Hayal Koç ile Expertera Üzerine…

Paylaşım ekonomisi gün geçtikçe büyüyor. Bununla birlikte on-demand dediğimiz talep üzerine ekonomi de oldukça hızlı bir yükseliş grafiğinde. Biz de bu konuyu uzmanlarından dinlemek istedik ve GarantiPartners hızlandırma programına seçilen girişimlerden Expertera’nın Kurucu Ortaklarından Hayal Koç’la keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Halil İşgüzar: Sizi tanıyarak başlayabilir miyiz? Girişimcilik serüveniniz nasıl başladı? 

Hayal Koç: Ortağım Alp Sezginsoy ve benim yurtdışındaki danışmanlık ve finans tecrübelerimiz, öngördüğümüz talep-üzerine, esnek işgücü devrimi (on-demand, flexible workforce) ve tabii girişimcilik isteğimiz üzerine 2013 yılında Expertera’yı kurduk.

Ondan önce yaklaşık 10 sene Amerika ve Türkiye’de strateji danışmanlık ve yatırım bankacılık alanlarında dünyanın önde gelen firmalarında çalıştım (JPMorgan, EY ve PwC).

H.İ.:  Paylaşım ekonomisi günümüzün en büyük sektörlerinden biri haline geldi. Expertera da baktığımızda bu ekonomiden pay almak için yola çıkmış bir girişim. Siz paylaşım ekonomisini nasıl görüyorsunuz, özellikle bu konuda gelecek tahminleriniz neler?

H.K.:Paylaşım ekonomisinin ve onunla birlikte “on-demand” (“talep üzerine”) ekonomisinin artık hayatımızın neredeyse her yönünü etkilediğini görüyoruz (ulaşım, yeme/içme, günlük işlerimiz, alışveriş, vs).  Bu devrimin bir sonraki dalgası çalışma hayatımızı etkileyecek, hatta etkilemeye başladı bile. Pazaryerleri sayesinde bilgi paylaşımının demokratikleştiği ve daha esnek, talep-üzerine istihdam modellerinin tercih edildiği bir döneme giriyoruz.Yurtdışında “Future of Work” veya “Work 3.0” olarak adlandırılan bu devrimin geleceğini öngördük ve 2013 yılında Türkiye ve bölgenin ilk Uzmanlık Platformunu, Expertera’yı kurduk.

“İş 3.0” dünyasında her firma dünyanın en iyi uzmanlığına hızla ve güvenilir bir şekilde erişebiliyor ve böylece hedeflerine daha hızlı ulaşabiliyor. Aynı zamanda profesyoneller uzmanlıkları ile daha dengeli bir kariyer inşaa edebiliyor ve esnek zaman dilimlerinde (saatlik, günlük, haftalık, aylık, dönemsel, vb.) çalışabiliyor. Özetle işgücü esnek ve akıcı bir hale geliyor ve değer kazanan uzmanlık dünyaca paylaşılabiliyor.

Expertera’dan önce bu iki tarafın bir araya gelmesi, hem zor, hem de verimsiz bir şekilde, birebir referans ile yapılıyordu. Platformumuz sayesinde uzmanlık paylaşımını daha kolay, sistematik ve sürdürülebilir bir şekilde sağlıyoruz. Sunduğumuz “esnek işgücü” çalışma modeli, hem şirketler, hem de profesyonellerin kazandığı, daha verimli ve süründürülebilir bir model olduğu için dünyaca hızla gelişiyor. Bu konuda en hızlı gelişen ABD’deki bağımsız çalışan oranı %40’a yaklaşıyor ve bağımsız çalışanların neredeyse %80’i bu modeli geleneksel istihdam modellerine tercih ediyor. Diğer yandan şirketlerin neredeyse %80’ i kısa dönemli, proje-bazlı çalışan sayılarını artırmayı planlıyor. Türkiye’de de bu modelin ivme kazandığını görüyoruz – hizmetlerimizden faydalanan şirket ve uzman profilleri gün geçtikçe artıyor.

