10 Maddede Yeni Kurulacak Şirketler Nelere Dikkat Etmeli?

Girişimciler ve KOBİ’ler için büyümek ve ayakta durabilmek en önemli konudur daima. Girişim haberlerinin sürekli artması ile birlikte her yeni girişimi inceler ve takip eder olduğumuzdan bir girişim tutmayıp kapandığında bunu farkeder hale geldik. Her yeni şirket kapandığında sektördeki diğer girişimcilerin biraz daha umutlarının kırıldığını da gözlemledik aslında. Ancak bu kapanan KOBİ ve girişimlerin hepsinin ortak noktaları vardı. Her ne kadar Girişimcilik ve İş Kurma dersleri, KOSGEB eğitimleri yaygınlaşmış olsa da birçok girişimci ve yöneticinin yaptığı hatalar birbirlerine çok benziyor. Bu hataları sizler için derledik.

1- Uygulanabilirlik

Yeni bir işe başlamadan önce plan yapmak işin özünü oluşturur. Hevesli birçok girişimci “Aklımda süper bir fikir var, Pazartesi başlıyorum” diyerek bir işe başlıyor. Bu fikrine sermayeyi koyduktan sonra ise karşısına çıkan teknik sorunlarla uğraşmaktan lansman aşamasına dahi gelemeden aa bu iş olmazmış deyip vazgeçiyor. İşin teknik tarafı bir şekilde çözülür, ben satışla ve tedarikle ilgileneceğim demek her zaman için yapılan ilk büyük hatadır. Evet satış, ürün/hizmet tedariği önemli fakat kuracağınız şirketin bütün teknik temeli ilk birkaç ayda alacağınız kararlara göre şekillenecek ve hem iş modeliniz hem de yazılımsal altyapınızı bir daha değiştirmeniz çok kolay olmayacak. İlk adımı sağlam atmalısınız.

2- Pazarın Durumu

Müşterilerinize sunacağınız hizmet/ürün müşterileriniz tarafından hiç bilinmiyor olabilir. Yepyeni ve kimsenin yapmadığı bir şeyi piyasaya sürmek her zaman için size başarı getirmeyecektir. Herkesin yaptığı bir şeyi tekrardan piyasaya sürmekte öyle. Kendinizi pazara nasıl tanıtacağınız ve insanların bu yeni ürünü tanımaları için ne kadar zamana ihtiyaçları olduğunu iyi bir şekilde hesaplamak gerekiyor. Pazarın doygunluk oranını çoğu zaman gösteren istatistikler maalesef bulamıyoruz ancak yine de ufak bir saha araştırması ile bilgi edinmek, bir fikir sahibi olmak şart.

3- Rakip Analizi

“Sektörde hiç rakibim yok, benden başka kimsede bu ürün yok” cümlesini kuruyorsanız bilin ki yanlış yoldasınız. Hava ile çalışan araba bile üretseniz sektörde rakipleriniz var demektir. Çünkü pazardaki tüm potansiyel müşterileriniz sizin aracınız yerine ikame mal kullanabilir. Sizin rakiplerinizi tüm alanlarda A’dan Z’ye analiz etmeniz bu noktada hayati bir önem taşıyor. Rakiplerinizin tahmini yıllık pazar payları nedir, İK politikaları nedir, pazarlama stratejileri nedir, gelecek yıldan beklentileri nedir gibi soruların ilk olarak cevap bulması, bunların bir kağıda dökülmesi gerekiyor. Aslında basit bir SWOT analizinden çok daha fazlası, onların eksiklerini tespit edip, sizin artılarınızla bu eksikleri gidermeniz gerekmekte. Eğer ki sizin ürününüz rakiplerinizden daha da eksikse iyi bir pazarlama faaliyetiyle bu eksikleri kapatana dek ayakta durabilme şansınız da bulunmakta.

