2015’te Türkiye’de Görmek İstediğim 3 Girişim. Birinin Sahibi Siz Olabilirsiniz!

2014’te birçok girişimle tanıştık. Kimileri kısa zamanda rakiplerine teslim olurken kimileri de inanılmaz başarılara imza attı. Teslim olanlar “Türkiye henüz benim girişimime hazır değilmiş” bahanesi ile işin içinden sıyrılırken başaranlar ise konferanslarda “Nasıl otobüsten inip Mercedes’e bindim” klişesini anlatmaya başladılar bile!

WeWork

we-work-nedir


www.wework.com 


 

2010 yılında faaliyetlerine başlayan WeWork, Airbnb’nin konaklama endüstrilerinde başlatmış olduğu dönüşümün ofisler için yapılan versiyonu. Yani kısaca bir ofis paylaşım girişimi. Washington, Amsterdam, Londra, Chicago ve Tel Aviv gibi birçok kentte faaliyet gösteren girişimin bir diğer öne çıkan özelliği ise etkinliklere verdikleri değer. WeWork sıkça düzenlediği etkinliklerle girişimlerin kendilerini daha çok göstermelerini ve profesyonelleşmelerini sağlama amacı güdüyor.

ABD’de çok güçlü olan ve kısa bir süre önce 5 milyar dolar değerlemeyle, 355 milyon dolar tutarında yatırım alan WeWork’un Avrupa’da sadece 3 yerde ofisi var; Amsterdam, Londra ve Tel Aviv.

Bence yeni rotalara, yeni alanlara ihtiyaçları var ve girişim ekonomisinin gelişmiş olduğu bir yer olan İstanbul onlar için güzel bir opsiyon. Bu yılla birlikte onları Almanya ve İstanbul’da görmeyi umuyorum. Kim bilir, belki de sizin için güzel bir fırsattır bu :)

Product Hunt

product_hunt


www.producthunt.com


 

Son zamanların en popüler girişimi Product Hunt. Birçoklarını şaşırtacak şekilde birden herkesin diline dolanan bu yeni girişimi birçok melek yatırımcı yayına girmeden duysaydı eminim dalga geçerdi. Ancak Producthunt bir girişimin neden ve nasıl başarılı olabileceğini bize tekrar hatırlattı.

Her başarılı girişimin çıkış noktasında olduğu gibi ilk olarak ortada çözülmesi gereken bir sorun olmalıydı. Bilişim alanında her gün piyasaya çıkan onlarca ürün vardı ve bu ürünler dağınık bir şekilde birçok blog tarafından incelenip kaleme alınıyordu. Ancak bu tür ürünlere meraklı olanların takip edebileceği ortak bir yer bulunmamaktaydı. İşte bu ilk sorundu.

Bu yeni ürünler piyasaya çıktıkça ürünler hakkında konuşulabilecek ve feedbackler verilebilecek bir kaynak yoktu. Ben bir blogta yorum olarak fikrimi yazarken bir başkası başka bir blogta yazıyordu ve ürünler faydalı bir şekilde etkileşime geçilerek değerlendirilemiyordu. İşte bu da ikinci büyük sorundu.(*)

Product Hunt’ın yaratıcıları tüm bu sorunları iyi gözlemlemiş olacaklar ki çok kısa bir süre içerisinde tüm dünyanın tanıdığı bir girişim oldular.

Gelelim Türkiye’ye…

Ben Türkiye’deki internet girişimciliği ekosistemini az gelişmiş buluyorum. Girişimcilikle ilgilenen kişilere destek veren kuruluş ve kişi sayısı son derece az. Bu da girişimcilerin beslenme kaynağı sayısını düşürüyor. O yüzden Product Hunt vari bir çalışma Türkiye’de kısa sürede hızlı bir çıkış yapabilir, benden söylemesi.

Highbrow ve Fedora

e-öğrenme


HighBrow

Fedora


 

Geçtiğimiz yıllarda e-eğitim konusunda umut besleyebileceğimi düşündüğüm bir girişim hayata geçmişti. Eylül 2013’te start verilen 2.5 milyon TL’lik sermayeli bu girişim Tablet Seminerler, Hasan Aslanoba’nın yapmış olduğu yatırımla adından sıkça bahsettireceğe benziyordu. Ancak bu girişimin online eğitime geçememesi sonunun başlangıcı oldu ve geçtiğimiz yıl battı.

Türkiye’de e-eğitim işi bir türlü tutmuyor. Sebebi ise bu işe girişenlerin girişimci değil de eğitimci olması. Kendisini ve 3-5 eğitimciyi videoya kaydeden herkes içgörüsü olmayan, saçma sapan siteler açıyor ve insanların gelip o videoları izleyebileceğini düşünüyor.

