Gıdanın Sürdürülebilir Geleceği İstanbul’da Konuşulacak

Sürdürülebilir Gıda Konferansı, gıdanın sürdürülebilir geleceğini tartışmak üzere, 18 Ekim’de İstanbul’da toplanacak.

Sürdürülebilirlik Akademisi ve Türkiye Gıda Sanayi İşverenleri Sendikası–TUGİS’in öncülüğünde gerçekleşecek konferans, bu yıl da gıda sektörünün önde gelen isimlerini ve otoriteleri buluşturacak.

Konferansa Avrupa’daki gıda ve içecek üreticilerinin en önemli temsilci organı olan Food&Drink Europe’un Genel Müdürü Mella Frewen da katılarak, gıda sektöründeki global gelişmeleri paylaşacak.

Bu yıl 18 Ekim’de İstanbul’da Fairmont Quasar Otelinde üçüncü kez toplanacak olan ‘Sürdürülebilir Gıda Konferansı’nda konunun uzmanları, gıda sistemlerinde küresel uygulamalar ve trendler, kamu politikaları, yasal düzenlemeler ve teşvikler, dijital dönüşüm ve sürdürülebilir gıda devrimini tartışacak. Geçtiğimiz yıl yoğun bir ilgiyle gerçekleşen konferansın bu yıl da gıda sektörünün sürdürülebilir geleceğinin tartışılacağı önemli bir platform olması hedefleniyor.

Sürdürülebilir Gıda Konferansı, Sürdürülebilirlik Akademisi ve Türkiye Gıda Sanayi İşverenleri Sendikası–TUGİS’in öncülüğünde; Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) katkılarıyla gerçekleştirilecek.

Avrupa gıda ve içecek endüstrisinin önemli temsilcisi konferansta…

Bu yıl konferansın önemli konuklarından biri, Avrupa’daki gıda ve içecek üreticilerinin en önemli temsilci organı olan Food&Drink Europe’un Genel Müdürü Mella Frewen… Frewen, gıda sektöründeki global gelişmeleri katılımcılarla paylaşacak.

Konferansta ayrıca sürdürülebilir büyüme ve tarım, inovasyon ve dijital dönüşüm, kaynak verimliliği, değişen tüketici ve sağlıklı beslenme yaklaşımı, şeffaf tedarik zinciri, sorumlu pazarlama, gıda atıklarının azaltılması, sürdürülebilir gıda perakendeciliği, gıda sanayinde enerji verimliliği, su ve karbon yönetimi, yiyecek, içecek sektörü ve sürdürülebilir gıda, gıda lojistiği, kadının rolü ve güçlendirilmesi, yerel gıdalar ve kültür, sürdürülebilir gıda sistemleri için finansman, tarımın önemi, iş birliği ve yerel gıdaların korunması gibi gıdanın sürdürülebilir geleceğini ilgilendiren pek çok konu masaya yatırılacak.

CEO’lar gıda sanayindeki yeni parametreleri konuşacak

Sürdürülebilir Gıda Konferansı içinde yer alan özel oturumlardan birinde, Türkiye’nin önde gelen gıda şirketlerinin CEO’ları gıda sanayindeki yeni parametreleri tartışacaklar. Fortune Türkiye Yayın Direktörü Cüneyt Toros’un moderatörlüğünde gerçekleşecek oturumda; Yaşar Holding CEO’su Mehmet Aktaş, NAMETRUB Gıda Başkan Yardımcısı Şükrü Dinçer, Reis Gıda Kurucusu Mehmet Reis, Ülker Türkiye Başkanı Mete Buyurgan, ve Cargill Yönetim Kurulu Başkanı Murat Tarakçıoğlu görüşlerini paylaşacak.

Sürdürülebilir Gıda Konferansı’nın ana sponsorluğunu Ülker üstlenirken; Pınar ve Ziraat Bankası platin sponsor, Reis Gıda altın sponsor, Balparmak, Superfresh ve İntertek gümüş sponsor, Cargill ve Ülker Ekspres ise bronz sponsor olarak destek verecek.

Sürdürülebilir Gıda Konferansı ile ilgili detaylı bilgiye http://surdurulebilirgidakonferansi.cominternet sitesi üzerinden erişebilir, program detaylarını takip edebilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Sanatları Bölümü Mezunu. Reklam Yazarlığı kariyerinden sonra, Pazarlamasyon'da içerik editörlüğü.

Bir Cevap Yazın

Mc Donald’s’da Kullanılan Ambalajlar 2025’e Kadar Geri Dönüştürülebilir Olacak

Bir fast food restoranında hayal edin kendinizi, kalabalık gürültülü bir ortam, sizden önce birçok kişinin yemek yediği tepsiler, onların üzerinde kağıt Amerikan servisler, hamburger ve patates kızartması kutuları derken aslında çöp olan ne kadar fazla geri dönüştürülebilir atık olduğunu düşününce şaşırıyorsunuz öyle değil mi? Peki çöpe gitmek zorundalar mı, artık değiller.

Dünya’nın en büyük fast food restoran zinciri Mc Donald’s 7 yıl içinde kullandığı tüm ambalajları yenilebilir veya geri dönüştürülmüş kaynaklardan sağlamayı hedeflediğini açıkladı. Sağlıksız beslenmeden kaynaklanan hayat tarzına olan destekleri her ne kadar devam ediyor olsa da yine de bu hamleyi yapıyor olması sektörü bu konuda ateşleyecek olması bakımından heyecan verici.

