Girişimcilik Serüveninde Madalyanın İki Yüzü

Girişim sözlük anlamı : “bir işi yapmak üzere eyleme geçme, bir işe girişme, başlama.”

Yaklaşık 10-15 senedir iş hayatımıza hızlıca giren bu kavram “girişimcilik” nedir? Eğitimleri, akademileri, girişimcilerin gelişimleri, örnekleri, başarılı girişimciler, girişimci olmanın 10 temel yolu derken bugün bir çok bankanın girişimciyi destekleme fonları, girişimciler için devlet destekleri gibi konularla iş hayatında sürekli rastladığımız bir kavram olarak yerini buldu.

Girişimciyi desteklemek aynı zamanda devlet ekonomisine kattığı değerlerle, dolaylı yoldan devlete destek vermek anlamına da geldiğinden, kendi işini kurmak üzere yola çıkan motivasyonu yüksek gençlere bir çok büyük kurum ve markalar da destek verdi. Onlara ödüller verildi, söz hakkı verildi.. Zaman zaman kendi başarı hikayelerini anlatma şansı verildi.

girisimcilik-turleri-nelerdir

Motivasyonu yüksek olan gençlerin ise en büyük hedefi “kendi işinin patronu olmak”. Kendi işinin patronu olmak için kollarını sıvayan yeni girişimcilerin  aynı zamanda inovatif fikirleri de olabiliyor. Bu fikirler gerçekten dahice de olabiliyor. Bunları da startup’lar olarak isimlendiriyoruz ancak bu yazıda bu kişilerin dışında kalan ve okuldan mezun olduktan sonra küçük sermaye birikimleriyle – ki bu sermaye genelde aile tarafından desteklenen kimi zamanda banka destek kredileri alınarak sağlanan sermayeler – kendi alanlarında veya değil, küçük birer işletme açan ve bu işi geliştirmek üzere kolları sıvayan gençleri konu almaktadır.

Bahsettiğimiz kişilerin çoğu üniversiteden mezun olduktan sonra iş arayışına giriyorlar. İş buluyorlar ancak bu işlerin ya ücretleri tatmin etmiyor onları ya da başka bir patronun sözünün geçtiği bir yerde çalışmaktansa kendileri küçük bir atölye, küçük bir dükkan ya da küçük bir ofis açarak işe başlıyorlar. Başlamadan önce konuyla ilgili birçok fikri olan bu genç arkadaşları, yakınları da  oldukça motive ediyor.  Şirket kuruluyor… İşletme ama destekle ama desteksiz olarak açılıyor. Girişimcinin kendisi, zaten adı üstünde girişimci olduğu için enerjisi ve motivasyonu iş geliştirmeye araştırmaya oldukça yatkın bu konularda kendilerini geliştirmeye açık kimseler oluyor. Buraya kadar görüldüğü gibi tablo çok güzel.

Herkes Zuckerberg gibi olmak ister…

Elimizde birbirinden ilham verici girişimcilik hikayeleri olsa da – Zuckerberg iyi bir örnek – bir de madalyanın diğer yüzüne bakalım. İşini büyük heyecanlarla kuran girişimcilerden kaç tanesinin, 3 sene sonra yeni girişimler gerçekleştirerek işini büyüttüğünün ya da kazançlı bir işletmeye dönüştüğünün oranlarına ne kadar bakıldığının sorgulanması da gerekmez mi? Hatta bırakalım kazançlı bir işletme olmayı, kaç tanesinin 1 sene sonunda hala ayakta kaldığını ya da nasıl kaldığını bir sorsak?  Bazen yazılı ve doğru bir stratejinin olmaması, bazen acımasız rekabet, bazen yanlış ortak seçimi sebepleri bu işletmelerin sürekliliğinin sağlanamaması için sadece belli başlı sebepler olarak sayılabilir.