Expertera

H.İ.: Biraz rakamlardan bahsedelim. Expertera üzerinden şimdiye kadar kaç “uzmanlık alımı” oldu. Kaç farklı sektör, kaç farklı uzmandan yararlandı?

H.K.: Şu ana kadar teknolojiden, perakendeye, finanstan, otomotiv ve tarıma kadar, 150’den fazla sektörden 1000’den fazla proje (uzmanlık eşleştirmesi/uzmanlık alımı) tamamladık.

Kısa sürede Türkiye ve dünyanın önde kurumsal şirketleri, danışmanlık firmaları ve özel sermaye fonları ile çalışmaya başardık. Türkiye, Amerika, Avrupa ve Orta Doğu’dan olan müşterilerimizin %90 bizi tekrar kullanıyor ve projelerde müşterilerden aldığımız ortalama memnuniyet notu 10 üzerinden 9.2.

H.İ.: Bu sektörler içinde en önemlisi belki de Kobi’ler. Kobi’lerin ilgisi nasıl bu noktada? 

H.K.: Hızlı büyüme ve gelişme sürecinde olan orta ölçekli şirketler ve KOBİ’ler için uzmanlarımız oldukça faydalı oluyor ve hedeflerine ulaşmalarında desek oluyor.

2016 senenin ikinci yarısında Garanti Bankası’nın GarantiPartners hızlandırma programına seçildik ve birlikte KOBİ şirketlerine de aynı hizmetleri sağlamaya başladık. Yoğun ilgi görüyoruz ve 2017’de bunu hızlandırmayı hedefliyoruz.

H.İ.: Biraz da uzmanlıkla ilgili konuşalım. Şu an sistemde kaç uzman yer alıyor? Uzman olma kriterleri nedir, herkes başvurabiliyor mu? Diğer bir soru kişinin uzmanlığı için onay mekanizması nasıl işliyor sistemde?

H.K.: Platformumuzda her sektör, konu ve coğrafyadan 13.000’ı aşkın yetkin uzman var.Bu uzmanlar sadece Türkiye’den değil, Amerika, Avrupa, Uzak Doğu gibi birçok ülkeden geliyor, hatta platformumuzun %30’u yurtdışından. Uzmanlarımızın arasında Silicon Valley’de bulunan data scientist’ler ve ürün yöneticileri, eski BCG, McKinsey deneyimli danışmanlar, C-Suite yöneticiler, satış kanalları ve perakende zinciri uzmanları gibi çok farklı uzmanlıklar bulunuyor. Üstelik Avrupa’nın en büyük üst düzey yönetici ve uzman havuzu olan Senior Management Worldwide ile anlaşmamızın sayesinde 50,000 üst-düzey yöneticiye de erişimimiz var.  

Uzmanlar davetimiz üzerine veya websitemizden platforma dahil olmak için başvurabiliyor.  Tüm uzmanlarımız platforma dahil olmadan önce ve bir proje ile eşleştirilmeden önce, iki aşamalı bir onay mekanizmasından geçiyor. Özellikle ikinci aşamada uzmanlar detaylı bir ön-incelemeden geçiriliyor ve bu süreçten geçen seçici uzmanlar müşteriye sunuluyor. Müşteri hangi uzman(larla) ilerlemek istediğini belirttikten sonra ilk görüşmelerini ekibimiz ayarlıyor. Zengin teknik altyapımız sayesinde bu süreç çok hızlı ilerliyor: 4-72 saat içerisinde doğru uzmanları sağlayabiliyoruz. Proje sonrası, hem müşteri, hem de uzmandan geri bildirim/memuniyet notu alıyoruz.

