Endüstrinin Geleceği General Electric Türkiye’nin Etkinliğinde Konuşuldu

Cuma günü İstanbul çok önemli bir organizasyona ev sahipliği yaptı. General Electric Türkiye’nin organize ettiği ‘Endüstrinin Geleceği’ etkinliğinde gençler için yeni iş olanaklarının yaratılması, tedarik zincirlerinin yeniden şekillendirilmesi, küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi ve inovasyonda hız kazanılması gibi konular konuşuldu.

Pazarlamasyon adına ben de tüm gün etkinlikteydim. Her şeyden önce şunu belirtmeliyim ki ilk defa 3B printer‘ları test etme şansı buldum ve bu alanda önümüzdeki yıllarda çok daha büyük gelişmeler olacağını daha ilk bakışta gördüm. Örneğin şu an ABD’de üretimin %0.02’si 3B yazıcılarla üretiliyor. General Electric 2020’de buna 10.000 adet daha eklemeyi planlıyor. Bu hem üretimin hızlı ve seri olması hem de zaman-maliyet açılarından inanılmaz bir durum.

3B teknolojisinin haricinde bir de işin ‘makineler arası iletişim‘ durumu var. Etkinlikte 2020 yılına geldiğimizde 50 milyar cihazın birbirleri ile iletişim halinde olacağını duydum. İzlediğimiz TV’den çamaşır makinemize, uçak motorlarından diş fırçalarımıza kadar birçok cihaz birbirleri ile iletişimde olacak. Sizce de muhteşem değil mi?

Peki ya bu iletişim halinde olan cihazların ortaya çıkardığı büyük veriyi (big data) hiç düşündünüz mü? Örneğin ortalama bir insanın dişlerini hangi saatte ve ne sıklıkta fırçaladığından tutun da uykusunun hangi döneminde nefes sıklığının artış ya da düşüş gösterdiğine kadar tahmin edip edemeyeceğimiz birçok konuda bilgi sahibiyiz. General Electric, bu konularda da üst düzey Ar&Ge yatırımları yaparak insanlık için değerli olan tüm verileri anlamlandırıyor ve hizmetimize sunuyor.

Etkinliğin en eğlenceli yeri yenilikçi üretim tekniklerini deneyimlemek için oluşturulan “General Electric Garaj Etkinlikleri” alanıydı. bu alanda 3b yazıcılardan Vinil Kesicilere ve CNC’lere kadar birçok makineyi deneyimleme fırsatı buldum.

B2Yx4gfIgAARzT_General Electric Garajları

Garajın en çok dikkat çeken makinalarından birisi çizimin nesne olmasını sağlayan bu 3B yazıcıydı.  Bu yeşil fil, 3B yazıcı makerbot ile yaklaşık 2 saatte üretildi.

2014-11-14 13.43.47 2014-11-14 13.44.02

Aşağıda da 3B yazıcılarla üretilen diğer örnek nesneler mevcut. Bu tür nesneleri alabilmek içinse tek yapmanız gereken çiziminizi 3B yazıcıdaki programa tanıtmak.

2014-11-14 09.35.49

Hemen aşağıdaki CNC tezgahı da rahatlıkla bir jet motoru üretebiliyor. Hayal edebiliyor musunuz; bir jet motoru!

B2Yn7pzCAAEW8J3

2014-11-14 13.44.44Biraz da etkinliğin içeriğinden bahsedeyim isterseniz.

Endüstrinin Geleceği“, üç temel unsur olan Endüstriyel İnternet, İleri Üretim Teknikleri ve Küresel Akıl ile Türkiye’de endüstrilerin üretkenliğinin ve verimliliğinin artırılmasına yönelik fırsatların altını çiziyor. Bu da daha hızlı, daha işbirliğine yönelik ve daha esnek üretim sunuyor. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin gelişimi hızlanırken üretimin her ölçekte yapılabilmesi sağlanıyor. Daha yerelleştirilmiş tedarik zinciri maliyetleri düşürüp, verimliliği artırırken, yeni fikirler için kuluçka işlevi de görüyor.

B2Y6xH_CUAA3JBH

GE Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Canan Özsoy yaptığı açılış konuşmasında, ‘Endüstrinin Geleceği’ perspektifinin unsurlarını paylaştı ve Türkiye’nin endüstriyel gelişim potansiyelinin altını çizdi. Ardından sahneye General Electric Baş Ekonomisti Marco Annunziata çıktı ve endüstride inovasyonun önemini dile getirdi.

