12 Milyar Farklı İçerikte Şampuan Sunan 110 Milyon Dolarlık Girişim 0

Kozmetik dünyası, tüketicileri her geçen gün yeni ürünlerle tanıştırıyor. Markaların hepsi de en iyi ürünün kendilerininki olduğunu iddia ediyor ve müşterilerinin bugüne kadar yaşadıkları kişisel bakım sorunlarını kökünden çözdüğü konusunda kendisine güveniyor. Fakat adı üstünde, “kişisel” bir bakım söz konusuysa ve her insanın farklı ihtiyaçları olduğunu da kabul etmemiz gerektiğine göre, bireye özel bir çözüm bulunması gerekmiyor mu? Function of Beauty adlı girişim, işte bu noktayı yakalayarak yepyeni bir vaatle tüketicilerin karşısına çıkıyor ve “Kendi şampuanını kendin seç!” diyor.

Geçen yılın ekim ayında kurulan New York merkezli girişim, tüketicilerin saç özelliklerini ve sahip olmak istedikleri saç tipini göz önüne alarak onlara özel formüllü şampuanlar hazırlıyor. Örneğin pürüzsüz ve parlak bir saç istiyorsanız ayrı, önceliğiniz hacimli ve düz bir saç ise ayrı bir formülü size öneriyor.

Girişim hızlandırma platformu Y Combinator’dan çıkarak, bir yıldan da az bir sürede büyük ilerleme kaydeden girişimin son olarak 12 milyon dolarlık bir gelire ulaştığı biliniyor. Hatta şirkete yakın bir kaynak, Function of Beauty’nin piyasa değerinin 110 milyon doları bulduğunu öne sürüyor.

Function of Beauty şampuanları, tüketiciye özel pazarlamanın başarılı bir örneği olarak karşımıza çıkıyor.

Şirketin CEO’su Zahir Dossa, Function of Beauty’i kurma fikrinin, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT), e-ticaret ve değer zincirinin iyileştirilmesi konularında yaptığı tez çalışması sırasında oluştuğunu söylüyor. Kişisel bakım endüstrisinin çok fazla gündemde olan bir alan olmasına rağmen, değer zincirinin son yüz yıldır neredeyse hiç değişmediğini fark etmesiyle sürecin başladığını belirten Dossa, bu noktadan hareket edip saç bakımına odaklanan ve tüketiciye doğrudan ulaşan bir girişim başlatmaya karar vermiş. Sayısız farklı saç tipinin olduğu günümüz dünyasında tüketicilerin de farklı istekleri olduğunu bilen Dossa, kişiye özel şampuanların bu boşluğu dolduracağını düşünmüş.

Saç bakımı konusunda farklı isteklere cevap veren tam 12 milyar farklı içerikte şampuan sunan şirket aynı zamanda, 5 çeşit renk ve 4 tür koku özelliği de sunuyor. Tüketicilerin kendine özel şampuan sipariş etmeleri süreci ise oldukça basit. Function of Beauty’nin internet sitesini ziyaret eden tüketiciler, burada küçük çaplı bir testle karşılaşıyor. Testte yer alan sorulara cevap vererek saç tipleri, saç yapıları ve saç derisi nemi bilgilerini veren ziyaretçiler ardından hacimli saç, uzunluk vb. noktalardaki isteklerini belirtiyor. Son adımda ise şampuanın rengini ve kokusunu seçiyorlar. İnternet sitesi, bu yanıtları bir algoritma üzerinden değerlendirerek tüketiciye özel formüllü şampuanı belirliyor.

Müşteriler, ihtiyaçlarına özel şampuanı kolayca satın alıyor.

Function of Beauty, satış vaadi konusundaki başarısını müşteri memnuniyeti alanına da taşıyor. Sipariş veren müşteriler, şampuanı deneme olanağına da sahipler. Yani şampuanı deneyip memnun kalmadıklarında ürünü iade edip kendine daha uygun yeni bir formülü ücretsiz olarak alabiliyorlar. Şirketin ayrıca, bir abonelik sistemi de bulunuyor ve yeni ürünler çıktıkça abonelerine, sipariş vermeleri beklenmeden şampuanları gönderiliyor.

Dossa, satın aldıkları şampuanların nasıl yapıldığını görmek isteyen sâdık müşterileri için özel alanlar ayırarak çevrimiçi ortamdaki hızlı büyümeyi, fiziksel ortamda da küçük çaplı bile olsa sürdüreceklerini söylüyor.

Function of Beauty, belki de bireye en çok inmesi gereken ama bugüne dek bu noktada beklenen performansı gösterememiş bir alanda, yani kişisel bakım konusunda dikkat çekici ve günümüz tüketicisini yakalayan bir strateji çizmiş. Bu doğrultuda hazırladığı şampuanlarla da kişiye özel pazarlamada önemli bir başarı yakalamış. Bakalım şirket, gelecek dönemlerde hangi yeni ürünlerle karşımıza çıkacak. Peki sizce, hangi sektörler kişiye özel ürünler çıkarmada yüksek potansiyel taşıyor?

2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden, 2015'te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü'nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi'ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya'ya gitmenin hayalini kuruyor.

Bir Cevap Yazın

Türkiye’de 2017 Yılında En Çok Yatırımı Fintech Girişimleri Aldı 0

Türkiye’de fintech alanına yapılan yatırımlar son dönemde artışa geçti. Bu artışı değerlendiren Ödeme ve Elektronik Para Derneği’nin (ÖDED) Başkanı Burhan Eliaçık, “2017 yılının ilk yarısında en çok fintech alanına yatırım yapıldı. Bu veriler fintech ekosisteminde çok daha büyük yatırımların ve gelişmelerin olacağı bir dönemin arifesinde olduğumuzu gösteriyor” dedi.