Uzman olma kriterleri değişkendir, bizim için en önemli kriter, ihtiyaç duyulan uzmanlık alanında uzmanın “top-talent” denilen, en kaliteli, nitelikli işgücünün içinde olması. Bu kriter, sektör uzmanları için 10+ yıllık deneyim ile başlarken, fonksiyonel uzmanlar için 5-6 senelik deneyim olabiliyor. Aynı zamanda iş deneyimi kadar, uzmanın eğitimi, sektörü, pozisyonu, fonksiyonu (satış, üretim, satın alma, vb.) da önem taşıyor.

H.İ.: Projelerinizden örnekler verebilir misiniz?

H.K.: Şirketleri en çok aşağıdaki konularda uzmanlarla bir araya getiriyoruz:

  • Yeni Pazarlara Giriş / Pazar Araştırması
  • Teknoloji ve İnovasyon Desteği
  • Satış ve Pazarlama Performans Artırma
  • Finansal Analiz ve Değerleme Desteği
  • Maliyet Düşürme ve Verimlilik Artırma
  • Yeni Ürün Geliştirme 

H.İ.: Expertera’nın kısa ve uzun vadeli hedefleri nelerdir? Bir yurtdışına açılma planı var mı?

H.K.: 2016 yılında iki misli bir büyüme kaydettik, 2017’de daha da güçlü bir büyüme hedefimiz var. Bunu sağlamak için 4 temel hedefimiz var:

  • Yatırım ve danışmanlık şirketlere ilaveten, her boyuttaki kurumsal şirketlere yönelik hizmetlerimizi hızlandırmayı ve online platformumuzu kullanan müşteri sayısını artırmak istiyoruz.
  • Esnek çalışma modelleri dünyaca benimsendiği için yurtdışına açılmayı planlıyoruz.Yakın tarihte İTÜ GATE Uluslararası Hızlandırma Programına seçildik, bununla birlikte Amerika’daki müşteri sayımızı artırtmayı hedefliyoruz.
  • Şirketimizi ölçeklendirmek için teknik altyapımızı kuvvetlendirmek ve böylelikle müşteri/uzman deneyimini ve eşleştirme verimliliğimizi ve performansımızı geliştirmek istiyoruz.
  • Sürekli geliştirdiğimiz uzman ağımızı 15,000’e çıkarmayı hedefliyoruz.

Şimdiye kadarki başarımız son derece çalışkan, azimli ve kendini bu işe adamış ekibimizin eseri:

Alp Sezginsoy (CEO), Hayal Koç (CSO), Elif Çakmakoğlu Sökün (COO), Özcan Olguner, Mert Akgün, Emre Aydın, Talya Asfüroğlu, ve Hakan Sancak.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon.com Yönetici Ortağı – Pazarlama da örgütlenmektir!

Bir Cevap Yazın

Markalara Özel Koku Tasarlayan Parfüm Girişimi: Experimental Perfume Club

Gün içinde duyduğumuz kokular kıyıda köşede kalmış anıları tetikleyebilir, en gizli duygularımızı açığa çıkarabilir. Hepimizin bildiği bu gerçek, pazarlama dünyasının da malumu.

Koku pazarlaması (scent marketing) hakkında yapılan çalışmalar, her ne kadar gün içinde bir çok kez görme duyumuza yönelik mesajlarla karşılaşsak ta aslında burnumuz için yapılan çalışmaların daha etkili olduğunu kanıtlıyor. Tam da bu nedenlerle markalar kendilerine özel kokularını tasarlamaya başladı bile.

Londra merkezli parfüm girişimi Experimental Perfume Club (EPC) hem kişilere hem de markalara yönelik özgün koku tasarımı yapıyor. Misyonunu toplum tarafından daha çok ulaşılabilen ve bilinebilen koku tasarımları yapmak olarak açıklayan girişim geçtiğimiz sene kurulmuş.

EPC’nin kreatif direktörü ve koku yaratıcısı Emmanuelle Moeglin ise EPC’nin kuruluş amacını şöyle özetliyor:  Markalar artık geleneksel görsel ve işitsel reklamcılıktan daha fazlasını arıyor. Markalamada yükselen trend, markanın ya da mesajın somutlaştırılması için çok algılı bir deneyim yaratmak ve koku kullanmaktan geçiyor”

EPC, sadece markalar için koku üretmekle kalmayıp, sihrin gerçekleştiği laboratuvarlarını meraklı bünyelere açan EPC, eğitimler veriyor ve katılımcılarına kendilerine özgü kokularını yaratma fırsatı da sunuyor.

