Eğlence Sektörü İyisahne ile Dijitale Taşınıyor!

“Girişimcilik ile ilgili ne düşünürsünüz bilmem ama gelecekle bir ilgisi olmalı!”

Bu çok ünlü sözü daha önce hiç duymamıştınız değil mi? Çünkü az önce söyledim :)

Şaka bir yana pek çoğumuz gibi ben de girişimciliğin özellikle bizim gibi katma değeri yüksek ürünler üretemeyen ülkeler için hayati olduğunu düşünüyorum.

Ulusal ekonomi politikalarının dünya ve ülke gündemi, sosyal ve siyasi çalkantılar vb. pek çok şeyden etkilendiği coğrafyamızda, bunlardan daha az etkilenecek bireysel yapıların kurulması bu açıdan çok değerli. Bana göre bu da ancak ve ancak gözü pek girişimcilerimiz sayesinde mümkün olacak.

Bu umutlarla sık sık yeni girişim hikayelerini takip ediyorum. “Ben bunu düşünmüştüm” ya da “keşke ben yapsam” dediğim fikirlerin hayat bulma aşamalarını izlemekten ayrıca keyif alıyorum. İşte o fikirlerden biriyle daha karşılaştım geçtiğimiz günlerde ve yazma ihtiyacı hissettim.

www.iyisahne.com, sanat ve performans profesyonellerinin profil oluşturarak bu hizmete ihtiyacı olan insanlara ulaşmalarını sağlayan topluluk temelli bir pazar yeri. Yani kısaca eğlence sektörünün yemeksepeti diyebiliriz.

Girişimin hikayesini araştırırken kurucularından Sinan Zabunoğlu‘nun bir röportajını okudum ve şu bölüm dikkatimi çekti: Biz bir müteşebbis heyet olarak girişimciliğe meyil ettiğimiz noktada önce uluslararası düzeyde çok ilgimizi çektiğini açıkça beyan etmemiz gereken marketplace modeline uzun uzadıya bakma ihtiyacı hissettik. Airbnb ve Ebay örneklerini incelerken fark ettik ki burada çok büyük bir açık var. Ebay’in eşya için yaptığını, airbnb’nin mekan için yaptığını zaman kavramı çerçevesinde tetiklemeyi hayal edip; zaman, eşya ve mekan kadar dört başı mamur bir kavram olmadığı için birim zamanı kiralayan ve bunu bir hizmet şeklinde pazarlayan en büyük de-organize topluluk olduğunu bildiğimiz sanat ve performans profesyonellerine odaklı, Türkiye merkezli coğrafyanın ilk marketplace platformunu hayata geçirmeyi planladık. Kısaca ilhamımızı airbnb’den alıyoruz desek çok yanlış olmaz sanırım.

“Zamanın kiralandığı bir pazar yeri” bakış açısı girişime ayrıca değer katıyor bana göre. Öyle ki kiralayabileceğiniz zamanınızdan daha değerli ne olabilirdi? Girişimin değerli olmasının bir diğer nedeni ise eğlence sektöründeki kayıt dışı ekonominin zamanla önüne geçebilecek olması. Gerçekten geçebilir mi ya da ne kadarını önleyebilir bilinmez ancak girişimcilik ekosisteminin en güzel yanlarından biri ülkemizdeki kayıt dışı ekonomilerle mücadele edebilen yegane sistem olması.

Bu açıdan bakıldığında şu an içinde 200’e yakın müzisyen, enstrümanist, müzik grubu, orkestra, ensemble ve DJ barındıran iyisahne ilerleyen süreçte sanatın ve eğlencenin diğer kollarına da açılmayı hedefliyormuş. Ayrıca sisteme girişin referans usulü ile olması da içeride oluşacak sanatçı profilinin belli bir standartta olacağı anlamına geliyor.

