Markaları Hikaye Anlatımıyla İlgili Bekleyen Trendler Nelerdir?

  • CSO (Chief Storytelling Officer) Yükselecek

Evet, yanlış okumadınız. Pazarlama yöneticilerine taptaze bir unvan daha eklendi. United Airlines, kısa zaman önce marka hikayesi oluşturması ve tüm işletmeye entegre etmesi için bir CSO atadı. Görünen o ki, bu unvana sahip yöneticiler, pazarlama masasında daha çok yer bulacak.

  • Daha Fazla Marka, Müşterilerini, Hikayelerini Anlatmaya Teşvik Edecek

Markaların hikaye anlatımı güçlü olsa da kendi deneyimleri hakkında hikayeler anlatan müşteriler her zaman daha etkilidir. Bu hikayeler, gerçek dünyadaki deneyimleri yansıttığı için orijinallik ve inandırıcılıklarıyla kazanırlar. Airbnb ve GoPro gibi markalar, müşteri odaklı hikaye anlatımını oldukça iyi yöneterek ön plana çıkıyorlar.

  • Videolar Daha da Önem Kazanacak

Son yıllarda görsel hikaye anlatımı, kelimelerin değerini düşürdü dersek sanırım yanlış olmaz. İnsanlar fotoğraf, grafik veya videolar üzerinden kısa sürede ve kolayca bilgi toplamak istiyorlar. Yemek tariflerinin bile 60 saniye ile sınırlandığı dünyada uzun videoları izlemek için kimsenin vakti yok.

  • Sanal Gerçeklik Hikaye Anlatımı Ortaya Çıkmaya Başlayacak

Markalar, içerik sunmak için yeni yollar aradıklarından, sanal gerçekliği keşfetmeye ve kucaklamaya başladılar. Intel’in CMO’su Steve Fund, şirketin şimdiden fiziksel ve sanal ortamları bir araya getirdiği, drone’lar ve derinlik algılayıcı kameralar gibi teknolojileri kullanarak yeni içerik biçimleri oluşturduğu “Birleştirilmiş Gerçeklik” adlı bir sanal gerçeklik modelinin peşinde olduğunu açıkladı.

Hepimiz Hansel ve Gretel, Kibritçi Kız, Cinderella ve Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler gibi sayısız masalları dinleyerek ve okuyarak büyüdük. Görünen o ki, dinleme ve okuma kaynaklarımız evrilse de hikayelere olan düşkünlüğümüz çocukluğumuzdaki kadar taze. Öyleyse, en ilginç hikayeyi anlatan kazansın!

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Müşteri Deneyimi, Müşteri Hizmetleri ve Müşteri İlişkileri Arasındaki Fark

  • Müşteri deneyimi, son dönemde iş dünyasının moda kavramı konumunda.
  • Dünyanın en büyük araştırma ve danışmanlık şirketlerinden biri olan Forrester Research’ün Müşteri Deneyimi Endeksi’ne göre, müşteri deneyimine yatırım yapan şirketler daha yüksek bir hisse senedi değerine sahip.
  • Müşteri deneyimi, müşteri hizmetleri ve müşteri ilişkileri sık sık birbirleriyle karıştırılabiliyor. Yazar Blake Morgan, bu üç kavram arasındaki farkı çok güzel bir şekilde özetliyor.
  • İlgili Yazı: Müşteri Deneyimi Yönetiminin 7 Ölümcül Günahı

Müşteri deneyimi, son dönemde iş dünyasında sürekli olarak dile getirilen ve şirketlerin üzerine titrediği bir kavram. Bir yandan şirketler, iyi bir müşteri deneyimi oluşturmak için uğraşırken bir yandan da müşteri deneyimine yatırım yapan şirketlerin daha yüksek bir hisse senedi fiyatına sahip olduklarına şahit oluyoruz.

Dünyanın en büyük araştırma ve danışmanlık şirketlerinden biri olan Forrester Research‘ün Müşteri Deneyimi Endeksi‘nin tepesinde yer alan markaların %20’sinden alınan halka açık şirketler portfolyosuna göre, müşteri deneyimine yatırım yapan şirketler, endeksin dibinde yer alan ve benzer bir şirket portfolyosuna sahip olan markaların %20’sine kıyasla daha yüksek bir hisse senedi fiyat artışı ve daha yüksek bir toplam getiriye sahip.

Son dönemde sık sık duyduğumuz müşteri deneyimi kavramının yanı sıra, müşteri hizmetleri ve müşteri ilişkileri de şirketler için oldukça önemli olan iki kavram. Bu üç kavram sıklıkla birbiriyle karıştırılabiliyor, ancak üçü de birbirinden farklı kavramlar. Yazar Blake Morgan, Forbes için kaleme aldığı yazıda bu üç kavram arasındaki farkı şu şekilde açıklıyor:

Müşteri Hizmetleri, Bir Şirketin Müşterilerine Verdiği Tavsiye ya da Destektir

Müşteri hizmetlerinin amacı müşteri memnuniyetini artırmaktır ve bu da genellikle müşterilerin sorularını cevaplayarak sağlanmaya çalışılır. Müşteri hizmetleri, bir müşterinin bir ürünü satın almadan önce doğru ürünü seçmesine yardımcı olabilir, ancak çoğu zaman bir satın alma yapıldıktan sonra devreye girer. Bununla birlikte müşteri hizmetleri, müşterilere ürünü en iyi nasıl kullanacakları, herhangi bir sorunu nasıl çözebilecekleri ve de harika bir satın alma deneyimi edindiklerini garantiye alma konusunda yardımcı olur.

Müşteri İlişkileri, Marka ile Etkileşim Halindeyken Müşterilerle Ne Kadar İyi İlgilenildiği Anlamına Gelir

Müşteriler marka ile etkileşim halindeyken onlarla ne kadar iyi ilgilenildiği anlamına gelen müşteri ilişkileri, diğer iki kavrama nazaran daha az sıklıkla dile getirilen bir terimdir. Müşteri ilişkileri, talepleri gözden geçirmek ve satış yapmak yerine gerçekten müşterilerle ilgilenir, onların ihtiyaçlarını dinler ve doğru çözümü bulur.

Müşteri Deneyimi, Bir Marka ile Bir Müşterinin Etkileşimlerinin Tüm Yolculuğudur

Müşteri deneyimi, bir ürünü ilk kez keşfetmek ve araştırmaktan alışverişe ve satın almaya, ürünü gerçekten kullanmaya daha sonra markayı takip etmeye kadar uzanan tüm temasların toplamıdır. Bununla birlikte müşteri deneyimi, müşterilerin genel olarak bir şirket hakkında ne hissettiklerini ölçer ve müşterilerin bir markayla yaşadıkları duygusal, fiziksel ve psikolojik bağlantıyı içerir. Tek seferlik bir etkileşim değildir, bunun yerine bir müşterinin tüm yaşam döngüsünü ve bir ürün ya da hizmetle ilgili her temas noktasını kapsar.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Haftanın En Çok Okunan 10 İçeriği

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link