Ernst&Young’dan Çarpıcı Rapor: Türkiye’de Girişimciler Daha Fazla Destek Bekliyor

Uluslararası denetim ve danışmanlık şirketi EY’nin “G-20 Girişimcilik Barometresi 2013” raporu, Türkiye’nin özellikle son yıllarda girişimcilik adına atmış olduğu adımların ne kadar yerinde olduğuna ve girişimcilerin destek anlamında kamu ve özel sektörden neler beklediğine odaklanıyor. 

EY’nin, G-20 ülkelerindeki 1.500’ü aşkın girişimcinin katılımıyla “finansmana erişim”, “girişimcilik kültürü”, “mevzuat ve vergiler”, “eğitim ve öğretim” ile “koordineli destek” kriterlerine göre hazırladığı “G-20 Girişimcilik Barometresi 2013” araştırmasına göre, Türkiye’de girişimciler iş geliştirme yönünden eğitim, finansmana erişim, girişimcilik kültürü gibi birçok zorlukla karşı karşıya kalıyor. Türkiye’deki küçük ve orta ölçekli işletmelere 2007 ve 2011 yılları arasında açılan banka kredilerinin keskin bir sıçrayışla iki kattan fazla artmasına rağmen, Türkiye raporda “girişimcilerin finansmana erişimi” kriterine göre değerlendirmede birçok G-20 ülkesinin gerisinde bulunuyor.

Türkiye’de iş kurmak G-20 ülkelerine kıyasla daha kolay

Türkiye’nin girişimcilik ekosistemini birçok açıdan iyileştirmeye başladığını belirten EY Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Bölüm Başkanı ve Devlet ve Kamu Sektörü Lideri Selim Elhadef, “Türkiye’de bürokratik formaliteler azaltılarak şirket kurma süresi altı güne düşürüldü. Bu süre G-20 ülkelerinin ortalamasında 22 gün. Banka kredileri ise son yıllarda artış gösteriyor. Böylece geçmişte birçok genç şirketin büyümesini önleyen finansman eksikliği de gideriliyor. Eğitim sisteminin iyileştirilmesi, inovasyona dönük teşviklerin artırılması ve iş yasalarının esnekleştirilmesi, ileride işlerini başarılı bir şekilde büyütebilecek girişimci sayısının çoğalmasına yardımcı olacaktır” dedi.

Ar-Ge harcamaları G-20 ortalamasının yarısı kadar

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın girişimci ekosisteminin oluşturulmasında önemli çalışmalar yürüttüğünü belirten Selim Elhadef, “Türkiye’de Ar-Ge harcamaları halen G-20 ortalamasının yaklaşık yarısı düzeyinde. İnovasyonun özendirilmesi amacıyla Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın uygulamaya başlattığı Ulusal Bilim, Teknoloji ve İnovasyon Stratejisi’nin, G-20 ülkeleri ile olan açığın kapanmasında önemli bir rol oynayacağı tahmin ediliyor” dedi.

İşten çıkarma maliyeti G-20 ortalamasının neredeyse iki katı

İşgücü piyasasının katılığının girişimcilik açısından önemli bir sorun olduğunu belirten EY Orta ve Güneydoğu Avrupa Bölgesi Stratejik Büyüyen Pazarlar ve Aile Şirketleri Lideri Metin Canoğulları, “Türkiye’de şirket kurmak eskiye nazaran çok kolaylaştı ve nispeten düşük tutarlı sermaye ile kısa sürede şirket kurmak mümkün hale geldi. Ancak, personel yükümlülükleri dikkate alındığında bir çalışanı işten çıkarma maliyeti yaklaşık 95 haftalık ücrete denk geliyor ve bu rakam G-20 ortalamasının neredeyse iki katı civarında Bu durum, doğal olarak kayıt dışı faaliyetleri ortaya çıkarabilir ve nitelikli işgücüne erişimi sınırlandırarak Türkiye’nin, girişimcilik potansiyelini yeterince kullanamamasına neden olabilir. Kamu otoritesinin özellikle büyüme döngüsünün ön evrelerinde bulunan işletmeleri destekleyebilmek için bu konuya eğilmesinin faydalı olacağını düşünüyorum” dedi.

Eğitim sistemi girişimciliğin desteklenmesi yönünde düzenlenmeli

Türkiye’deki eğitim öğretim sisteminde yenilikçi ve nitelikli girişimci kesimin gelişmesini desteklemek amacıyla bir takım düzenlemeler yapıldığını belirten Metin Canoğulları,“ Türkiye’de hali hazırda sadece bir üniversitenin yüksek lisans programında girişimcilik dersi veriliyor. Eğer ülkemizde girişimci sayısını arttırmak istiyorsak girişimcilik dersinin üniversitelerin yanı sıra ilköğretimde dahi yaygın bir şekilde işleniyor olması gerekir. Türkiye’de okullaşma oranı G-20 ülke ortalamalarının üzerinde yer alıyor ve son 10 yılda yüksek öğretim mezunlarının işgücündeki payı istikrarlı bir şekilde artıyor” dedi.