Sonuç: 1 lira bile kazanamadan batış.

Ben, gümbür gümbür gelen bir e-eğitim sitesinin piyasayı çok kolay domine edebileceğini düşünüyorum. Bu site “kendi dersini kendin anlat” tarzında bir site de  olabilir, günlük 5 dakikanızı alan sınıf ya da videolardan oluşan bir site de.

E-eğitim konusunda 2 girişim hoşuma gidiyor. Bunlar Highbrow ve Fedora. Ancak bu girişimler henüz yeni emekleme döneminde oldukları için Türkiye’ye girmeleri zor gibi gözüküyor. Bu iki girişimdeki içgörülere ve daha önce bu konuda yapılan hatalara iyi bakmak, irdelemek gerek. Sonrasında elde edebileceğiniz fikirlerle bu boş alanda güzel işler çıkartabilirsiniz.

 

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

Okullarını Bitirmeden Hayata Atılan 10 Ünlü Milyarder

İyi bir okulu bitirmiş olmak önemli fakat diploma her zaman iyi bir kariyerin, başarılı bir iş hayatının garantisi olmayabiliyor. Günümüzün en zengin insanlarının bir kısmına baktığımızda ya okullarını yarıda bırakmış ya da akademik eğitime dahil bile olmamış olduklarını görüyoruz. Eğitimsizlikle yoksulluk arasında bir doğru orantı varken bu insanlar yetenekleri ve belki de yaver giden şanslarıyla birer istisna olmayı başarabilmişler. İşte okullarını bitirmemiş 10 dolar milyarderi:

1 – Bill Gates, Microsoft’un Kurucusu

Serveti: 90 Milyar Dolar                                                                                                                                                                                                                                                                         

İlk yazılımını 13 yaşında yazan Bill Gates, 1973 yılında girdiği Harvard Üniversitesi’inden 1975’te atıldı ve elindeki 100 dolarla Microsoft’u kurdu. Gates, 2007 yılında Harvard’dan Onur Madalyası aldı.

2 – Mark Zuckerberg, Facebook’un Kurucusu

Serveti: 73.1 Milyar Dolar

1984 doğumlu Zuckerberg, henüz Harvard’da bir öğrenciyken okulun en yakışıklı ve en güzel öğrencilerinin seçildiği facemash.com sitesini kurdu. Siteyi kurmak için okulun veri tabanını hacklediği ortaya çıkan Zuckerberg disiplin cezası aldı ve okuldan ayrıldı. 19 yaşında Facebook’u kurdu.

3 – Larry Ellison, Oracle’ın Kurucusu

Serveti: 58.8 Milyar Dolar

1944 yılında doğan Larry Ellison da Steve Jobs gibi evlatlık verilmiş bir çocuktu. Gençlik yıllarında kendisini evlat edinen annesinin vefatı sonrası, üniversiteyi bıraktı. 8 yıl boyunca farklı alanlarda farklı işler yapan Ellison, 1982’de Oracle Systems Corporation’ı kurdu.

4 – Li Ka-Shing, Cheung Kong Holdings Kurucusu

Serveti: 36.2 Milyar Dolar

Ka-Shing, 50’den fazla ülkede 310 bin çalışana sahip Cheung Kong’un sahibi. Henüz 15 yaşındayken babasını kaybettiği için ailesinin geçimini sağlamak durumunda kalır. Bir plastik atölyesinde çalışmaya başlayan Ka-Shing zamanla kendi fabrikasını kurmuş, sonrasında emlak sektörüne geçiş yaparak büyük bir servet elde etmiştir. Asya’nın en zengin insanı liseyi bitirememiş olmasına rağmen eğitime çok saygı duyduğunu söylüyor.

5 – Michael Dell, Dell’in Kurucusu

Serveti: 24.2 Milyar Dolar

Ailesinin doktor Michael’ın doktor olmasını istiyordu. Texas Üniversitesi’nde biyoloji okuyan Michael ise zamanını gazetelere verdiği reklamlar sayesinde bilgisayar satışı yaparak değerlendiriyordu. 1000 dolarlık bütçeyle kurduğu şirket büyümeye başlayınca, 18 yaşındayken kendi isteğiyle okulu bıraktı.

6 – Steve Jobs, Apple’ın Kurucusu

 

Serveti: 12 Milyar Dolar

Paul ve Clara Jobs çiftinin evlatlık çocukları olan Steve Jobs, 1972’de Oregon’daki Reed Üniversitesi’ne girdi ancak akademik hayattaki disipline uyum sağlayamadığından okulunu bıraktı ve kendi şirketi Apple’ı kurdu. Steve aynı zamanda Pixar animasyon şirketinin de sahibiydi.

