Fenomenlere Vergi Yolda

Twitter, Instagram ve Facebook’taki reklamlardan ve ürün tanıtarak para kazanan fenomenlerden vergi alınacak. Stopaj kesintisi şeklinde alınacak verginin yüzde 15 düzeyinde olması bekleniyor.

Habertürk Gazetesi’nden Ahmet Kıvanç’ın haberine göre, internet üzerinden gerçekleştirilen reklam ve tanıtım hizmetlerinin vergilendirilmesi konusunda önemli bir adım atılıyor. Bu kapsamda, ürün tanıtımından dolayı her gün binlerce lira para kazanan sosyal medya fenomenlerinden de vergi alınacak. Vergiden, ürün tanıtımı yaptıran reklamverenler ile buna aracılık eden reklam şirketleri de sorumlu olacak.

Konuyla ilgili yasal düzenleme TBMM’ye sunulan torba kanun tasarısı ile gerçekleştirilecek. Tasarıya bu amaçla iki madde konuldu. Gelir Vergisi Kanunu’nun “Vergi tevkifatı”nı düzenleyen 94. maddesine internetle ilgili işlemler de eklenecek. Vergi Usul Kanunu’nun “Vergi kesenlerin sorumluluğu” başlıklı 11. maddesinde de değişiklik yapılacak.

STOPAJ KESİLEREK VERGİ ALINACAK

Twitter, Instagram, Facebook gibi sosyal medyadaki ürün tanıtımı ve reklamlardan şu an herhangi bir vergi alınamıyor. Yasa değişikliğiyle bunlardan vergi alınması ve alınacak vergi oranının belirlenmesi konusunda Bakanlar Kurulu’na yetki verilecek.

Bakanlar Kurulu, ödeme yapılan kişilerin vergi mükellefi olup olmamasına, ödeme yapan ya da ödemeye aracılık edenlerin vergi kesintisi yapma zorunluluğu bulunup bulunmamasına, ödemenin konusunun mal veya hizmet alım satımı olup olmamasına, elektronik ortamda gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğine bakmadan tüm bu işlemleretaraf veya aracı olanlara vergi kesintisi yapma yükümlülüğü getirebilecek.

Vergilemenin, stopaj kesintisi şeklinde yapılması öngörülüyor. Bakanlar Kurulu yüzde 0 ile 25 arasında değişen vergi oranı belirleyecek. Vergi oranının yüzde 15 düzeyinde olması bekleniyor.

‘İNTERNETİ ‘İŞYERİ’ SAYACAĞIZ’

Maliye Bakanı Naci Ağbal, 17 Mayıs 2016’da HABERTÜRK’e yaptığı açıklamada ünlülerin ve çok sayıda takipçisi bulunan blogger’lerin ürün tanıtım mesajlarından vergi alınması için Vergi Usul Kanunu’nda değişiklik yapacaklarını belirtmişti. Ağbal, ”Yapacağımız değişiklikle internet alanını artık ‘işyeri’ sayacağız. Bir şekilde, elektronik ortamda bu alan üzerinde bir hizmet sunuyorsa ve bundan gelir elde ediyorsa, artık mükellef olacaklar” demişti.

Kaynak: Hürriyet

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

ODTÜ İşletme Bölümü mezunu olan Cemil Hayri Durgun, 2012 yılından bu yana Pazarlamasyon'da yazar hayatını sürdürmekte. Bunun yanı sıra 2013 yazından beri PTV direktörlüğü ve yönetim kurulu üyeliği sorumluluklarını yerine getirmektedir. Profesyonel yaşamına PepsiCo bünyesinde pazarlama ve yeni ürün süreçlerini yönetme gibi kritik bir görevde başlayan Cemil, şimdi ise kıdemli marka müdür yardımcısı olarak İçim kahvaltılık kategorisi ekibinde görev almaktadır.