Hata yapmaya tolerans vermemiz lazım

G-20 ülkelerinin girişimcilik konusunda finansmana erişim, mevzuat ve vergiler, eğitim ve öğretim, girişimcilik kültürü ve diğer kriterlerle ilişkili olan ve girişimciyi destekleyen koordineli destek gibi kriterlere göre değerlendirildiği raporda, Türkiye’nin diğer kriterlere oranla koordineli destek konusunda G-20 içerisinde iyi bir yerde olduğunu sözlerine ekleyen Canoğulları, ‘koordineli desteği’ girişimciliği desteklemekte en önemli unsurlardan biri olarak belirtti ve sözlerine şöyle devam etti;

“İlk deneyiminde başarısız olan girişimcilere sadece Türkiye’de değil, tüm G-20 ülkelerinde ikinci bir şans verilmiyor. Türkiye’den ankete katılan girişimcilerin %78’i, girişimciye ikinci bir şans verildiğinde başarısız olduğu ilk deneyiminden elde ettiği tecrübelerin ikinci denemesinde başarıya ulaşmasında son derece önemli olduğu yönünde görüş bildiyor.”

Girişimci hikayeleri ortaya çıkarılmalı

EY’nin 2004 yılından bu yana Türkiye’de düzenlediği “Entrepreneur Of The Year – Yılın Girişimcisi” programı Türkiye’deki girişimcilerin kendi girişimcilik hikayelerini kamuoyuyla paylaşarak genç girişimcilere ilham kaynağı olmaya ve Monte Carlo’da düzenlenen World Entrepreneur Of The Year – Dünya Yılın Girişimcisi finalinde Türkiye’yi temsil eden girişimcinin başarısını dünya çapında duyurmasına imkan sağlıyor.

Anketten çıkan tablo ise şöyle;

– Türkiye’deki 40 yaşından genç katılımcıların %75’i finansmana erişimin zor olduğunu belirtiyor.

– Türkiye’deki girişimcilerin %82’si girişimcilerin eğitilmesine, fon sağlamalarına ve imajlarının güçlendirilmesine yönelik devlet desteğinin artmasının yararlı olacağını düşünüyor.

– Ankete Türkiye’den katılan her 10 girişimcinin 9’u, girişimcileri desteklemek için girişimcilik eğitimine ihtiyaç olduğunu belirtiyor.

– Türkiye’den ankete katılan girişimcilerin %47’si başlangıç aşamasındaki (start-up) şirketlerin kamu desteklerine erişimlerinin son üç yıldır kolaylaştığını belirtiyor.

– Türkiye’de dolaysız vergiler göreceli olarak girişimcilerin lehine düzenlenmiştir; vergi oranı gerek hızlı büyüyen, gerekse gelişmiş G–20 ülke ortalamasından düşük.

– İşteki başarısızlık genelde negatif algılanıyor ve girişimcilik hızlı büyüyen G–20 ülkelerindeki diğer girişimcilere kıyasla daha geçersiz bir kariyer seçeneği olarak görülüyor. Araştırma sonuçlarına göre Türkiye’nin güçlü yönleri;

– Ekonomideki hızlı kredi büyümesi, girişimci şirketlere açılan banka kredilerinde keskin bir artışa yol açmıştır.

– Girişimcilerin ifadesine göre başlangıç aşamasındaki (start-up) şirketlere kamu desteği artmıştır.

– Kamu otoritesi bürokratik formalitelerin azaltılması yönünde olumlu adımlar atmış; örneğin, şirket kurma süresi altı güne düşürülmüştür (G-20 ülkelerindeki en düşük süreler arasında).

Araştırma sonuçlarına göre Türkiye’nin zayıf yönleri;

– Fikri mülkiyet haklarının gereğince korunmaması inovasyonun önünü kesiyor – Başlangıç aşamasındaki şirketlere kamu desteği artıyor olsa da, gerekli ön koşulları yerine getirmek kolay değil.

– Daha olgun pazarlara kıyasla, potansiyel yatırımcıların Türkiye’ye yönelik risk iştahı daha az.

– 2006 ve 2011 yılları arasında yıllık Ar-Ge harcamalarında çift haneli bir artış kaydedilmesine karşın, harcama tutarı G-20 ortalamasının epey gerisinde kalıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İnternet yayıncılığı, içerik yönetimi üzerine çalışmalar yapar.

Bir Cevap Yazın

Artık Ne Hava Bedava Ne De Bulut…

Orhan Veli’nin “Bedava yaşıyoruz, bedava; Hava bedava, bulut bedava; Dere tepe bedava; Yağmur çamur bedava…” diye seneler seneler önce her şeyin para karşılığında yapılmasına, parayla satın alınamayacak birkaç şeyin kalışına isyan ettiği “Bedava” şiirini hatırlarsınız. Havanın ve bulutun bedava oluşunun bu kısa sürede değişeceğini düşünmezdik ancak durum değişti.

