Perakendeciler için Büyük Yenilik: Dinamik Fiyatlama ile Daha Ucuz Ürün, Daha Az İsraf 0

Dünya nüfusu olarak her yıl daha hızlı kalabalıklaşıyoruz, kalabalıklaştıkça daha çok tüketiyoruz, tükettikçe daha fazlasını istiyoruz. Fakat gerçekten bu kadarına ihtiyacımız var mı? Gıda fiyatlarının gözden kaçmayacak şekilde yükselmesinin tek nedeni artan dünya nüfusu ve açgözlülüğümüzle talan ettiğimiz tarımsal alanlar mı? İtiraf etmeliyiz ki bu sorunla yüz yüze gelmemizin ve büyük zincir marketlerin tonlarca gıdayı çöpe dökmesinin en büyük nedenlerinden biri de savurganlığımız ve yönetilemeyen stok süreçleri. Fakat bu konuda yepyeni bir çözümle karşı karşıyayız: Wasteless.

ABD’de kurulan Wasteless platformu tam da bu noktadan hareket ediyor ve ülkede yıllık bazda oluşan ortalama 60 milyar kiloluk artığın %10’unun marketlerden kaynaklandığına dikkat çekiyor. Market stokları üzerinde eş zamanlı kontrol ilkesine dayanan Wasteless kriter olarak, ürünlerin son kullanma tarihini alıyor ve böylece hem sınırlı raf ömrü olan yiyeceklerin müşterilere daha düşük fiyatlarla sunulmasını sağlıyor hem de marketlerin stok maliyetini azaltıyor. Sistemin bu başarısına nasıl ulaştığına aşağıdaki videodan bakalım.

Wasteless’ın hayata geçirdiği sistemin temeli üç ayaktan oluşuyor. Bir yandan fiyatlamayı üstlenen hesaplama motoru onlarca farklı etkeni değerlendirirken, diğer yandan sistemin çalıştığı bölümlerde radyo frekansı tanımlanıyor. Sistemin tamamlayıcı diğer ayağı ise elektronik raf etiketleme olarak öne çıkıyor.

Ürün fiyatlamayı otomatik hâle getiren Wasteless, bu sayede son kullanma tarihi yaklaşan ürünleri, tüketiciye indirimli fiyattan sunuyor. Bütün bunların yanında, sistemin olumlu etkileri bunlarla sınırlı değil. Çünkü Wasteless, tükenmek üzere olan ürünler konusunda marketleri uyarıyor ve stok sipariş sürecinde yaşanacak olası gecikmeleri önceden haber verip stok kontrolünde de önemli bir rol oynuyor. Platform, sunduğu hizmetin mottosu olarak ise Market İnterneti (The Internet of Groceries) ifadesini seçerek nesnelerin interneti (internet of things) kavramını selamlıyor. Oluşumla ilgili bilgiler internet sitesinde ayrıntılarıyla anlatılıyor.

Wasteless yalnızca müşterilere değişken fiyat sunmada değil, stok yönetiminde de marketlere yarar sağlıyor.

Wasteless’ın kurucusu Ben Bireon, günümüzde temel gıdaların aslında bazı yönleriyle uçak bileti, otel rezervasyonu, araç kiralama vb. hizmetlerden pek de farkı kalmadığını söylüyor. Bu ürünleri satın alacak müşterilere daha düşük fiyatlar vadetmenin süpermarketler için de yararlı olduğunun altını çizen Bireon, getirdikleri çözümle perakendecilikte gelirlerin artacağını savunuyor.

Dünyada gıda kaynaklı artıkların %40’ında perakendecilik alanının parmağı olduğunu düşündüğümüzde, Bireon’a hak vermemek elde değil. Umalım ki Wasteless dünyanın farklı coğrafyalarına da -örneğin ülkemize de- yayılarak ağını genişletsin. Böylece hem marketler tüketime göre stok yapsın hem de orta ve dar gelirli müşteriler bu ürünleri satın alabilecekleri fiyattan alsın.

Dijital dünyanın getirdiği olanakların kullanılarak perakendeciliğe fayda sağlayan bu çözümün ardından, kısa bir süre önce yayınladığımız, perakendecilerin müşteri deneyimini artırmak için kullanabileceği 4 dijital yol yazımızı da okuyabilir ve böylece daha bütünsel bir bakış açısı edinebilirsiniz.

2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden, 2015'te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü'nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi'ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya'ya gitmenin hayalini kuruyor.