Müşterilerinin en önem verdiği bu detayı kendine amaç edinerek, çevre dostu paketleme sistemine tüm restoranlarda geçmeyi hedeflediğini belirten zincir, 2025’e kadar tüm ambalajlarını yenilebilir, geri dönüştürülebilir ve bu konuda sertifikalı kaynaklardan edineceğini ve çalışacakları şirketlerin, ormanların korunmasına katkı sağlayan Forest Stewardship Council sertifikalı olmasına dikkat edeceklerini duyurdu.

Her ne kadar Mc Donald’s ‘da kullanılan ambalajları yarısı hali hazırda yenilenebilir kaynaklardan ediniliyor olsa da bu miktarda ürünü kullanan restoran sayısının %10’u geçmediğini ancak 2025’e kadar tüm restoranlarda aynı standardın uygulanacağı duyurdu.

Ancak yine de bu konuda daha büyük bir farkındalık yaratılması ve standart oluşturulması için farklı endüstrilerde de elini taşın altına koyması gereken şirketler bulunuyor. Böylelikle yeni “geri dönüşüm programları” açılarak konu hakkında geniş bir bilinçlendirme faaliyeti yürütülebilir.

Ancak yine de neredeyse 30 sene önce atık miktarını azaltmaya başlayan Mc Donald’s ‘ın 7 sene içinde bu adımı tamamlıyor olması domino etkisi yaratacak gibi görünüyor. Siz ne dersiniz?

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Marlboro’yu Batmaktan Kurtaran “Efsane” Strateji

Kesin olarak doğruluğundan emin olamasak da Marlboro’nun batmaktan kurtulabilmek için çok uzun yıllar önce  yaptığı viral bir kampanya hikayesi var. O yıllarda böyle bir kampanya yapılmışsa eğer amacından mütevellit duyurulmaması çok makul. Ancak bahsedilen kişinin Philip Morris olması işleri biraz karıştırıyor. Biz efsaneyi size anlatalım doğrulamak veya yalanlamak size kalmış. 

Gerilla Pazarlama Dehası

Hikayeye göre Marlboro firması ilk kurulduğunda işleri hiç de yolunda gitmiyormuş. Şirketin iflasın eşiğinde olduğu günlerden adamın biri, bir teklifle çıkagelmiş: “Satışları bir ayda üç katına çıkartırım. Bunun karşılığında da şirkete %50 ortak olurum. Bu vaadimi gerçekleştiremediğim takdirdeyse ömrümün sonuna dek fabrikanızda bedavaya tütün sararım.” 

Zaten çıkmaz sokakta olan Marlboro sahipleri, “Bir haftaya kadar iflas bayrağını çekeceğiz, kaybedecek bir şeyimiz yok” deyip, bu teklifi kabul etmişler. Adam hemen kolları sıvamış; şirketin deposuna inmiş, binlerce boş Marlboro kutusu ayağıyla tek tek ezmiş. Bir gece herkes evinde uyurken, kendisine tahsis edilen uçaktan tüm Kuzey Amerika şehirlerinin üzerine bu kutuları bırakmış. Sabah uyananlar, sokaklarda boş Marlboro paketlerini görünce “bu kadar çok tüketildiğine göre iyidir” diye düşünerek Marlboro satın almaya yönelmişler.

Bu cin fikirli adam böylece, kârını üç değil beşe katlayan şirketin ortağı oluvermiş. Peki bu gerilla pazarlama dahisi kimmiş dersiniz? Evet, bu adam Philip Morris imiş.

Hakiki Philip Morris 

Philip Morris (1835–1873)

Bu hikaye ortaya atılırken gerçeklikten ne kadar sapıldığını görmek için küçük bir araştırma yapmak yeterli oluyor. Zira Almanya’da İngiltere’ye göçen bir ailenin oğlu olarak 1835’te Londra’da doğan Philip Morris, yaşamı boyunca hiç ABD’de bulunmuyor. Morris, 1854’te Londra’da kendi ürettiği sigaraların satışına başlıyor. 1873’teki ölümü üzerine şirketin idaresini eşi Margaret ve kardeşi Leopold devralıyorlar. 

Şirket hisselerinin Amerikalı ortaklarca satın alınması, logosunun değiştirilmesi ve üretimin Londra’dan, Amerika’nın Virginia eyaletine taşınmasıysa 1919 yılını buluyor. Yani Philip Morris’in ölümünün üzerinden yaklaşık yarım yüzyıl geçtikten sonra. Marlboro markasıysa 1924 yılında ortaya çıkıyor ve zamanla şirketin en önemli markası haline geliyor.

İnternette; Forbes’a göre, günümüzdeki net değeri 176 milyar dolar olan şirketin doğuşuna dair türetilen bu efsanenin daha uç versiyonlarını bulabilmek de mümkün. Aşağıda, şirketi batmaktan kurtaran Philip Morris’in aslında 19. yüzyılda Osmanlı topraklarında doğmuş, Manisalı hayırsever iş adamı Moris Şinasi olduğunu iddia eden videoya ulaşabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link