iyisahne_Ekip_1

iyisahne, ODTÜ Mühendislik Fakültesi kökenli 3 girişimci (Sinan Zabunoğlu, M. Cem Yanık, Deniz Tav) tarafından tamamen öz sermaye ile kurulmuş ve 18 ay hiçbir maddi getiriye ihtiyaç duymadan ayakta kalabilmek hedefiyle örgütlenmiş. Bu açıdan da bu 3 girişimciyi oldukça cesur buldum. Girişimi cesur bulma sebeplerimden bir diğeri ise insan faktörünün bu kadar çok işin içinde olduğu girişim fikirlerinin daha yüksek risk taşıması. Yani bu demektir ki sizin dışınızda girişiminizi etkileyecek pek çok faktör var. Ki en değişkeni, yani insanı, girişimin başrolü yapıyorsunuz.

iyisahne ile ilgili öğrendiğim önemli bilgilerden biri de ekipte 3 girişimci ortak dışında Devlet Opera ve Balesi, Devlet Konservatuvarı ve Borusan Filarmoni Orkestrası’nda çalışan 4 sanatçıyı bünyesinde barındıyor olması. Bu da aslında işi ne kadar ciddiye aldıklarının ve profesyonel adımlarla ilerlediklerinin bir kanıtı.

Yukarıda bahsettiğim gibi Eğlence Sektörü oldukça eğlenceli olmasının yanı sıra bir o kadar büyük, riskli ve hayatta kalmanın beceri gerektirdiği bir sektör. Bu girişimin oldukça kısa sürede bu kadar büyümesi umut verici ancak tabi ki onlar için gidecek daha çok uzun bir yol var. Yine röportajda okuduğum kadarıyla ekip bir melek yatırım arıyışına girmiş. Umarım kısa sürede hedeflerine ulaşırlar ve ben de “keşke ben yapsaydım” diyerek imrenmeye devam ederim. :)

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon.com Editörü

Bir Cevap Yazın

Genç Girişimciler Silikon Vadisi’ne Yelken Açıyor

Genç girişimcilerle bir araya gelmek, onların enerjisiyle, hayata pozitif bakış açılarıyla ilham almaktan çok keyif duyuyorum. Bugün de sizi Türkiye’den Silikon Vadisi’ne uzanan genç bir girişimciyle ve onun yarattığı platformla tanıştıracağım.

Demirhan Erim, ortağı Can Poyrazoğlu ile birlikte 2016 yılında uLouder’ı ABD Delaware’de kuruyor. Çoğunluk Türkiye’den olmak üzere San Francisco, Porto, Londra, Toronto’nın dahil olduğu dünyanın çeşitli bölgelerinden kullanıcılarla ciddi bir organik büyüme yakalıyorlar. Girişim 2017 yılının Haziran ayında Türkiye’den TRANGELS ve ayrıca Hüseyin Karayağız’ın lider yatırımcılığı üstlendiği 6 şahıs yatırımcıdan yatırım alıyor. Şimdi de dünya çapında büyük bir yatırım sürecine hazırlanıyor.

Platformun kurucularından Demirhan Erim’le bir araya geldim ve yarattıkları platformun detaylarını, yurt dışında girişimci olmanın farkını, zorluklarını ve avantajlarını konuştum.

Genç yaşta ailenden uzak hayalinin peşinde koşan bir idealist olarak görüyorum seni?  Pek çok gencin hayalini yapıyorsun sanki şu anda. Nasıl çıktın bu yola? ABD’de iş kurmak kolay mı?

Bu yola önce değerli kardeşim Can, sonrasında ise aramıza katılan Eren ile aynı hayali paylaşarak ve dünyayı değiştirmeyi amaçlayarak çıktık. ABD’de iş kurmak ülkemizde kurmaktan çok daha kolay.