Bir Cevap Yazın

Nu Grocery: Alışveriş Yaparken Hiçbir Atık Çıkarmayacağınız Marketle Tanışın! 0

Kanada’da çevre duyarlılığını bir üst seviyeye taşıyan bir market açıldı. Bu marketi öne çıkaran en önemli nokta ise hiçbir ürünün israf edilmemesi.

Nu Grocery sadece bir manav dükkanı olmaktan öte kuru yiyecekler, taze meyve ve sebzeler, temizlik ve güzellik ürünleri satan çok yönlü bir market. Sattıkları ürünleri paketlemek yerine insanların yiyecekleri saklamak için sürekli kullandıkları kaplar ve alışveriş torbalarıyla alışverişe gelmelerini istiyorlar. Eğer alışveriş torbanız yoksa oradan ödünç alabiliyor ya da satın alabiliyorsunuz.

Valérie Leloup tarafından kurulan Nu Grocery, alışverişe çıktığında istediği ürünleri almak için birkaç farklı lokasyona uğramak zorunda kaldığı böylece vakit ve para kaybettiğini anlaması sonrasında insanların istedikleri her şeyi bulabilecekleri tek bir lokasyon olsa ne de güzel olur fikri ile başlamış. Leloup Avrupa’da sıfır atık politikasıyla yönetilen diğer marketlerin varlığından haberdar olunca aile ve arkadaşları yardımıyla Nu Grocery’i kurmuş.

Ancak Leloup’a göre hikaye marketten öncesine dayanıyor. Aslında her şey annesinin ona hediye ettiği Bea Johnson’ın  Zero Waste Home’ isimli kitabı ile başlamış böylelikle Leloup sıfır atık yaşam tarzı ile tanışmış ve sıfır atık hareketini öğrenmiş. Sonrasında açtıkları bu market ile insanları daha az atıkla yaşamanın mümkün olduğunu göstermeyi ve bu konuda bilinçlenmelerine katkıda bulunmak istemişler.

Markette işleyen sisteme göre müşteriler kendi alışveriş torbalarıyla gelip, ihtiyacı olanları alıyor. Tarttıktan sonra almak istedikleri ürünlerin parasını ödüyor. Eğer müşteri kendi torbasıyla gelmemişse onlara ya geri dönüştürülmüş kağıt torbalar ya da tekrar kullanılabilen torbalardan veriliyor. Markette satılan ürünlerin tedariği yerli çiftçilerden sağlandığı için alışveriş yaparak müşterilerine yerel tarımı destekleme şansı da veren Nu Grocery, alışveriş yapmaya gelemeyen müşterileri için online alışveriş imkanı da sunuyor.  Yiyecekleri paketlerken bant ve etiketler kullansalar da sıfır atık politikasına sadık kalmak adına yiyecekler müşterinin kapısına gittiği anda bant ve etiketleri sökülerek geri dönüştürme ünitelerine atılıyor.

Halihazırda kullandığımız ürünlerden çıkan atıkların tam anlamıyla geri dönüşümünün sağlanamamasının doğaya verdiği zarardan haberdar olmaya, az da olsa bu konuda bilinçlenmeye başlamışken Nu Grocery mantığında çalışan, marketlerin hızlıca tüm dünyaya yayılması ne güzel olurdu değil mi?

Yapay Zeka İnsandan Daha Üstün Olabilir Mi? 0

Yapay zeka bir gün insandan daha zeki hale gelerek, insanlığı yok edecek bir düzeye ulaşır mı? Bunu yapması için bir sebep var mı?

Teknolojik fırsatlarla dolu bir çağ yaşıyoruz şu aralar. Sürücüsüz otomobiller, robot asistanlar, giyilebilir teknolojiler, nesnelerin interneti, akılı evler, akıllı ofisler, sanal gerçeklik gözlükleri, artırılmış gerçeklik uygulamaları, üç boyutlu yazıcılar, neredeyse her eve giren insansız hava araçları ve daha saymakla bitmeyecek pek çok teknolojik gelişme yepyeni bir dönemin kapılarını açıyor bizlere.

Ne var ki tüm bu teknolojilerin kullanımı, yarattığı müthiş fırsatlarla beraber, ciddi bazı riskler de içeriyor. En öne çıkan ve pek çok sansasyonel habere de konu olan ise genelde “yapay zeka” teknolojisi.