Hele ki bu şirketleri kadın girişimciler kurduysa ayakta kalabilme oranının düştüğünü göreceksiniz. Üniversiteden mezun olmuş hatta yüksek lisansını yapmış, cesaretli, çalışkan sonra kendi işini kuran, işletmesi ayakta kalsın diye toplumun kadın oldukları için onlardan beklentilerini zaman zaman unutan veya hepsini bir arada götürmek üzere kendinden özveride bulunan ve sonra 2 sene içinde işletmesini kapatmak durumunda kalan kadınlardan bahsediyorum.  (ki sadece çevremde bildiğim 6  kişi var )

Sosyo-Ekonomik ve Psikolojik Etkisi

Eğer işletme bir kredi veya aile desteğiyle (anne-baba-eş-akraba vb.) sağlanan sermayelerle   açıldıysa, bu işletmenin para kazanamaması demek girişimcinin bu borcu ödeyememesi anlamına gelir.  İçeride çalışan personel varsa bu durum,  çalışan personelin ücretlerinin, ofis dükkan kiralarının  ödenememesi anlamına gelir. Bu durumun yaşattığı stres kişide zaten doğru karar verebilme yetilerinin de ortadan kalkmasına sebep olacaktır.  Ve girişimci bir şekilde, katlanarak büyüyen bu zararı durdurmak zorundadır. Bunun için yatırımını devretmek akıllara gelen  en pratik ve karlı çözümdür. Devredemezse ? Bu heyecanlı girişimci gencin, başarısızlığının yaratacağı psikolojik sorunlar şöyle dursun, borçlu olduğu ve yatırım sırasında destek veren eşinin annesinin babasının kardeşiyle de yaşadığı durumlar ve aralarındaki ilişkilerde oluşacak çatlaklar  gibi bir çok krizle karşı karşıya kalınabilir.

Girişimcilik kadar,

Destekle açılan girişimlerin desteklenmesi

shutterstock_486679183

Bütün girişimlerin  başarılı olması sadece iyi bir temenni olurdu… Bunu hepimiz biliyoruz.

Bu yazılanlar, girişimciliğin desteklenmemesi anlamına da gelmemektedir. Üreten, yeni ve inovatif fikirlerle kendi işinin patronu olmak isteyen gençler için yapılan her türlü destek ve proje değerlidir. Başarılı olamayan girişimleri her yerde anlatarak, girişimci olmak isteyen ve parlayan birer yıldız olan bu gençleri de demotive etmemek gerekli.

Ancak bu desteklerle açılan ve sonrasında sürekliliğini sağlayamayan işletmeleri de mercek altına almaktan bahsediyorum. Kastettiğim; bu işletmelerin ne gibi sebeplerle devamlılık sağlayamadığını daha çok araştırmak ve  bulunan bulgularla bu yönde projeler geliştirmektir. Bu bulgularla işletmesini henüz açacak olan gençlere bazı gerçekler gösterilerek yaşanmış tecrübelerden fikir oluşturulması için platformlar yaratılabilir. “kenarda bulunan bu paramla da şöyle bir girişimde bulundum” diyenlerin dışında kalan girişimcilerin bilgi, strateji, Pazar yaratma,  satın alma süreçleri yönüyle desteklenmesi için de yapılabilecekler var. Ulusal markalar, sosyal sorumluluk projelerini bu yöne çevirebilirler.  Bu konularda daha çok proje üreterek bu işletmelerin de markalaşmaları sürecini destekleyerek iş ortaklıklarına gidebilirler, onlara mentörluk sağlamak konularına eğilebilirler.