Her ne kadar uzakta iş yapıyor olsam da ben sadece ailemle birlikte daha adil bir dünyada yaşamayı hayal ediyorum. Hayal ederken işe biraz da detay katarsanız ilk adımlarınızı görmeye başlıyorsunuz. Karşılaşacağınız tüm problemlere de “nasıl çözebiliriz?” sorusunu sorarak yaklaştığınızda bir bakmışsınız Stanford Üniversitesi’nde ders alırken, Silikon Vadisi’nde önemli bir bankanın genel müdürü ile görüşüyorsunuz.

uLouder nedir? Bana faydası ne?

uLouder aslında cebinizde taşıyabildiğiniz bir megafon ve Türkçe anlamı ise “sen daha seslisin”.

Platform üzerinden lokal satış, özel ders, kayıp duyurusu, yemek satışı, haber, spor arkadaşı bulma, köpek gezdirici, komşuluk dayanışması, üniversite içi haberleşme, aynı konuya ilgi duyan insanların buluşması vs. amaçlı ilanlar paylaşmak mümkün. Tabi bu paylaşımlar bölgeden bölgeye değişiklik gösteriyor. Programımızda çeşitlilik mevcut ve renk katıyor.

uLouder size sesinizi duyurma imkanı sunarak çevrenizdeki gerçek insanlar ile sosyalleşmenize olanak tanırken, direklere ve panolara duyuru asarak kağıt israfı yapmak yerine, duyurularınızı dijital yolla hem daha etkin hem de daha çevreci bir şekilde yapmanıza olanak sağlıyor. Böylece çocuklarınıza daha temiz ve sağlıklı bir dünyayı miras bırakabilirsiniz.

Lokal işletmeler için ise bölgesel duyuru imkanı sunarak bölge sakinleri ve işletmeciler arasında bir concierge hizmeti sunulmasını da sağlıyor, iş hacimlerini arttırıyoruz.

Böyle bir girişim fikri nasıl doğar?

Gün içerisinde bazı sessiz çığlıkları duymuyoruz. Bunlardan kimisi bir hastanede kan ihtiyacı olan bir hasta, köpeğini kaybetmiş bir kadın, yazlık bir semtte çocuğunu kaybetmiş bir anne ya da arabasının arkasına park eden araç sahibini bulamadığı için otoparktan çıkamayan bir adam. Hepsi etrafa seslenmek istiyor.

Keşke bir “megafon” olsa da böyle durumlarda etrafa acil duyurularımızı yapsak diye düşündük ve değerli kardeşim Can ile beraber bu megafonu insanların ceplerine sığdırmak için bir aplikasyon olarak işe başladık. Böylece sesi duyulmayan lokal işletmelerden tutun, ders notu arayan çekingen bir öğrencinin bile sesi olabilecek ve herkese söz hakkı tanınan adil bir platform yaratabilecektik, yarattık.

Türkiye’de senin gibi genç girişimciler yatırımcı bulabiliyor mu? Yatırımı bulmak ve işini büyütmek kolay mı?

Türkiye’de girişimciler yatırımcı bulabiliyor fakat yatırım miktarları ABD ile kıyaslanamayacak ölçüde. Bana göre girişimcinin yatırımcıya çok da ihtiyacı yok aslında. Ama ülkemizde girişimler aldıkları yatırımlara göre başarılı sayılıyorlar. Bu sebeple girişimciler yatırıma bir ihtiyaç olarak bakıyorlar, hâlbuki asıl ihtiyaçları bu yatırımı nereye harcayacaklarını planlamak ve ona odaklanmaları gerekiyor.

Bizim ekibimizde, pazarlama ve yazılım bölümlerinde çalışan arkadaşlarımız şirkette belirli bir hisseye sahipler, böylece ekibimizin her bir üyesi maaş için değil şirketimizi yükseltmek, hayallerine ulaşmak için çalışıyor ve giderlerimiz minimumda kalıyor.

Girişimimiz, kendisine paranın yanında çok daha fazlasını katan, ortak konseptleri paylaştığımız değerli Hüseyin Karayağız öncülüğünde 6 şahıs yatırımcı ve bir melek yatırım ağından 2 milyon dolar değerleme üzerinden yatırım aldı. Şu an ise ABD’de 1,5 milyon dolarlık bir yatırım için görüşmelerimiz sürüyor ve sonuçlanmak üzere.