4- Hukuki Mevzular

Tamam her şeyi planladınız ettiniz ama ya en büyük ortak? Devleti unutabilirsiniz ama o sizi unutmaz. Gireceğiniz iş kolundaki zorunlu yükümlülükler neler? Hatta boşluklar neler? Yazan her şeyi yapmak durumunda olmadığınız gibi bazen de yazmayan şeyleri yapmak durumunda kalabilirsiniz. İşin hukuk tarafının tamamen ayrı bir uzmanlık gerektirdiğini ve bu alanda mutlaka birilerine danışmanız gerektiğini unutmayın. Tabi bu danışmanız gereken kişinin de gerçekten profesyonel olması gerektiğini…

5- Profesyonellerle Çalışmak

Hangi sektörde olursanız olun girdiğiniz sektörde sizden daha tecrübeli birileri mutlaka vardır. Yine hangi sektöre girerseniz girin mutlaka farklı uzmanlıklar gerektiren birçok işiniz olacak. “Azıcık photoshop bilgim vardı benim dur bir logo tasarlayayım yeni girişimime” dediğiniz anda memleketimizin güzide tutunamayan girişimleri arasına gireceğiniz kesinleşir. Gözünüzde çok basit bir iş olsa da her işin bir uzmanlığı vardır ve o işin ehli ile gerçekleştirilmesi gerekir. Ve unutmamak gerekir ki ucuz etin yahnisi yavan olduğu gibi dosta ücretsiz olarak yaptırılan iş daha da yavan olur.

6- Ortaklıklar

Dosta ücretsiz yaptırılan iş kötü olacak ise eğer ve sermayeniz de yoksa dostunuzu ortak yapabilirsiniz. En sık rastlanan ortaklık tipi de budur zaten. Facebook ilk kurulduğunda ofisinin duvarlarına grafiti çalışması için anlaştığı ressama şirketten yüzde vermişti. Ancak ortaklık ilişkilerini sürdürmenin zorluğu bir yana çok ortaklı şirketlerden mümkün olduğunca kaçınmak gerek. Her zaman için tek bir aktif yöneticinin olduğu şirketler daha başarılı olmuşlardır. Hele hele ortaklar arasında işleyiş konusunda anlaşmazlıklar çıktığında bu anlaşmazlık 3. bir kişi tarafından da öğrenilirse o şirket için tehlike çanları çalmaya başlamış demektir.

7- Sektörü Bilmemek

Satışı çok iyi biliyor olmanız gireceğiniz sektördeki herkese ürününüzü satabileceğiniz anlamına gelmiyor. Evet birçok başarılı satış gerçekleştirebilirsiniz fakat bu satışları karşılayabilmek için üretim tarafını da bilmeniz gerekiyor. Eğer üretim kısmında neler olduğuna dair hiçbir fikriniz yoksa patron siz değil üretendir. En iyi restoran sahibi aşçısı işten çıktığında önlüğü alıp yemeği aynı kalitede yapabilendir.

8- Çalışmak

Bununla birlikte işinizi en iyi siz yapıyor olsanız bile işi başkasına yaptırmanız gerekmekte. Unutmayın sizin ilgilenmeniz gereken onlarca başka iş daha var. Mümkün olduğunca elinizdeki tüm işleri başkalarına devredip sizin sadece yönetiyor olmanız gerekiyor. Ne kadar yönetim kısmına odaklanırsanız o kadar başarıyı yakalayabilirsiniz.

9- Ya tutmazsa?

Giriştiğiniz iş tutmazsa ne yapacaksınız? Bir B planınız olmadan tüm sermayenizi tek bir amaç uğruna harcamak cesaret değil birazcık aptallıktır diyebiliriz. Mutlaka bir çıkış planına ihtiyacınız var. İş modelinize ne kadar güvenirseniz güvenin sektör her an değişebilir. İşler ters gittiğinde yapmanız gerekenler için bir eylem planınız mutlaka olmalı.

10- Tanıtımların Zamanı

Büyük bir heyecanla başladığınız işinizi herkes duysun istemeniz gayet doğal. Herkese duyurmak için uğraşacaksınız da. Ancak herkes duyduğunda herkes ürününüzden talep ederse talebi kalite standartlarınızı bozmadan karşılayabilecek misiniz? Eğer karşılayamayacaksanız ihtiyatlı davranmakta yarar var. Her zaman karşılayabileceğiniz kadar tanıtıma başvurmalısınız. Yoksa kötü hizmet alan müşterilerinizi ebediyyen kaybedebilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Cremicro Ajans Grubu'nun kurucusu. Growth Hacker | Entrepreneur | Lecturer | Blogger