Şirketlere yönelik danışmanlık hizmeti vererek, markalara kokunun başrolünde özgün bir hikaye yaratan EPC, her markaya kendi vizyonlarıyla paralel kokular üretiyor. Marka parfümleri müşterinin isteği doğrultusunda hem küçük hem de büyük oranlarda üretilebiliyor.

Şimdiye kadar kahve ve otomotiv endüstrisinden markalara konsept oluşturmak adına markalama ajansları ile işbirliği içinde çalışan EPC, kokunun artık sadece güzellik markalarına özel olmadığını ifade ediyor.

Parfümlerinin geleneksel şişelenmiş ortamlardan çıkarak toplumun içine daha fazla karışacakmış gibi görünüyor değil mi?

 

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Normal Bir Suyu ‘Süper Suya’ Dönüştüren Su Şisesi: Kor Plus

Teknoloji evimize gelir de içtiğimiz su şişesine gelmez mi hiç? ‘Kor Plus’ isimli su şişesi içtiğimiz suyu hidrojen bakımından zengin adeta ‘süper suya’ dönüştürüyor. Gelin bunu nasıl yapıyor hep beraber inceleyelim;

Kor Plus, su içtiğimiz sıradan şişeleri bir kenara bıraktıracak özelliklere sahip. Yaklaşık 600 bilimsel çalışma ve sıvı tüketimi ile ilgili içgörülerin birleşimi sonrası hindistan cevizi kabuğundan üretilen özel filtreleme sistemi ile o şişeden içtiğiniz her suyun sizin için daha sağlıklı hale gelmesini sağlıyor.

Özel filtre ve temizleme sistemi ile normal bir suyu moleküler hidrojen ve elektrolitlerle yeniden düzenliyor, suyun pH seviyesini 9’a çıkararak insan sağlığına faydalı ‘alkali su’ dediğimiz suyu oluşturuyor.

Özellikle gün içinde yeterli sıvı alımına özen göstermediğimiz için vücudumuzun hastalıklara daha açık, enerjimizin daha düşük olduğunu düşünürsek, küçük bir su şişesinin içinde yer alan filtre ile vücudumuza magnezyum, kalsiyum ve potasyum ekleme fikri sanıyorum hepimize sıcak gelecektir.

Şişede yer alan filtrenin alametifarikası teknik olarak normal bir suya moleküler hidrojen eklemesi. Moleküler hidrojenin aslında güçlü bir antioksidan olması ise şişeden içilen suyun, vücudun serbest radikallerle savaşmasında, stres seviyesinin azaltılmasında, egzersizlerin daha verimli hale gelmesi ve kilo vermeyi kolaylaştırması hakkında yardımcı olacağı anlamına geliyor.

Hidrojen zengin su tüketmek ise hem kas yenilenmesini destekliyor, hem de diyabet, kolestrol gibi hastalıklarla etkin mücadeleyi sağlarken, kalp krizi riskini de azaltıyor.

Kitle fonlama sitesi Indiegogo’da destek bekleyen proje, şimdilik sadece Birleşik Devletler’de hizmet veriyor olsa da gereken desteği bularak diğer ülkelere operasyonlarını genişletebilirler. Başlangıç ürünleri Indiegogo ön sipariş sisteminde 28$’dan başlayan fiyatlarla satılıyor. Bununla beraber şişeyi alırken Kor Plus uygulamasını telefonunuza indirerek günlük sıvı alım miktarınızı daha düzenli takip edebiliyorsunuz.

Deneme grubuna katılanların yorumlarını aşağıda bulabilirsiniz. Ne dersiniz, siz de tercih eder miydiniz?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link