Bu tarz bir platformun gelir modelleri nedir? Nasıl para kazanacak ve ayakta kalacak?

Bir bölgede gerekli yoğun kullanım sağlandığında kişiler harita üzerinde dijital dükkanlarını açabilecek ve ticaret gerçekleştirebilecekler. Vergi şartlarına uygun şekilde mahalledeki küçük esnaf da, özel ders vermek isteyen bir genç de, hatta ev yemeklerini satmak isteyen bir ev hanımı da bu sistemi kullanabilecek.

Böylece uLouder üzerinden gerçekleştirdiği bu ticaretten makul payını alarak ayakta kalacak. Ayrıca uygulama içerisinde satılacak ekstra haklar ile de gelir elde edebiliyor.

Bu tarz bir platformun başka kullanım alanları ne olabilir?

uLouder, konserler, konferanslar ve hatta gece kulüplerinde interaktif bir iletişim sağlamak amacıyla da kullanılıyor. Konserlerde sanatçıdan özel istek ve organizasyon firmasının anlık duyuruları için, konferanslarda soru cevap etkinliğinde zaman tasarrufu sağlamak amacıyla ve gece kulüplerinde ise insanların kendileri arasında sosyal iletişimi için kullanılabiliyor.

Sence Türkiye’de girişimci olmakla ABD’de olmak arasında ne gibi farklar var?

Burada hasta olunca doktora gidiyoruz, orada hasta olmamak için gidiyorlar. Burada işlerimiz bozulunca avukata gidiyoruz, orada işleri bozmamak için gidiyorlar. Orada rekabet desteklenen bir şey çünkü rakibiniz değerlenirken pazar değerlendiğinden sizler de değerleniyorsunuz.  Buradaysa rakibe farklı bir gözle bakılıyor.

Orası daha paylaşımcı olduğundan bilgi alışverişi ücretsiz ve insanların girişiminizi desteklemesi siz zengin olun diye değil daha güzel bir dünya oluşsun diye. Bu da girişiminizi evrensel yapıyor. Ülkemizde girişimler hep şahıs işleri olarak algılanıyor ve bu yüzden de yatırımcı ile girişimciler arasında çatışmalar yaşanabiliyor. Ayrıca kapital ve hukuksal anlamda tecrübeli bir bölge olduğundan Silikon Vadisi’nde işleriniz daha çabuk ve daha etkin ilerliyor.

Bundan sonrası için hedefin ne? 

Los Angeles ofisimizi açtıktan sonra Türkiye dahil olmak üzere 7 farklı ülkede eş zamanlı başlayacak bir pazarlama planıyla bu adil platformu daha fazla insan ile paylaşmayı amaçlıyoruz. Şu anda da uygulama marketlerinde kullanıma açık olan programımız için bazı global firmalar ile iş birliği için görüşüyoruz.

Sokaklarda asılan kağıt duyuruların yerini almayı ve daha temiz sokaklar bırakmayı hedefliyoruz. Büyük firmaların gölgelerinde kalan küçük işletmelerimizin seslerinin daha çok duyulmasını sağlamayı ve iş hacimlerini arttırmayı amaçlıyoruz.

Biraz da gelecek öngörüsü alayım senden? Dijital dünyayı nasıl bir dönüşüm bekliyor sence?

Dijital dünya fazla hızlı ilerliyor. Şimdiden yapay zekanın insanlığa karşı olumsuzluk getireceği tartışmaları başladı bile.

Benim şahsi görüşüm bazı matematikçilerin çizdiği grafiklerden ve Moore’s yasasından bağımsız bir şekilde teknolojinin azalarak değişeceği yönünde. Tüm bu hesaplamalarda mühendisler insanların duyguları, değerleri ve her birinin sınırları olduğunu unutuyorlar.

