Elektrik Pazarında Yeni Dönem: Kendi Elektriğini Kendin Seç

Geçtiğimiz günlerde BP’nin “Enerji Görünümü 2017” raporu yayımlandı. Rapora göre, global enerji talebinin 2035’e kadar yaklaşık yüzde 30 artacağı öngörülüyor. Kömür, petrol ve doğalgaz 2035’e kadar ana enerji kaynağı olarak kalırken, yenilenebilir enerji kaynaklarının da önümüzdeki 20 yılda dört kat gelişeceği düşünülüyor. Öte yandan 2015’te 1,2 milyon adet olan elektrikli otomobil sayısının, 2035’te 100 milyon adede (global otomobil filosunun yaklaşık %5’i) yükseleceği varsayılıyor.

Raporu detaylıca incelerken Türkiye’deki enerji sektörü ve girişimleri aklıma geldi. Enerji sektörüne pazarlama iletişimi faaliyetleri penceresinden baktığımızda olabildiğince bakir gözüken bir alan olduğunu görüyoruz. Süreçler genellikle ihale sistemleri ile yönetiliyor ve bunun bir neticesi olarak da son tüketicinin söz hakkı neredeyse yok gibi. Hal böyle olunca da bu alan girişimciler için sığ bir alan olmaktan öteye geçemiyor. 

Bu yazıyı yazmama sebep olan konu ise tam da bu noktada başlıyor. Zira birçoğumuz bihaber olsa da geçtiğimiz aylarda bu alanda önemli bir gelişmeye tanıklık ettik: artık tüketiciler kendi istedikleri elektriği kendi istedikleri elektrik tedarikçilerinden alabilecek. Bununla birlikte, telekom operatörlerinden numara taşıma hizmeti kapsamındaki gibi hizmet kalitesi de bölgeden bölgeye veya şirketten şirkete fark etmiyor, çünkü tedarikçinizi değiştirseniz bile aynı altyapı üzerinden tedarik sağlanıyor. Aldığınız elektriğin arz güvenliği de devlet güvencesinde, yani firma sizin tükettiğiniz elektriği finanse edemese bile devlet mutlaka bunu karşılıyor.

Avrupa, Avustralya ve ABD gibi gelişmiş pazarlarda da olan bu sistemin ülkemizdeki tüketiciye dünyadaki birçok ülkeden önce ulaşması sevindirici. Zira bu yeniliğin Türkiye perakende pazarına telekom ve internet hizmetlerinden sonra yeni bir soluk getireceği aşikar. Bu sayede ölü gibi gözüken enerji sektöründeki pazarlama iletişimi faaliyetlerinin yüksek bir ivme ile artacağını ve yeni oyuncuların oyuna dahil olacağını tahmin etmek çok da zor olmasa gerek. Tabi, bu durumdan en karlı çıkan ise şüphesiz tüketiciler olacak. 

Bu alandaki en yenilikçi hamle, geçtiğimiz günlerde GarantiPartners girişimleri ile birlikte konuk ettiğimiz Seçelektrik girişimi ile yapıldı. ‘Elektrik faturanı anında düşür” sloganı ile yayına giren girişim ile ücretsiz olarak indirimli elektrik tekliflerini karşılaştırma ve elektrik tedarikçinizi değiştirme imkanı buluyorsunuz. Böylelikle site üzerinden alınan teklifler sayesinde enerji bedelinizde %15’e varan tasarruf imkanı sağlayabiliyorsunuz. Örneğin aylık 150 TL’lik bir faturanız varsa yıl sonunda 270 TL’lik bir kazancınız olabiliyor. Bence şahane bir rakam!

Önümüzdeki dönemlerde bu alanda yeni oyuncular görmemiz olası. Pazarın durumunun nasıl şekilleneceğini hep birlikte göreceğiz. 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

Yemeksepeti ile Türkiye’ye Gelen Ofis Trendi: Uyku Odaları

Yemeksepeti, geçtiğimiz ay yayımladığı blog yazısında yeni ofisi “Yemeksepeti Park“tan bahsetmişti. Çalışanlar için eğlenceli ve rahat olması düşünülerek tasarlanan ve Türkiye standartlarının çok çok üzerinde olan ofiste, dikkatleri çeken detaylardan birisi de uyku odalarıydı. Blog yazısında belirtildiğine göre, Yemeksepeti Park’ta her katta bir adet olmak üzere toplamda 8 adet uyku odası bulunuyor. Şirket CEO’su Nevzat Aydın ise ofisteki uyku odalarıyla ilgili olarak şunları söylüyor:

“Power nap olarak da bilinen gün içerisindeki kısa uyku molalarının daha fazla sabır, daha az stres, daha iyi reaksiyon süresi, daha fazla öğrenme kapasitesi ve daha fazla verimlilik sağladığı artık biliniyor. Çalışanlarımızın bu uyku molaları sayesinde performanslarının arttığını ve daha verimli çalıştıklarını çok net gözlemliyoruz.”

Peki, nereden çıktı bu uyku odası fikri? Bu zamana kadar uyku ve iş verimliliği arasındaki ilişkiye yönelik olarak yapılan birçok araştırma bulunuyor. Örneğin, ABD’de bulunan Ulusal Uyku Vakfı’nın yaptığı araştırmaya göre, ABD’deki çalışanların yarısından fazlası sağlıklı ve yeterli bir uyku çekemiyor ve bu durum, günlük aktivitelerini ve iş verimliliklerini olumsuz bir şekilde etkiliyor.