Girişimcilik konusunda gençleri motive etmek kadar, motive olmuş ve işletmesini açan gençlerin işletme kuruluşunun 1. veya 2. Senesinde bir dinlemek gerekliliğinden bahsediyorum. Aksi takdirde bu durumun oluşturacağı  sosyo-psikolojik sorunlarla mücadele etmek durumunda kalan bir toplum haline gelebiliriz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

1983 Eskişehir doğumlu. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu ve Anadolu Üniversitesi Pazarlama Anabilim Dalı Yüksek Lisans öğrencisi. Televizyon Haberciliği, Prodüksiyon, Reklam ve Perakende Mağazacılık sektörlerindeki 10 yılı aşkın yöneticilik deneyimlerinden sonra girişimcilik serüvenine girenler arasında. Girişimiyle kurduğu ve Gıda üzerine faaliyet gösteren şirketinde ortaklığı devam etse de reklamcılık sektörüne bağlılığı sebebiyle şu an bir Reklam Ajansında Genel Koordinatör olarak çalışmakta ve iş hayatına Marka ve Kurumsal İletişim Yöneticisi olarak devam etmektedir. JCI, ESGGK, ESGİAD ve Eskişehir Ticaret Odası'nda devam eden üyelikleriyle edindiği deneyimlerini iş hayatına yansıtma çabasında. "Kendinden başkasını görmeyenin değil, gördüğünü paylaşanın peşine düş" fikrinden hareketle kendini yazarlar değil, yazanlar kategorisinde nitelendiriyor. https://medium.com/@ezgioktas

2 Comments

  1. Merhaba,
    Yaklaşık 10 yıl kurumsal hayatta çalıştıktan sonra ben de bir kadın girişimci olarak kendi işimi kurdum. Yazdığınız herşeye katılmakla birlikte girişimciliğin her anlamda çok çok zor olduğunu da eklemeliyim. En az maddi destekler kadar mentorluk ve network desteği de çok önemli. Büyük şirketler girişmcilerle iş yapmak için bir kontejan ayırsalar uzun vadede ekonomiye ciddi katkısı olacağını düşünüyorum.
    Tüm girişimcilere bol şans…

    1. Merhaba Neslihan Hanım, aslında yazımda odaklanmak istediğim konu tam olarak buydu… Girişimcilik desteklenmesin demiyorum ancak girişimciyi desteklemek adına projeler yapılmalı diyorum.. Çok sayıda fikir üretilebilir burada hem Kamu kurumları devreye girebilir hem de global şirketler bir çok çalışma yapabilir, sosyal sorumluluk anlamında bu konuya bütçe ayırabilir. Sesimizi duyurmaya devam edelim… Katkınız ve İlginiz için teşekkürler.. – Ezgi OKTAŞ

Bir Cevap Yazın

Girişimcilere İlham Verecek 8 Film

Daha önce de sizler için her pazarlamacının izlemesi gereken 8 filmlik bir liste daha hazırlamıştık. Şimdi yeni bir listeyle tekrar karşınızdayız. İşte girişimcilere ilham verecek 8 film: 

1. Flash of Genius (Zeka Pırıltısı)

IMDB Puanı: 7

Film arabalarımızdaki uzaktan kumandalı sileceklerin mucidi olan Robert Kearns’ün gerçek hikayesine dayanıyor. Dev bir şirketin bu icadı çalışını ve Kearns’ün icadının telif hakkı için verdiği kararlı mücadeleyi anlatan film, izleyiciye iş dünyasındaki her türlü ayak oyununa rağmen hakkını savunma motivasyonunu pompalıyor.

2. Inside Job

IMDB Puanı: 8.3

2008’deki küresel krizin izlerini süren bu belgesel yapımda, krizin nasıl patlak verdiği inceleniyor. Film, devlet ve özel teşebbüs nezdindeki açgözlülüğün, önce ABD ardından da dünya ekonomisi üzerinde ne boyutta negatif etkiler yaratabileceğini ortaya koyuyor.

3. Pirates of Silicon Valley (Silikon Vadisinin Korsanları)

IMDB Puanı: 7.3

Apple ya da Microsoft’un hikayesine ilgi duyuyor musunuz? Öyleyse filminizi buldunuz; iki büyük girişimcinin, Bill Gates ve Steve Jobs’un hikayesini anlatan filmden iş dünyasına dair önemli dersler çıkarmak mümkün.