Eğer insanlarımız uyutularak robotlaşmaz ise; teknolojiyi kendi istekleriyle, değerlerine sahip çıkarak kullanacak ve dünyayı mühendislerin rakamlarla yönetmesine izin vermeyecektir. Bunun yerine insanlığın kendi kendini merhametli ve adil bir şekilde yöneteceğine inanıyorum.

Çok teşekkür ederim bu güzel sohbet için.

Ben teşekkür ederim.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

CES 2018 Teknolojik Ürünlerle Parlıyor

CES 2018

Her yıl ocak ayında, ABD’nin bir numaralı eğlence merkezi Las Vegas’ta, Tüketim Elektroniği Birliği (Consumer Electronics Association) tarafından düzenlenen Consumer Electronics Show (CES) iki gün önce başladı. 12 Ocak’a kadar sürecek CES 2018 etkinliğinde, yine birçok teknoloji markası yeni ürünlerini ve bu ürünleri yaparken kullandıkları yeni teknolojileri tanıtıyor.

Biz de bu fuardan öne çıkan bazı dikkat çekici ürünleri size tanıtmak istedik. Hazırsanız, teknolojide bu yılın gidişatı belirleyecek CES 2018 kapsamında tanıtılan ve ilgimizi çeken birkaç teknolojik ürüne birlikte bakalım.

Akıllı bavul CX-1 ile valizlerle mücadeleye son

Seyahat etmenin özgürlükle eş anlamlı olduğunda sanırım hemfikirizdir. Etkileyici manzaralar eşliğinde yeni yerler görmek ve farklı kültürleri keşfetmek, daima iyi gelir. Fakat yolculuk süresince yapacağınız aktarmalarda ağır valizleri taşımakla hangimiz uğraşmak ister ki? Çinli teknoloji üreticisi Forward X işte tam da bu soruna odaklanmış ve hayatımızı kolaylaştırmak için akıllı bavul CX-1 ürününü geliştirmiş. CX-1 sayesinde, artık bavul taşımayacak, bavulunuz sizi takip edecek. Kulağa sıra dışı geliyor değil mi? İnanılmaz gibi görünse de CX-1 elektrikli motoruyla, siz nereye gidiyorsanız arkanızdan geliyor. Yapay zekâya sahip bu akıllı valizde bir kamera ve sensör de bulunuyor. Böylece havalimanı gibi kalabalık mekânlarda ondan uzaklaşsanız bile, saatte 7 km hızla sizi bulabiliyor ve yönünü size göre değiştiriyor.

Sadık dostunuz Sony Aibo ile tanışın

Onunla tanıştıktan sonra “Benim sadık dostum Sony Aibo’dur.” diyebilirsiniz. Teknoloji ürünü köpek Sony Aibo 1800 dolarlık fiyatına rağmen, pek çok kişinin dikkatini çekti. Tanıştığı kişilerle el sıkışan, aldığı komutları yerine getiren bu dijital köpekle İngilizce anlaşabilirsiniz. OLED gözlerine yerleştirilen kameralar sayesinde, evinizi ya da bulunduğu çevreyi tanıyan bu teknoloji harikasının ön, arka ve baş bölümünde dokunmaya duyarlı bölgeler bulunuyor ve böylece sevildiğini hissediyor. Sahibini ayırt edebiliyor ve akıllı telefonunuzla uyumlu olarak çalışabiliyor. Şarj edildikten sonra, kesintisiz 2 saat çalışabilen Aibo’nun 180 mm genişliğinde ve 293 mm boyunda olduğunu da sözlerimize ekleyelim.

Tapplock asma kilitle eviniz güvende

Evinizin kapısını kilitlemenize rağmen, merdivenlerdeyken işkillenip eve dönüp tekrar kontrol edenlerden misiniz? Tapplock, parmak iziyle çalışan akıllı asma kilit ile anahtar unsurunu ortadan kaldırıyor ve yaşam alanınızı hırsızlardan koruyor.

ces 2018

Ritminizi ölçmeye bir yüzük yeter

Uzaktan standart bir yüzükten pek farklı gözükmese de bu mucizevi yüzük, birçok işi aynı anda yapabiliyor. Akıllı saat işlevinin parmak ölçüsüne küçültülmüş hâli diyebileceğimiz Motiv Ring, kalp ritminizi ve uyku düzeninizi ölçüyor. Yakında alacağı güncellemeyle detaylı uyku analizi ve sosyal medya paylaşımı özellikleri de kazanacak ürün, Android işletim sistemiyle de uyumlu olacak.

