Girişimcilerle Melek Yatırımcıları Buluşturamayan Yatırım Ağları 1

Türkiye’de herhangi bir konuda problemin kaynağına inmek epey zordur. Genelde sorunların üzeri örtülür. Bekleme yapmak istemeyiz. Sanki toplum olarak elimizde insanlığı kurtaracak ve bu yüzden acilen bitmesi gereken bir iş varmış gibi araya hiçbir meşguliyet sokmayız.

Meselelerin üzerine gitmektense olduğu kadarıyla idare etmeye çalışırız. Sıkıştığımızda sektör veya olay fark etmeksizin “hallederiz”ci anlayış devreye girer.

Peki neden böyleyiz?

Sorunun yanıtı yaklaşık 100 yıllık bir bilimsel tahlil gerektirdiğinden şimdilik bu soruyu geçmek istiyorum. Bunun yerine soru üzerinde biraz oynayıp farklı bir bakış açısıyla meseleyi değerlendirmenin daha faydalı olacağı kanaatindeyim.

Hep böyle mi gidecek?

images

Hayır hep böyle gitmeyecek.

Sektör fark etmeksizin cevabım bu kadar net.

Çünkü Türkiye, global pazarda markaların en sevdiği lokasyonlardan biri. Çünkü Türkiye fazlasıyla tüketiyor. Çünkü Türkiye halen yeni nesil medya ve iletişim konusunda dışa bağımlı. Çünkü Türkiye inovasyon ve girişimcilik hususunda yolun başında.

Tüm bunlara rağmen hep böyle gitmeyecek. İstesek de istemesek de değişeceğiz. Ki bu süreç çoktandır başladı. Özellikle son 5 yılda toplumdaki girişimci ruh iyiden iyiye ortaya çıktı. Mükemmel veya vasat olmasına bakılmadan her girişime değer verildi. Değer verilen girişimlerden yola devam edecek gibi olanlar devletin sağladığı destek paketleri ve AB fonlarıyla yola devam etmeye çalıştı.

Nafile…

Türkiye’deki girişimler sermaye desteğine rağmen gerekli sıçrayışı yakalayamadı. Bunun birkaç nedeni var.

Bunlar;

  • Türkiye’de girişimciler, kendini garantiye almak amacıyla geleneksel sektörlere yönelmektedir.
  • Katma değeri yüksek, teknolojik ve inovatif projeler zaman, sermaye ve emek istediği için devlet destekli fonlar, bu tarz projeleri fonlamak konusunda yetersiz kalmaktadır.
  • Fikrin stratejik planının yapılmaması
  • Mentörlük kültürünün Türkiye ekonomisinde henüz yer bulamaması
  • Markalaşmaya önem verilmemesi

Bütün bu olumsuzluklar sonucunda girişimci / melek yatırımcı ağları doğdu. Bu ağların amacı yukarıdaki sorunları gidermekti. Fakat sonradan bu ağlar misyonunu yerine getiremedi ve girişimciye beklenen enerjiyi sağlayamadı.

Evet, başlarda bu ağlar sayesinde girişimciler geleneksel sektörleri terk ederek veya geleneksele yeni bir anlayış getirerek teknolojik ve inovatif proje(ler) ürettiler. Diğer yandan stratejik planlamaya ve markalaşmaya da önem verdiler. Lakin sonra bir şey oldu ve sermaye, mentörlük, markalaşma süreçlerindeki eksikleri gideren bu ağlar daha büyük bir problemin doğmasına neden oldu.

Melek yatırımcılar tarafından desteklenen girişimler, emeklemesi gerekirken koşan markalara dönüştü. Ardından büyük yatırımlara rağmen birçoğu tek tek battı.

Çünkü melek yatırımcılar projenin büyük hissesini satın alıp, girişimin ruhunu öldürdüler. Girişimin ruhu AR – GE’dir. Bir girişim yerinde sayıyorsa değer kaybediyor anlamına gelir. Girişimin kendini yenilemesi için stratejik planlama ve markalaşma kadar AR – GE’nin de fonlanması gerekmektedir. Fakat yatırımlarıyla ünlü nice melek yatırımcı veya melek yatırımcı ağı, ellerindeki PR, sermaye ve bilgiye rağmen Türk girişimcilerinin beklediği desteği sağlayamadı.

Ümidinizi kesmeyin.

İnovasyona odaklanın, globali takip edin ve bir sonraki adımı tahmin edin. Yani girişimci yönünüzü faal tutun.

Başta belirttiğim gibi, hep böyle gitmeyecek…

Hatta aldığım bir duyuma göre girişimcileri desteklemek amacıyla kurulan melek yatırımcı ağlarına yakın zamanda bir yenisinin eklenecek. Bu haberi de hazır yeri gelmişken aktarmış olayım.

Unutmayın ki işler girişimci için genelde kötü gider ama siz “hep böyle gitmeyeceke odaklanın gerisi bir şekilde hallolur. Hem zaten girişimci olmak bunu gerektirir.

Ajans Paradise - Genel Müdür / Dijital Pazarlama & Sosyal Medya Uzmanı, Marka Yöneticisi, Yazar

1 Comment

  1. Gelenekselleşmiş şekliyle Türkiye’de, yeni olan ve ayağa kalkmak isteyene omuz verildiği çok az görülmüş. Yapıp başarıyorsanız, fark yaratıp işlerinizin gerçekten iyi olduğunu gösteriyorsanız her şeyden önce yakınlarınızdan vurgunu yiyorsunuz.