Bir Cevap Yazın

Okullarını Bitirmeden Hayata Atılan 10 Ünlü Milyarder

İyi bir okulu bitirmiş olmak önemli fakat diploma her zaman iyi bir kariyerin, başarılı bir iş hayatının garantisi olmayabiliyor. Günümüzün en zengin insanlarının bir kısmına baktığımızda ya okullarını yarıda bırakmış ya da akademik eğitime dahil bile olmamış olduklarını görüyoruz. Eğitimsizlikle yoksulluk arasında bir doğru orantı varken bu insanlar yetenekleri ve belki de yaver giden şanslarıyla birer istisna olmayı başarabilmişler. İşte okullarını bitirmemiş 10 dolar milyarderi:

1 – Bill Gates, Microsoft’un Kurucusu

Serveti: 90 Milyar Dolar                                                                                                                                                                                                                                                                         

İlk yazılımını 13 yaşında yazan Bill Gates, 1973 yılında girdiği Harvard Üniversitesi’inden 1975’te atıldı ve elindeki 100 dolarla Microsoft’u kurdu. Gates, 2007 yılında Harvard’dan Onur Madalyası aldı.

2 – Mark Zuckerberg, Facebook’un Kurucusu

Serveti: 73.1 Milyar Dolar

1984 doğumlu Zuckerberg, henüz Harvard’da bir öğrenciyken okulun en yakışıklı ve en güzel öğrencilerinin seçildiği facemash.com sitesini kurdu. Siteyi kurmak için okulun veri tabanını hacklediği ortaya çıkan Zuckerberg disiplin cezası aldı ve okuldan ayrıldı. 19 yaşında Facebook’u kurdu.

3 – Larry Ellison, Oracle’ın Kurucusu

Serveti: 58.8 Milyar Dolar

1944 yılında doğan Larry Ellison da Steve Jobs gibi evlatlık verilmiş bir çocuktu. Gençlik yıllarında kendisini evlat edinen annesinin vefatı sonrası, üniversiteyi bıraktı. 8 yıl boyunca farklı alanlarda farklı işler yapan Ellison, 1982’de Oracle Systems Corporation’ı kurdu.

4 – Li Ka-Shing, Cheung Kong Holdings Kurucusu

Serveti: 36.2 Milyar Dolar

Ka-Shing, 50’den fazla ülkede 310 bin çalışana sahip Cheung Kong’un sahibi. Henüz 15 yaşındayken babasını kaybettiği için ailesinin geçimini sağlamak durumunda kalır. Bir plastik atölyesinde çalışmaya başlayan Ka-Shing zamanla kendi fabrikasını kurmuş, sonrasında emlak sektörüne geçiş yaparak büyük bir servet elde etmiştir. Asya’nın en zengin insanı liseyi bitirememiş olmasına rağmen eğitime çok saygı duyduğunu söylüyor.

5 – Michael Dell, Dell’in Kurucusu

Serveti: 24.2 Milyar Dolar

Ailesinin doktor Michael’ın doktor olmasını istiyordu. Texas Üniversitesi’nde biyoloji okuyan Michael ise zamanını gazetelere verdiği reklamlar sayesinde bilgisayar satışı yaparak değerlendiriyordu. 1000 dolarlık bütçeyle kurduğu şirket büyümeye başlayınca, 18 yaşındayken kendi isteğiyle okulu bıraktı.

6 – Steve Jobs, Apple’ın Kurucusu

 

Serveti: 12 Milyar Dolar

Paul ve Clara Jobs çiftinin evlatlık çocukları olan Steve Jobs, 1972’de Oregon’daki Reed Üniversitesi’ne girdi ancak akademik hayattaki disipline uyum sağlayamadığından okulunu bıraktı ve kendi şirketi Apple’ı kurdu. Steve aynı zamanda Pixar animasyon şirketinin de sahibiydi.

7 – Jan Koum, Whatsapp’ın Kurucusu

Serveti: 9.8 Milyar Dolar

Koum, günlük hayatımızın vazgeçilmezi olan mesajlaşma uygulaması Whatsapp’ın kurucusu. Yahoo’da çalışmak için üniversiteyi bırakan Koum 9 yıllık çalışma hayatının ardından Whatsapp’ı kurdu. Whatsapp 2014 yılında Facebook tarafından 22 milyar dolara satın alındı.