Bir Cevap Yazın

Fazladan İzin, Şirket Verimliliğinin Tavan Yapmasını Sağladı

Herhalde bizim ülkemizde verimli çalışma kavramının, genel anlamda ne çalışan ne de işveren açısından tam olarak benimsenmediğini söylesek yanlış olmaz. Bu yüzden de verimliliği artırmak üzerine pek de kafa yorulmaz. Peki size, çalışanlara daha fazla izin vererek verimliliği artırmanın mümkün olduğunu söylesek… Bu konuda şüphesi olanlar için bunun denenmiş ve kanıtlanmış bir yöntem olduğunu belirtelim.

Business Insider’ın yaptığı habere göre, Ocak 2017’de SteelHouse isimli pazarlama ve reklam şirketinin CEO’su olan Mark Douglas, çalışanlarına o tarihten itibaren her ay bir cuma ya da pazartesi gününün “SteelHouse Günü” ilan edileceğini ve bu günde şirketin kapalı olacağını duyurdu. Yani başka bir deyişle, her ay bir defaya mahsus olmak üzere çalışanlar üç günlük bir haftasonu tatili yapacaklardı. Ancak bu kural, halihazırda çalışanların üç günlük bir tatil yapamadıkları aylarda devreye sokulacaktı.

SteelHouse CEO’su Mark Douglas

Şirket CEO’su Mark Douglas’ın bu uygulamayı yürürlüğe sokmasının üstünden bir yıl geçti ve Douglas’ın belirttiğine göre, bu süre zarfında çalışan morali ve verimlilikte harika bir gelişim sağlandı. İşin ilginç yanı ise Mark Douglas, bu gelişimin düşündüğünün çok üzerinde olduğunu belirtiyor.

Günde 8 saatlik çalışma süresi üzerinden hesaplayacak olursak, bu, her bir çalışanın yılda 40 saat daha az çalışacağı anlamına geliyor. SteelHouse’un yaklaşık olarak 250 çalışana sahip olduğunu düşünecek olursak, şirketin yılda 10.000 saatlik işi feda ettiğini söyleyebiliriz. Ancak Mark Douglas, bunun çalışanlara olduğu kadar, şirkete de faydası olduğunu ifade ediyor. Bu uygulamanın şirketi maddi anlamda zarara uğratmadığını ifade eden Douglas, bununla birlikte bu uygulamanın, ekibi birbirine daha çok yakınlaştırdığını ve çalışanların daha tazelenmiş hissetmelerini sağladığını söylüyor.

Bunların yanı sıra Douglas, SteelHouse Günü’nün normal izin günlerinden farklı olduğunu vurguluyor. Kendisinin belirttiğine göre, normal izin günlerinde ekibin bir kısmı çalışmaya devam ederken izin yapanlar ise e-postalar ya da telefon konuşmaları aracılığıyla bir şekilde iş ile bağlantılı oluyorlar. Ancak SteelHouse günlerinde ise şirket tamamen kapalı oluyor ve bu da çalışanların tamamen işten uzaklaşarak kafalarını dinleyebilmelerine olanak sağlıyor.

SteelHouse Günü, şirketin çalışanlarına sağladığı ilk avantaj değil. Bunun yanı sıra 2011 yılından beri, çalışanlar istedikleri tatili yapabilmeleri için şirketten belirli miktarda bir izin parası alabiliyorlar. Mevcut olarak bu miktarın yılda 2.000 dolar olduğu belirtiliyor.

Darısı bizim ülkemizdeki şirketlerin başına…

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Amazon Son Çeyrekteki Satışlarını Yüzde 38 Artırdı

Amazon

Şirketlerin dördüncü çeyrekteki performanslarının açıklandığı bu dönemde, olumlu ve olumsuz yönde çarpıcı rakamlarla karşılaşıyoruz. Motosiklet konusunda dünyanın en iyisi Harley Davidson’ın bu dönemki satışlarında, geçen yılın aynı dönemine göre ciddi düşüş yaşaması bunun en dikkat çeken örneklerinden biri oldu. Fakat tersi yönde de dikkat çekici gelişmeler olduğunu söylemeliyiz. Bunu başaran firmalar arasında, geçen yıl Whole Foods’u bünyesine katan Seattle merkezli e-ticaret devi Amazon da yer alıyor.