Ufacık tefecik, içi dolu 1 TB Sandisk

Sandisk’in bu teknoloji şaheserine “cep herkülü” desek yanlış olmaz. Dünyanın en küçük USB hafızası olan bu canavar, 1 TB boyutundaki hafızası, küçücük boyutu ve USB Type-C bağlantısıyla, teknolojiseverlerin son gözdelerinden biri olarak, CES 2018’de ziyaretçilerini bekliyor.

HTC Vive Pro ile yüksek çözünürlüklü sanal gerçekliğe davetlisiniz.

Sanal gerçeklik (VR) uygulamalarının, artık hayatımızın bir parçası, hem de önemli bir parçası olduğunu kabul etmeliyiz. Hızla yayılan VR gözlükler, sanal gerçeklik teknolojisinin her geçen gün biraz daha geliştirilmesi ve bu alana yönelik ürünlerin artması sonucunda, gittikçe daha çok ilgi topluyor.

Bir önceki modeldeki sorunların giderildiği HTC Vive Pro, çift OLED ekran çözünürlüğünde 2880×1600 piksel gibi çarpıcı bir noktaya ulaşıyor. Her göz için 1440×1660 piksel çözünürlük sunması ve 615 ppi piksel yoğunluğu ise kullanıcıları cezbeden diğer noktalar olarak gözlerden kaçmıyor.

Şşş, kimse bizi duymamalı, Hushme kullanalım.

Bir tür ağız maskesi olarak tanımlayabileceğimiz Hushme, her ne kadar sessiz yerlerde ikili konuşmaları duyurmamayı amaçlasa da ürünün, telefon görüşmelerinde de oldukça işe yarayacağı düşünülüyor.

Sıradaki ürün kediseverler için geliyor: Catspad

Catspad, insan faktörüne gerek kalmadan kedilerin kendi kendilerine yetebileceğinin müjdesini veriyor. 1.7 kg kuru mama ve 8 lt su kapasiteli Catspad, besleme ünitesiyle internete bağlanabiliyor. Cihazın entegre olduğu mobil uygulama sayesinde, mama ve su bölümlerinde ne kadar erzak kaldığını da gösteren bu akıllı ürün böylece, kedi besleyen hayvanseverleri kap kontrolü derdinden de kurtarıyor.

RoboMart ayağınıza geldi

Son yıllarda iyice azalsa da yıllardır sokağımızdan geçen hurdacıyı, balıkçı arabalarını, bozacıyı ve özellikle de baklagil satıcılarının arabalarını unutmamız imkânsız. Şimdi RoboMart’ın ürettiği dünyanın ilk mobil marketiyle, bir marketten alabileceğiniz tüm ürünler, akıllı telefonunuz sayesinde ayağınıza geliyor. Akıllı telefonunuzla mobil marketi çağırın, ürünleri yanı başınızda seçip alın.

Hayalet televizyon LG Display

Bir televizyon ki siz isterseniz var, istemezseniz yok. Yani yokluğuyla varlığı bir. Güney Koreli teknoloji devi LG’nin tanıttığı televizyon LG Display 65 inç boyutunda kocaman bir 4K OLED ekranı olmasına rağmen, istediğiniz zaman bükülebiliyor. Bu akıllı televizyonun ayrıca, düz ekran televizyonlarda olmayan ekstra özellikler sunduğunu da belirtelim.

CES 2018’den bizim dikkatimizi çeken başlıca ürünler bunlar oldu. Peki, ya sizin favori CES 2018 ürünleriniz neler?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link