Avrupa Uyku Araştırması Topluluğu tarafından Eylül 2011’de yayımlanan Uyku Araştırması Dergisi’nde yer verilen ve Ulusal Uyku Vakfı’nın 2008 yılında ABD’de gerçekleştirdiği bir araştırmadan elde edilen bulgulara göre, çalışanların yaşadığı bu uyku bozukluğunun ABD’deki şirketlere yıllık maliyeti tam 63 milyar dolar!

İşte bu gibi araştırmaları dikkate alan ve iş verimliliğini artırmak isteyen bazı büyük şirketlerin ofislerinde uzun bir süredir uyku odaları yer alıyor. Bu şirketlerin başında ise Google, Uber, Nike ve Cisco gibi ABD merkezli şirketler geliyor. Bu gibi şirketler, çalışanlarının enerji toplayabilmeleri ve daha sonrasında işlerine daha iyi odaklanabilmeleri için mesai saatlerinde içerisinde şekerleme yapmalarına izin veriyor. Gün ortasında yapılan şekerlemeler, çalışanların konsantrasyonlarını yeniden kazanmalarına ve verimliliklerini artırmalarına yardımcı oluyor.

Birçok büyük şirketin ofislerinde uyku odalarına yer vermesi ve çalışanların uyku molası vermelerine olanak sağlamasının, hem çalışanlar hem de şirketler açısından büyük fayda sağladığı araştırmalarla kanıtlanmış bir gerçek. Bu uygulama bizim ülkemizde ne kadar hakkıyla uygulanır bilinmez ama Yemeksepeti’nin çalışanların rahatı düşünülerek tasarlanan ofisinde böyle bir imkana yer vermesi son derece güzel bir hareket olarak yorumlanabilir.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İş Yerinde Yapılmaması Gereken 10 Hata

1- İş hayatında yeterli tecrübeye sahip olduğunuzu düşünmek

Geçmiş iş tecrübeleriniz  ve şuanda çalıştığınız iş yerinde edindiğiniz bilgilerle yeterli tecrübeye sahip olduğunuzu asla düşünmemelisiniz. Her zaman kurum içinde veya dışında yapılan eğitimlere ve seminerlere katılmalısınız. Böylece yeni bilgiler edinecek ve kendinizi geliştirebileceksiniz.

 ” İş hayatında yeniliğe açık olmak ve gerekli eğitimlere katılmak kariyer adına önemli bir adımdır” Cheryl E. Palmer

2- İşe geç kalmak

Başarılı bir iş hayatı için alarmınızı ertelememeye çalışın. İşe geç gitmeniz patronunuzun gözünde sizin sorumluluk sahibi biri olmadığınızı düşündürür. Emin olun kariyerinizde dakik olmak sizi başarıya götürecek önemli bir adım olacaktır.

3- Takım ruhuna önem vermemek

Hayallerinize ve hedeflerinize ulaşmak için tek başınıza çalışmayın. Ekip halinde olmak daha planlı ve kolay bir iş hayatına sahip olmanıza yardımcı olacaktır.

4-Toplantılara hazırlıksız katılmak

Toplantıya katılacak kişileri önceden öğrenin ve çalışmalarınızı bunu göz önünde bulundurarak yapın. Toplantının içeriğine ve amacına uygun çalışmalar hazırlayın. Son olarak konuya hakim olduğunuzu herkese gösterin.

5- Sektörünüzdeki gelişmeleri yakından takip etmemek

Başarılı bir iş hayatı için sektördeki gelişmeleri yakından takip etmeli ve gerektiğinde bu gelişmelere de yön vermelisiniz. Daima aktif olmak sizin bir adım önde olmanızı sağlayacaktır.

6- Yazılan e-postayı göndermeden önce bir kez daha kontrol etmemek

Yazdığınız e-postayı gönderirken bir kez daha kontrol etmeyi unutmayın. Alıcının e-posta adresi, ismi ve göndereceğiniz içerik yanlış olabilir. Bu yüzden son defa kontrol etmekte fayda var.

7- Hata ve başarısızlıklardan ders çıkarmamak

“Hiç hata yapmamış bir insan, yeni bir şey denememiş demektir.” Einstein!

İş hayatında herkes hata yapabilir. Önemli olan hatalardan ders çıkarmayı öğrenmektir. Hata yapmaktan korkmamalısınız. Bunun yerine  hatalarınızın farkına vararak aynı engellere takılmamayı öğrenmelisiniz.

8- Verilen sözleri tutmamak 

İş yerinde en önemli davranışlardan biride, güvenilirliğinizi korumaktır. Eğer bir iş konusunda söz veriyorsanız kesinlikle yerine getirmeniz gerekir. Yoksa sözüne güvenilmez biri olarak görülürsünüz.

9- Çözüm üretmek yerine çıkan sorunlardan şikayetçi olmak

İş yerinizde herhangi bir problemle karşılaştığınızda bundan şikayetçi olmayın. Bu sizin ve etrafınızdaki insanların daha fazla stres yaşamalarına neden olacaktır. Bunun yerine çözüm üretmeye ve etrafınızdakileri sakinleştirmeye çalışın. Bu problemi daha kolay bir şekilde halletmenizi sağlayacaktır.

10- İşten ayrılırken köprüleri yıkmak

Ne olursa olsun iş yerinizden ayrılırken çalıştığınız kişilerle aranızın iyi olmasına dikkat edin. Kötü bir şekilde ayrılmak sizlere hiç bir fayda sağlamayacaktır. Aksine iyi bir şekilde ayrılırsanız gereken durumlarda yardım isteyebilir veya iyi bir referansa sahip olabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link