Sizlerle “Kanada’nın Temiz Havasını Satarak Bir Senede 230 Bin Dolar Kazanan Girişimcilerin Öyküsü”paylaşmıştık. 39 yaşındaki Lam ve 32 yaşındaki Paquette geliştirdikleri sistemle havayı bir makine aracılığıyla ateşledikten sonra boş tanklara ve ardından küçük teneke kutulara koyuyor ve “Sahip olabileceğiniz en temiz hava, bir tüpün içinde olsa bile” şeklinde bir pazarlama stratejisiyle bu havayı insanlara satıyorlardı. Bu şekilde bir yılda 230.000 dolar kazanmışlardı.

Bu fikir ilginç olduğundan ve eşi benzeri bulunamayacağından tuttu sanıyorduk ancak durum bu değilmiş. Yeni Zelanda’da Kiwiana adlı bir şirket “temiz” havayı teneke kutulara doldurarak satıyor. Kutuların üzerinde nefes maskeleri de bulunuyor ve bu kutular 98 dolara satılıyor. Evet 98 dolar… 98 dolara temiz havası olan bir yere gidip gelebilirsiniz bile ama içi temiz hava dolu kutular gerçekten de 98 dolara satılıyor.

İnsanlar üzerinde yazan yerlerden geldiklerine inandıkları hava kutularına veya şişelerine tonlarca para ödeyebiliyorken küçücük çocukların bir yerlerde açlıktan ölebiliyor olması ne kadar ilginç değil mi? Ancak bu durumun bir pazarlama başarısı olduğunu da inkar edemeyiz. Öyle bir durumdayız ki; insanların bir şeylerin “en”lerine sahip olma isteklerini kullanarak onlara aslında zaten sahip oldukları şeyleri bile satabiliyorsunuz.

Buluta gelecek olursak da çağımızın veri depolama teknolojisi olan bulut havadan defalarca kat fazla para ediyor…

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Neyin Nesi: Vidyou ile Ürünleriniz için saniyeler içinde video hazırlayın

Pazarlamada altın kurallardan biri kullanıcının gözüne hitap etmektir. Kullanıcı ürünün özelliklerini uzun uzun okumaktansa resim veya video üzerinden alacağı kıyafeti, evi yada her hangi bir ürünü görsel olarak incelemek istiyor. Hatta günümüzdeki satışların %64’ü video reklamını izledikten sonra direkt satın alma ile sonuçlandırılıyor.

Zaten vakti olmayan, işini hızlıca halletmek isteyenlerin tercihidir online pazaryeri. Bu platformlarda zaman kaybetmek, uzun uzadıya ürünü metinler ile incelemek hem alıcının ilgisini hem de satıcının satış oranını düşürür.

Bu sebepten de web sitelerinde her ürün için ayrı ayrı video yapma derdini ortadan kaldıran, otomatik bir video pazarlama sistemi sunan bir platform var; vidyou

Tek cümleyle nedir vidyou ?
Online olarak satış yapan her şirketin ve pazarlama ekibinin video pazarlamasını hızlı ve kolayca yapan bir sistem.

 

Nasıl kullanılır?

Sisteme kayıt olduktan sonra önce ürün teması seçiliyor, bu temalar üzerine müzik eklenip renkleriyle oynanabiliyor. Daha sonra ürün bilgilerini vidyou sistemi ile eşleyebiliyoruz yada API ile tercihe göre XML veya Excel ile de yükleme yapılabiliyor. Ardından vidyou nun oluşturduğu videoyu aynı anda Facebook, İnstagram ve türlü sosyal medya platformlarında yayına alabiliyoruz.

En  güzeli kullanıcılara kendini özel hisettiren, oluşturulan videolara müşterilerin isimlerinin yüklenebilmesi. Bu sayede daha kişiselleştirilmiş video-mailing oluşturulmuş oluyor.

vidyou’nun avantajları nelerdir ?

 vidyou insight özelliği ile kullanıcılar videolarının kimleri tarafından izlendiğini ve performansını ölçebiliyorlar. Üstelik videoyu izleyenlerin lokasyonuna cihaz bilgisine ve birçok bilgisine ulaşıp, hedef kitlenin alışkanlıkları doğrultusunda pazarlama stratejileri geliştirmek vidyou ile çok basit.

Ayrıca ürünlerin stok durumu, fiyatları ve daha bir çok özelliği güncellendiği zaman, tek tek girip videoları düzenlemek gibi bir derdiniz de olmuyor çünkü vidyou hepsini otomatik yeniliyor.

E-ticaret, gezi/otel/havayolu, gayrimenkul,oyun, finanas, medya ve daha bir çok online satış/pazarlama yapan sektör için videolar ile müşteriye ürünün pazarlamasını yapmak vidyou ile artık sadece saniyeler içerisinde ve teknolojik bir yatırım gerektirmeden oldukça kolay.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?