Aslında hayatın her alanında basit rutin işlerimizi yaparken yapay zekayla iç içeyiz. Facebook’tan Gmail’e pek çok uygulamada, eğitim, sağlık, finans, güvenlik, e-ticaret gibi pek çok sektörde farkında olsak da olmasak da yapay zekanın nimetlerinden faydalanıyoruz. İnternette gezinirken, alışveriş yaparken, otomobilimize bindiğimizde yapay zekayla iç içeyiz.

Bugüne kadar pek çok “yapay zeka” konulu yazı yazdım. Yapay zeka kullanımının yarattığı fırsatlarla beraber getireceği risklere de dikkat çektim. Özellikle önümüzde duran en ciddi risk, neredeyse her sektörde milyonlarca insanın işsiz kalma ihtimali gibi duruyor.

Ancak başka endişe konuları da var. Yapay zeka kullanımında ustalaşan şirketlerin ve hatta devletlerin toplumlar arasında uçurumlar yaratması, ciddi eşitsizliklere yol açması, hatta yapay zekanın bir gün dünyaya egemen bir güç haline gelmesi de son derece mümkün.

Daha ötesi yapay zeka bir gün insandan daha zeki hale gelerek, insanlığı yok edecek bir düzeye ulaşır mı? Bunu yapması için bir sebep var mı?

Aslında geriye dönüp son aylarda çıkan haber manşetlerine baktığımızda, bir bilim kurgu filmi (mesela Terminator) izliyor ve yaşanacak büyük bir olaydan önce o zamana kadar adım adım gerçekleşen gelişmelere bakıyor gibiyiz. Fırtına öncesi sessizlik diyelim. Son dönemde neler oldu şöyle bir göz atalım;

– Ekim 2014 – Elon Musk, MIT öğrencilerine yaptığı konuşmada “Yapay zekanın insanlığın önündeki en ciddi varoluşsal tehdit unsuru olduğunu” belirtti. Ünlü iş adamı bu söylemini daha sonra pek çok kez dile getirdi.

– Aralık 2014 – Dünyaca ünlü fizikçi Stephen Hawking de insanlığı yapay zekaya karşı uyardı. Hawking BBC’ye yaptığı açıklamada “Süper yapay zeka yaratma çabası insan ırkının sonunu getirebilir” dedi.

– Temmuz 2015 – Buenos Aires’te gerçekleşen “Uluslararası Yapay Zeka Konferansı” IJCAI 2015’te bir araya gelen uzmanlar Birleşmiş Milletlere hitaben bir açık mektup yayınladılar.  Mektupta uzmanlar “otonom silahların savaş sahnesinde barut ve nükleer silahlardan sonraki üçüncü devrim olacağını, yapay zeka konusunda gelinen noktanın, bu silahların on yıllar değil, sadece birkaç yıl içinde gerçeğe dönüşeceğini göstermektedir. Bu yeni teknolojiyle bir silahlanma yarışına girmek çok kötü bir fikir ve uluslararası bir kararla yasaklanmalı” diye uyardılar.

– Ekim 2015Google Deepmind’ın geliştirdiği “AlphaGo” adlı yapay zeka dünyanın en kompleks oyunlarından GO’nun Avrupa şampiyonu Fan Hui’yi yenmeyi başardı. “AlphaGo” Mart 2016’da bir başka GO ustası Lee Sedol’u, ardından da Mayıs 2017’de dünyanın en iyi Go oyuncusu Ke Jie’yi yendi.

– Aralık 2015 Elon Musk ve Y Combinator Başkanı Sam Altman, Silikon Vadisinden pek çok başka isimle beraber, 1 milyar dolarlık ortak sermayeli kar amacı gütmeyen yapay zeka araştırma kuruluşu OpenAI’yi kurdular. Open AI’ın amacı yapay zeka alanında yapılan çalışmaları takip etmek ve insanlığa zarar verebilecek olası kullanımlarına karşı uyarılarda bulunmak.

– Mart 2016 – Microsoft, Twitter’da deneme amaçlı açtığı yapay zeka hesabı Tay’ı (chatbot), hesabı kullanmaya başladıktan sadece 24 saat sonra, dilinin fazla ofansif hale gelmesi sonucu kapattı. Tay’la Twitter’da sohbet ettikçe o da daha akıllı hale geliyordu. Ancak sosyal medyada oldukça ırkçı ve cinsiyetçi muhabbetlerle karşı karşıya kalan Tay kısa sürede onlarla aynı tarzda konuşmaya başladı.