8 – Ralph Lauren, Polo’nun Kurucusu

Serveti: 8.2 Milyar Dolar

Ralph Lauren henüz lise yıllarındayken arkadaşlarına kravat satarak para kazanıyordu. Liseyi bitirdikten sonra Baruch College’a bir süre devam eden Lauren, orduya katılmak üzere okulu bıraktı. Ordudan ayrıldıktan sonraysa bir şirkette tasarımcı olarak çalışmaya başladı, tasarımları beğenilmeyince şirketten ayrılıp kendi şirketi olan Polo’yu kurdu.

9 – Steven Spielberg, Yönetmen-Yapımcı

Serveti: 6 Milyar Dolar

Henüz 16 yaşındayken ilk filmi Firelight ile adını duyuran Spielberg, bir çok film okulu tarafından düşük notları nedeniyle reddedilir. California State Üniversitesi’nde öğrenciyken, Universal Stüdyoları’ndan aldığı teklif üzerine okulu bırakır. Spielberg; E.T, Jaws, Jurassic Park, Schindler’in Listesi gibi popüler filmlerin yönetmenliğini yaptı.

10 – Jack Dorsey, Twitter’ın Kurucu Ortağı

Serveti: 3.1 Milyar Dolar

Aslında başarılı bir öğrenci olan Dorsey, New York Üniversitesi’nde okurken aklına gelen bir fikirle okulu bıraktı ve üç ortağıyla birlikte Twitter’ı kurdu. 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Köpek Gezdirme Girişimi, SoftBank’tan 300 Milyon Dolar Yatırım Aldı

Özellikle yabancı filmlerde ve dizilerde, bir ücret karşılığında komşularının köpeklerini dolaştıran genç karakterlere rast gelmişsinizdir. Her ne kadar özellikle yurt dışında bu işi yapan yerler ve kişiler olsa da, bu büyük çaplı bir iş değilmiş gibi bir izlenim yaratıyor olabilir. Ancak bu iş tam anlamıyla bir sektör haline gelmiş.

Bir süredir insanların köpeklerini gezdirecek kişiler bulabildikleri Wag isimli bir uygulama bulunuyor. Daha da önemlisi Business Insider’ın yaptığı habere göre bu köpek gezdirme girişimi, geçtiğimiz günlerde Japon telekom şirketi SoftBank’tan tamı tamına 300 milyon dolar yatırım aldığını duyurdu. Ayrıca Wag, kıdemli teknolojisi yöneticisi Hilary Schneider’in şirketin yeni CEO’su olduğunu da açıkladı. Şirketin CEO koltuğunda daha önce kurucu ortaklardan biri olan Josh Viner oturuyordu.

Bu önemli yatırımla birlikte, Wag da SoftBank’ın 93 milyar dolarlık teknoloji fonu Vision Fund’dan yararlanan şirketler arasındaki yerini aldı. SoftBank’ın Vision Fund aracılığıyla yatırım yaptığı şirketler arasında Uber, Slack ve WeWork gibi önemli isimler yer alıyor. Bununla birlikte Recode’un paylaştığı bilgiye göre, SoftBank bu yatırımla birlikte Wag’ın %45’inin sahibi oldu.

SoftBank’ın yaptığı bu büyük yatırım ve şirketin yeni CEO’suna kavuşmasının ardından, Wag önemli hamleler yapmayı planlıyor. Şirketin en büyük planı ise yakın zaman içerisinde dünyaya açılmak. Wag’ın köpek gezdirme hizmeti, şu anda ABD’nin 100 şehrinde kullanılabilir durumda. Şirketin yeni CEO’su Hilary Schneider’in yaptığı açıklamaya göre, hizmetin kullanılabildiği bu 100 şehirde Wag, Uber’den daha sık kullanılıyor.

Hilary Schneider, sadece ABD’de evcil hayvan hizmetleri pazarının büyüklüğünün 70 milyar dolar civarında olduğunu ve ABD’nin global pazarın %40’ından daha azını temsil ettiğini ifade etti. Yani bu da demek oluyor ki, ilerleyen zamanlarda bu alanda teknoloji odaklı daha çok şirket görebiliriz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018


19 Nisan'da Uniq İstanbul'da gerçekleşecek olan Marketing Meetup "Experience"a hemen kaydol.
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












19 Nisan'da Uniq İstanbul'da gerçekleşecek olan Marketing Meetup "Experience"a hemen kaydol.
KAYDOL
19 Nisan, Uniq Istanbul
close-link