Şirketin son çeyrekte, bir önceki yılın aynı dönemindeki rakamlarla karşılaştırıldığında yüzde 38 daha fazla net satış yaptığı açıklandı. Amazon’un bu satışlardan elde ettiği net kârda da ciddi bir yükseliş olduğunu not edelim. Zira bir önceki yılın son çeyreğindeki net kâr 749 milyon dolarken bu rakam, geçtiğimiz son çeyrekte 1.9 milyar dolara ulaştı ki bu istatistik, net gelirin iki katından da fazla arttığını gösteriyor.

Amazon’un kurucusu ve CEO’su Jeff Bezos

Bu dikkat çekici performansta en büyük pay ise en çok sattığı ve Amazon’un kendi markasıyla ürettiği cihazlar olan Fire TV ve Echo Dot’un oldu. Markanın kurucusu ve şirketin CEO’su Jeff Bezos da Amazon’daki bu başarı grafiğinin, özellikle de sesli asistan ürünü Alexa açısından baktıklarında, beklentilerini aştığını belirtti. Kıyaslamayı bütün yıl bazında yaptığımızda ise Amazon’un net satış rakamında yüzde 31’lik bir artış sağladığını, bu satışlardan elde ettiği gelirin ise tam 177.9 milyar dolar olarak gerçekleştiğini de söyleyelim.

Açıkçası bu gelişimin altında birden fazla etken var. Merkezi konumlarda bulunan ve Amazon’a fiziksel mağaza kaynaklı ek gelir getiren Whole Foods satın alması, Amazon için önemli bir dönemeç oldu. Zinciri satın almasının ardından geçen yılın Ağustos ayında fiyatları oldukça düşüren Amazon, daha sonra Whole Foods ürünlerini kendi internet sitesinden de satmaya başladı ve düşük fiyat politikasını bu platformda da sürdürdü.

Amazon markalı elektronik ürünlerden Echo Dot

Öte yandan Amazon, giyim ve ambalajlı ürünler kategorilerinde kendi markalarıyla satışa sunduğu ürünlerle de büyümeye devam etti. Hatta, Amazon Finansal Baş Sorumlusu Brian Olsavsky’nin söylediğine göre, Amazon markalı ürünlerin yer aldığı kategorilerin sayısı daha da artacak ve ürünler çeşitlenecek.

Markanın başarısında pazarlama stratejisinin de önemi büyük. Zira Amazon, reklamverenler için her geçen gün daha fazla seçenek sunuyor ve özellikle de ürünlerini öne çıkarmak isteyen ama görece daha küçük çapplı markalara cazip önerilerle gidiyor. Bu eğilimi gören markalar da ürün sayfalarında video gibi multimedya temelli tanıtımlar için ödeme yapmaya yöneliyor. Büyüklüğe bakmadan birçok farklı reklamverenle çalışan şirket, müşteri odaklı pazarlama ürünlerini onlara sunuyor. Böylece bir anlamda, onların tüketiciler tarafından keşfedilmelerini amaçlıyor.

Amazon geçen yıl Whole Foods’u alarak fiziksel mağaza temelli perakendecilikte ciddi bir atılım yaptı.

Amazon’un son çeyrekteki göz alıcı büyümesine dair istatistiksel veriler ve bu başarının ardında yatan başlıca nedenleri özetledik. Peki, CEO Jeff Bezos’un bir sonraki adımı ne olabilir? Amazon başka hangi alanlara girip büyümesini sürdürebilir? Düşüncelerinizi yorum olarak paylaşabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link