    Melek yatırımcıların davranışları da buna benziyor bir yerde, hedeflerinde bir işi başarıyla hayata geçirtip kaymağını yemekten başka pek bir şey yok. Karşılarına geçtiğinizde çoğu sanki ceplerinden paralarını alacak acizlermişsiniz gibi bakıyor. Bi yirmi senesi var bunun :)

Bir Cevap Yazın

Markalara Özel Koku Tasarlayan Parfüm Girişimi: Experimental Perfume Club 0

Gün içinde duyduğumuz kokular kıyıda köşede kalmış anıları tetikleyebilir, en gizli duygularımızı açığa çıkarabilir. Hepimizin bildiği bu gerçek, pazarlama dünyasının da malumu.

Koku pazarlaması (scent marketing) hakkında yapılan çalışmalar, her ne kadar gün içinde bir çok kez görme duyumuza yönelik mesajlarla karşılaşsak ta aslında burnumuz için yapılan çalışmaların daha etkili olduğunu kanıtlıyor. Tam da bu nedenlerle markalar kendilerine özel kokularını tasarlamaya başladı bile.

Londra merkezli parfüm girişimi Experimental Perfume Club (EPC) hem kişilere hem de markalara yönelik özgün koku tasarımı yapıyor. Misyonunu toplum tarafından daha çok ulaşılabilen ve bilinebilen koku tasarımları yapmak olarak açıklayan girişim geçtiğimiz sene kurulmuş.

EPC’nin kreatif direktörü ve koku yaratıcısı Emmanuelle Moeglin ise EPC’nin kuruluş amacını şöyle özetliyor:  Markalar artık geleneksel görsel ve işitsel reklamcılıktan daha fazlasını arıyor. Markalamada yükselen trend, markanın ya da mesajın somutlaştırılması için çok algılı bir deneyim yaratmak ve koku kullanmaktan geçiyor”

EPC, sadece markalar için koku üretmekle kalmayıp, sihrin gerçekleştiği laboratuvarlarını meraklı bünyelere açan EPC, eğitimler veriyor ve katılımcılarına kendilerine özgü kokularını yaratma fırsatı da sunuyor.

Şirketlere yönelik danışmanlık hizmeti vererek, markalara kokunun başrolünde özgün bir hikaye yaratan EPC, her markaya kendi vizyonlarıyla paralel kokular üretiyor. Marka parfümleri müşterinin isteği doğrultusunda hem küçük hem de büyük oranlarda üretilebiliyor.

Şimdiye kadar kahve ve otomotiv endüstrisinden markalara konsept oluşturmak adına markalama ajansları ile işbirliği içinde çalışan EPC, kokunun artık sadece güzellik markalarına özel olmadığını ifade ediyor.

Parfümlerinin geleneksel şişelenmiş ortamlardan çıkarak toplumun içine daha fazla karışacakmış gibi görünüyor değil mi?

 

 

Normal Bir Suyu ‘Süper Suya’ Dönüştüren Su Şisesi: Kor Plus 0

Teknoloji evimize gelir de içtiğimiz su şişesine gelmez mi hiç? ‘Kor Plus’ isimli su şişesi içtiğimiz suyu hidrojen bakımından zengin adeta ‘süper suya’ dönüştürüyor. Gelin bunu nasıl yapıyor hep beraber inceleyelim;

Kor Plus, su içtiğimiz sıradan şişeleri bir kenara bıraktıracak özelliklere sahip. Yaklaşık 600 bilimsel çalışma ve sıvı tüketimi ile ilgili içgörülerin birleşimi sonrası hindistan cevizi kabuğundan üretilen özel filtreleme sistemi ile o şişeden içtiğiniz her suyun sizin için daha sağlıklı hale gelmesini sağlıyor.

Özel filtre ve temizleme sistemi ile normal bir suyu moleküler hidrojen ve elektrolitlerle yeniden düzenliyor, suyun pH seviyesini 9’a çıkararak insan sağlığına faydalı ‘alkali su’ dediğimiz suyu oluşturuyor.

Özellikle gün içinde yeterli sıvı alımına özen göstermediğimiz için vücudumuzun hastalıklara daha açık, enerjimizin daha düşük olduğunu düşünürsek, küçük bir su şişesinin içinde yer alan filtre ile vücudumuza magnezyum, kalsiyum ve potasyum ekleme fikri sanıyorum hepimize sıcak gelecektir.

Şişede yer alan filtrenin alametifarikası teknik olarak normal bir suya moleküler hidrojen eklemesi. Moleküler hidrojenin aslında güçlü bir antioksidan olması ise şişeden içilen suyun, vücudun serbest radikallerle savaşmasında, stres seviyesinin azaltılmasında, egzersizlerin daha verimli hale gelmesi ve kilo vermeyi kolaylaştırması hakkında yardımcı olacağı anlamına geliyor.

Hidrojen zengin su tüketmek ise hem kas yenilenmesini destekliyor, hem de diyabet, kolestrol gibi hastalıklarla etkin mücadeleyi sağlarken, kalp krizi riskini de azaltıyor.

Kitle fonlama sitesi Indiegogo’da destek bekleyen proje, şimdilik sadece Birleşik Devletler’de hizmet veriyor olsa da gereken desteği bularak diğer ülkelere operasyonlarını genişletebilirler. Başlangıç ürünleri Indiegogo ön sipariş sisteminde 28$’dan başlayan fiyatlarla satılıyor. Bununla beraber şişeyi alırken Kor Plus uygulamasını telefonunuza indirerek günlük sıvı alım miktarınızı daha düzenli takip edebiliyorsunuz.

Deneme grubuna katılanların yorumlarını aşağıda bulabilirsiniz. Ne dersiniz, siz de tercih eder miydiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link