Moderatörlüğünü Canan Özsoy’un üstlendiği “Endüstrinin Geleceği: Türkiye’de Verimlilik ve Ekonomik Büyüme için Yeni Açılımlar” panelinde katılımcı olarak OMV Petrol Ofisi A.Ş. & OMV Gaz ve Enerji Holding A.Ş. CEO ve Yönetim Kurulu Üyesi Gülsüm Azeri, TAV Havalimanları Holding CEO ve Yönetim Kurulu Üyesi Sani Şener, TTGV Yönetim Kurulu Başkanı ve Vestel Yönetim Kurulu Üyesi Cengiz Ultav, Türk Havacılık ve Uzay Sanayi A.Ş.’nin (TUSAŞ) Teknoloji Yönetimi Müdürü Dr.Eyüp Serdar Gökpınar ve Markafoni Kurucu Ortağı ve Girişimcilik Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Sina Afra yer aldı. Panelde, endüstriyel internet ve ileri üretim tekniklerinin, temel endüstriler açısından sahip olduğu perspektif ve bununla ilgili fırsat ve zorluklar tartışıldı. Bunun yanı sıra teknolojik dönüşümün iş süreçlerine dahil edilerek verimlilik artışı sağlama yolları da ele alındı.

General Electric Türkiye’nin yeni etkinliklerinden haberdar olmak için GE Türkiye Blog‘a göz atabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

Santa Farma, Türk İlacını 40’tan Fazla Ülkeye Götürüyor

2017’de satışlarını yüzde 85 oranında artıran Santa Farma, 20 yeni iş ortağıyla Afrika, Asya, Balkanlar, Rusya, Güney Amerika ve Uzak Doğu pazarlarında büyümeyi hedefliyor.

Türkiye’nin en köklü ve güçlü yerli ilaç firmaları arasında yer alan Santa Farma, Türk ilaç sektörünün ihracata dayalı büyüme vizyonuna ihracat pazarlarını genişleten stratejileriyle önemli katkılarda bulunuyor. Yaptığı Ar-Ge ve üretim yatırımlarının meyvelerini 2017’de toplamaya başlayan Santa Farma, geride kalan yılda yeni pazarlar ve lansman ürünleriyle satışlarını yüzde 85 oranında artırdı.

İhracat alanında kendisini yeni pazarlara taşıyan iş ortağı sayısını da hızla artıran Santa Farma, 2018 sonu itibarıyla ürünlerini Afrika’dan Asya’ya, Balkanlar’dan Rusya’ya, Güney Amerika’dan Uzak Doğu’ya kadar 40’ın üzerinde ülke ve bölgeye satmayı hedefliyor. Şirketin, 80’inci yaşını kutlayacağı 2024 yılı için belirlediği hedefse Türk ilaç şirketleri arasında ihracat şampiyonu olmak.

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Santa Farma Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Erol Kiresepi şunları söyledi: “Bir yandan Ar-Ge becerilerimizle ürün kalitemizi günden güne artırırken diğer yandan da kurduğumuz yeni iş ortaklıklarıyla yeni pazarlara açılıyoruz. Yılın ilk altı ayında iki yeni iş ortağıyla sözleşme imzaladık ve yıl sonuna kadar beş yeni iş ortağıyla sözleşme imzalamayı, nihayetinde iş ortağı sayımızı 20’nin üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. Ailemiz de hedeflerimiz gibi büyüyor. 2017 yılında 200’ün üzerinde çalışanı aramıza katarak 990 kişiyle faaliyet gösteriyoruz. 2018 yılı içerisinde 100 kişiyi daha istihdam etmeyi planlıyoruz.”

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Her 100 Tasarımcının 84’ü Freelance İş de Yapıyor

Online matbaa sektörünün lideri bidolubaski.com, Grafik Tasarımcılar Meslek Kuruluşu ile birlikte detaylı bir ankete imza attı. Anketi cevaplayan yaklaşık bin grafik tasarımcının yardımıyla ilginç sonuçlara ulaşan bidolubaski.com, bu yolla sektöre ilişkin problemlere de ışık tuttu. Tasarımcılara göre maaşlar oldukça yetersiz olduğundan, freelance işler bu ekosistemde önemli bir dinamik olarak öne çıkıyor.

Grafik tasarım uzmanlığı, içinde bulunduğumuz çağın birçok alanında gerekliliğini ispatlayan bir meslek olarak öne çıkıyor. Ancak ne yazık ki, reklam ve tasarım ajanslarından basım ve yayıncılık sektörüne kadar uzanan çok geniş bir yelpazede görev alan grafik tasarımcıların dâhil olduğu dünya, üzerinde fazla araştırma yapılmayan bir sahadan oluşuyor. Hem bu gerçeği gözlemleyen, hem de tasarım ve baskı sektörünün birbirine doğrudan etkileri bulunduğunu yakından bilen bidolubaski.com, Grafik Tasarımcılar Meslek Kuruluşu (GMK) ile birlikte bir anket çalışmasına imza attı.