4. Steve Jobs

IMDB Puanı: 7.2

Steve Jobs, tartışmasız şekilde neslimizin en vizyoner ürün tasarımcısı ve pazarlamacısı sayılabilir. Onu anlatan bu biyografik filmde, Jobs’un ilham veren kişiliğini yakından tanıyoruz.

5. What Women Want (Kadınlar Ne İster)

IMDB Puanı: 6.4

Bu eğlenceli komedi filmi bugün halen geçerli olan bir kuralı hatırlatıyor; reklamcı, hedefine ulaşabilen etkili bir kampanya yürütebilmek için hedef kitlesini çok yakından tanımak zorundadır!

6. The Founder

IMDB Puanı: 7.2

The Founder, 52 yaşındaki milkshake makinası satıcısı Ray Kroc’un hikayesini anlatıyor. Ray küçük hamburger dükkanı McDonald’s’ın kuruyor ve zaman içinde dünyanın en büyük fast food zincirinin sahibi haline geliyor. Ray Kroc’un bu yoldaki kararlılığı hayranlık uyandırıcı olsa da, etik dışı uygulamaları ve ahlaksız yöntemleri mide bulandırabiliyor. Filmde McDonalds’ın tartışmalı iş hamleleriyle nasıl da büyüdüğünü görüyoruz. Film size hayallerinizi gerçekleştirebilmek için her yol mübah mıdır yoksa insani erdemleri korumak önemli midir, sorusunu sorduruyor.

7. Boiler Room

IMDB Puanı: 7

Kısa sürede milyonlarca dolar para yapan genç borsa simsarlarının hikayesi. Filmi izleyince edindiğiniz motivasyonla iş dünyasına atılıp elinizi attığınız yeri fethetmek isteyebilirsiniz!

8. The Joneses (Örnek Aile)

IMDB Puanı: 6.5

Joneslar dört dörtlük bir aile. İyi görünümlüler, kibarlar ve mükemmel bir hayata sahipler. Ama ne yazık ki bunların tümü sahte. Onlar aslında yarattıkları bu pozitif imajı ürünlerini pazarlamak için kullanan bir grup profesyonel satışçı. Bu filmi izlemeden influencer marketing nedir biliyoruz demeyin!

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Okullarını Bitirmeden Hayata Atılan 10 Ünlü Milyarder

İyi bir okulu bitirmiş olmak önemli fakat diploma her zaman iyi bir kariyerin, başarılı bir iş hayatının garantisi olmayabiliyor. Günümüzün en zengin insanlarının bir kısmına baktığımızda ya okullarını yarıda bırakmış ya da akademik eğitime dahil bile olmamış olduklarını görüyoruz. Eğitimsizlikle yoksulluk arasında bir doğru orantı varken bu insanlar yetenekleri ve belki de yaver giden şanslarıyla birer istisna olmayı başarabilmişler. İşte okullarını bitirmemiş 10 dolar milyarderi:

1 – Bill Gates, Microsoft’un Kurucusu

Serveti: 90 Milyar Dolar                                                                                                                                                                                                                                                                         

İlk yazılımını 13 yaşında yazan Bill Gates, 1973 yılında girdiği Harvard Üniversitesi’inden 1975’te atıldı ve elindeki 100 dolarla Microsoft’u kurdu. Gates, 2007 yılında Harvard’dan Onur Madalyası aldı.

2 – Mark Zuckerberg, Facebook’un Kurucusu

Serveti: 73.1 Milyar Dolar

1984 doğumlu Zuckerberg, henüz Harvard’da bir öğrenciyken okulun en yakışıklı ve en güzel öğrencilerinin seçildiği facemash.com sitesini kurdu. Siteyi kurmak için okulun veri tabanını hacklediği ortaya çıkan Zuckerberg disiplin cezası aldı ve okuldan ayrıldı. 19 yaşında Facebook’u kurdu.