Türkiye’de girişimcilik ekosistemine yapılan yatırımlar hızla yükseliyor. Yatırımların fintech alanındaki ağırlığı ise her geçen gün artıyor. Türkiye’de sunulan ödeme ve elektronik para hizmetlerinin gelişmesine liderlik ederek, tüketicinin ve işletmelerin hayatını kolaylaştıracak güvenli, kolay ve yenilikçi hizmetlere ulaşmasını sağlamayı hedefleyen Ödeme ve Elektronik Para Derneği’nin (ÖDED) Başkanı Burhan Eliaçık, “Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de gelişen teknoloji ve buna bağlı olarak değişen ihtiyaçlar, fintech ekosistemi üzerinde yapılan yatırımların artmasını sağlıyor.

Startups Watch‘ın 2017 yılının ilk yarısına ilişkin paylaştığı Türkiye girişimcilik ekosistemi verileri bu anlamda oldukça umut verici. Türkiye’de bu yılın birinci yarısında yapılan 63 yatırımın toplam değeri 36,2 milyon dolar ve en çok yatırım yapılan alan fintech. Bu yatırımlar içinde 15 milyon dolardan fazlasının üyemiz ödeme kuruluşlarına yapılmış olması ayrıca gurur verici” dedi.

Türkiye’nin fintech anlamında çok ciddi bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Eliaçık, “Günümüzde Türkiye fintech pazarı, BDDK lisansına tabi olarak düzenlenen, sektöre liderlik eden üyelerimiz öncülüğünde 200’ü aşkın şirketle yoluna devam ediyor. Bu pazarın büyümesinde etkili olan finans kuruluşları arasında rekabet, yabancı sermayeli girişimler, devlet politikası ve teşvikleri gibi konularda verim en üst seviyede sağlanamasa da bu veriler ülkemizde finansal teknolojilerin öneminin kavrandığını gösteriyor. Ayrıca fintech ekosisteminde çok daha büyük yatırımların ve gelişmelerin arifesinde olduğumuz da böylece ortaya çıkıyor” diye konuştu.

Amazon’un Patent Süresi Dolan Tek Tıkla Sipariş Yöntemini Artık Rakipleri Kullanabilir 0

Eğer Amazon‘dan alışveriş yapan biriyseniz, büyük ihtimalle platformdaki 1-Click yöntemini biliyorsunuzdur. Adından da anlaşılacağı üzere bu yöntem, tek tıkla herhangi bir ürünü satın almanızı sağlayan ve sizi ödeme bilgilerini ve adres bilgilerini girme gibi bir zahmetten kurtaran büyük bir kolaylık. Amazon, bu yöntemin çalışma şeklini şöyle açıklıyor:

“İlk siparişini verdiğinizde ve bir ödeme yöntemi ve teslimat adresi girdiğinizde, 1-Click siparişi otomatik olarak etkinleşir. Herhangi bir ürün sayfasında “Şimdi 1-Click ile Satın Al”a tıkladığınızda , siparişiniz otomatik olarak 1-Click ayarlarınızla bağlantılı olan ödeme yöntemine göre ücretlendirilir ve adrese gönderilir.”

Amazon, bu yöntemin patentini 1997 yılında almıştı ve o zaman bu patent, bir tartışma konusu haline gelmişti. Hatta daha sonrasında ise bu patentle ilgili olarak bir dava açılmıştı. Ancak bu yöntemin patenti, yıllar boyunca Amazon’da kaldı. Ta ki düne kadar… Marketing Land’in haberine göre 12 Eylül itibarıyla, Amazon’un 1-Click yöntemi için almış olduğu patent geçerliliğini yitirdi. Yani bu, artık isteyen her şirketin bu yöntemi dilediği gibi kullanabileceği anlamına geliyor.

Peki 1-Click yöntemi, neden bu kadar büyük bir önem taşıyor? Çünkü online alışverişlerde, ödeme ile alakalı sorunlardan dolayı iptal edilen alışverişlerin sayısı çok büyük. Hatta bazı tahminlere göre geçtiğimiz yıl ödeme ile ilgili sorunlardan dolayı iptal edilen online alışverişlerin toplam tutarı, tamı tamına 4 trilyon dolar idi. İşte 1-Click yöntemi, bu miktarın büyük ölçüde azalmasını sağlayabilir. Hatta Amazon’un sahip olduğu müşteri sadakatinin temelini, -Amazon Prime ve diğer etkenlerle birlikte- 1-Click yöntemi ile ödemede sağlanan basitliğin oluşturduğunu söyleyebiliriz.

Amazon’un 1-Click patentinin geçerliliğini yitirmesiyle birlikte, e-ticaret sektöründe faaliyet gösteren birçok oyuncuya gün yüzü doğduğunu söyleyebiliriz. Özellikle Alibaba, eBay ve JD gibi dünyanın en büyük e-ticaret şirketleri, bu yöntemden faydalanmak isteyecektir. Ancak şirketlerin bu konuda nasıl adımlar atacağını ve bu yöntemin, online alışverişlerdeki kayıp satış miktarlarını ne kadar azaltacağını zaman gösterecek.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link
DIGITAL EXCELLENCE PROGRAM 

Dijital Mükemmelliği Yakalayın!

KAYDOL
close-link