Bu yaratıcı dünyanın içinde yer alan tüm paydaşlar tarafından doğru okunduğu takdirde grafik tasarımcılara önemli katkılar sağlayacak ankete, yaklaşık bin sektör profesyoneli katıldı. Anketi yanıtlayan tasarımcıların düşüncelerini anlamaya ve anlamlandırılabilecek sonuçlar çıkarmaya çaba gösteren bidolubaski.com’un analizleri, eğitimden çalışılan sektöre, alınanücretlerden baskı süreçlerinde yaşanılan sorunlara kadar birçok soruya da ışık tutuyor.

Sektör gençlerin himayesinde

Katılım gösterenlerin yüzde 76’sını erkeklerin oluşturduğu ankette, grafik tasarımcıların büyük kısmının 35 yaş altında olduğu görülüyor. 18- 25 yaş aralığında bulunanların yüzde 44, 26-35 yaş aralığında bulunanların ise yüzde 42 orana sahip olduğu düşünüldüğünde, bu mesleğin güç kaybetmeden popülerliğini sürdürmeye devam ettiğini ve gücünü gelecekte de sürdüreceğini söylemek mümkün.

Üniversite eğitimleri yetersiz

Teknik bilgi gerektiren grafik tasarımcılığı, meslek olarak seçen katılımcıların büyük bir kısmını lisans ve lisansüstü eğitim alanlar oluşturuyor. Tasarımcıların yüzde 56’sının üniversite mezunu, yaklaşık 5’te 1’inin ise lise düzeyinde eğitim aldığı görülüyor. Ancak anketi yanıtlayanların yüzde 91’i üniversitede verilen eğitimlerin kesinlikle yetersiz olduğu görüşünü taşıyor. Ayrıca katılım gösterenlerin sadece yüzde 40’ının grafik tasarım alanında üniversite eğitimi aldığı düşünülürse, tasarımcı olmak için akademik eğitimin şart olmadığı da ortaya çıkıyor.

Her 100 tasarımcının 84’ü freelance iş de yapıyor

Anket sonuçlarına bakıldığında, grafik tasarımcıların yüzde 28’inin ajanslarda görev aldığı görülüyor. Bu, şaşırtıcı bir sonuç olmamakla birlikte, katılımcıların yüzde 21’inin kurumsal şirketlerde çalışıyor olması markaların tasarıma verdikleri önemin artmasının etkisi olarak yorumlanabilir.Yaklaşık yüzde 20’lik bir orana sahip olan “diğer” seçeneğinde ise çoğunluğu sadece freelance işler yapan tasarımcılar oluşturuyor.

Freelancer’ların oranı çok fazla olmasa da tam zamanlı bir işte çalışan ve ek olarak bağımsız iş yapan grafik tasarımcıların oranına gelince işin şekli biraz değişiyor. Ankete katılanların yüzde 84’ü tam zamanlı işlerine ek olarak freelance işler de yaptığını belirtiyor. Bu oranlara göre freelance çalışmanın grafik tasarım alanında çok önemli bir dinamik haline geldiğini söylemek mümkün.

Maaşlar tatmin etmiyor

Freelance çalışmaya gösterilen yönelim, bir bakıma piyasadaki maaşlar hakkında fikir sahibi olunmasını da sağlıyor. Öyle ki, katılımcıların yüzde 92’si aldıkları maaşın tatmin edici olmadığı görüşünü taşıyor. Bu da tasarımcılar için sunulan çalışma şartlarının gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

En büyük problem kalite

Katılım gösterenlerin yüzde 41’i baskı ve matbaa ile ilgili işlerde çalıştığını ifade ederken, zamanlarının büyük bir bölümünü baskı için tasarımlar hazırlamakla geçirdiklerini de belirtiyorlar. Baskı süreçlerinde en sık yaşadıkları sorunun yüzde 44 oranla kalite kaynaklı olduğunu ileten tasarımcıların, yaşadıkları sıkıntıların çoğunun geleneksel matbaalardan kaynaklanıyor. Bidolubaski.com gibi online matbaa platformları ile bu problemlerde azalmaların yaşanması da oldukça mümkün.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Haftanın En Çok Okunan 10 İçeriği

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link