3 – Larry Ellison, Oracle’ın Kurucusu

Serveti: 58.8 Milyar Dolar

1944 yılında doğan Larry Ellison da Steve Jobs gibi evlatlık verilmiş bir çocuktu. Gençlik yıllarında kendisini evlat edinen annesinin vefatı sonrası, üniversiteyi bıraktı. 8 yıl boyunca farklı alanlarda farklı işler yapan Ellison, 1982’de Oracle Systems Corporation’ı kurdu.

4 – Li Ka-Shing, Cheung Kong Holdings Kurucusu

Serveti: 36.2 Milyar Dolar

Ka-Shing, 50’den fazla ülkede 310 bin çalışana sahip Cheung Kong’un sahibi. Henüz 15 yaşındayken babasını kaybettiği için ailesinin geçimini sağlamak durumunda kalır. Bir plastik atölyesinde çalışmaya başlayan Ka-Shing zamanla kendi fabrikasını kurmuş, sonrasında emlak sektörüne geçiş yaparak büyük bir servet elde etmiştir. Asya’nın en zengin insanı liseyi bitirememiş olmasına rağmen eğitime çok saygı duyduğunu söylüyor.

5 – Michael Dell, Dell’in Kurucusu

Serveti: 24.2 Milyar Dolar

Ailesinin doktor Michael’ın doktor olmasını istiyordu. Texas Üniversitesi’nde biyoloji okuyan Michael ise zamanını gazetelere verdiği reklamlar sayesinde bilgisayar satışı yaparak değerlendiriyordu. 1000 dolarlık bütçeyle kurduğu şirket büyümeye başlayınca, 18 yaşındayken kendi isteğiyle okulu bıraktı.

6 – Steve Jobs, Apple’ın Kurucusu

 

Serveti: 12 Milyar Dolar

Paul ve Clara Jobs çiftinin evlatlık çocukları olan Steve Jobs, 1972’de Oregon’daki Reed Üniversitesi’ne girdi ancak akademik hayattaki disipline uyum sağlayamadığından okulunu bıraktı ve kendi şirketi Apple’ı kurdu. Steve aynı zamanda Pixar animasyon şirketinin de sahibiydi.

7 – Jan Koum, Whatsapp’ın Kurucusu

Serveti: 9.8 Milyar Dolar

Koum, günlük hayatımızın vazgeçilmezi olan mesajlaşma uygulaması Whatsapp’ın kurucusu. Yahoo’da çalışmak için üniversiteyi bırakan Koum 9 yıllık çalışma hayatının ardından Whatsapp’ı kurdu. Whatsapp 2014 yılında Facebook tarafından 22 milyar dolara satın alındı.

8 – Ralph Lauren, Polo’nun Kurucusu

Serveti: 8.2 Milyar Dolar

Ralph Lauren henüz lise yıllarındayken arkadaşlarına kravat satarak para kazanıyordu. Liseyi bitirdikten sonra Baruch College’a bir süre devam eden Lauren, orduya katılmak üzere okulu bıraktı. Ordudan ayrıldıktan sonraysa bir şirkette tasarımcı olarak çalışmaya başladı, tasarımları beğenilmeyince şirketten ayrılıp kendi şirketi olan Polo’yu kurdu.

9 – Steven Spielberg, Yönetmen-Yapımcı

Serveti: 6 Milyar Dolar

Henüz 16 yaşındayken ilk filmi Firelight ile adını duyuran Spielberg, bir çok film okulu tarafından düşük notları nedeniyle reddedilir. California State Üniversitesi’nde öğrenciyken, Universal Stüdyoları’ndan aldığı teklif üzerine okulu bırakır. Spielberg; E.T, Jaws, Jurassic Park, Schindler’in Listesi gibi popüler filmlerin yönetmenliğini yaptı.

10 – Jack Dorsey, Twitter’ın Kurucu Ortağı

Serveti: 3.1 Milyar Dolar

Aslında başarılı bir öğrenci olan Dorsey, New York Üniversitesi’nde okurken aklına gelen bir fikirle okulu bıraktı ve üç ortağıyla birlikte Twitter’ı kurdu. 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link