– Eylül 2016  – Yapay zeka ilk kez bir film fragmanı hazırladı. IBM’in ünlü Watson süper bilgisayarı Morgan adlı gerilim filminin fragmanını 24 saatte insan elinden çıkmış gibi montajladı.

– Ekim 2016Stephen Hawking bir kez daha uyardı ve “Yapay Zeka ile başa çıkmayı öğrenmezsek insanlık tarihinin son büyük icadı olur” dedi.

– Şubat 2017 – Dünyaca ünlü robotik firması Boston Dynamics’in geliştirdiği son robotun videosu Youtube’a sızdı. Handle adlı robot iki teker üzerinde hızla ilerlerken eğiliyor, zıplıyor, engellerin üstünden atlıyor, yokuş tırmanıyor, aynı anda yük taşıyabiliyor.

Nisan 2017 – Rusya uzay görevleri için geliştirdiğini iddia ettiği, ama iki eliyle de süper silah kullanan insansı robotu F.E.D.O.R.’u tanıttı.

– Temmuz 2017 – Dönemimizin en parlak beyinlerinden ikisi olarak görülen Tesla CEO’su Elon Musk ve Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg Twitter’da yapay zekanın geleceği üzerine atıştı.  Yapay zekanın geleceği konusunda iyimser olduğunu ve Elon Musk’un artık abarttığını belirten Zuckerberg için Musk “Yapay zeka konusundaki bilgisi kısıtlı” dedi.

– Temmuz 2017 – Facebook’un geliştirdiği kendi kendine öğrenme yetisine sahip yapay zeka yazılımları (chatbotlar), İngilizce’yi bırakıp ‘kendi dillerinde’ konuşmaya başlayınca araştırmacılar programı sonlandırmak zorunda kaldı.

– Ağustos 2017 – Dünya da ilk kez, bestesi yapay zeka tarafından yapılan albüm “I AM AI” tanıtıldı. Albümün ilk şarkısı, sözleri ve vokali Taryn Southern’e ait “Break Free”, tüylerimizi ürpertti.

– Eylül 2017 – İsviçreli ABB firması tarafından geliştirilen “Yumi” adlı robot Andrea Bocelli solistliğinde gerçekleşen Lucca Filarmoni Orkestrasının verdiği konserde orkestra şefliği yaptı.

Örnekler çok. Yukarıdaki liste daha çok ana akım medyaya yansıyan yapay zeka haberleri. Eminim bu listeyi hazırlarken gözümden kaçan, çok duymadığımız ya da şu an hatırlamadığım pek çok benzer olay mevcuttur.

Yukarıdaki kronolojik toparlamaya baktığımız zaman ölümcül katil robotlara karşı duyulan kaygılarla beraber, yapay zeka “bunu da yapabilir miymiş?” dediğimiz artistik beceriler de mevcut.

Elon Musk ve Stephen Hawking’e itiraz eden ve durumu abarttığını belirten pek çok bilim insanı var. Onlara göre Musk’un açıklamaları çok uzak geleceğe odaklanarak yakın dönemin problemlerinin göz ardı edilmesine sebep oluyor.

Aslında sorunu iyi görmek lazım. Bence de yakın dönemdeki tehlike yapay zekanın insan zekasından daha üstün hale gelip, insanlığı yok etmesi değil. Yakın gelecekteki sıkıntı yapay zeka ve benzeri teknolojilerin sosyal, ekonomik, toplumsal yapıya pozitif katkısıyla beraber negatif etkilerinin de olacak olması. En önemlisi yoğun otomasyon kullanımıyla beraber pek çok sektörde insanların işsiz kalacak olması.

Bir başka mesele de bu teknolojinin insanlar tarafından kötü amaçlarla kullanılma ihtimali. Özellikle de terör saldırılarında kullanılması veya askeri amaçlarla katil robotların yaratılması.

Robotlar çağının insanlık için fazlasıyla verimli, üretken, huzurlu olma ihtimali var. Ancak bu duruma gelebilmesi için önce insanların nasıl bir gelecek kuracaklarına karar vermesi gerekiyor. Uluslararası bir uzlaşmayla devletlerin hem yapay zekayı barışçıl amaçlarla kullanma konusunda fikir birliğine varması, hem de diğer tüm alanlarda doğru, adil ve efektif şekilde kullanımı konusunda da yeni politikalar üretmesi şart.

Bu yazı ilk olarak cnnturk.com’da yayımlanmıştır.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Bugün, 'Blind Date' İndiriminde Son Gün!
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link