7 – Jan Koum, Whatsapp’ın Kurucusu

Serveti: 9.8 Milyar Dolar

Koum, günlük hayatımızın vazgeçilmezi olan mesajlaşma uygulaması Whatsapp’ın kurucusu. Yahoo’da çalışmak için üniversiteyi bırakan Koum 9 yıllık çalışma hayatının ardından Whatsapp’ı kurdu. Whatsapp 2014 yılında Facebook tarafından 22 milyar dolara satın alındı.

8 – Ralph Lauren, Polo’nun Kurucusu

Serveti: 8.2 Milyar Dolar

Ralph Lauren henüz lise yıllarındayken arkadaşlarına kravat satarak para kazanıyordu. Liseyi bitirdikten sonra Baruch College’a bir süre devam eden Lauren, orduya katılmak üzere okulu bıraktı. Ordudan ayrıldıktan sonraysa bir şirkette tasarımcı olarak çalışmaya başladı, tasarımları beğenilmeyince şirketten ayrılıp kendi şirketi olan Polo’yu kurdu.

9 – Steven Spielberg, Yönetmen-Yapımcı

Serveti: 6 Milyar Dolar

Henüz 16 yaşındayken ilk filmi Firelight ile adını duyuran Spielberg, bir çok film okulu tarafından düşük notları nedeniyle reddedilir. California State Üniversitesi’nde öğrenciyken, Universal Stüdyoları’ndan aldığı teklif üzerine okulu bırakır. Spielberg; E.T, Jaws, Jurassic Park, Schindler’in Listesi gibi popüler filmlerin yönetmenliğini yaptı.

10 – Jack Dorsey, Twitter’ın Kurucu Ortağı

Serveti: 3.1 Milyar Dolar

Aslında başarılı bir öğrenci olan Dorsey, New York Üniversitesi’nde okurken aklına gelen bir fikirle okulu bıraktı ve üç ortağıyla birlikte Twitter’ı kurdu. 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Köpek Gezdirme Girişimi, SoftBank’tan 300 Milyon Dolar Yatırım Aldı

Özellikle yabancı filmlerde ve dizilerde, bir ücret karşılığında komşularının köpeklerini dolaştıran genç karakterlere rast gelmişsinizdir. Her ne kadar özellikle yurt dışında bu işi yapan yerler ve kişiler olsa da, bu büyük çaplı bir iş değilmiş gibi bir izlenim yaratıyor olabilir. Ancak bu iş tam anlamıyla bir sektör haline gelmiş.

Bir süredir insanların köpeklerini gezdirecek kişiler bulabildikleri Wag isimli bir uygulama bulunuyor. Daha da önemlisi Business Insider’ın yaptığı habere göre bu köpek gezdirme girişimi, geçtiğimiz günlerde Japon telekom şirketi SoftBank’tan tamı tamına 300 milyon dolar yatırım aldığını duyurdu. Ayrıca Wag, kıdemli teknolojisi yöneticisi Hilary Schneider’in şirketin yeni CEO’su olduğunu da açıkladı. Şirketin CEO koltuğunda daha önce kurucu ortaklardan biri olan Josh Viner oturuyordu.

Bu önemli yatırımla birlikte, Wag da SoftBank’ın 93 milyar dolarlık teknoloji fonu Vision Fund’dan yararlanan şirketler arasındaki yerini aldı. SoftBank’ın Vision Fund aracılığıyla yatırım yaptığı şirketler arasında Uber, Slack ve WeWork gibi önemli isimler yer alıyor. Bununla birlikte Recode’un paylaştığı bilgiye göre, SoftBank bu yatırımla birlikte Wag’ın %45’inin sahibi oldu.

SoftBank’ın yaptığı bu büyük yatırım ve şirketin yeni CEO’suna kavuşmasının ardından, Wag önemli hamleler yapmayı planlıyor. Şirketin en büyük planı ise yakın zaman içerisinde dünyaya açılmak. Wag’ın köpek gezdirme hizmeti, şu anda ABD’nin 100 şehrinde kullanılabilir durumda. Şirketin yeni CEO’su Hilary Schneider’in yaptığı açıklamaya göre, hizmetin kullanılabildiği bu 100 şehirde Wag, Uber’den daha sık kullanılıyor.

Hilary Schneider, sadece ABD’de evcil hayvan hizmetleri pazarının büyüklüğünün 70 milyar dolar civarında olduğunu ve ABD’nin global pazarın %40’ından daha azını temsil ettiğini ifade etti. Yani bu da demek oluyor ki, ilerleyen zamanlarda bu alanda teknoloji odaklı daha çok şirket görebiliriz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link