Günümüzde Facebook, Twitter, Instagram ve YouTube gibi platformlar üzerinden yükselen sosyal medya pazarlaması ve bunun geliştirdiği dağıtım sürecini düşündüğümüzde, paketlenmiş tüketim malları (CPG) alanında Brandless gibi yeni bir marka yaratmak ve bunu yaymak için herhalde bundan daha iyi bir zamanlama olamazdı.

Tina Sharkey ve Ido Leffler adlı girişimciler de doğru bir zamanlamayla hayata geçirdikleri bu parlak fikir sayesinde, günlük ihtiyaçlarını karşılamak isteyen tüketicilere farklı bir seçenek sunuyor. Bakkaliye niteliğindeki ürünleri tüketicilere doğrudan ve markasız satış yoluyla ve her birini sabit fiyat olan 3 Amerikan Doları’ndan sunan Brandless, Amerikanların old school dedikleri eski usûl işleyişlerin doğru kitle ve ürünler hedeflendiğinde hâlâ işe yarayabileceğini gösteriyor.

Brandless’ın markasız olarak sattığı meşe şurubu, glutensiz pankek ve waffle karışımı ile orta kavrulmuş, bir kişilik kahve.

Proje aslında bugün başlayıp ortaya çıkan bir çalışma değil. Sharkey ve Leffler’in üç yıldan fazla bir süredir bozulmayan gıdalar, temizlik malzemeleri, sağlık ve güzellik ürünleri, kişisel bakım ürünleri ve ofis malzemelerinden oluşturdukları koleksiyon, Brandless fikrinin temellerini atmış. Gıda kategorisinde konserve yiyeceklerden salata soslarına, yemek soslarından atıştırmalıklara, hatta şekerlemelere ve kahveye dek 3 dolardan satılan Brandless ürünlerinde; ölçü kaşıkları, konserve açacakları, tirbuşonlar, özel seçki bıçaklar vb. ürünler ev eşyaları kategorisinde yer alırken, çok amaçlı temizleyiciler ve bulaşık deterjanları markanın temizlik malzemeleri kategorisinde bulunuyor. Brandless, sağlık ve güzellik ürünlerinde ise diş macunu, ağız gargarası, el sabunu ve vücut losyonu gibi ürünleri tüketicilere sunuyor.

Brandless’ın ev eşyası kategorisinde sunduğu ürünlerin bir kısmı.

Brandless’ın en büyük avantajı, geniş bir yelpazeye yayılan çeşitli ürünleri tek bir fiyat üzerinden satması. Böylece, marka vergisi (brand tax) gibi paketlenmiş ürünlerin dağıtım sürecinde ortaya çıkan ve müşteriye yük olarak dönen ek maliyetlerden kurtulan Brandless, ürünlerini aynı tür ürün satanlara oranla %40 daha ucuza satabiliyor.

Brandless’ın bu başarısında, Rachael Vegas’ın öncülüğünde Minneapolis’te çalışan ürün geliştirme ekibinin önemli bir payı bulunuyor. Brandless’ın belli bir ürün gamına odaklanıp hedefini günlük tüketim ürünleri olarak belirlemesinde bu ekip büyük rol oynamış. Piyasadaki satıcıların aksine, aynı ürünün farklı versiyonlarıyla uğraşmak yerine gıdada rağbet gören birkaç ürüne odaklanan girişimin önümüzdeki dönemlerde kinoalı yiyecekler ve acı biber salçası gibi mevsimsel ürünleri de satışa sunacağı belirtiliyor.

Brandless’ın yine 3 dolardan satışa sunduğu tuvalet temizleyici ve yabanmersinli-keten tohumlu girandola.

Girişimin yolculuğunda bir diğer etkili faktör de paketleme olarak öne çıkıyor. Ambalajların üzerinde GDO’suz ve organik olduğu, ayıplı mal olmadığı, glütensiz ya da şekersiz olduğuna dair ibareler unutulmamış. Elbette Brandless’ın, diğer ambalajlı tüketim ürünleri satıcılarından ayrılan en büyük özelliği, bu nitelikteki ürünleri geleneksel satışla mağazadan değil, çevrimiçi olarak tüketicilere ulaştırması.

Dağıtım, hasar, ticari satış ve perakendecilikle ilgili diğer maliyetler gibi ürünün müşteriye daha düşük fiyatla satılmasını engelleyen pek çok sorunu bu sayede aşabilen Brandless, tüketiciyle doğrudan bir bağ kurarak geleneksel satış yöntemlerini kullanan rakiplerinden ayrılıyor. Girişim, daha bugünden 50 milyon dolardan fazla kaynak toplamayı başardı. Kuluçka dönemini Sherpa Capital bünyesinde geçiren girişim, Cowboy Ventures ve Slow Ventures gibi kayda değer yatırım ağlarından destek aldı.

Brandless ürün yelpazesinde yer alan kinoalı çerez ile çikolata kaplı kurabiyeler. Evet, bunların da tanesi 3 dolar!

Girişimin genel özelliklerine baktığımızda aslında bir yönüyle, ülkemizde BİM’in temsil ettiği pazarlama yöntemini görebiliriz. Marka değerini değil, temel ihtiyacı karşılayacak ve düşük maliyetle temin edilip düşük kâr marjıyla satılabilecek ürünleri, müşteriyle buluşturmak hedeflenmiş. Brandless’ın tek fiyat politikası uygulaması ve çevrimiçi alışveriş olanağından yararlanması da elbette bu yönünü daha da avantajlı kılıyor.

İlginç bir öngörüyle yola çıkarak maliyeti en aza indirip düşük fiyatla doğru ihtiyacı karşılamaya yönelik bir girişim olmaya doğru yol alan Brandless’ın internet sitesine buradan erişebilirsiniz.

Paylaş
2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden, 2015'te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü'nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi'ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya'ya gitmenin hayalini kuruyor.

Bir Cevap Yazın